6 - SOKAK ÇOCUKLARI
Türk Eğitim Sendikasının 2005 araştırmasına göre
2748 sokak çocuğu anketine göre:
Sigara kullananlar yüzde 84
Alkol kullananlar yüzde 68
Uyuşturucu kullananlar yüzde 82
Yüzde 92’si uçucu madde kullanarak bağımlı oluyor.
Yüzde 71 temini kolay demektedir.
Yüzde 68 kokusundan hoşlandığını söylemektedir.
Türk Eğitim Sendikası Genel Sekreteri Hüseyin Kanca’ya göre:
“Sürekli büyüme eğiliminde olan bu konuya karşı kimin ne yaptığı belli olmamakla beraber, sadece polisiye tedbirler uygulanmakta, sorunun çözümü için teklif veya çözümler üretilmemektedir.
Meseleye sadece polisiye tedbirlerle yaklaşım anlayışı yerine kollektif, akılcı ve kalıcı çözümler bulma anlayışına bırakılmalıdır.”
Çocuk Hakları Günü 20 Kasım.
12 KASIM 2004 tarihli Gözcü Gazetesine göre.
Emniyet raporlarına göre 88 bin çocuk sokaklarda yatıp kalkıyor.
Devlet 6853 çocuğa ulaşabiliyor.
SOKAK ÇOCUKLARININ
Yüzde 49 parçalanmış aile
Yüzde 47 doğu ve güneydoğu anadolu kökenli.
Yüzde 42 İlköğretimi yarıda bırakmış
Yüzde 53 Aile içi şiddet sokağa alıştırıyor
TBMM nin “Sokak Çocuklarını Araştırma Komisyonu”nun raporuna göre sokak çocukları 40 bin.
Sokak çocukları sayısı aslında yüzbinlerdir.
Sokaklar bir ülkenin aynasıdır.
Sokakta olanları bilmiyorsak varlık nedenimizi ve amaçlarımızı gözden geçirmek gerekir.
Aileden sorumlu bakana göre 40 bin, gerçek 140 bin, hatta 1 milyon diyenler var.
Bekir Coşkun’un “Ağlamak Yetmiyor.” Yazısında sokak çocuklarının sayısının 250 bin olduğunu yazmıştır.
İlk adım istasyonları bağımlıların ilk toplandığı yer.
9 – 12 yaşlarında sokak çocuğu iken devletin sahip çıktığı 16 yaşındaki Sezgin Özdemir Satranç şampiyonu oldu.
Sokak çocukları “Kanayan yara” dır.
7 – ŞİDDET (AİLE İÇİ VE AİLE DIŞI)
Aile içi ve dışı şiddet, dînî, ahlâkî, ekonomik, sosyal, psikolojik ve çok çeşitli yollarla çözüme kavuşturulabilir.
Ailede olduğu gibi toplumda da şiddet vardır.
Uluslararası Af Örgütünün (2002) raporuna göre:
Dünya genelinde en az yüzde 20 kadın fiziki ve cinsel saldırıya uğruyor.
Suçların cezasız kalması kadına ve çocuklara şiddeti artırıyor.
Kadınlara yönelik işgence ve kötü muamele Raporunda:
“Kadınlar tecâvüz sonucu travmatize olurlar veya yaralanırlar. Tıbbî sonuçları, psikolojik travma (rûhî sarsıntı), yaralanmalar, istenmeyen hâmilelikler, kısırlık ve uzun süreli hayatı tehdit edici hastalıklar.”
Batı’nın en ileri ülkesi ABD’nin şiddet ile ilgili raporuna göre:
1 saniye’de 1 kadın dövülüyor.
6 dakikada 1 kadın cinsel tecâvüze uğruyor.
Her üç kadından biri aile içi şiddete maruz kalıyor.
Türkiye’de evli kadınların yüzde 32’si dayak yiyor.
Kızların yüzde 21’i babalarından dayak yiyor.
Namus adına cinayetler Irak, Ürdün ve Türkiye’de son derece fazla.
“Ev içi şiddet küresel bir olgudur. Bir çok ülkede evlilik içi tecabüzle ilgili yasa bulunmaktadır.”
“Sindirme, onur kırma, fiziksel darp ya da aşağılama olan evde yaşanan şiddet, evi kadınların gözünde dehşet yuvası haline getirir.”
Aile Araştırma Kurumunun araştırmasına göre:
“Aile içi şiddet Türkiye’de çok yaygın”
28 Ekim 2005 Hürriyet Gazetesi Haberi :
Ailelerin yüzde 34 de fiziksel şiddet
Çocuklara şiddet yüzde 46
Dövenlerin yüzde 69’u anne-baba ve diğer aile fertleri.
Sözlü şiddet yüzde 53
Ailelerde cinsel tâciz ve şiddet yüzde 9
Çocukların 1 – 4 yaşları ölümlerinin yüzde 3’ü fiziksel istismardan
Filmlerde, dizilerde ve çocuk filmlerinde şiddet şoku var.
35 ülkede 300 bin çocuk iktidar ya da muhalefet saflarında asker (18 yaş altında)
85 ülkede 15 – 18 yaş arası çocuklar asker.
Ankara – Hizmet-iş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, küreselleşmenin yoksulluğu daha da yaygınlaştırdığı günümüzde açlığın, eğitimsizliğin, şiddetin, savaşların her türlü ihmalin ve istismarın bedelini en ağır çocukların ödediğini söyledi. “Dünya Çocuk Hakları Günü’nün olmasına rağmen dünyanın çocuklara sırtını döndüğüne işaret eden Genel Başkan Arslan, “Bugün dünya nüfusunun yarısını oluşturan 0-18 yaş grubu 3 milyarı aşkın çocuk şiddete maruz kalıyor. Her 100 çocuktan 6’sı, 5 yaşına varmadan ölüyor.
200 milyon çocuk iyi beslenemiyor. Her ay 800 çocuk, mayınlardan dolayı hayatını kaybediyor veya sakat kalıyor. Okul çağında bulunan 135 milyon çocuk, okuma yazma bilmiyor. 9-14 yaş arasındaki 272 milyon çocuk ise okula gitmek yerine can ve sağlık güvenliğinin olmadığı işlerde çalışıyor” diye konuştu. |