Makaleler
bagimlilikla-mucadelede-psikososyal-destek-kavrami-ve-yedam-modeli.jpg

Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli

Bağımlılık, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin tamamından etkilenen kronik bir beyin hastalığı. Bu kompleks yapıyı çözmek için, sadece madde kullanımından ya da zararlı davranışlardan uzaklaşmak yeterli değil. Bireyin psikolojik yapısını ve sosyal çevresini de yeniden inşa etmesi gerekiyor. YEDAM Modeli bu inşa sürecinde bireye psikososyal destek sağlıyor.

Psikososyal destek, YEDAM müdahalesinin temelini oluşturuyor. Bu destek, bireyin zihinsel süreçlerini iyileştirirken aynı zamanda onun temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu ihtiyaçlar arasında barınma, iş, eğitim, aile içi iletişim ve sosyal kabul gibi konular bulunuyor. YEDAM, dünyadaki diğer rehabilitasyon modellerinden farklı bir özellik taşıyor. Bu fark, “vaka yönetimi” sistemiyle çalışmasından kaynaklanıyor. Vaka yönetimi, her danışan için özel bir plan hazırlanması anlamına geliyor. Bu plan, her bireyin ihtiyacına göre yapılandırılıyor. Bir danışan YEDAM'a başvurduğunda, sadece bir terapi randevusu almıyor. Hayatındaki tüm aksaklıkları tespit eden ve bu aksaklıkları gidermek için onunla birlikte yol yürüyen profesyonel bir ekibe sahip oluyor. Diğer modellerde genellikle psikolojik destek ile sosyal hizmetler birbirinden kopuk ilerlerken, YEDAM'da ise klinik psikolog ve sosyal hizmet uzmanı, her hafta vaka toplantılarında bir araya geliyor. Danışanın ilerlemesini çok boyutlu bir süzgeçten geçiriyor.

Dünya genelinde bağımlılıkla mücadele eden insanlar çeşitli psikososyal modeller kullanıyorlar. Örneğin, Minnesota Modeli, matrix modeli, ayıklık için güdüleme yöntemi ve rasyonel duygusal davranışçı terapi gibi yöntemler sayılabilir. YEDAM, bu küresel tekniklerin en iyi yönlerini alırken, bunları Türkiye'nin toplumsal yapısına uygun hâle getiriyor.

BİLİMSEL GEÇERLİLİĞE DAYALI BİR MODEL


YEDAM'da kullanılan psikososyal tekniklerin başında, bilimsel geçerliliği kanıtlanmış olan bir grup terapisi olarak SAMBA geliyor. SAMBA (Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı) sadece bilgi vermiyor, aynı zamanda danışana bazı beceriler kazandırıyor. Örneğin, danışan “hayır” diyebilme becerisi kazanıyor. Öfke kontrolü ve riskli durumlardan kaçınma konularında da eğitim veriyor. Tekrar madde kullanmayı önleme stratejileri öğretiyor. Bu program kapsamında kullanılan bilişsel davranışçı terapi teknikleri ile danışanın madde kullanma isteğini tetikleyen düşünceleri fark etmesi sağlanıyor. Stresi bir anında maddeye yönelen bireye, o stresle başa çıkabilmesi için nefes egzersizlerinden problem çözme tekniklerine kadar geniş bir beceri seti kazandırılıyor. Motivasyonel görüşme teknikleri ise danışanın değişim konusundaki kararsızlığını gidermek için kullanılıyor; bireye dışarıdan bir baskıyla değil, kendi içsel değerleriyle maddeyi bırakma motivasyonu aşılanıyor. Ayrıca, YEDAM’da kumar bağımlılığı konusunda özelleşmiş kumar grup terapi oturumları gerçekleştiriliyor. Bu oturumlar ile sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavisindeki grup terapi oturumlarına benzer olarak kumar bağımlılığı kapsamında destek alan bireylere yönelik farkındalıklarını artırmak ve yalnız olmadıkları duygusunu desteklemek amacıyla oturumlar gerçekleştiriliyor.

DESTEK, PSİKOSOSYAL MÜDAHALELERİ İÇERİYOR

Psikososyal müdahalede sosyal hizmet önemli bir yer tutuyor. YEDAM'ı güçlü kılan özelliklerden birini de bu oluşturuyor. Bağımlı olan çoğu insan iyileşme sırasında büyük zorluklarla karşılaşıyor. Bunlar işsiz kalma, eğitimde geri kalma veya yasal sorunlar olabiliyor. YEDAM'daki sosyal hizmet uzmanları bu zorlukları aşmak için somut adımlar atıyor. Örneğin, madde kullanımını bırakmış ancak düzenli geliri olmayan bir danışan için sosyal hizmet uzmanları İŞKUR veya yerel yönetimlerle birlikte çalışıyor. Bu sayede danışanın iş bulmasına ve tekrar risk altına girmemesine yardımcı oluyorlar. Eğitim hayatı yarıda kalmış bir danışan için açık öğretim süreçleri planlanıyor ya da mesleki eğitim kurslarına yönlendirme yapılıyor. YEDAM’ı diğerlerinden ayıran bir diğer önemli özellik ise atölyeler. Bu atölyeler sadece boş vakit geçirme yerleri değil; gastronomiden el sanatlarına, spordan sanata kadar uzanan bu süreçler, beynin ödül sistemini doğal yollarla yeniden yapılandırıyor.

Madde kullanırken hissedilen yapay hazzın yerini, bir eser üretmenin, bir ekip başarısının ve somut bir çıktı elde etmenin verdiği gerçek ve sağlıklı haz alıyor. Bu durum, beynin içinde bulunan haz merkezinin yeniden düzenlenmesine yardımcı olarak bağımlılık nesnesine duyulan ihtiyacın azalmasında önemli bir rol oynuyor. Bireyin üretken olması, onun toplum içinde “yük olan kişi” olarak görülme durumundan kurtulmasına ve “topluma değer katan kişi” olarak görülmesine yardımcı oluyor. Bu da tekrar bağımlılığa dönüş riskini en aza indiriyor. YEDAM'ın temel amacı, danışanı sadece bir sorun olarak görmeyip onu toplum içinde onurlu, bağımsız ve üretken bir üyesi hâline getirmekten geçiyor.

AİLE DESTEĞİ İYİLEŞMENİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI


Müdahalenin önemli bir parçasını da aileler oluşturuyor. YEDAM'ın yaklaşımı, bağımlılığı bir “aile sorunu” olarak görüyor ve bir kişi bağımlılıkla mücadele etmeye başladığında, evdeki herkesin hayatı da değişiyor. YEDAM, bağımlı kişi henüz yardım almaya hazır olmasa bile aileye destek sağlayarak süreci başlatıyor. Aile grup terapileri ve bireysel danışmanlık seansları ile aile üyelerine; bağımlılık hakkında doğru bilgi, zor durumları yönetme becerisi ve sınırlar koyma becerileri öğretiliyor. Bireysel görüşmeler kapsamında aile ile ruhsal destek, bağımsız kuşak ve eş bağımlılık görüşmeleri gerçekleştiriliyor. Aile ruhsal destek görüşmeleriyle bağımlılık konusu dışında farklı psikolojik sorunlara dair destek ihtiyacı olan aile üyesiyle; bağımsız kuşak görüşmeleriyle yaşanılan ortamda 18 yaş ve altında risk altında bulunan çocukların korunmasını sağlamak amacıyla beraber yaşayan ve bağımlılığı olmayan aile üyesiyle; eş bağımlılık görüşmeleriyle de bağımlılık konusunda destek alan kişiye yönelik aile üyesinin tutumlarını değiştirebilmeleri, ona destek olabilmeleri adına görüşmeler yürütülüyor. YEDAM, aileyi suçlamadan, aile üyelerini iyileşme sürecinin en önemli destek kaynaklarından biri haline getiriyor. Bu kapsamlı aile desteği, danışanın temiz kalma süresini ve hayata tutunma azmini doğrudan artırırken, dünyadaki en başarılı müdahale örnekleri arasında gösterilen bir yöntem olma özelliği taşıyor.

Psikososyal müdahalenin olumlu katkıları sadece bağımlılığın sonlanmasıyla sınırlı kalmıyor; bireyin toplum içindeki "damgalanma" duygusuyla baş etmesini de sağlıyor. Bağımlılıktan kurtulan bir birey, toplumun ona bakışından korktuğu için tekrar çevresinden uzaklaşabiliyor. YEDAM’da yer alan grup terapileri ve sosyal etkinlikler, benzer hikâyelere sahip insanların bir araya gelmesini sağlayarak kişilerin yalnız olmadığı duygusunu pekiştiriyor. Bu akran desteği, bireyin öz saygısını yeniden kazanmasında önemli bir rol oynuyor.

GİZLİLİK VE ETİK DEĞERLER

YEDAM’ı diğer tüm destek modellerinden ayıran en hassas nokta ise mutlak gizlilik ve etik değerlere verdiği önemden geçiyor. Pek çok kişi fişlenme ya da yargılanma korkusuyla destek almaktan çekinirken, YEDAM’ın kapısından giren herkes ismi, hikâyesi ve tüm bilgileriyle tam bir güven çemberi içine alınıyor. Bu güven, psikososyal müdahalenin başarısındaki en büyük etkeni oluşturuyor. Ücretsiz sunulan bu hizmetler, sosyoekonomik düzeyi ne olursa olsun her vatandaşın en kaliteli desteğe ulaşmasını sağlıyor.

Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nde sunulan psikososyal destek süreci, bir tedavi programından çok daha fazlasını içeriyor. Aslında bu, bir “yeniden inşa” sürecini ifade ediyor. Bu süreç, bireyin biyolojik iyileşmesini, psikolojik güçlenmesini ve sosyal uyumunu aynı anda düzenlemeyi hedefliyor. Teknolojiden kumara, alkol ve maddeden tütüne kadar her türlü bağımlılık türünde bireye “yeni bir hayat” vadediyor.

Bağımlılıktan kurtulmak mümkün ve bu yolculukta hiç kimse yalnız değil. Yeşilay'ın bir asrı aşkın tecrübesi ve YEDAM'ın bilimsel müdahale yöntemleri, bu süreçte kişilere destek olmaya devam ediyor. Siz ya da bir yakınınız bağımlılıklar konusunda destek almak isterseniz 115 numaralı danışma hattını arayarak Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nde ücretsiz bir şekilde psikososyal destek alabilirsiniz.