Makaleler
sigarayi-birakmak-bir-karar-degil.jpg

“Sigarayı Bırakmak Bir Karar Değil, Bir Süreçtir”

“Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, profesyonel destekle yönetilebilen bir sağlık sorunudur. Bu gerçeği kabul etmek, bırakma yolculuğunun ilk ve en önemli adımıdır” diyen YEDAM Klinik Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Bozdoğan ile YEDAM Tütün Bırakma Programı’nın detaylarını ve sigarasız yaşamın sağlayacağı sağlıklı, özgür ve kaliteli yaşama ulaşmanın yollarını konuştuk.

YEDAM Tütün Bırakma Programı nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Diğer sigara bırakma hizmetlerinden hangi yönleriyle ayrılıyor?
Tütün kullanımı, bugün dünyada önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Pek çok kişi sigarayı bırakmak istese de bunu tek başına başarmakta zorlanıyor. Aslında sigarayı bırakmak yalnızca nikotini bırakmak değil; yıllar içinde oluşmuş alışkanlıkları, düşünce kalıplarını ve günlük yaşam rutinlerini de değiştirmeyi gerektiriyor. İşte YEDAM Tütün Bırakma Programı tam da bu noktada devreye giriyor.

Programımızın temel amacı yalnızca bireyin sigarayı bırakmasını sağlamak değil, sigarasız yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu psikososyal desteği sunmaktır. Çünkü bağımlılığı yalnızca fiziksel bir süreç olarak değerlendirmiyoruz. Tütün bağımlılığı; biyolojik, psikolojik, davranışsal ve sosyal yönleri olan çok boyutlu bir durumdur. Bu nedenle müdahalelerimizi de bütüncül bir yaklaşımla planlıyoruz.

YEDAM'da hizmetler tamamen ücretsiz olarak sunuluyor ve 12 yaş üzerindeki tüm bireyler programdan yararlanabiliyor. Görüşmeler hem yüz yüze hem de çevrim içi gerçekleştirilebildiği için Türkiye'nin birçok noktasından hizmete erişim mümkün oluyor. Program, tütün bağımlılığı konusunda eğitim almış uzman psikologlar, klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları tarafından yürütülüyor.

YEDAM'ı benzer hizmetlerden ayıran en önemli özelliklerden biri ise uzun dönemli takip yaklaşımıdır. Pek çok sigara bırakma programı bırakma günüyle veya kısa süreli kontrollerle sınırlı kalırken, YEDAM'da danışanlarımız sigarayı bıraktıktan sonra da bir yıl boyunca düzenli olarak takip edilmektedir. Çünkü bizim için başarı yalnızca sigarayı bırakmak değil, bırakmayı sürdürebilmektir. Bugüne kadar elde ettiğimiz deneyim de bunu doğruluyor. 2020-2025 yılları arasında yalnızca tütün bağımlılığı nedeniyle 21 bini aşkın kişi YEDAM'a başvurmuştur. Bu sayı, toplumda psikososyal desteğe duyulan ihtiyacın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.

Programa kimler başvurabiliyor? İlk görüşmede danışanı nasıl değerlendiriyorsunuz?
YEDAM Tütün Bırakma Programı’na sigarayı bırakmak isteyen veya bırakma konusunda destek almak isteyen 12 yaş ve üzerindeki herkes başvurabiliyor. Bireyin daha önce kaç kez bırakmayı denemiş olması, ne kadar sigara kullandığı ya da bağımlılık düzeyi hizmet almasına engel oluşturmuyor. Çünkü her danışanın değişime hazır oluş düzeyi ve ihtiyaçları birbirinden farklıdır.

İlk görüşme yaklaşık 45 dakika sürüyor ve aslında tüm müdahale sürecinin temelini oluşturuyor. Bu görüşmede yalnızca "Günde kaç sigara içiyorsunuz?" sorusuna cevap aramıyoruz. Danışanın sigarayla kurduğu ilişkiyi anlamaya çalışıyoruz. Günün hangi saatlerinde sigara içiyor? Hangi duygular sigara isteğini artırıyor? Daha önce bırakmayı denedi mi? Başarılı olduğu dönemler oldu mu? Tekrar başlamasına neden olan faktörler nelerdi? Bunların tamamı ayrıntılı biçimde değerlendiriliyor.

Bu değerlendirmede Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi uygulanıyor. Böylece bireyin nikotin bağımlılığı düzeyi bilimsel olarak belirleniyor ve sonuçlar danışanla birlikte değerlendiriliyor. Bunun yanında Tütün Kullanımını Değerlendirme Formu doldurularak ayrıntılı anamnez alınıyor. Böylece her danışan için standart değil, kişiye özel bir müdahale planı oluşturuluyor.

Programda sadece sigarayı bırakmaya mı odaklanıyorsunuz, yoksa davranış değişikliği üzerine de çalışıyor musunuz?
Aslında bizim odak noktamız sigarayı bırakmaktan çok daha fazlası. Çünkü sigara yalnızca nikotin bağımlılığı değildir. Çoğu zaman stresle baş etme yöntemi, günlük rutinin bir parçası, sosyal ilişkilerin eşlikçisi ya da duyguları düzenleme aracı hâline gelebiliyor.

Bu nedenle yalnızca "sigarayı bırakın" demek sürdürülebilir bir çözüm üretmiyor. YEDAM'da danışanlarımızla öncelikle sigara kullanımını sürdüren düşünce, duygu ve davranış döngüsünü anlamaya çalışıyoruz. Hangi durumlarda sigara içme isteği artıyor? Sabah kahvesiyle birlikte mi? İş çıkışında mı? Öfkelendiğinde mi? Kaygılandığında mı? Yoksa sadece alışkanlık olduğu için mi? Bu soruların cevaplarını birlikte keşfediyoruz.

Ardından sigaranın yerine sağlıklı baş etme yöntemleri geliştirmeye çalışıyoruz. Böylece danışan yalnızca sigarayı bırakmıyor; aynı zamanda sigarasız yaşamını sürdürebilecek yeni beceriler de kazanıyor. Program boyunca bireylere tütün kullanımının fiziksel ve psikolojik etkileri, bırakma sonrasında karşılaşabilecekleri güçlükler ve bırakmanın sağlayacağı kazanımlar hakkında bilgi veriliyor. Ancak bu bilgiler tek başına aktarılmıyor; danışanın kendi yaşamıyla ilişkilendirilerek anlamlandırılması sağlanıyor. Bizim için gerçek başarı, bireyin sigarayı hayatından çıkarmasının yanında yeni ve sağlıklı bir yaşam biçimi oluşturabilmesidir.

Tütün Değişim Defteri nedir? Danışanın bırakma sürecine nasıl katkı sağlıyor?
Tütün Değişim Defteri, YEDAM'ın en önemli müdahale materyallerinden biridir. Çünkü davranış değişikliği yalnızca görüşme odasında gerçekleşmez. Asıl değişim, danışanın günlük yaşamında başlar. Bu nedenle danışanlarımız görüşmeler arasında da aktif olarak sürecin içinde kalırlar.

Defter üç temel bölümden oluşuyor. İlk bölümde bireyin değişime hazır oluşu değerlendiriliyor. İkinci bölümde sigara kullanımına eşlik eden düşünce ve duygular üzerinde çalışılıyor. Son bölümde ise sigarayı bıraktıktan sonra yeniden başlamayı önlemeye yönelik stratejiler yer alıyor.

Danışanlarımız bu defter aracılığıyla sigara içme isteklerini, tetikleyici durumları, başarılı olduğu anları ve zorlandığı süreçleri kayıt altına alıyor. Böylece bir sonraki görüşmede yalnızca "Nasıl geçti?" diye konuşmuyoruz; somut gözlemler üzerinden birlikte değerlendirme yapabiliyoruz.

Bu yaklaşım danışanın kendi değişimini fark etmesini de kolaylaştırıyor. Çoğu zaman bireyler küçük ilerlemelerini gözden kaçırabiliyor. Defter ise bu gelişmeleri görünür kılarak motivasyonun korunmasına katkı sağlıyor.

Sigarayı bırakma günü nasıl belirleniyor? Danışan neden bu sürece hazırlanıyor?
Toplumda sigarayı bırakmanın çoğu zaman ani bir kararla gerçekleştiği düşünülüyor. Oysa bilimsel çalışmalar bunun her zaman böyle olmadığını gösteriyor. Kalıcı bırakma çoğu zaman planlı bir hazırlık sürecini gerektiriyor.

YEDAM'da danışanlarımızdan öncelikle kendileri için gerçekçi bir bırakma tarihi belirlemelerini istiyoruz. Bu tarih uzman tarafından belirlenmiyor; danışanla birlikte planlanıyor. Çünkü değişimin en önemli belirleyicisi kişinin kendi kararıdır. Belirlenen tarihe kadar geçen süre hazırlık dönemi olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte birey sigara kullanımını gözlemliyor, kullanım takvimi oluşturuyor, tetikleyicilerini tanıyor ve bırakma günü karşılaşabileceği zorluklara yönelik stratejiler geliştiriyor. Ayrıca danışan ile uzman arasında bırakma sürecine ilişkin karşılıklı bir sözleşme yapılıyor. Bu sözleşme, bireyin değişime olan bağlılığını güçlendiren sembolik ancak önemli bir adımdır.

Bazen danışan belirlediği tarihte sigarayı bırakamayabiliyor. Biz bunu başarısızlık olarak değerlendirmiyoruz. Aksine, bu durum bize hangi alanlarda daha fazla destek gerektiğini gösteriyor. Yaşanan güçlükler birlikte analiz ediliyor, yeni bir bırakma tarihi belirleniyor ve süreç kaldığı yerden devam ediyor. Çünkü bağımlılık tedavisinde önemli olan tek bir deneme değil; vazgeçmeden yeniden başlayabilmektir. YEDAM'ın yaklaşımı da tam olarak bu anlayış üzerine kuruludur.

Bir kişi sigarayı bırakamazsa süreç sona mı eriyor?
Kesinlikle hayır. Aslında bağımlılık alanında en sık karşılaştığımız yanlış inanışlardan biri, “Bir kez bırakamadıysam artık başaramam” düşüncesidir. Oysa bilimsel çalışmalar da klinik deneyimlerimiz de bunun doğru olmadığını gösteriyor. Tütün bağımlılığı kronik seyir gösterebilen bir durumdur ve bırakma sürecinde zaman zaman yeniden kullanım yaşanabilir. Önemli olan bu durumu bir başarısızlık olarak değil, sürecin doğal bir parçası olarak değerlendirebilmektir.

YEDAM'da danışanlarımızla çalışırken bunu en başından konuşuyoruz. Çünkü yeniden sigara kullanmaya başlanması, kişinin değişim isteğinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Çoğu zaman bu durum; yeterince hazırlık yapılmayan tetikleyici bir ortam, yoğun stres, sosyal baskı ya da beklenmedik yaşam olaylarıyla ilişkilidir. Bu nedenle yeniden kullanımın nedenlerini birlikte analiz ediyor, danışanın güçlü yönlerini yeniden hatırlatıyor ve yeni bir bırakma planı oluşturuyoruz.

Programın en dikkat çekici yönlerinden biri bir yıl boyunca yapılan telefon takipleri. Bu takipler neden bu kadar önemli?
Bağımlılık tedavisinde ilk günler kadar sonraki aylar da büyük önem taşır. Birçok kişi sigarayı bırakmayı başarır; ancak bırakmayı sürdürmek çok daha zor olabilir. Bu nedenle YEDAM Tütün Bırakma Programı'nın en ayırt edici özelliklerinden biri, danışanların yalnız bırakılmamasıdır. Program kapsamında sigarayı bırakan danışanlarla belirli aralıklarla telefon görüşmeleri gerçekleştiriliyor. Bu görüşmeler yalnızca “Sigara içiyor musunuz?” sorusunu sormaktan ibaret değildir. Danışanın yaşamındaki değişiklikler, karşılaştığı güçlükler, sigara isteğinin hangi durumlarda arttığı, motivasyonunun nasıl sürdüğü ve ihtiyaç duyduğu yeni destekler ayrıntılı olarak değerlendiriliyor.

Bu takip sistemi sayesinde olası riskler erken dönemde fark edilebiliyor. Örneğin iş değişikliği, aile içi stres ya da yoğun kaygı gibi durumlar yeniden sigara kullanımını tetikleyebiliyor. Düzenli temas kurulduğunda ise bu riskler büyümeden müdahale edilebiliyor.

Programın başarı oranı oldukça dikkat çekiyor. Bir yıllık takip sonuçları bize ne söylüyor?
Sigarayı bırakma programlarını değerlendirirken yalnızca bırakma gününe bakmak yeterli değildir. Asıl önemli olan, kişinin haftalar ve aylar sonra da sigarasız yaşamını sürdürebilmesidir. Bu nedenle YEDAM'da etkililik değerlendirmeleri belirli zaman noktalarında yapılan sistematik takiplerle gerçekleştirilmektedir.

Programdan elde edilen bulgular, düzenli psikososyal destek alan bireylerin önemli bir bölümünün sigarasız yaşamlarını sürdürebildiğini göstermektedir. Özellikle bırakma sonrasında düzenli görüşmelere katılan ve takip sürecini tamamlayan danışanlarda başarı oranlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu durum, davranış değişikliğinin sürekliliğinde düzenli izlemin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Bir başka dikkat çekici bulgu ise bırakma sürecinin yalnızca nikotin yoksunluğunun yönetilmesinden ibaret olmamasıdır. Danışanların stres yönetimi becerilerinin gelişmesi, tetikleyicileri tanımaları, sosyal destek kaynaklarını güçlendirmeleri ve yeni yaşam alışkanlıkları kazanmaları uzun dönem başarı üzerinde belirleyici rol oynamaktadır.

Bu nedenle YEDAM'da başarı, yalnızca “Sigarayı bıraktı” ifadesiyle değil; kişinin bir yıl boyunca sigarasız yaşamını sürdürebilmesi, yeniden başlamaya neden olabilecek risklerle baş edebilmesi ve yaşam kalitesindeki artışla birlikte değerlendirilmektedir.

Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025 bulgularımızda da belirttiğimiz üzere YEDAM'ın düzenli takip modelinin bırakma davranışının sürdürülmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Buna göre, ilk takip görüşmesinde danışanların %64,5'i tütün kullanmadığını bildirirken, 12 aylık takip sonunda bu oran %84,8'e yükselmektedir. Bu sonuç, uzun dönemli psikososyal desteğin kalıcı davranış değişikliğini güçlendirdiğine işaret ediyor.

Bugün bu röportajı okuyan ve sigarayı bırakmak isteyen bir kişiye ilk öneriniz ne olur?
Sigarayı bırakmak isteyen herkese ilk önerim, bunu tek başına mücadele edilmesi gereken bir süreç olarak görmemeleridir. Toplumda hâlâ sigarayı bırakmanın yalnızca irade gücüyle mümkün olduğu yönünde yaygın bir inanış var. Oysa bağımlılık bir irade zayıflığı değil, profesyonel destekle yönetilebilen bir sağlık sorunudur. Bu gerçeği kabul etmek, bırakma yolculuğunun ilk ve en önemli adımıdır.

İkinci önerim ise kendinize karşı sabırlı olmanızdır. Bırakma sürecinde zaman zaman zorlanabilirsiniz. Nikotin yoksunluğu, sigara isteği veya alışkanlıkların değişmesi ilk günlerde güçlük oluşturabilir. Ancak bu belirtiler geçicidir. Kalıcı olan ise sigarasız yaşamın sağlayacağı sağlık, özgürlük ve yaşam kalitesidir.

Bugüne kadar binlerce danışanımızın yaşamında bu değişime tanıklık ettik. Sigarayı bıraktıktan sonra nefes almanın kolaylaştığını, çocuklarıyla daha rahat oyun oynayabildiğini, merdiven çıkarken yorulmadığını ya da yıllardır ilk kez kendisini gerçekten özgür hissettiğini söyleyen danışanlarımız oldu. Bu geri bildirimler bize şunu gösteriyor: Sigarayı bırakmak yalnızca bir alışkanlığı sonlandırmak değil, yaşamın kontrolünü yeniden ele almaktır. YEDAM olarak hedefimiz de yalnızca sigarayı bıraktırmak değil, bireyin sigarasız yaşamını güvenle sürdürebilmesini sağlamaktır.