Cinsel taciz
Fiili livata
Fiziksel istismar
Fuhuşa teşvik
Irza geçme
Ve benzeri suçlardan son 5 yılda toplam 478 dâvâ açıldı.
Bu çocuklar hepimizin
0 – 6 yaş yuvaları dayak yuvası
Koğuş sisteminden 3 odalı evde 7 kişi Çocuk Evleri hazırlığı var.
Kızlara kadın öğretmen ya da bakıcı
Bir kadına 40 çocuk düşüyor.
0 – 6 yaş koğuşunda çocuklar beni kucağına al diye ağlıyorlar.
Raporda yer alan işkenceleri yazmaya elimiz varmıyor!...
Bu çocuklara geleneksel hayırseverlik ve iyilik duygularımız kaybolmuş.
Ankara’da çeşitli yaşlardan çocukların kaldığı “Saray Rehabilitasyon Merkezi” nde gönüllü çalışanların sadece yüzde 5’i Türk yüzde 95’i ise Ankara’da görevli yabancıların eşleri ve bu gönüllülerin bir kısmı kendi kültürünü aşılıyor.
Düşünülen Tedbirler:
- Ev sistemi...
- Hizmet bölümleri Üniversitelerde artırılacak...
- Bakıcı anne eğitimi...
- Yuvaların kademeli olarak belediyelere devri...
SHÇEK bünyesinde 1990 yılında 10 bin personel 281 kuruluş vardı.
2005 yılında 572 kuruluş 8 bingörevli
Bu yurtlardaki çocuklara sahip olmak görevi bütün toplumundur.
Suç işlemiş çocukların 11 yaşından küçükler SHÇEK yurtlarına gönderiliyor.
Cezaevindeki çocukların yüzde 80’i Çocuk Esirgeme Kurumu Yetiştirme Yurtlarında kalmışlar.
Malatya Çocuk yuvalarındaki sadece buzdağının görünen kısmıdır ve Malatya olayı ilk değildir. Temennimiz son olsun.
Müdür dışında personel ve bakıcılar çocukları dövüyorlar.
Yalnız Malatya değil her yurtta dayak var.
Yurtlar son 15 sene içinde bozuldu.
20 bin çocuktan 12 bininin 5 yıl içinde ailelerine verilmesi plânlanıyor.
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçuya göre: SHÇEK’in 13 kadın evine 2004 sonuna kadar 4620 kadın ve 4044 çocuk sığında.
DÜŞÜNÜLEN TEDBİRLER :
- Yuvaların sevgi evine dönüşmeli...
- Tercih: kadın bakıcı...
- Sivil denetim...
- Koğuş sistemine son...
- Sevgi evleri 7 – 12 yaşları için olmalı...
- Koruyucu aile...
- Uyuşturucu bağımlılarıyla diğer çocuklar aynı yerde olmamalı...
- Suçlu çocuklarla diğer çocuklar aynı ortamda olmamalı...
9 – AİLE
Hücre insanın, atom maddenin temeli olduğu gibi; “Aile” de cemiyetin temelidir.
Bugüne kadar ekonomik krizler, sosyal değişiklikler, milli ve manevi değerlerde erozyon, milli kimlik ve kültürümüzden giderek kopmamıza rağmen ayakta duruyorsak; bunu “Sağlam Aile Yapısı”na borçluyuz.
Türk Halkının sağlam aile yapısını bozmak için kültür emperyalizmi ve milli – manevi değerlerimizde tahrip bilerek veya bilmeyerek giderek tehlikeli boyutlara tırmanmaktadır.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 604 üniversite öğrencisi üzerinde araştırma yapmıştır.
Gençleri 3 katagoride incelemiştir.
- 68 kuşağı
- 12 Eylül sonrası gençlik
- Milenyum gençliği
“Milenyum Gençliği”
68 kuşağına göre toplumsal konularda daha çelişkili ve kararsız.
Ama “Kürtajın yasaklanması, sansürün uygulanması, eşcinselliğin suç sayılması, cezaların artırılması.” Konusunda 68 kuşağının çoğu katılmıyorum derken, 2002 gençliği kesinlikle katılıyorum demiştir.
Teksas Üniversitesi 1503 kişi ile yaptığı araştırmada :
“Erken evlenen mutlu oluyor”
ABD’de evlenme yaşı 1970 yılında kadın 21, erkek 23...
2005 yılında kadın 26, erkek 27...
Yalnız ABD değil dünya da evlilik yaşı yükselmektedir.
Topraklarını satarak daha iyi bir yaşam umuduyla İstanbul ya da büyük şehirlere göç eden insanlar düş kırıklığına uğruyorlar. Varoşlarda hayat zor. Çoğu simitçilik, hammallık, işportacılık yapıyor. Hepsi birbirinden dertli.ABD Brandis Üniversitesi 105 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmada:
“Mutsuz evlilik hastalık yapıyor. Kalp krizi ve felç başta geliyor. Osmanlı’da şu söz meşhurdur: “Sokakta ferman padişah’ın evde ise kadının” |