- Pornografinin Gerçek Olmadığı Bilinmeli
- Pornografi, Bireyin ve Toplumun Dengesini Bozuyor
- Erken Yaşta Pornografi Maruziyeti Cinsel Suça Kadar Uzanan Sonuçlara Yol Açabilir
- Pornografi, Bireylerin ‘Normal’ Beden Algısını Bozabiliyor
- Pornografi Kullanımı Cinsel Yaşama Zarar Veriyor
- En Büyük Endişem, Pornografinin Cinsel Normları ve Senaryoları Değiştirmesi
- Ergenlerle İlgili Çalışmalar Gelecekte En Önemli Araştırma Alanları Olacak
- Oyun ve Pornografi: Dijital Dünyada Bağımlılığın Kesişen Yolları
- Pornografi Bağımlılığı, Tanıdık Özellikler Taşıyan Yeni Bir Bağımlılık Türü
- Sağlıklı Toplumun Temeli Halk Sağlığından Geçiyor
- Prof. Dr. Mustafa Taşdemir: “Bağımlılık, Sosyal Bulaşma Yoluyla Yayılıyor”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Dumansız Hava Sahası Bir Halk Sağlığı Politikasıdır”
- Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin: “Sağlık Okuryazarlığı Bağımlılıklara Karşı En Güçlü Koruyucu Zırhtır”
- YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Alptekin Tekedereli: “Sosyal Hizmet Uzmanları Bağımlılıkla Mücadelede Kritik Bir Rol Üstleniyor”
- Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber: “Çocukların Güçlenmesi İçin Zorlanmalarına Müsaade Etmeliyiz”
- Bağımlılıkların Türkiye Ekonomisine Yıllık Yükü: 78 Milyar Dolar
- Bağımlılıklarla Mücadele Hekimlerin Desteğiyle Daha da Güçlü
- Hukukun Gücüyle Bağımlılıklara Karşı: Yeşilay Hukukçuları
- Gıda Güvenliği ve Bağımlılık Riski Taşıyan Gıdalar
- Dijitalle Başa Çıkın!
- Dijital Medya ve Oyun Bağımlılığına Karşı Küresel Mücadele
- Dr. Daniel Spritzer: “Oyun Tasarımcısının Amacı Eğlence Olmalı, Bağımlılık Değil”
- Klinik Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu: “Oyun Bağımlılığıyla Mücadelede Kültürel Duyarlılık Hayati Önemde”
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Yeşilay’ın ‘Denge’ İlkesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı İçin Çok Kıymetli”
- Prof. Dr. Yavuz Samur: “Doğru Tasarlanmış Oyun Çocuğa Pek Çok Beceri Kazandırır”
- YEDAM’dan Oyun Bağımlılığına Bütüncül Yaklaşım
- Dijital Oyun Araştırmaları ve Bir Çözüm Arayışı “Çocuk Dostu” Bir Oyun Derecelendirme Sistemini Geliştirmek
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Alkolsüz bir toplum, nesillerin ve kültürün korunması için atılacak en büyük adımdır”
- Prof. Dr. Perihan Torun: “Alkol tüketimini düşürmek için etkin politikalar uygulanmalı”
- Doç. Dr. Umut Kırlı: “Kadınlarda alkol bağımlılığı erkeklere oranla daha hızlı gelişiyor”
- Alkol Bağımlılığında YEDAM Desteği
- Bağımlılık Danışmanı Simge Kırcan Erdoğan: “Tedavide geçirilen süre uzadıkça başarı oranı artıyor”
- Tatilde Alkol Kullanımı ile Birlikte Sorunlar da Artıyor
- “Uyuşturucu Tedarikçileri Akla Gelmedik Yöntemler Kullanıyor”
- “Madde Bağımlılığı Belirtileri Ergenliğin Doğal İniş Çıkışlarıyla Karıştırılabilir”
- “YEDAM’lar Madde Bağımlılığı Konusunda Ciddi Bir Boşluğu Dolduruyor”
- “Uyuşturucu Endüstrisi Kendisini Sürekli Güncelliyor”
- “Ek Tanı, Bütüncül ve Eş Zamanlı Tedavi Gerektirir”
- Dünyanın En Tehlikeli Uyuşturucusu Metamfetamin
- YEDAM’dan Madde Bağımlılığına Psikososyal Destek
- Uyuşturucuya Karşı Küresel Direniş
- Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Ailenin Tedaviye Katılımı İyileşmede Etkilidir”
- Psikiyatri Uzmanı Dr. Hakan Tokur: “Bağımlılık Tedavisi ‘Yaşamla Yeniden Bağ Kurma’ Sürecidir”
- Uzman Psikolog Kinyas Tekin: “İhmalkârlık Kadar Otoriterlik De Sakıncalı”
- YEDAM’dan Nüks Riskine Karşı Kalıcı Çözümler
- Bağımlılığa Ek Bir Yük: Stigma
- İyileşme Sürecinde Sosyal Hizmetlerin Rolü
- YEDAM Uzman Yardımcısı Niyazi Aydemir: “İyilik koçu tavsiye vermez, rehberlik eder”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Dijital Dünya ve Çocuk İlişkisi Çok Dikkatle Ele Alınması Gereken Bir Konu”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Teknolojiye Hâkim Olan Aileler Çocuklarını Dijital Bağımlılıklardan Korur”
- “Çocuklar İçin Güvenli Bir Dijital Ekosistem Oluşturmalıyız”
- Dijital Çağda Ebeveyn Olmayı Kolaylaştıran Rehber: Dijital Ebeveynlik
- Ekrana Alternatif 10 Bahar Aktivitesi
- Dijital Dünyada Nasıl Bir E-Beveyn Olmalı?
- Geçmişten Geleceğe Yeşilay
- Bir Asrı Aşan Mücadelede Yeşilay’a Gönül Verenler Anlatıyor
- Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Bir Milat: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay’dan Türkiye’ye Özgü, Dünyada Öncü Modeller
- Yeşilay Gönüllülerle, Gönüllüler Yeşilay’la Büyüyor
- Sağlıklı Nesiller İçin Sınırları Aşan Mücadele
- Arif Çifci: “Yeşilay, Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiye’nin tarihidir”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Tütün Kontrolü Nikotin Salgınına Karşı En Büyük Koz”
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Tütün Reklamları Yapay Zekâyla Takip Edilebilir”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Ergenin Hayatını Şekillendiren En Önemli Yapı Ailedir”
- Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği
- YEDAM’la Nefes Alanlar
- Bağımlılıklarla Mücadelede Esas Cephe Tütün Endüstrisinin Sinsi Taktikleri
- Dr. Hüseyin Küçükali ile Yapay Zekâ Desteğiyle Dumansız Bir Sosyal Medya Hakkında Konuştuk
- Tütün Endüstrisinin Çabaları DSÖ’nün de Merceğinde
- Asırlık Tecrübeden Topyekûn Mücadeleye: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: “Bağımsızlık Seferberliği İle Amacımız Bağımlılıklara Karşı Toplumsal Bir Uyanış ve Dayanışma Hareketi Oluşturmak”
- Daha Güçlü ve Daha Sağlıklı Bir Toplum İçin: “Bağımsızlık Seferberliği”
- Bağımsızlık Seferberliği’nin Olmazsa Olmazı: YEDAM
- Bağımlılık İle Mücadelenin Temeli: Bilinçlendirme Ve Farkındalık Çalışmaları
- Topluma ve Bireye Katkı Sağlayan Güç: Gönüllülük
- Danışanlıktan Koçluğa Bir Başarı Hikâyesi
- Spor Salonlarındaki Tehlike: Anabolik Steroidler
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Steroid Kullanan Her Dört Erkekten Birinde Steroid Bağımlılığı Var”
- Prof. Dr. Rüştü Güner: “Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir”
- Kusursuz Beden Algısı Steroid Kullanımını Tetikliyor
- Serkan Yimsel: “Anabolik Steroidleri Teşvik Ve Tedarik Edenler Cezalandırılmalı”
- Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu "Steroidler Sporun İtibarını Korumuyor, Aksine Tehdit Ediyor"
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Sanal Kumar Bağımlılığı Kendini Gizleyebilen Bir Hastalıktır”
- Gittikçe Artan Endişe: Ergenlikte Sanal Kumar
- YEDAM’dan Kumar Bağımlılığı Tedavisine Güncel Yaklaşımlar
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Sanal Kumar Bağımlılığına Yaklaşımı
- Sanal Kumarda “Oyun” Ve “Eğlence” Tuzağı
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Bağımlılık: Sanal Kumar
- Olimpiyat Özel Dosyası
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Egzersiz, beynin ödül sistemini değiştirir”
- Günlük Hayatta Nasıl Aktif Olabiliriz?
- Klinik Psikolog Melisa Varol: “Spor, bedensel ve psikolojik iyilik halimizi güçlendiren etkili bir araç”
- Çocuklar Hareket Ediyor!
- Düzenli Sporun Faydaları Nelerdir?
- Bağımlılıklarla Mücadeleye Spor Desteği: Yeşilay Spor Kulübü
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: “Çocuklar gereksiz teknolojiye maruz bırakılmamalı”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Aile ilişkileri kuşak farkı bilinciyle kurulmalı”
- Okullarda İlk Ders Zili Çalıyor
- Yaşam Becerileri Bağımlılıklardan Koruyor
- Değerlendir, Sürdür, Yaşat, İlham Ol…
- Yeşilay Kolu’ndan Benim Kulübüm Yeşilay Projesi’ne…
- Geleceğin Bireyleri Yeşilay’ın Çocuk Dergileri ve Oyunlarıyla Büyüyor
- Daha Doğal Bi̇r Yaşam İçi̇n 9 Öneri
- Doğallığın Işıltısı
- Gezegene İyi Gelen, Bize De İyi Geliyor
- Doğal Yaşama Dönüş Hareketleri
- Sakin Şehirlerde Kendi Ritminde Hayatı Yaşa
- Daha İyi Hissetmek İçin Haydi Doğaya
- Sadeleşmek Elimizde
- Geçmişi Anlamlandırmak Kişiyi Rahatlatır
- Bedensel Hafifleme İçin Bütüncül Bir Yaklaşım Gerekir
- Beynimiz Neden Yorulur?
- Yaşam Alanlarında Sadeliğin Zarafeti!
- Zihinsel Hafiflik ve Ruhsal Arınma İçin: Dijital Detoks Zamanı!
- Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu
- Sosyal Medya Bağımlılığı Tedavisinde İzlenen Yollar
- “Sosyal Medya Platformları Dengeli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanılmalı”
- "Çocuğun Dijital Ayak İzi, Geleceğini Etkileyebilir"
- “Gerçek Sosyal Hayat; Yüz Yüze, Derin ve Anlamlı İlişkiler Üzerine Kuruludur”
- Sosyal Medyanın Kontrolüne Girdik
- Yemiyor İçmiyor Çevrim İçi Oluyoruz
- Obezite Küresel Bir Pandemiye Dönüştü
- Uz. Dr. Ayça Kaya: “Buzdolabı ile Aranıza Mesafe Koyun”
- Diyetisyen Kübra Çıtlak: “Son 30 Yılda Çocuk ve Ergenlerde Obezite, Dünya Genelinde Arttı”
- Hormonlar Kilomuzu Nasıl Etkiliyor?
- Çocuk Beslenmesindeki Tehlike: Abur Cubur
- Psikolojik Nedenleri ve Sonuçlarıyla Obezite
- Obezitenin Yol Açtığı 10 Sağlık Sorunu
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Öfkenin olduğu yerde olumlu duygular barınamaz”
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Kronik yorgunluk sendromu, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir durumdur”
- Klinik Psikolog Gökhan Ergür: “Metropol yaşamı ve sosyal medya kaygı düzeyini artırıyor”
- İnsanın Dijital Çağ ile İmtihanı
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a 104 yıllık mücadele
- Yeşilay’ın ilk gençlik teşkilatının kuruluşu "Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti"
- Yeşilay gençliği seviyor, gençlik Yeşilay’ın varlığını hissediyor
- Yeşilay ülküsünün yılmaz neferleri: Yeşilay kadınları
- Ulusaldan evrensele Yeşilay mücadelesi
- Yeşilay’ın dünyada örnek alınan öncü modeli: YEDAM
- Elektronik Sigara Gerçeği! Çocuklar ve Gençler Yalanlarla Kandırılıyor
- “Çocukların ve Gençlerin Elektronik Sigaraya Erişimleri Hızlı Bir Şekilde Engellenmeli”
- “Elektronik Sigara, Dünyanın Baş Belasına Dönüşmüş Durumda”
- “Çok Uluslu Tütün Şirketleri, Nikotin Bağımlısı Bir Nesil Oluşturmak İstiyor”
- “Elektronik Sigaralar Mutlak Zararlı ve Bağımlılık Yapıcıdır”
- “Elektronik Sigaraya Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı”
- Alkol Bağımlılığı Bireyi ve Toplumu Tehdit Ediyor
- Alkolün Güvenli İçilebilecek Bir Miktarı Yoktur
- Sosyal Hizmet, Tedavinin En Önemli Yapı Taşlarından Bir Tanesi
- Kadınlar Bağımlılık Sürecinde Yalnız Kalıyor
- Alkolle Mücadelenin Yolu; Vergilendirme, Erişim Kısıtlamaları ve Pazarlama Yasaklarıdır
- Alkol Bağımlılığına Uluslararası Yaklaşımlar
- Savaş, Halk Sağlığını Onarılamaz Biçimde Etkiliyor
- “Medyada Yaratılan Algı; Haklıyı Haksız, Doğruyu Yanlış, Güzeli Çirkin Olarak Konumlandırabiliyor”
- “Savaşlar, Savaşanları Olduğu Gibi Savaşmayanları Da Olumsuz Etkiler”
- “Artık Savaşlar Sadece Sahada Değil, Dijital Dünyada Da Gerçekleşiyor”
- “Çocuklardaki ‘Güvenli Dünya’ Algısı Zarar Gördü”
- Toplumsal Kaygı Bozuklukları Bağımlılıklara Neden Olabilir Mi?
- Bağımlılık Herkesi Etkileyen Genel Bir Sorundur
- Kadınlar Bağımlılıkta Da Ayrımcılıkla Karşı Karşıya Kalıyor
- Bağımlılığın Ve Şiddetin Doğasında Ortak Ve İç İçe Faktörler Vardır
- “Anne Veya Eşin Bağımlılık Sorunu Olan Bireye Yönelik Tutum Ve Davranışları Tedavinin Seyrini Etkiliyor”
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı: 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Sağlıklı Nesiller İçin Sağlıklı Gebelik
- Yeşilay Kadınları Güçlenerek Büyüyor
- Dijital Çağda En Kırılgan Grup Çocuklar Ve Gençler
- “Dijital Bağımsızlık En Önemli Gündemimiz Olmalı”
- “Sağlıklı Teknoloji Kullanımında Teknoloji Amaç Değil, Araçtır”
- Çocuklarda Ekran Bağımlılığı
- Dijital Bağımlılıktan Uzak, Hayata Yakın Olun!
- “Notların Telafisi Vardır, Ancak Zedelenen Öz Güvenin Telafisi Meşakkatlidir”
- “Başarının Sırrı Çocuğu Tanımaktan Geçiyor”
- Ziller Minikler İçin Çalıyor… Okula Uyum Süreci İçin Öneriler
- Çocuğun Okul Başarısını Artırmanın 15 Etkili Yolu
- Çocuğunuza Zaman Yönetimini Nasıl Öğretebilirsiniz?
- “Günümüzde Ruh Sağlığını Korumak Daha Zor Ve Daha Önemli Hale Geldi”
- Bağımlılık Ve Ruh Sağlığı İlişkisi Karşılıklıdır
- “Çocuk Olumsuz Duyguları Makul Düzeyde Deneyimlemeli”
- Bağımlı Bireylere Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
- Koruyucu Ruh Sağlığıyla Tanışın
- “Tütün Kontrolü Toplumsal Gündemin Ana Konusu Yapılmalı”
- “Asıl Mücadele Tütün Endüstrisi İle Mücadeledir”
- “Zararsız Tütün Olması Mümkün Değildir”
- “Elektronik Sigaraların Ülkeler Tarafından Teşvik Edilmesi Sorumsuzluk Örneğidir”
- “Tütün Şirketleri, İnsanların Sigara İçmek İstemeyecekleri Bir Günün Geleceğini Biliyor”
- “Sağlıklı Etkileşim Ancak Empati İle Olur”
- “Empati Gelişimi Bebeklikte Başlar”
- “Empati Bir Duygudaşlık Göstergesidir”
- Toplumsal Duyarlılığın Vücut Bulmuş Hâli: Gönüllülük
- Yeşilay, TİSK Ve TÜMOSAN Depremzede Çocuklar İçin Güçlerini Birleştirdi
- Dayanışma Ruhu Kültürel Kodlarımızda Var
- “İyi İletişim Ve Doğru Bilgi Kaygıyı Azaltır”
- Afetlere Dirençli Şehirler Nasıl İnşa Edilmeli?
- Sıfır Maliyetle Kentsel Dönüşüm Mümkün
- “Bugünün Gençleri Üst Kuşaklardan Çok Daha İyiliksever Ve Dayanışmacı”
- Millî Birlik Ve Beraberlik Kodlarımızda Var: Millî Mücadele’den Kahramanmaraş Depremine Toplumsal Kenetlenme
- “Bir An Önce Normalleşmeliyiz”
- Dijital Medya Çocuğu Sosyal Hayattan Koparıyor
- “Hey Çocuk! Bırak Tabletini Sakince Kitabın Kapağını Aç! Kalbini Aç…”
- Mutlu Bir Çocukluk İçin Projeden Çok Daha Fazlası Gerekiyor
- Çocuk Gülerse Dünya Güler
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a
- Sivil Toplum Kuruluşları Ve Gönüllülüğün Gücü
- STK’lar Tek Yürek Oldu: Yüzyılın Felaketi Sonrası Gönüllü Dayanışması
- Bağımlılıklarla Karşı Gönüllü Mücadele
- Çocuklar İçin Gönüllülük Neden Gerekli?
- “Tedavi Edilmeyen Kaygı Bozuklukları Kronikleşme Eğilimindedir”
- İklim Değişikliğinin Ortaya Çıkardığı Kaygı Hâli: Eko-Anksiyete
- Yeni Krizlerin Getirdiği Belirsizlikler Küresel Kaygıyı Körüklüyor
- “Kaygılar Bağımlılığı Tetikleyebildiği Gibi Bağımlılıklar Da Kaygıyı Besleyebilir”
- “Çocukları Kaygıları Nedeniyle Utandırmayalım, Usandırmayalım, Cezalandırmayalım”
- Sosyal Medya Kullanımı Kaygıları Tetikliyor
- Sigara İle Mücadelede En İyi Politika, Çocuk Ve Gençleri Tütünsüz Ortamda Büyütmektir
- YEDAM’ın Kişiye Özel Programlarıyla Sigaraya “Dur” Deyin
- Örnek Vakalarla Tütün Bağımlılığı Tedavisi
- Tütün Bağımlılığı Vücudumuza Neler Yapıyor?
- Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?
- Dünyada Alkol Kullanımı Ve Önleyici Politikalar
- Alkol Bağımlılığını Önlemeye Dair Yasal Düzenlemeler
- Alkolün Bir Diğer Karanlık Yüzü: Şiddet Ve Alkol İlişkisi
- Ebeveynler Alkol Kullanan Gence Nasıl Yaklaşmalı?
- Sevdiklerimizi Alkol Bağımlılığından Nasıl Koruruz?
- Alkolsüz Hayat Neler Kazandırıyor
- Alkol Vücuda Neler Yapıyor?
- “İletişim Yoluyla Kendimizi Var Ediyoruz”
- “Bireyi Bağımlılığa Götüren Duygusal Yalnızlıktır”
- “İnsan İnsana Şifadır, Umuttur, Yoldur”
- Güvene Dayalı İletişim Bağımlılıklardan Koruyor
- Sanal İletişim Gerçek İletişimin Yerini Tutar Mı?
- “Dijital Oyun Bağımlılığı Ciddi Bir Sorun”
- “Teknolojiyi Doğru Kullanmayı Öğrenmeliyiz”
- Dijital Dünyada Eğitim Şart
- Dijital Dünyada Bizi Neler Bekliyor?
- Sanal Ortam Güvenliğinin Teminatı: Siberay
- Rakamlarla Dijital Dünya
- TÜİK Araştırma Sonuçlarına Göre Türkiye Dijitalleşiyor
- “Proje Çocuklar Kuklaya Dönüşüyor”
- “Mutlu Bir Aile İçin Her Şey Mükemmel Olmak Zorunda Değil”
- Değerler Eğitimi Bu Dünyanın Bir İhtiyacı
- TBM İle Her Yıl Milyonlarca Kişiye Ulaşıyoruz
- Okul Heyecanı Başlıyor
- “Tüketerek Mutlu Olma Çabası Büyük Bir Yanılgı”
- “İnsanın Manevi Alanı Boşluk Kabul Etmez”
- Mutluluk Beyinde Başlar
- Toplumsal Mutluluğun Şifreleri
- Sağlıklı Tabaklar, Mutlu Yüzler
- Mutluluğa Götüren 7 Adım
- Az Çoktur!
- “Sadeleştikçe Zihin Sağlığımızı Korumamız Da Kolaylaşır”
- Atıksız Bir Mutfak Mümkün
- Biraz Yavaşlamaya Ne Dersiniz?
- Sade Ve Özgür Bir Yaşamın Yolu: “Küçük Ev” Akımı
- Daha Huzurlu Bir Hayat İçin Sadeleş!
- Atık Kağıtları Sanat Eserine Dönüştürüyor
- Pedallar Sağlıklı Yaşam İçin Çevrildi
- Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu
- YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış
- Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü
- Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?
- Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor
- “Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek
- Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı
- Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır
- Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor
- Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı
- Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?
- Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı
- “Dünya Şiddetli Bir Merhametsizlik Hastalığına Tutulmuş Vaziyette”
- Tarih Boyunca Vardı Ve Hep Var Olacak: Sivil Toplum Kavramı Ve STK’lar
- Yeşilay’a Gönülden Bağlı Olanlar
- Merhamet Ve İyiliğin Gücü: Gönüllülük
- Gönüllülük Çalışmaları Dersiyle Teori Ve Pratik Bir Arada
- Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”
- Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?
- Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur
- Şimdi tam zamanı!
- “Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!
- Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık
- Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda
- Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor
- Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı
- Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun
- Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı
- Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı
- Alkol Kontrol Politikaları Toplumları Koruyor
- “Alkol Bağımlısı Kişilerin Çocuklarının Ruh Sağlığını Yakından Takip Edilmeli”
- Alkol Aile İçi Şiddette Risk Faktörü
- Alkol Bağımlılığını Anlamaya Yönelik Faaliyetler
- Alkol Bağırsak Sağlığını Bozuyor
- Alkol Bağımlılığıyla Asırlık Mücadele: YEŞİLAY
- “Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”
- İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar
- Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor
- Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar
- Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor
- Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk
- Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından
- Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur
- Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü
- Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur
- “Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”
- Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?
- “Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”
- YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler
- Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu
- “Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”
- Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil
- “Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”
- Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!
- Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor
- Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde
- Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi
- Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur
- Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı
- “Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”
- “Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”
- Evde Hareketsiz Kalmayın!
- Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?
- Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz
- “Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”
- “Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”
- Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor
- “Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”
- "Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"
- Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?
- Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!
- Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor
- “Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”
- Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur
- “Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”
- Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı
- Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor
- Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular
- Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar
- Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele
- Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur
- “Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”
- “Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”
- “Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”
- “Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”
- "Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"
- “Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”
- “Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”
- Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü
- "Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"
- Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor
- "Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"
- “Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”
- Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı
- Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda
- "Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"
- “Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”
- Doğru Rol Model Olmak Önemli
- “Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”
- Mutluluk Ailede Başlar
- “Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”
- Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor
- “Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”
- Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nervoza
- Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği
- “Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”
- Ekolojik Yaşam Arayışları
- “Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”
- Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?
- Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor
- "Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"
- "Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"
- Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü
- Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği
- Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım
- "Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"
- “Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”
- Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?
- Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!
- Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı
- Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor
- Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor
- Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik
- Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?
- Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!
- Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi
- Alkol Vücuda Neler Yapar?
- “İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”
- Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu
- Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük
- "İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay
- Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay
- Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…
- Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir
- Vakıf ve Gönüllülük Üzerine
- "Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"
- Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?
- Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi
- "Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"
- 10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem
- "Şişenini Dibi"nden Görünenler
- İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!
- Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"
- Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"
- "Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor
- Hayat da Eğitim de Eve Sığar
- Korona Günlerinde Ev Hayatı
- Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”
- Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş
- El Hijyeni Virüsten Korur
- Evde Düzen İçin İpuçları
- Bahane Yok! Oyun Vakti
- Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?
- "Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"
- Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin
- Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli
- Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor
- Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey
- Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"
- DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var
- E-Spor Obeziteye Neden Oluyor
- Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?
- Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak
- Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var
- Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak
- Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele
- Elektronik Sigara Can Almaya Devam Ediyor Can Almaya Devam Ediyor
- Elektronik Sigara da Sigara Kadar Zararlı
- Doç. Dr. Toker Ergüder: Elektronik Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor
- İlaç, Şifa Mı Bağımlılık Mı?
- İlaç Bağımlılığı Tedavisi Kişiye Özeldir
- Reçetesiz ve Kontrolsüz Steroid Kullanımı Sağlığı Doğrudan Tehdit Ediyor
- İlaç Suiistimali Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
- Opioid Grubu İlaçların Kötüye Kullanımında Artış Var
- İlaçların Kötüye Kullanımı Toplumsal Refahı Tehdit Ediyor
- Bağımlılıkların Bıraktığı Tahribatı Doğru Beslenme Onarabilir
- Aç Olmadığımız Hâlde Neden Yemek Yiyoruz?
- Düzenli Aile Sofraları Bağımlılık Riskini Azaltır
- Yeşilay, Yeme Bozukluklarını Bir Halk Sağlığı Meselesi Olarak Ele Alıyor
- Egzersiz Bağımlılığı Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor
- Yeme Bağımlılığı ile Problemli İnternet Kullanımı Arasında Çok Yakın Bir İlişki Tespit Ettik
- Gıda Bağımlılığı’ Terimi Metaforik Bir İfade Değil, Nörobiyolojik Bir Gerçekliktir
- Beyin Ödül Sistemini Hedef Alan Gıdalar
- Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede YEDAM Desteği
- Sessiz Bir Salgın: Türkiye’de Sanal Kumarın Yayılma Dinamikleri
- Çocukları Sosyal Medyanın Karanlık Yüzünden Nasıl Koruyabiliriz?
- Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi
- Prof. Dr. Heather Wardle: “Bugün Kumar, Tarihin Hiçbir Döneminde Olmadığı Kadar Erişilebilir”
- Davranışsal Bağımlılıklara Karşı Yeşilay Ve Savunuculuk
- Dr. Tasnim Atatrah: “DSÖ Davranışsal Bağımlılıkları Yakından İzliyor”
- Prof. Dr. Marc Potenza: “Davranışsal Bağımlılıklar Da En Az Kimyasal Bağımlılıklar Kadar Ciddiye Alınmalı”
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Davranışsal Bağımlılıklar Önemli Bir Halk Sağlığı Problemi Hâline Gelmiş Durumda”
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: "İnsanın Sahip Olduğu En Önemli Teknoloji Beyni ve Bedenidir"
- Kış Depresyonunun Bağımlılıklara Etkisi
- Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli
- Bağımlılık Tedavisinin Önündeki Görünmez Duvar: Stigma
- Kişilik Bozuklukları ve Bağımlılık İlişkisi
- YEDAM’dan Bütüncül ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
- Bağımlılıkta Kırılgan Zemin: Psikolojik Sorunlar Neden Mi, Sonuç Mu?
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Ergenlik, Bağımlılık Açısından Kritik Bir Dönemdir”
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Bağımlılık Kişiyi Bedensel ve Varoluşsal Bir Esarete Sürükler”
- Hilal-İ Ahdar'ın Nuru: Yeşil Gözlü Yâre Bir Hatıra
- Yeşilay Olmasaydı Ne Olurdu?
- Geleceği Tasarlamak Bağımsızlık Yolculuğunun Mimarlığı
- Bağımlılıklarla Mücadelede Stratejik Bir Gereklilik: Yeşilay Şubeleri ve Yerel Yönetimler İş Birliği
- Türkiye Yeşilay Cemiyetinin Dünyadaki Öncü Rolü
- Dünden Bugüne Kumarla Mücadelede Yeşilay Dijital Kumar Çağında Küresel Stratejiler
- Dünden Bugüne Madde Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay Madde Bağımlılığında da Önleyici ve Öncü Mücadele
- Dünden Bugüne Tütün Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay 106 Yılın Emeği ve Kararlılığı
- Dünden Bugüne Alkolle Mücadelede Yeşilay Takvim Değişti, Mücadele Aynı
- Kuruluşundan Günümüze Kadar Yeşilay Cemiyetinin Çıkardığı Dergiler Yeşilay Tarihinin Eşlikçileri: Yeşilay Dergileri
- Yeşilay’ın Kurucularından Belgeler
- Yeşilay’ın Hafızası
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Toplumun Bütün Bireylerinin Bu Mücadelede Sorumluluk Alması Gerekiyor”
- Sağlıklı Nesiller Ailede Başlar, Gönüllülükle Güçlenir
- Kendini Gerçekleştirme Yolculuğunda Rehberlik
- Sağlıklı Nesiller İçin Bağımlılığı Önleme Çalışmaları
- Tedavi Ve Rehabilitasyon Süreci: İlmek İlmek Hayata Yeniden Bağlanmak
- Çocuk, Bağımlılık ve Damgalama
- Bağımlı Çocuğu Olan Aileler İçin Yol Haritası
- Hayır Diyebilmek Neden Önemli?
- Dijital Mahremiyet ve “Sharenting” Kavramı
- Doç. Dr. Ömer Kardaş: “Çocukluk çağı travmaları ve bağımlı ebeveyn, bağımlılık riskini artırıyor”
- Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Çocuklarda ruh sağlığı geleceğe yapılan en değerli yatırımdır”
Çocuğum Madde Kullanıyor mu?
Ebeveynler çocuklarının uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını anlamak için birçok yol deniyor. Bağımlı çocuğa ise nasıl yaklaşması gerektiğini ya bilemiyor ya da yanlış yaklaşıyor. Şüphe içinde kıvranan aileler ve içe kapanık çocuklar arasındaki aşılmaz duvarlar ise ne yazık ki sorunu çözümsüz hale getiriyor.
Ebeveynlerin çocukları ile ilgili belki de en tedirgin oldukları konulardan biri olan madde bağımlılığı özellikle ergenlerde anlaşılması zor belirtiler veriyor. Çocuğunun madde kullanıp kullanmadığını anlamaya çalışan aile, bazı ergenlik belirtileriyle bağımlılığı birbirine karıştırabiliyor. Buna ergenlik nedeniyle aile ve çocuk arasında azalan iletişim bağı da eklenince, çocuk için bağımlılığa giden yol kolaylaşırken aile için sorun tam bir çıkmaza giriyor. Aile çocuğuyla kaliteli iletişim kurmayı geciktirirse çocuğunu tanıması da gecikiyor. Klinik Psikolog Nazlı Ağın Aydın, çocuklarının madde kullanıp kullanmadığını anlamaları için ebeveynlerin hangi yolu izlemeleri gerektiğini ve çocuğunun madde kullandığını anlayan ailelerin onlara nasıl yaklaşmaları gerektiğini anlattı.
Bir ebeveyn çocuğunun madde kullandığını nasıl anlar?
Ebeveynler çocuklarının madde kullanacağına yönelik büyük bir endişe duyarlar. Çocuklarının madde kullanma ihtimali onların birçok duyguyu aynı anda yaşamasına neden olur. Bu duygulara korkuyu, hayal kırıklığını, öfkeyi, umutsuzluğu ve şaşkınlığı örnek olarak gösterebiliriz. Bu duyguların eşliğinde kullanıma yönelik şüphe duyan ebeveynler çoğunlukla ne yapacaklarını bilemezler. Konuyla ilgili pek çok araştırma yaparlar. Bunun yanında konuyla ilgili çevreden duyduklarına da fazlaca kulak verirler. Bu şüphe ve duydukları haberler onları nasıl hareket edecekleri noktasında ikilemde bırakır.
Çocukların madde kullanmaya başlamasıyla ebeveynlerin bunu fark etmesi arasında belli bir zaman geçer. Bazı aileler belirgin değişiklikler olmadığı sürece çocuklarının madde kullanımına yönelik şüphe duymadıklarını ifade ederler. Madde kullanımı yavaş veya hızlı bir şekilde bağımlılık gelişmesine yol açar. Bu süreç kişiden kişiye göre değişir. Bazı çocuklar genetik yatkınlık, psikolojik problemlerin varlığı ve sosyal çevrenin etkisi gibi faktörlerle daha çabuk bağımlılık geliştirebilir.
Ebeveynler çocuklarının bağımlılık geliştirdiğini çeşitli belirtileri gözlemleyerek anlayabilirler. Burada davranışsal, psikolojik ve bedensel değişiklikler, çevre değişikliği, maddeye yönelik davranışsal ve bedensel belirtiler ön plana çıkar. Bu belirtilerin ortaya çıkmasıyla birlikte idrar testi ve saç testi gibi testler kullanımı anlamaya yönelik olarak uygulanabilir. Fakat burada bu testler için acele etmemek gerekir. Eğer net belirtiler ve gözlemler varsa ebeveynlerin çocukla konuşması ve bilgisi dahilinde böyle bir test yaptırmak istediklerini paylaşmaları gerekir. Çocuğa zorla test yaptırmak ya da onun haberi olmadan saç örneği alıp teste götürmek işe yaramayan bir yöntem olacak aynı zamanda ebeveynle çocuk arasındaki iletişimi oldukça zedeleyecektir.
Bunun yanında bağımlılığın başlıca kriterlerinden de kısaca bahsetmenin önemli olacağını düşünüyorum. Bu belirtiler:
Kişinin kullandığı madde üzerinde kontrolünü kaybetmesi,
Madde kullanmadığı zamanlarda bazı istenmeyen belirtilerin ortaya çıkması (huzursuzluk, terleme, titreme vb.),
Madde kullanımına yönelik istek duyması,
Kullandığı madde miktarının yetmemesi ve buna bağlı olarak miktarın giderek artmasıdır.
Özetlemem gerekirse bir ebeveyn çocuğunun madde kullanıp kullanmadığını anlamak için yukarıdaki belirtileri dikkate alabilir. Fakat burada ebeveynin çocuğunu iyi tanıması, onun ihtiyaçlarının farkında olması ve sağlıklı iletişim kurarak belirtileri doğru yorumlaması gerekmektedir. Madde kullanımıyla benzer belirtiler gösteren farklı problemlerin varlığı da göz ardı edilmemelidir.
Madde kullanan çocuk psikolojik ve fiziksel olarak ne tür belirtiler gösterir?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki madde kullanımına bağlı gözlemlenen belirtilerin büyük bir kısmı başka bir nedenle de görülebilir. Bu nedenle gözlemlenen belirtiler doğru yorumlanmalı ve peşin hükümlü olunmamalıdır. Bunun yanında ilk soruda kısaca belirttiğim üzere madde kullanan çocuklar davranışsal, psikolojik ve bedensel olarak birçok belirti gösterirler. İlk olarak psikolojik belirtilere bakacak olursak çocukta aşırı öfke, tahammülsüzlük, içe kapanma, şüphecilik, sinir, kaygı hali, uykusuzluk, huzursuzluk, hafıza bozuklukları, hayattan keyif alamama, mutsuz, depresif hissetme ve duygusal iniş çıkışlar yaşama gibi belirtileri sayabiliriz. Bu belirtiler çocuğun kullandığı maddeye göre değişiklik gösterir.
Öte yandan davranışsal ve sosyal değişikliklere baktığımızda ilk olarak çocuğun çevresinde değişiklikler olması, diğer bir deyişle çevresinin değişmesi göze çarpar. Burada çocuk arkadaş çevresini değiştirir. Eski arkadaşlarıyla görüşmemeye başlar. Yeni arkadaşlarını da kolay madde bulabileceği kişilerden seçer. Aile bağları ve ilişkileri zayıflar. Daha önce ailesiyle zaman geçirirken artık tek başına kalmayı tercih eder. Genelde odasında olmak ister. Eskiye oranla daha fazla para harcamaya başlar. Kendi kişisel eşyalarını veya evdeki eşyaları satma girişiminde bulunur. Okula devam problemleri görülür. Derslere odaklanmakta zorluk çekme, buna bağlı olarak da ders başarısında düşüşler gözlemlenir. Çocuk, sorumluluk almak istemez. Öz bakımında azalma ve giyim tarzında değişiklikler olur. Kıyafetlerinde değişik kokular, izler ve kalıntılar olabilir. Yalan söyleme davranışı görülebilir.
Bunlara ek olarak ortaya çıkabilecek fiziksel belirtilere baktığımızda kullanılan maddenin cinsine göre bu belirtilerin farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu doğrultuda ortaya çıkan bazı genel belirtiler; gözlerde kızarıklık ve kanlanma, göz bebeklerinde büyüme ya da küçülme, iştahta artma ya da azalma, terleme, ağız kuruluğu, kalp atışında hızlanma, saçlarda dökülme, kilo kaybı olarak sıralanabilir. Bunların yanında titreme, ağız etrafında iz, karın ağrısı, bulantı, kulak çınlaması, deride kesik izleri, morluklar, ciltte yaralar ve dişte çürükler gözlemlenebilir. Özetle, yukarıdaki belirtiler herkeste farklı şekilde gözlemlenebilir. Bu belirtilerin temelinin ne olduğu iyice araştırılmalıdır.
Ergenlik belirtileriyle madde kullanma belirtileri arasında benzerlikler ve farklılıklar var mıdır?
Ergenlik bireylerin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı bir dönemdir. Bu süreç hem ergenler hem de aileleri için zor ve sancılı geçer. Ergenlik döneminde görülen hormonal ve davranışsal değişikliklerin bir kısmı madde kullanım belirtileriyle karıştırılabilir. Bu nedenle burada da belirtilerin doğru yorumlanması gerekir. Ergenlik döneminde hormonal değişimler en üst seviyededir. Bu bağlamda ergenlerin vücutlarında fizyolojik birtakım değişikliler olur. Bu değişikliklere örnek olarak vücudun belli bölgelerinde tüylenme, deri yağlanması, sivilcelenme, kas gelişimi ve ani boy uzamasını verebiliriz. Öte yandan psikolojik açıdan yaşanan değişimleri düşündüğümüzde ergenlerin bağımsız olma ihtiyacı ve kimlik oluşturma çabasında kendi kararlarını kendileri vermeye yönelik istekleri göze çarpar.
Bu noktada ergenlerde madde kullanımını tetikleyen bazı özelliklere bakacak olursak, bağımsız bir kimlik oluşturma çabası, yeni davranışlar ve yaşam tarzları geliştirme isteği, akran etkisinin artması ve kendilerini özgür hissetmeleri ön plana çıkar.
Madde kullanmayan ergenlerin bazı özeliklerine bakacak olursak kendileriyle daha fazla ilgilenmeye ve diğer kişilerin fikirlerinin önemsememeye başladıklarını görürüz. Madde kullanmayan ergenler davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşirler. Tutarsızlıklara karşı tepki verirler. Çoğu zaman kendilerini soyutlama eğilimindedirler. Duygu iniş çıkışları olur ve duygularını daha yoğun yaşarlar. Görünüşlerine önem verirler. Diğerlerinin kendilerini nasıl gördükleri konusunda kaygılıdırlar. Ailelerinin kendilerine dayattıkları kuralları sorgularlar.
Öte yandan madde kullanan ergenlerin bazı özelliklerini inceleyecek olursak öncelikle kendi davranışlarının ve içinde bulundukları durumun farkında olamadıklarını görürüz. Diğer bir deyişle, “Ben kimim?” ile “Ben ne yapıyorum?” arasındaki ayrımı yapamazlar. Kullandıkları madde hayatlarının en önemli gündemi olur. Kendi duygularının, düşüncelerinin ve davranışlarının sebebi olarak diğer insanları suçlarlar. Sosyal olarak kendilerini oldukça soyutlarlar. Ailelerine ve otoriteye karşı gelirler. Kullandıkları maddeye ve ortama oldukça bağlı ve takıntılı hale gelirler. Madde kullanımına bağlı olarak duygu durumları aşırı uçlarda değişkenlik gösterir. Talepkâr ve tehditkârdırlar. Madde kullanmayı başka biriyle yakın bir ilişki kurmaya tercih ederler. Böylece reddedilme ihtimallerini azalttıklarını düşünürler. Madde kullandıklarında kendilerini daha özgür ve kullanan diğer kişiler tarafından kabul edilmiş hissederler.
Madde kullandığını inkâr eden bir çocuğa nasıl yaklaşılmalı? İnkârın altında yatan sebepler nelerdir?
Madde kullanan kişilerin çoğu madde kullandıklarını ve özellikle bağımlı olduklarını reddederler. Çünkü istedikleri zaman maddeyi bırakabileceklerini ve kullanımı kontrol altında tutabildiklerini düşünürler. Özellikle çocuk ve ergenler kendilerine bir şey olmayacağını düşündükleri için maddeyi daha kolay denerler.
Öncelikle inkârın altında yatan sebeplere değinmek isterim. Burada çocuğun ailesiyle nasıl bir bağ kurduğu oldukça önemlidir. Eğer çocuk ailesiyle sağlıklı bir iletişim kuramıyor, yaşadıklarını ve hislerini ailesiyle paylaşamıyorsa madde kullandığını söylemekten de çekinecektir. Diğer bir neden, çocuğun kendini başarısız ve buna bağlı olarak suçlu hissetmesi olabilir. Çocuk temelde öz güven eksikliğine de bağlı olarak kendini hiçbir şeyi başaramayan, beceriksiz biri gibi hissedebilir. Bu durum ailesinin kendisini sevmeyeceğini ve istemeyeceğini düşünmesine ve buna bağlı olarak suçlu hissetmesine yol açar. Bu noktada ailesine bir şeyleri başardığını ve farklı olduğunu göstermek için madde kullanmaya başlar. Buradan yola çıkarak çocuğun sevilmediğini, istenmediğini ve güvenilmediğini düşünmesi kendini ailesine açma ve madde kullandığını kabul etme noktasında önemli bir engel oluşturur. İnkârın bununla bağlantılı bir diğer nedeni ise aile içerisinde güvende hissetmeyen çocuğun kendini akranlarına kabul ettirme ve kanıtlama çabasıdır. Çocuk bir gruba ait olmak için grubun içerisinde yer alan diğer kişilerin isteklerini sorgulamadan yerine getirir. Buna ek olarak bazı çocuklar madde kullanımının bağımlılığa yol açmayacağını düşünürler. Bu nedenle madde kullanıyor olmak onlar için bir sorun yaratmaz ve bunu kabul etme gereksinimi hissetmezler. Başka bir neden olarak ise çocuğun maddeyi sorunlarla başa çıkma yöntemi olarak kullanmasını ele alabiliriz. Burada çocuk yaşadığı duygular ve düşüncelerle başa çıkamadığı için madde kullanımına yönelebilir. Başına gelen olumsuz olaylar ve yaşadığı istenmeyen duygular için ailesini ve çevresindeki kişileri suçlayarak madde kullanımının sorunlarla başa çıkmak için çıkış yolu olduğunu düşünür. Bu nedenle de madde kullanımını bir problem olarak görmediği için kullandığını inkâr eder.
Madde kullandığını inkâr eden bir çocuğa nasıl yaklaşılmalı sorusuna dönecek olursak, önce ebeveynlerin durumla ilgili olarak çocuğu suçlamaması ve baskılayıcı yaklaşmamasının önemini vurgulamak isterim. Her çocuğun fiziksel, duygusal ve bilişsel gelişimi birbirinden farklıdır. Bu nedenle her çocuğun ihtiyacı eşsizdir. Çocuğunu iyi tanıyan ebeveyn onun neye ihtiyacı olduğunu ve bu ihtiyacı nasıl karşılayabileceğine yönelik doğru bilgi sahibi olur. Bu bağlamda çocuğunun madde kullanımını inkâr etmesinin altında yatan nedenleri daha net görebilir.
Çocuğun madde kullanımını inkâr etmesi ebeveynlerde birçok farklı duyguya neden olabilir. Öncelikle ebeveynlerin bu duygu ve düşüncelerinin farkında olması ve çocuklarıyla konuşmadan önce kendilerini hazır hissetmesi önemlidir. Daha sonra madde kullanımı ve bağımlılık üzerine araştırma yapmaları ve belirtileri doğru yorumlamaları gerekir. Burada bu belirtilerin sadece şüpheden ibaret olmaması gerekir. Burada çocuklarını şüpheyle sürekli takip etmek aralarındaki iletişimi zedeleyecektir. O nedenle madde kullanımına yönelik somut kanıtlar olması önemlidir. Eğer madde kullanımına yönelik ellerinde somut kanıtlar var ise alanda çalışan bir uzmandan destek almaları iyi olacaktır. Bu noktada madde kullanımı ve tedavi süreciyle ilgili doğru bilgi alma ve çocuklarına nasıl yaklaşabileceklerine yönelik davranış tarzlarını öğreneceklerdir.
Ebeveynler ilk olarak çocuklarına madde bağımlılığından ve zararlarından ne zaman bahsetmeli? Hangi yaş geç olur?
Yapılan çalışmalar birçok ebeveynin çocuklarına madde ve zararlarından bahsetmek konusunda endişe duyduğunu ve çekindiğini göstermektedir. Bu endişelerinin başında çocuklarına maddeden bahsettiklerinde onları madde kullanımına özendirebilecekleri ihtimali gelmektedir. Fakat çocuklarına madde ve zararlarından bahseden ebeveynlerin onları madde kullanımına direkt özendirme gibi bir ihtimali yoktur. Fakat burada çocukla bu maddeyle ilgili nasıl konuştukları önem kazanmaktadır. Maddeden özendirici bir şekilde bahsetmemek ve çocuğun bulunduğu yaş, gelişim özellikleri ve bilişsel süreçleri göz önüne alarak konuşmak önemlidir. Bu bağlamda yapılan araştırmalar sigara ve uçucu maddeler konusunda daha küçük yaşlarda takribi ilkokul çağlarında, alkol için ortaokul yıllarının başında, diğer maddelerle ilgili konuşmaları ise ortaokul bitmeden yapılabileceğini göstermektedir.
Bu konuşmayı yapmadan önce dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır: Bu noktalardan en önemlisi çocuğun madde kullanımına yönelik belirgin bir şüphe olmadan konuşmamalı ve bu konuşmayı yaparken özendirici cümleler kuramamaktır. Madde ve zararlarıyla ilgili konuşmadan önce ebeveynin madde ve etkilerini detaylı bir şekilde araştırması ve konu hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Daha sonra ebeveynin bu konuyu konuşmak için hazırlanması ve çocuğun da hazır olduğu bir zamanı beklemesi gerekir. Ebeveyn konuyla ilgili çocuğun ne bildiğini öğrenmeli, onu dinlemeli ve onun yüz ifadesi ve vücut dilini gözlemlemelidir. Çocuğun sorularına yanıt vermeli ve yanıt verirken onu tehdit etmemeli ve yargılamamalıdır. Ona ve söylediklerine ilgi gösterip kendini ifade etmesi için fırsat tanımalıdır.
Çocukla bu konuyu konuşmakla ilgili kararsız kalan ve bunu nasıl ifade edeceğini bilmeyen ebeveynlerin bir uzmandan destek almasını öneriyorum.
Ebeveynler bağımlılıktan kurtulmuş çocuğunun takibini nasıl yapmalı?
Bu soruyu yanıtlarken aklıma gelen ilk cevap, çocuğu potansiyel bir suçlu gibi izlememek ve ona sürekli geçmişi hatırlatmamak olur. Çocuğu gizlice izlemek ve geçmişte madde kullandığı zamanları hatırlatmak ebeveyn ile çocuk arasındaki güven bağını ve sağlıklı iletişimi zedeleyecektir. Bununla bağlantılı olarak çocukla iletişim kurarken yaralayıcı mesajlar vermemek önemlidir. Yaralayıcı mesajlara örnek olarak “Sen bağımlısın maddeyi bıraktın ama yine başlayabilirsin, sana güvenmiyorum, senden hiçbir şey olmaz.” gibi cümleler örnek verilebilir. Bu cümleler çocuğun kendini kötü hissetmesine ve savunmaya geçmesine neden olur.
Ebeveyn ve çocuk arasındaki bağı güçlendirmek ve paylaşımı artırmak, bir diğer yol olarak karşımıza çıkar. Burada amaç çocuğun ebeveynle duygu ve düşüncelerini çekinmeden paylaşmasıdır. Bu noktada çocuğun fikirleri, duyguları ve davranışlarına ilgi göstermek ve ihtiyaçlarını karşılamak önemlidir. Ek olarak ebeveyn ve çocuğun boş zamanlarını birlikte geçirmeleri hedeflenmelidir. Diğer bir yol olarak, çocuğa sorumluluk vermek ön plana çıkar. Burada çocuğa yaşına uygun ve yapabileceği sorumluluklar verilmeli ve bu sorumlulukları yerine getirmesi için çocuk desteklenmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken diğer önemli nokta bu görevleri çocuğun yerine getirmesi için beklemektir. Diğer bir deyişle, onun yerine getirebileceği bu sorumlulukları onun adına almamaktadır. Sorumluluk alınmaz, verilir. Benzer olarak evde geçerli olacak bazı kurallar koyulmalıdır. Bu kuralların net ve anlaşılır olmasına özen gösterilmelidir. Koyulan kuralla ilgili çocuğun fikri alınmalıdır. Çocuğun fikri alındığında ve ortak bir karar verildiğinde onun bu kurala uyma ihtimali de artar. Buna ek olarak, çocuğu sevdiği ve ilgi duyduğu bir aktiviteye yönlendirmek önemlidir. Burada çocuk spor yapmayı seviyorsa onu spora yazdırmak, eğer müzik aleti çalmaya ilgi duyuyorsa müzik kursuna gitmesi için desteklemek iyi olacaktır.
Bunların yanında çocuğun olumlu özelliklerini ve gerçekleştirmiş olduğu olumlu davranışları ebeveynin fark etmesi ve ödüllendirmesi önemlidir. Ödül her zaman maddi bir şey olmak zorunda değildir. Burada çocuk olumlu bir davranış sergilediğinde ona teşekkür etmek, onu takdir etmek ve onu destekleyecek cümleler kurmak sürece olumlu katkı sağlar.
Klinik Psikolog Nazlı Ağın Aydın, madde bağımlılığı ile karşı karşıya kalan gençlere destek olabilecek cümlelere şunları örnek gösteriyor:
Zorlu bir süreç yaşıyorsun. Tedaviye adım attığın için çok teşekkür ederim. Bu süreçte ihtiyacın olduğu her an seni dinlemeye hazırım.
Seni seviyorum ve önemsiyorum. Tedavi sürecinde yanındayım.
Kullanmadığını söylüyorsun. Sana inanıyorum. Fakat kendi kaygılarımla başa çıkamıyorum. Bu kaygılarımı seninle de paylaşmak isterim.
Bugün yorgun görünüyorsun. Nasılsın? Günün nasıl geçti? Paylaşmak ister misin?
Ben sana ulaşamadığım zaman endişeleniyorum. Eve geç geldiğin zaman merak ediyorum. Nerede olduğunu ve eve kaçta geldiğini bana haber verir misin?
Bu sıralar mutsuz ve düşünceli olduğunu görüyorum. İyi hissetmen için benim yapabileceğim bir şey var mı?
Ebeveynlerin olarak hoşuna gitmeyen bazı davranışlarımız olabilir. Seni rahatsız eden bu davranışları bizimle paylaşırsan birlikte neler yapabiliriz bakmak isteriz.
Bu hafta sonu baban ve ben seninle birlikte sinemaya gitmek istiyoruz. Ne dersin?
Seninle birlikte vakit geçirmek ve boş zamanlarımızı birlikte değerlendirmek istiyoruz. Nasıl bir aktivite yapmak hoşuna gider?
Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümünde yüksek şeref öğrencisi olarak tamamlamıştır. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde yüksek lisansa başlamış ve yüksek lisansı devam ederken özel gereksinimli çocuklar ve aileleriyle birlikte çalışmıştır. Özel bir psikiyatri kliniğinde, çocuk/ergen, yetişkin ve aile alanında danışan görmüştür. Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde alkol, madde, tütün, kumar ve internet bağımlılığı alanında çalışmalarına devam etmektedir. YEDAM bünyesinde internet bağımlılığına müdahale alanında faaliyet gösteren programın geliştiricileri arasında yer almakta ve programın eş koordinatörlüğünü yürütmekte, temel bağımlılık ve internet bağımlılığıyla ilgili eğitimler vermektedir. Aydın’ın mesleki ilgi alanları arasında alkol/madde, internet ve akıllı telefon bağımlılığı konuları yer almaktadır.