- Pornografinin Gerçek Olmadığı Bilinmeli
- Pornografi, Bireyin ve Toplumun Dengesini Bozuyor
- Erken Yaşta Pornografi Maruziyeti Cinsel Suça Kadar Uzanan Sonuçlara Yol Açabilir
- Pornografi, Bireylerin ‘Normal’ Beden Algısını Bozabiliyor
- Pornografi Kullanımı Cinsel Yaşama Zarar Veriyor
- En Büyük Endişem, Pornografinin Cinsel Normları ve Senaryoları Değiştirmesi
- Ergenlerle İlgili Çalışmalar Gelecekte En Önemli Araştırma Alanları Olacak
- Oyun ve Pornografi: Dijital Dünyada Bağımlılığın Kesişen Yolları
- Pornografi Bağımlılığı, Tanıdık Özellikler Taşıyan Yeni Bir Bağımlılık Türü
- Sağlıklı Toplumun Temeli Halk Sağlığından Geçiyor
- Prof. Dr. Mustafa Taşdemir: “Bağımlılık, Sosyal Bulaşma Yoluyla Yayılıyor”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Dumansız Hava Sahası Bir Halk Sağlığı Politikasıdır”
- Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin: “Sağlık Okuryazarlığı Bağımlılıklara Karşı En Güçlü Koruyucu Zırhtır”
- YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Alptekin Tekedereli: “Sosyal Hizmet Uzmanları Bağımlılıkla Mücadelede Kritik Bir Rol Üstleniyor”
- Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber: “Çocukların Güçlenmesi İçin Zorlanmalarına Müsaade Etmeliyiz”
- Bağımlılıkların Türkiye Ekonomisine Yıllık Yükü: 78 Milyar Dolar
- Bağımlılıklarla Mücadele Hekimlerin Desteğiyle Daha da Güçlü
- Hukukun Gücüyle Bağımlılıklara Karşı: Yeşilay Hukukçuları
- Gıda Güvenliği ve Bağımlılık Riski Taşıyan Gıdalar
- Dijitalle Başa Çıkın!
- Dijital Medya ve Oyun Bağımlılığına Karşı Küresel Mücadele
- Dr. Daniel Spritzer: “Oyun Tasarımcısının Amacı Eğlence Olmalı, Bağımlılık Değil”
- Klinik Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu: “Oyun Bağımlılığıyla Mücadelede Kültürel Duyarlılık Hayati Önemde”
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Yeşilay’ın ‘Denge’ İlkesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı İçin Çok Kıymetli”
- Prof. Dr. Yavuz Samur: “Doğru Tasarlanmış Oyun Çocuğa Pek Çok Beceri Kazandırır”
- YEDAM’dan Oyun Bağımlılığına Bütüncül Yaklaşım
- Dijital Oyun Araştırmaları ve Bir Çözüm Arayışı “Çocuk Dostu” Bir Oyun Derecelendirme Sistemini Geliştirmek
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Alkolsüz bir toplum, nesillerin ve kültürün korunması için atılacak en büyük adımdır”
- Prof. Dr. Perihan Torun: “Alkol tüketimini düşürmek için etkin politikalar uygulanmalı”
- Doç. Dr. Umut Kırlı: “Kadınlarda alkol bağımlılığı erkeklere oranla daha hızlı gelişiyor”
- Alkol Bağımlılığında YEDAM Desteği
- Bağımlılık Danışmanı Simge Kırcan Erdoğan: “Tedavide geçirilen süre uzadıkça başarı oranı artıyor”
- Tatilde Alkol Kullanımı ile Birlikte Sorunlar da Artıyor
- “Uyuşturucu Tedarikçileri Akla Gelmedik Yöntemler Kullanıyor”
- “Madde Bağımlılığı Belirtileri Ergenliğin Doğal İniş Çıkışlarıyla Karıştırılabilir”
- “YEDAM’lar Madde Bağımlılığı Konusunda Ciddi Bir Boşluğu Dolduruyor”
- “Uyuşturucu Endüstrisi Kendisini Sürekli Güncelliyor”
- “Ek Tanı, Bütüncül ve Eş Zamanlı Tedavi Gerektirir”
- Dünyanın En Tehlikeli Uyuşturucusu Metamfetamin
- YEDAM’dan Madde Bağımlılığına Psikososyal Destek
- Uyuşturucuya Karşı Küresel Direniş
- Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Ailenin Tedaviye Katılımı İyileşmede Etkilidir”
- Psikiyatri Uzmanı Dr. Hakan Tokur: “Bağımlılık Tedavisi ‘Yaşamla Yeniden Bağ Kurma’ Sürecidir”
- Uzman Psikolog Kinyas Tekin: “İhmalkârlık Kadar Otoriterlik De Sakıncalı”
- YEDAM’dan Nüks Riskine Karşı Kalıcı Çözümler
- Bağımlılığa Ek Bir Yük: Stigma
- İyileşme Sürecinde Sosyal Hizmetlerin Rolü
- YEDAM Uzman Yardımcısı Niyazi Aydemir: “İyilik koçu tavsiye vermez, rehberlik eder”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Dijital Dünya ve Çocuk İlişkisi Çok Dikkatle Ele Alınması Gereken Bir Konu”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Teknolojiye Hâkim Olan Aileler Çocuklarını Dijital Bağımlılıklardan Korur”
- “Çocuklar İçin Güvenli Bir Dijital Ekosistem Oluşturmalıyız”
- Dijital Çağda Ebeveyn Olmayı Kolaylaştıran Rehber: Dijital Ebeveynlik
- Ekrana Alternatif 10 Bahar Aktivitesi
- Dijital Dünyada Nasıl Bir E-Beveyn Olmalı?
- Geçmişten Geleceğe Yeşilay
- Bir Asrı Aşan Mücadelede Yeşilay’a Gönül Verenler Anlatıyor
- Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Bir Milat: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay’dan Türkiye’ye Özgü, Dünyada Öncü Modeller
- Yeşilay Gönüllülerle, Gönüllüler Yeşilay’la Büyüyor
- Sağlıklı Nesiller İçin Sınırları Aşan Mücadele
- Arif Çifci: “Yeşilay, Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiye’nin tarihidir”
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Tütün Reklamları Yapay Zekâyla Takip Edilebilir”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Ergenin Hayatını Şekillendiren En Önemli Yapı Ailedir”
- Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği
- YEDAM’la Nefes Alanlar
- Bağımlılıklarla Mücadelede Esas Cephe Tütün Endüstrisinin Sinsi Taktikleri
- Dr. Hüseyin Küçükali ile Yapay Zekâ Desteğiyle Dumansız Bir Sosyal Medya Hakkında Konuştuk
- Tütün Endüstrisinin Çabaları DSÖ’nün de Merceğinde
- Asırlık Tecrübeden Topyekûn Mücadeleye: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: “Bağımsızlık Seferberliği İle Amacımız Bağımlılıklara Karşı Toplumsal Bir Uyanış ve Dayanışma Hareketi Oluşturmak”
- Daha Güçlü ve Daha Sağlıklı Bir Toplum İçin: “Bağımsızlık Seferberliği”
- Bağımsızlık Seferberliği’nin Olmazsa Olmazı: YEDAM
- Bağımlılık İle Mücadelenin Temeli: Bilinçlendirme Ve Farkındalık Çalışmaları
- Topluma ve Bireye Katkı Sağlayan Güç: Gönüllülük
- Danışanlıktan Koçluğa Bir Başarı Hikâyesi
- Spor Salonlarındaki Tehlike: Anabolik Steroidler
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Steroid Kullanan Her Dört Erkekten Birinde Steroid Bağımlılığı Var”
- Prof. Dr. Rüştü Güner: “Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir”
- Kusursuz Beden Algısı Steroid Kullanımını Tetikliyor
- Serkan Yimsel: “Anabolik Steroidleri Teşvik Ve Tedarik Edenler Cezalandırılmalı”
- Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu "Steroidler Sporun İtibarını Korumuyor, Aksine Tehdit Ediyor"
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Sanal Kumar Bağımlılığı Kendini Gizleyebilen Bir Hastalıktır”
- Gittikçe Artan Endişe: Ergenlikte Sanal Kumar
- YEDAM’dan Kumar Bağımlılığı Tedavisine Güncel Yaklaşımlar
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Sanal Kumar Bağımlılığına Yaklaşımı
- Sanal Kumarda “Oyun” Ve “Eğlence” Tuzağı
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Bağımlılık: Sanal Kumar
- Olimpiyat Özel Dosyası
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Egzersiz, beynin ödül sistemini değiştirir”
- Günlük Hayatta Nasıl Aktif Olabiliriz?
- Klinik Psikolog Melisa Varol: “Spor, bedensel ve psikolojik iyilik halimizi güçlendiren etkili bir araç”
- Çocuklar Hareket Ediyor!
- Düzenli Sporun Faydaları Nelerdir?
- Bağımlılıklarla Mücadeleye Spor Desteği: Yeşilay Spor Kulübü
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: “Çocuklar gereksiz teknolojiye maruz bırakılmamalı”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Aile ilişkileri kuşak farkı bilinciyle kurulmalı”
- Okullarda İlk Ders Zili Çalıyor
- Yaşam Becerileri Bağımlılıklardan Koruyor
- Değerlendir, Sürdür, Yaşat, İlham Ol…
- Yeşilay Kolu’ndan Benim Kulübüm Yeşilay Projesi’ne…
- Geleceğin Bireyleri Yeşilay’ın Çocuk Dergileri ve Oyunlarıyla Büyüyor
- Daha Doğal Bi̇r Yaşam İçi̇n 9 Öneri
- Doğallığın Işıltısı
- Gezegene İyi Gelen, Bize De İyi Geliyor
- Doğal Yaşama Dönüş Hareketleri
- Sakin Şehirlerde Kendi Ritminde Hayatı Yaşa
- Daha İyi Hissetmek İçin Haydi Doğaya
- Sadeleşmek Elimizde
- Geçmişi Anlamlandırmak Kişiyi Rahatlatır
- Bedensel Hafifleme İçin Bütüncül Bir Yaklaşım Gerekir
- Beynimiz Neden Yorulur?
- Yaşam Alanlarında Sadeliğin Zarafeti!
- Zihinsel Hafiflik ve Ruhsal Arınma İçin: Dijital Detoks Zamanı!
- Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu
- Sosyal Medya Bağımlılığı Tedavisinde İzlenen Yollar
- “Sosyal Medya Platformları Dengeli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanılmalı”
- "Çocuğun Dijital Ayak İzi, Geleceğini Etkileyebilir"
- “Gerçek Sosyal Hayat; Yüz Yüze, Derin ve Anlamlı İlişkiler Üzerine Kuruludur”
- Sosyal Medyanın Kontrolüne Girdik
- Yemiyor İçmiyor Çevrim İçi Oluyoruz
- Obezite Küresel Bir Pandemiye Dönüştü
- Uz. Dr. Ayça Kaya: “Buzdolabı ile Aranıza Mesafe Koyun”
- Diyetisyen Kübra Çıtlak: “Son 30 Yılda Çocuk ve Ergenlerde Obezite, Dünya Genelinde Arttı”
- Hormonlar Kilomuzu Nasıl Etkiliyor?
- Çocuk Beslenmesindeki Tehlike: Abur Cubur
- Psikolojik Nedenleri ve Sonuçlarıyla Obezite
- Obezitenin Yol Açtığı 10 Sağlık Sorunu
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Öfkenin olduğu yerde olumlu duygular barınamaz”
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Kronik yorgunluk sendromu, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir durumdur”
- Klinik Psikolog Gökhan Ergür: “Metropol yaşamı ve sosyal medya kaygı düzeyini artırıyor”
- İnsanın Dijital Çağ ile İmtihanı
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a 104 yıllık mücadele
- Yeşilay’ın ilk gençlik teşkilatının kuruluşu "Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti"
- Yeşilay gençliği seviyor, gençlik Yeşilay’ın varlığını hissediyor
- Yeşilay ülküsünün yılmaz neferleri: Yeşilay kadınları
- Ulusaldan evrensele Yeşilay mücadelesi
- Yeşilay’ın dünyada örnek alınan öncü modeli: YEDAM
- Elektronik Sigara Gerçeği! Çocuklar ve Gençler Yalanlarla Kandırılıyor
- “Çocukların ve Gençlerin Elektronik Sigaraya Erişimleri Hızlı Bir Şekilde Engellenmeli”
- “Elektronik Sigara, Dünyanın Baş Belasına Dönüşmüş Durumda”
- “Çok Uluslu Tütün Şirketleri, Nikotin Bağımlısı Bir Nesil Oluşturmak İstiyor”
- “Elektronik Sigaralar Mutlak Zararlı ve Bağımlılık Yapıcıdır”
- “Elektronik Sigaraya Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı”
- Alkol Bağımlılığı Bireyi ve Toplumu Tehdit Ediyor
- Alkolün Güvenli İçilebilecek Bir Miktarı Yoktur
- Sosyal Hizmet, Tedavinin En Önemli Yapı Taşlarından Bir Tanesi
- Kadınlar Bağımlılık Sürecinde Yalnız Kalıyor
- Alkolle Mücadelenin Yolu; Vergilendirme, Erişim Kısıtlamaları ve Pazarlama Yasaklarıdır
- Alkol Bağımlılığına Uluslararası Yaklaşımlar
- Savaş, Halk Sağlığını Onarılamaz Biçimde Etkiliyor
- “Medyada Yaratılan Algı; Haklıyı Haksız, Doğruyu Yanlış, Güzeli Çirkin Olarak Konumlandırabiliyor”
- “Savaşlar, Savaşanları Olduğu Gibi Savaşmayanları Da Olumsuz Etkiler”
- “Artık Savaşlar Sadece Sahada Değil, Dijital Dünyada Da Gerçekleşiyor”
- “Çocuklardaki ‘Güvenli Dünya’ Algısı Zarar Gördü”
- Toplumsal Kaygı Bozuklukları Bağımlılıklara Neden Olabilir Mi?
- Bağımlılık Herkesi Etkileyen Genel Bir Sorundur
- Kadınlar Bağımlılıkta Da Ayrımcılıkla Karşı Karşıya Kalıyor
- Bağımlılığın Ve Şiddetin Doğasında Ortak Ve İç İçe Faktörler Vardır
- “Anne Veya Eşin Bağımlılık Sorunu Olan Bireye Yönelik Tutum Ve Davranışları Tedavinin Seyrini Etkiliyor”
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı: 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Sağlıklı Nesiller İçin Sağlıklı Gebelik
- Yeşilay Kadınları Güçlenerek Büyüyor
- Dijital Çağda En Kırılgan Grup Çocuklar Ve Gençler
- “Dijital Bağımsızlık En Önemli Gündemimiz Olmalı”
- “Sağlıklı Teknoloji Kullanımında Teknoloji Amaç Değil, Araçtır”
- Çocuklarda Ekran Bağımlılığı
- Dijital Bağımlılıktan Uzak, Hayata Yakın Olun!
- “Notların Telafisi Vardır, Ancak Zedelenen Öz Güvenin Telafisi Meşakkatlidir”
- “Başarının Sırrı Çocuğu Tanımaktan Geçiyor”
- Ziller Minikler İçin Çalıyor… Okula Uyum Süreci İçin Öneriler
- Çocuğun Okul Başarısını Artırmanın 15 Etkili Yolu
- Çocuğunuza Zaman Yönetimini Nasıl Öğretebilirsiniz?
- “Günümüzde Ruh Sağlığını Korumak Daha Zor Ve Daha Önemli Hale Geldi”
- Bağımlılık Ve Ruh Sağlığı İlişkisi Karşılıklıdır
- “Çocuk Olumsuz Duyguları Makul Düzeyde Deneyimlemeli”
- Bağımlı Bireylere Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
- Koruyucu Ruh Sağlığıyla Tanışın
- “Tütün Kontrolü Toplumsal Gündemin Ana Konusu Yapılmalı”
- “Asıl Mücadele Tütün Endüstrisi İle Mücadeledir”
- “Zararsız Tütün Olması Mümkün Değildir”
- “Elektronik Sigaraların Ülkeler Tarafından Teşvik Edilmesi Sorumsuzluk Örneğidir”
- “Tütün Şirketleri, İnsanların Sigara İçmek İstemeyecekleri Bir Günün Geleceğini Biliyor”
- “Sağlıklı Etkileşim Ancak Empati İle Olur”
- “Empati Gelişimi Bebeklikte Başlar”
- “Empati Bir Duygudaşlık Göstergesidir”
- Toplumsal Duyarlılığın Vücut Bulmuş Hâli: Gönüllülük
- Yeşilay, TİSK Ve TÜMOSAN Depremzede Çocuklar İçin Güçlerini Birleştirdi
- Dayanışma Ruhu Kültürel Kodlarımızda Var
- “İyi İletişim Ve Doğru Bilgi Kaygıyı Azaltır”
- Afetlere Dirençli Şehirler Nasıl İnşa Edilmeli?
- Sıfır Maliyetle Kentsel Dönüşüm Mümkün
- “Bugünün Gençleri Üst Kuşaklardan Çok Daha İyiliksever Ve Dayanışmacı”
- Millî Birlik Ve Beraberlik Kodlarımızda Var: Millî Mücadele’den Kahramanmaraş Depremine Toplumsal Kenetlenme
- “Bir An Önce Normalleşmeliyiz”
- Dijital Medya Çocuğu Sosyal Hayattan Koparıyor
- “Hey Çocuk! Bırak Tabletini Sakince Kitabın Kapağını Aç! Kalbini Aç…”
- Mutlu Bir Çocukluk İçin Projeden Çok Daha Fazlası Gerekiyor
- Çocuk Gülerse Dünya Güler
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a
- Sivil Toplum Kuruluşları Ve Gönüllülüğün Gücü
- STK’lar Tek Yürek Oldu: Yüzyılın Felaketi Sonrası Gönüllü Dayanışması
- Bağımlılıklarla Karşı Gönüllü Mücadele
- Çocuklar İçin Gönüllülük Neden Gerekli?
- “Tedavi Edilmeyen Kaygı Bozuklukları Kronikleşme Eğilimindedir”
- İklim Değişikliğinin Ortaya Çıkardığı Kaygı Hâli: Eko-Anksiyete
- Yeni Krizlerin Getirdiği Belirsizlikler Küresel Kaygıyı Körüklüyor
- “Kaygılar Bağımlılığı Tetikleyebildiği Gibi Bağımlılıklar Da Kaygıyı Besleyebilir”
- “Çocukları Kaygıları Nedeniyle Utandırmayalım, Usandırmayalım, Cezalandırmayalım”
- Sosyal Medya Kullanımı Kaygıları Tetikliyor
- Sigara İle Mücadelede En İyi Politika, Çocuk Ve Gençleri Tütünsüz Ortamda Büyütmektir
- YEDAM’ın Kişiye Özel Programlarıyla Sigaraya “Dur” Deyin
- Örnek Vakalarla Tütün Bağımlılığı Tedavisi
- Tütün Bağımlılığı Vücudumuza Neler Yapıyor?
- Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?
- Dünyada Alkol Kullanımı Ve Önleyici Politikalar
- Alkol Bağımlılığını Önlemeye Dair Yasal Düzenlemeler
- Alkolün Bir Diğer Karanlık Yüzü: Şiddet Ve Alkol İlişkisi
- Ebeveynler Alkol Kullanan Gence Nasıl Yaklaşmalı?
- Sevdiklerimizi Alkol Bağımlılığından Nasıl Koruruz?
- Alkolsüz Hayat Neler Kazandırıyor
- Alkol Vücuda Neler Yapıyor?
- “İletişim Yoluyla Kendimizi Var Ediyoruz”
- “Bireyi Bağımlılığa Götüren Duygusal Yalnızlıktır”
- “İnsan İnsana Şifadır, Umuttur, Yoldur”
- Güvene Dayalı İletişim Bağımlılıklardan Koruyor
- Sanal İletişim Gerçek İletişimin Yerini Tutar Mı?
- “Dijital Oyun Bağımlılığı Ciddi Bir Sorun”
- “Teknolojiyi Doğru Kullanmayı Öğrenmeliyiz”
- Dijital Dünyada Eğitim Şart
- Dijital Dünyada Bizi Neler Bekliyor?
- Sanal Ortam Güvenliğinin Teminatı: Siberay
- Rakamlarla Dijital Dünya
- TÜİK Araştırma Sonuçlarına Göre Türkiye Dijitalleşiyor
- “Proje Çocuklar Kuklaya Dönüşüyor”
- “Mutlu Bir Aile İçin Her Şey Mükemmel Olmak Zorunda Değil”
- Değerler Eğitimi Bu Dünyanın Bir İhtiyacı
- TBM İle Her Yıl Milyonlarca Kişiye Ulaşıyoruz
- Okul Heyecanı Başlıyor
- “Tüketerek Mutlu Olma Çabası Büyük Bir Yanılgı”
- “İnsanın Manevi Alanı Boşluk Kabul Etmez”
- Mutluluk Beyinde Başlar
- Toplumsal Mutluluğun Şifreleri
- Sağlıklı Tabaklar, Mutlu Yüzler
- Mutluluğa Götüren 7 Adım
- Az Çoktur!
- “Sadeleştikçe Zihin Sağlığımızı Korumamız Da Kolaylaşır”
- Atıksız Bir Mutfak Mümkün
- Biraz Yavaşlamaya Ne Dersiniz?
- Sade Ve Özgür Bir Yaşamın Yolu: “Küçük Ev” Akımı
- Daha Huzurlu Bir Hayat İçin Sadeleş!
- Atık Kağıtları Sanat Eserine Dönüştürüyor
- Pedallar Sağlıklı Yaşam İçin Çevrildi
- Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu
- YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış
- Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü
- Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?
- Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor
- “Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek
- Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı
- Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır
- Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor
- Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı
- Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?
- Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı
- “Dünya Şiddetli Bir Merhametsizlik Hastalığına Tutulmuş Vaziyette”
- Tarih Boyunca Vardı Ve Hep Var Olacak: Sivil Toplum Kavramı Ve STK’lar
- Yeşilay’a Gönülden Bağlı Olanlar
- Merhamet Ve İyiliğin Gücü: Gönüllülük
- Gönüllülük Çalışmaları Dersiyle Teori Ve Pratik Bir Arada
- Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”
- Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?
- Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur
- Şimdi tam zamanı!
- “Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!
- Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık
- Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda
- Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor
- Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı
- Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun
- Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı
- Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı
- Alkol Kontrol Politikaları Toplumları Koruyor
- “Alkol Bağımlısı Kişilerin Çocuklarının Ruh Sağlığını Yakından Takip Edilmeli”
- Alkol Aile İçi Şiddette Risk Faktörü
- Alkol Bağımlılığını Anlamaya Yönelik Faaliyetler
- Alkol Bağırsak Sağlığını Bozuyor
- Alkol Bağımlılığıyla Asırlık Mücadele: YEŞİLAY
- “Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”
- İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar
- Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor
- Çocuğum Madde Kullanıyor mu?
- Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar
- Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor
- Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk
- Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından
- Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur
- Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü
- Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur
- “Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”
- Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?
- “Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”
- YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler
- Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu
- “Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”
- Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil
- “Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”
- Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!
- Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor
- Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde
- Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi
- Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur
- Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı
- “Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”
- “Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”
- Evde Hareketsiz Kalmayın!
- Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?
- Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz
- “Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”
- “Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”
- Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor
- “Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”
- "Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"
- Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?
- Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!
- Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor
- “Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”
- Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur
- “Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”
- Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı
- Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor
- Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular
- Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar
- Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele
- Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur
- “Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”
- “Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”
- “Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”
- “Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”
- "Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"
- “Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”
- “Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”
- Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü
- "Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"
- Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor
- "Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"
- “Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”
- Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı
- Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda
- "Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"
- “Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”
- Doğru Rol Model Olmak Önemli
- “Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”
- Mutluluk Ailede Başlar
- “Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”
- Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor
- “Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”
- Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nervoza
- Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği
- “Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”
- Ekolojik Yaşam Arayışları
- “Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”
- Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?
- Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor
- "Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"
- "Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"
- Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü
- Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği
- Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım
- "Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"
- “Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”
- Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?
- Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!
- Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı
- Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor
- Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor
- Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik
- Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?
- Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!
- Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi
- Alkol Vücuda Neler Yapar?
- “İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”
- Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu
- Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük
- "İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay
- Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay
- Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…
- Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir
- Vakıf ve Gönüllülük Üzerine
- "Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"
- Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?
- Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi
- "Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"
- 10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem
- "Şişenini Dibi"nden Görünenler
- İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!
- Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"
- Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"
- "Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor
- Hayat da Eğitim de Eve Sığar
- Korona Günlerinde Ev Hayatı
- Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”
- Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş
- El Hijyeni Virüsten Korur
- Evde Düzen İçin İpuçları
- Bahane Yok! Oyun Vakti
- Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?
- "Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"
- Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin
- Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli
- Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor
- Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey
- Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"
- DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var
- E-Spor Obeziteye Neden Oluyor
- Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?
- Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak
- Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var
- Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak
- Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele
- Elektronik Sigara Can Almaya Devam Ediyor Can Almaya Devam Ediyor
- Elektronik Sigara da Sigara Kadar Zararlı
- Doç. Dr. Toker Ergüder: Elektronik Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor
- İlaç, Şifa Mı Bağımlılık Mı?
- İlaç Bağımlılığı Tedavisi Kişiye Özeldir
- Reçetesiz ve Kontrolsüz Steroid Kullanımı Sağlığı Doğrudan Tehdit Ediyor
- İlaç Suiistimali Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
- Opioid Grubu İlaçların Kötüye Kullanımında Artış Var
- İlaçların Kötüye Kullanımı Toplumsal Refahı Tehdit Ediyor
- Bağımlılıkların Bıraktığı Tahribatı Doğru Beslenme Onarabilir
- Aç Olmadığımız Hâlde Neden Yemek Yiyoruz?
- Düzenli Aile Sofraları Bağımlılık Riskini Azaltır
- Yeşilay, Yeme Bozukluklarını Bir Halk Sağlığı Meselesi Olarak Ele Alıyor
- Egzersiz Bağımlılığı Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor
- Yeme Bağımlılığı ile Problemli İnternet Kullanımı Arasında Çok Yakın Bir İlişki Tespit Ettik
- Gıda Bağımlılığı’ Terimi Metaforik Bir İfade Değil, Nörobiyolojik Bir Gerçekliktir
- Beyin Ödül Sistemini Hedef Alan Gıdalar
- Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede YEDAM Desteği
- Sessiz Bir Salgın: Türkiye’de Sanal Kumarın Yayılma Dinamikleri
- Çocukları Sosyal Medyanın Karanlık Yüzünden Nasıl Koruyabiliriz?
- Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi
- Prof. Dr. Heather Wardle: “Bugün Kumar, Tarihin Hiçbir Döneminde Olmadığı Kadar Erişilebilir”
- Davranışsal Bağımlılıklara Karşı Yeşilay Ve Savunuculuk
- Dr. Tasnim Atatrah: “DSÖ Davranışsal Bağımlılıkları Yakından İzliyor”
- Prof. Dr. Marc Potenza: “Davranışsal Bağımlılıklar Da En Az Kimyasal Bağımlılıklar Kadar Ciddiye Alınmalı”
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Davranışsal Bağımlılıklar Önemli Bir Halk Sağlığı Problemi Hâline Gelmiş Durumda”
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: "İnsanın Sahip Olduğu En Önemli Teknoloji Beyni ve Bedenidir"
- Kış Depresyonunun Bağımlılıklara Etkisi
- Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli
- Bağımlılık Tedavisinin Önündeki Görünmez Duvar: Stigma
- Kişilik Bozuklukları ve Bağımlılık İlişkisi
- YEDAM’dan Bütüncül ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
- Bağımlılıkta Kırılgan Zemin: Psikolojik Sorunlar Neden Mi, Sonuç Mu?
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Ergenlik, Bağımlılık Açısından Kritik Bir Dönemdir”
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Bağımlılık Kişiyi Bedensel ve Varoluşsal Bir Esarete Sürükler”
- Hilal-İ Ahdar'ın Nuru: Yeşil Gözlü Yâre Bir Hatıra
- Yeşilay Olmasaydı Ne Olurdu?
- Geleceği Tasarlamak Bağımsızlık Yolculuğunun Mimarlığı
- Bağımlılıklarla Mücadelede Stratejik Bir Gereklilik: Yeşilay Şubeleri ve Yerel Yönetimler İş Birliği
- Türkiye Yeşilay Cemiyetinin Dünyadaki Öncü Rolü
- Dünden Bugüne Kumarla Mücadelede Yeşilay Dijital Kumar Çağında Küresel Stratejiler
- Dünden Bugüne Madde Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay Madde Bağımlılığında da Önleyici ve Öncü Mücadele
- Dünden Bugüne Tütün Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay 106 Yılın Emeği ve Kararlılığı
- Dünden Bugüne Alkolle Mücadelede Yeşilay Takvim Değişti, Mücadele Aynı
- Kuruluşundan Günümüze Kadar Yeşilay Cemiyetinin Çıkardığı Dergiler Yeşilay Tarihinin Eşlikçileri: Yeşilay Dergileri
- Yeşilay’ın Kurucularından Belgeler
- Yeşilay’ın Hafızası
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Toplumun Bütün Bireylerinin Bu Mücadelede Sorumluluk Alması Gerekiyor”
Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Tütün Kontrolü Nikotin Salgınına Karşı En Büyük Koz”
Dünya Sağlık Örgütünün önderliğinde 1970 yılında başlayan tütün kontrolü çalışmaları hâlen 182 ülkede uygulanıyor. Küresel ölçekte en büyük halk sağlığı programlarından biri olan tütün kontrolünü Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Erol Sezer’le konuştuk. Sigara salgınının neden olduğu vakitsiz ölümler ve yüksek sağlık harcamaları nedeniyle ülkemiz ve dünyanın büyük bedeller ödediğini söyleyen Prof. Dr. Sezer’e göre bu durumun tek ilacı etkili bir tütün kontrol programı.
Tütün kontrolü kavramı hakkında bilgi verir misiniz?
Tütün kontrolü, halk sağlığına verdiği yıkıcı zararlar nedeniyle tütün ve nikotin ürünlerinin kullanımını ve bunların dumanına ve bunlardan çevreye saçılan zehirli maddelere pasif biçimde maruz kalınmasını azaltmak amacıyla bir program dâhilinde ve eşgüdüm içinde yürütülen çalışmaların ve çabaların tamamıdır. Bu çalışmalar; başlamayı caydırma, bırakmayı destekleme ve pasif maruziyeti önlemeyi sağlayacak farklı önlemleri almaya yöneliktir. Bu önlemler tütün kontrol stratejileri olarak bilinmektedir.
Tütün kontrol stratejilerinin kabulü ve uygulanabilmesi ancak yetkili mercilerce verilecek kararlarla (politikalarla) gerçekleşebilir. Başarılı bir tütün kontrol programı politik kararlılığı gerektirir. Tütün ve nikotin ürünleri salgını, nedenleri ve sonuçlarıyla çok boyutlu ve devasa bir salgın olduğundan, kamu görevleriyle gönüllülüğün organize biçimde ve birlikte devrede olmasını zorunlu kılan, savaş karakterinde bir mücadeledir.
“TÜTÜN ENDÜSTRİSİ ÇOK GÜÇLÜ BİR KARTEL”
Tütün kontrol çalışmalarının zorlukları nelerdir?
Tütün kontrolü çalışmalarının çeşitli zorlukları vardır. Bu zorluklardan birisi, tütün ve nikotin ürünlerinin temel maddesi olan nikotinin bağımlılık yapıcı özelliğinin, bireyi esir alacak düzeyde kuvvetli olmasıdır. Bir diğer zorluk; Tütün endüstrisinin, çıkarlarını korumak ve tütün kontrolü programlarını engellemek için sistematik, planlı ve gizli stratejiler yürüten, çok uluslu şirketlerden müteşekkil çok güçlü bir kartel olmasıdır. Bu şirketlerin, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) ve ulus devletlerin tütün kontrol çalışmalarını değişik kanallar ve mekanizmalarla durdurmaya veya yavaşlatmaya teşebbüs ettikleri bilinmektedir.
Sigara şirketleri ürünlerini nasıl pazarlıyor?
Bu şirketlerin bir yandan sigaraların bağımlılık yapıcı özelliğini teknolojik hilelerle keskinleştirdikleri, diğer yandan da bu ürünleri düşük nikotinli ve düşük zifirli zararı azaltılmış sigaralar olarak pazarladıkları anlaşılmıştır. Yapılan değişikliklerin bu sigaraları daha öldürücü hâle getirdiği de ortaya çıkmıştır. Fakat bu gerçeklerin keşfedilmesi 30-40 yıl almıştır. 1960’lı yılların ortalarından itibaren dünya sigara ticaretinin bu birkaç şirketin eline geçmesinin (küreselleşmesinin) altında yatan olmazsa olmaz faktörlerden birisi budur. Yakın dönemde “daha az zararlı”, “sigarayı bırakmada yararlı” gibi yanıltıcı iddialarla piyasaya sunulan elektronik sigara, dumansız tütün ürünleri ve diğer bazı ürünler ile yaklaşık çeyrek asırdır gençlere pazarlanan bağımlılık yapıcı özelliği keskinleştirilmiş aromatik nargile, tütün endüstrisinin yeni araçları olarak tütün salgınını beslemekte ve tütün kontrol çalışmaları için yeni bir zorluk oluşturmaktadır. Sigara dışındaki kaçak veya yasal ürünler daha çok çocuk ve gençlerin nikotin bağımlılığına yakalanmalarını kolaylaştırmakta veya bırakma çabalarını erteletmekte, bunları kullananlar ve deneyenler için sigara er geç ana ürün olmaktadır.
TÜTÜN KONTROL ÇALIŞMALARI 1970 YILINDA BAŞLADI
Tütün kontrolü çalışmaları ne zaman nasıl başladı?
1950-60 döneminde sigaranın akciğer kanseri, kalp krizleri ve tıkayıcı akciğer hastalıklarına yol açtığının bilimsel araştırmalarla kuşkuya yer vermeyecek düzeyde anlaşılması ve sigaranın zararlarını anlatan raporların toplumlara duyurulması tütün kontrol çalışmalarını ulusal ve uluslararası düzeyde başlatmıştır. Dünya Sağlık Örgütü 1970 yılından itibaren dünya tütün kontrolü programlarının önder yapısı olarak ortaya çıkmış ve ulusal tütün kontrol programlarının oluşmasında belirleyici katkılar sağlamıştır. Hâlen tütün kontrolü, hem ulusal hem de Dünya Sağlık Örgütü aracılığıyla uluslararası alanda süren, uluslararası sözleşme, anlaşma, bildirge ve protokoller ile ulusal yasalara ve yönetmeliklere dayalı olarak uygulanan, dünyanın en önemli ve yapılandırılmış halk sağlığı programlarından biridir. Türkiye böyle bir tütün kontrol programına tüm özellikleriyle sahiptir, fakat getirdiği sınırlamaları ve kuralları yaptırımlarla uygulatmada, dinamik değerlendirmelerle geliştirmede gerekli kararlılığı gösterememiştir. Bu durumun doğal sonucu olarak, atılan birçok önemli adıma rağmen tütün kullanım salgını ve pasif duman maruziyeti ülkemizde yıkıcı düzeyde sürmektedir.
“SİGARA İÇMEYENLER DE SİGARA YÜZÜNDEN ÖLÜYOR”
Tütün kontrolü neden önemli?
Küresel Hastalık Yükü 2019 yılı araştırması, tütün ürünleri nedeniyle dünyada 2019 yılında yaklaşık 8,7 milyon kişinin öldüğünü bildirmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1990’lı yılların verileriyle yapılan bir hesaplamaya göre, sigara kullanan bir kişinin sigara nedeniyle kaybettiği ortalama yaşam süresi yaklaşık 14 yıldır. Küresel Hastalık Yükü 2017 araştırmasına göre, tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybeden her yedi kişiden biri, aktif olarak tütün kullanmadığı halde ortama yayılan tütün dumanına maruz kaldığı için ölmektedir. Ortamdaki tütün dumanına “ikinci el tütün dumanı” da denilmektedir. Ortama yayılan zehirli maddeler duman dağılsa bile ortamdaki yüzeylere tutunmakta ve oralarda aylarca kalmaktadır. Ortam yüzeylerine tutunan bu artıklar da “üçüncü el tütün dumanı” olarak adlandırılmaktadır.
Sigara içilen evlerde büyüyen çocuklar ev içi yüzeylerde tutunmuş kanser yapıcı duman artıklarını hem elleriyle o yüzeylere tutunduklarında hem de bu artıkların daha sonra ev havasına yeniden karışması nedeniyle soluma yoluyla alırlar. Bu nedenle sigara içilen evlerde büyüyen çocuklar ileriki yaşlarda kansere yakalanma açısından önemli bir tehlike altındadır. 20. yüzyılda ve hâlen en sık kullanılan tütün ürünü sigaradır. Bu nedenle sigara-sağlık ilişkisi özellikle son 75 yılda yoğun araştırmalara konu olmuş, sigaranın öldürücü kalp ve beyin krizlerine, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok organda kansere, tıkayıcı ve öldürücü kronik akciğer hastalıklarına ve elli kadar hastalığa neden olduğu açık bir şekilde anlaşılmıştır. Sigara içmediği hâlde sigara dumanını solumak durumunda kalanların da akciğer kanseri, kalp ve beyin krizleri dâhil birçok hastalığa yakalanabileceği netleşmiştir. Çocukların duman altında kalması damar sağlığını bozmakta bunun sonucu olarak damar sertliği genç yaşlarda oluşmaktadır.
Tütün kontrolünün nihai amacı tütün ve nikotin ürünlerinin neden olduğu, az önce özetlediğim önlenebilir ölümleri, hastalıkları ve sakatlıkları en aza indirmektir. Günümüz dünyasında bu amaç, tüm toplumlar için önemlidir, sigara içme oranları ve pasif duman soluma oranları mücadele çalışmalarına rağmen hâlâ yüksek olan ülkemiz için ise özellikle önemlidir.
“AKCİĞER KANSERİ ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKE TÜRKİYE”
Bu konuda yapılan araştırmalar bize neler söylüyor?
Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Merkezinin yayınladığı “Dünya Kanser İstatistiklerine” göre (Global Cancer Observatory: http://gco.iarcwho.int/today/en), dünyada erkeklerde akciğer kanseri yaşa göre standardize insidans (yeni olgu oluşma) oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir. Türkiye’de 2022’de erkeklerde yaklaşık 33 bin, kadınlarda sekiz bin, toplamda 41 bin yeni tanı almış akciğer kanseri olgusu olduğu tahmini yapılmıştır. Türkiye’de 2022 yılında akciğer kanserinden ölen kişi sayısı ise, aynı kaynakta yaklaşık 39 bin olarak yer almaktadır. Bunun tamamına yakını aktif veya pasif tütün maruziyeti kaynaklıdır.
ABD’de yapılan bir çalışmada bir akciğer kanseri hastasının aylık tedavi maliyeti 11 bin 909 ABD doları olarak tahmin edilmiştir (Bittoni MA et al.). Akciğer kanserinde tanı genellikle yerel veya uzak metastaz (yayılım) sonrası konulabilmekte, tanı sonrası beş yıl yaşayabilme oranı, tedaviye rağmen %5’ten az olmaktadır. Türkiye’de en çok görülen beş kanserin tamamı sigaranın neden olabildiği kanserlerdir. Türkiye, sigara salgını nedeniyle vakitsiz ölümler ve yüksek sağlık harcamaları açısından çok ağır bir bedel ödemektedir. Bu durumun tek ilacı etkili bir tütün kontrol programıdır.
Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi uyarınca Türkiye’de ve dünyada tütün kontrolü yöntem ve uygulamaları nelerdir?
Yeterli sayıda ülkenin kendi meclislerinde onaylamalarıyla 2005 yılında yürürlüğe giren Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, bunu onaylayan ülkeler için bağlayıcı bir yasa özelliğindedir. Bu sözleşmeyi kabul eden ülkeler bu sözleşmedeki stratejileri uygulamayı taahhüt etmişlerdir. Ülkeler, sözleşmedeki önlemler ve sınırlamaların ötesine geçen ek önlemler alma haklarını ise korumaktadırlar. Bu sözleşme, 5261 sayılı kanun ile ülkemiz tarafından da 2004 yılında kabul edilmiştir.
Sözleşme ile adı “Tütün Kontrolü Taraflar Konferansı” olan ve sözleşmeye taraf her ülkenin temsil edildiği, düzenli aralıklarla toplanan, değerlendirme ve geliştirme çalışmaları yapan bir başka yapı daha oluşturulmuştur. Bu sözleşmenin tütün ürünlerinin yasa dışı ticaretinin önlenmesi konusundaki fıkrasının hayata geçirilebilmesi için özel uluslararası bir protokol geliştirilmiştir.
Türkiye bu uluslararası protokolü de 2017 yılında TBMM’den geçirerek kabul etmiş ve bu protokole da taraf olmuştur. Bu uluslararası protokol 2018 yılından itibaren yürürlüktedir. ABD her iki sözleşmeye de taraf değildir. Kanaatimce bu durum önemli bir eksikliktir. Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, sözleşmeyi kabul eden 182 ülke için bağlayıcıdır. Tütün Kontrolü, kronik hastalıklarla mücadeleye odaklanan ve 2011 yılında kabul edilen bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bildirgesinde de öncelikli bir mücadele alanı olarak yer almıştır.
M-POWER PAKETİ ALTI TEMEL STRATEJİ İÇERİYOR
DSÖ’nün tütün kontrolü ile ilgili hazırladığı M-POWER paketi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dünya Sağlık Örgütü, tüm ülkelerden öncelikle MPOWER paketi denen altı stratejiyi kullanmalarını istemektedir. Türkiye, DSÖ tarafından bu altı stratejinin tamamını ilk kabul eden ve uygulayan ülkedir. Türkiye bu gelişmeleri tütün kontrolü konusundaki 4207 Sayılı Kanun’u ve diğer mevzuatı çıkartarak sağlamıştır.
Diğer tütün kontrol stratejileri de şunlardır:
Tüm bu stratejilerin kullanılabilmesi yetkili mercilerin kararları sonucu mümkün olur ve onların sağlık politikası olarak kabulü anlamına gelir. Sağlık politikası oluşturma süreci, önce bir sağlık sorununun, önemli ve müdahale edilmesi gerekli bir sorun olarak toplumsal gündeme alınmasıyla başlar. Sonra bu sorunun çözümün sağlayabilecek stratejiler belirlenir ve yetkili mercilerce bunların kullanımına karar verilir. Çoğu kez yasa ve yönetmelik çıkarma düzeyindeki kararlarla kabul edilen bu stratejiler, artık herkesin uyması gerekli kurallara ve bu kuralları uygulatacak kamu görevine dönüşür. Tütün kontrol programları, kabul edilen tüm stratejileri bir eylem planı içinde ve birlikte uygulamaya koyar.
DSÖ TÜTÜN KONTROLÜNDE ANA AKTÖR
DSÖ’nün tütün kontrolüne bakışı ve gelecek değerlendirmesi hakkında neler söylersiniz?
DSÖ, tütün kontrol çalışmalarına 60 yıla yakın süredir önderlik yapan uluslararası bir kurumdur. 1970’li yılların başından bu yana DSÖ sayesinde sigara ve tütün kullanımının ne kadar büyük bir afet olduğu dünyanın her köşesinde anlaşılmıştır. Ulusal tütün kontrol çalışmaları ülkelerin tamamına yakınında yine DSÖ’nün kılavuzluğunda başlamıştır. Bu nedenle DSÖ, sigara şirketleri tarafından hedef seçilmiş ve çalışmaları etkisizleştirilmeye çalışılmıştır.
DSÖ, bu yılın 31 Mayıs “Dünya Tütüne Hayır Günü (World No Tobacco Day) konusunu, endüstrinin gençleri ve çocukları hedef alan taktiklerinin teşhir edilmesi olarak belirlemiştir. Hâlen neredeyse dünyanın her yerinde elektronik sigaralar ile yeni dumansız tütün veya nikotin ürünleri, endüstrinin hızla yaygınlaştırmaya çalıştığı ürünlerdir. Bu ürünler hoş görünümlü, hoş tasarımlı, kolayca kullanılan, kolay bağımlılık yapıcı özelliklerle üretilmekte, sosyal medya ve diğer kanallarla tanıtılmakta, dijital ve diğer kanallarla yasal veya yasa dışı yollarla satılmaktadır. Bu dünya için yeni bir durumdur ve DSÖ için bir endişe kaynağıdır. DSÖ tüm ülkeleri bu konuda uyarmaktadır. Bu yeni ürünler, nikotin salgınını besleyen ürünler olarak devreye girmiştir ve tütün kontrolünü tehdit etmektedir.
TÜTÜN KULLANIM ORANI DÜNYA ÇAPINDA DÜŞÜYOR
Tütün kontrol çalışmalarının ülkemiz ve dünya genelindeki sonuçlarından kısaca bahseder misiniz?
Kanser, kalp krizi, beyin krizi ve diyabet gibi yaygın ve öldürücü kronik hastalıkları önleme amacıyla Dünya Sağlık Örgütü Küresel Eylem Planı 2013-2020’de dünya tütün kullanım yaygınlığının düşürülmesi için bir hedef belirlenmiştir. Bu hedef, her ülke için 2010 yılında belirlenmiş 15 yaş ve üzeri nüfustaki tütün kullanım oranının 2025’e kadar %30 oranında düşürülmesi olarak ifade edilmiştir. Tütün kullanımı, bu çalışmalarda dumanlı (sigara ve nargile gibi) ve dumansız (ağızda çiğnenen veya ağızda poşet içinde tutulan tütün ürünleri gibi) tüm tütün ürünlerini kapsamakta, elektronik sigara, tütün ürünlerinin dışında ayrı bir grup olarak ele alınmaktadır. Bu planın değerlendirilmesine yönelik çalışmalarda, 194 ülke içinde verileri olan 149 ülke (dünya nüfusunun %94’ü) yer almıştır. Ülkelerin 2010-2018 dönemindeki verileri kullanılarak yapılan tahminlere göre planda belirlenen amaca ancak 32 ülkede ulaşılabileceği anlaşılmıştır. Bu çalışmalar, dünya ölçekli olarak hem erkeklerde hem kadınlarda tütün ürünü kullanım oranlarının düşmekte olduğunu göstermiştir. Elektronik sigara ile ilgili dünya ölçekli bir değerlendirme ise veri yetersizliği nedeniyle yapılamamıştır.
TÜRKİYE M-POWER’I UYGULAYAN İLK ÜLKE
Türkiye’deki uygulamalar konusunda neler söylersiniz?
Türkiye, tütün kontrolünde önemli başarılı adımlar atmıştır, 2004 yılında tütünle mücadelede çok önemli bir uluslararası sözleşmeyi, Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ni, gecikmeksizin imzalamış ve TBMM’den geçirerek yasalaştırmıştır. 2008 yılında, bu alanda 1996 yılında çıkmış olan 4207 sayılı yasanın kapsamını genişletmiş ve evler dışında neredeyse tüm kapalı alanlarda tütün ürünleri içimini yasaklamıştır. Bu gelişmelere paralel olarak T.C. Sağlık Bakanlığı bu alandaki örgütlülüğünü güçlendirmiş, illerde il tütün kontrol kurulları kurulmuş, yasakları izleme denetim ekipleri oluşturulmuştur. Hatta sigara içiminin yasaklandığı yerlerde yapılan kural ihlallerini kolayca ve gizlice cep telefonuna bir tıklama ile bildiren Yeşilay’ın Yeşil Dedektör’ü gibi yenilikler devreye girmiştir. Sigara paketleri zararları caydırıcı biçimde yansıtan resimlerle kaplanmış, sigara vergileri artırılarak alımının zorlaştırılması sağlanmıştır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ALO 171 Sigara Bırakma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri (81 ilde 450 poliklinik) kurulmuş, sigarayı bırakmada kullanılan ilaçların bırakmaya çalışanlara ücretsiz verilmesini sağlayan mekanizmalar hayata geçirilmiştir. 4207 Sayılı Kanun gereğince ve 1996 yılından beri televizyon ve radyolar bu konuda eğitici yayın yapıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’yi, altı önemli stratejinin tamamını uygulamaya geçiren ilk ülke olarak ilan etmiştir.
“TÜTÜN KULLANIMI TÜM ÇABALARA RAĞMEN DÜŞÜRELEMEDİ”
Ülkemizde bu anlamda nasıl bir yol kat edildi?
Yapılanlar Türkiye’de tütün kullanım oranlarını düşürebilmek için yeterli olamamıştır; çünkü tütün endüstrisi, yasa ile kabul edilmiş politikalara aykırı olarak karşı stratejiler geliştirmiş ve bunları uygulayarak tütün ürünleriyle mücadeleyi etkisizleştirmeye çalışmıştır. Türkiye’de 2009 Temmuz’undan itibaren kafeler ve restoranların kapalı alanları yasal olarak sigara içilemeyen alanlar oldu. Bunun üzerine kafe ve restoranlar, önlerinde yarı açık yarı kapalı alanlar veya camekânlar oluşturma seferberliği başlattılar ve müşterilerine bu alanları sigara içilir alanlar olarak sundular. Türkiye’de daha önce tanık olunmamış hızlı bir değişim yaşandı ve birkaç yıl içinde, önünde böyle bir alanı olmayan kafe ve restoran neredeyse kalmadı. Bu düzen hâlen sürüyor. Sonuç olarak Türkiye’de kafe ve restoranlardaki hayat, tütün ürünleri kullanımı yönünden, yasanın öngördüğü gibi değil, tütün endüstrisinin önemli bir stratejisi olan uyum projesinin tanımladığı gibi şekillenmiş oldu. Tütün endüstrisinin bu değişime maddi destek sağladığı da iddia edildi. Çocuklar ve erişkinlerin birlikte olduğu bu sosyal alanlar, çocuklar için bir yandan dumana maruz kalma yeri diğer yandan da sigaraya özenme yeri olarak işlev görüyor. Denetim çalışmaları bu durumu düzeltmekte çoğunlukla yetersiz kalıyor. Türkiye’nin tütün kontrolünde başarılı olabilmesi için bu olumsuz gelişmeyi aşması gerekli, bunun için politik iradenin devreye girmesine ihtiyaç var. Bu amaçla politik iradeyi etkileyecek halk sağlığı çabalarının geliştirilmesi gerekiyor. İki yılda bir yapılan Türkiye İstatistik Kurumu Sağlık Anketi 2010-2022 dönemi sonuçları, Türkiye’yi tütün ürünü kullanım oranlarını düşürememiş bir ülke olarak göstermektedir. Hatta kadınlarda tütün kullanım oranında bir artış eğilimi görülmektedir.
“TÜTÜN ENDÜSTRİSİ BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELEYE TÜM GÜCÜYLE KARŞI ÇIKIYOR”
Tütün endüstrisi tütün kontrolüne karşı ne tür stratejiler uyguluyor?
Koruyucu yasa ve düzenlemelerin çıkmasını engelleme veya geciktirme, çıkarılmış düzenlemeleri hafife alma, düzenlemelerin öngördüğü yeniliklerin hayata geçirilmesine değişik yollarla direnme ve değişime fırsat vermeme, sigara ve tütün ürünlerinin günlük hayatın önemli bir bileşeni olarak devamını sağlama, tütün endüstrinin başlıca stratejileri arasındadır.
ABD’de Adalet Bakanlığı’nın açtığı bir davada Philip Morris ve diğer büyük tütün şirketleri hakkında “Yasa dışı yollarla çıkar sağlama amaçlı örgütlü suçlar” kanununa aykırı davrandıkları hükmü verilmiştir. Dava 1999 yılında açılmış, 2006’da hüküm verilmiş, 2009’da temyiz mahkemesince onaylanmıştır.
Güçlü bağımlılık yapan elektronik sigara türleri ve nikotin poşetleri gibi yeni ürünler tütün endüstrisinin yeni silahlarıdır. Bu konudaki endüstri stratejisi; bu yeni ürünleri yanıltıcı algı kalıplarıyla çocuklara ve gençlere zararı azaltılmış ürünler olarak tanıtma, bunları özendirme ve yasal veya yasal olmayan olası her yolla satışını sağlamaktır. Yeni ürünler ve ağırlama mekânları (kafeler, restoranlar ve benzer yerler) aracılığıyla salgını sürdürme ve büyütme endüstrinin günümüzdeki temel stratejisidir.