Makaleler
duman-altindan-dumansiz-hava-sahasina.jpg

Duman Altından Dumansız Hava Sahasına: Türkiye’nin Tütünle Mücadelesi

Otobüslerde, restoranlarda hatta hastanelerde sigara içilen günleri hatırlar mısınız? Şimdi Yeşilçam’ın nostaljik filmlerinde kalan o duman altı yerlerin tamamı dumansız hava sahası. Bu dumansız hava sahaları kolay bir sürecin kazanımı değil. Aksine adım adım, kararlılıkla büyüyen, nesillerin temiz nefes alabilmesi adına titizlikle yürütülmüş bir mücadelenin sonucu.

Bugün pek çoğumuzun doğal karşıladığı bu değişim, bir zamanlar imkânsız gibi görünüyordu. Önyargılar ve kalıplaşmış birtakım fikirler dilden dile yayılıyor ve belki de insanların çoğu sonucun bu noktaya geleceğini tahayyül edemiyordu. Ancak beklendiği gibi olmadı. Sigara yok diye restoranlar ya da kafeler boş kalmadı. Turizm bu sebeple zarar görmedi ya da söylendiği gibi insanlar bu mücadeleyi desteksiz bırakmadı. Aksine toplum dumansız ortamları benimsedi; temiz hava, ayrıcalık değil herkes için temel bir hak olarak kabul gördü.

Ülkemizin bu alandaki mücadelesinin tarihçesini kısaca özetlemek faydalı olacaktır. Bu mücadeledeki en önemli adımlardan biri 1996 yılında dumansız hava sahasının hukuki temeli kabul edilen, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ile atıldı; bu kanunla başta toplu taşıma araçları olmak üzere sağlık ve eğitim kurumları gibi birçok kamusal alanda sigara kullanımına önemli sınırlamalar getirildi. Türkiye’nin tütün kontrolündeki en önemli dönüm noktası ise 2008 yılında gerçekleşti. 4207 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin 19 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe girmesiyle kapalı kamu alanları, iş yerleri, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, toplu taşıma araçları ve eğlence mekânları dâhil olmak üzere tüm kapalı alanlarda sigara kullanımı yasaklandı. Bu tarih, pasif etkilenimin azaltılması ve temiz hava hakkının korunması açısından önemli bir dönüm noktasıdır. İhlaller karşısında uygulanacak idari yaptırımlar açık biçimde tanımlanarak hukuki altyapı güçlendirilmiş ve böylece dumansız hava sahası uygulaması ulusal çapta daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuştur. 2013’te 4207 sayılı Kanun’un bazı maddelerinde değişiklik yapıldı. Değişiklikle hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere toplu taşıma araçları kanun kapsamına alınmış ve tütün içermeyen ancak tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü tütün ürünü Kanun'un benimsediği "tütün ürünü" tanımına dâhil edildi.

4207 sayılı Kanunun toplumsal kabulünü artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından “Dumansız Hava Sahası Kampanyası” yürütüldü ve kampanya özellikle 2008–2012 Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı döneminde dört aşamalı bir iletişim stratejisi çerçevesinde uygulandı. İlk aşamada siyasetçiler, sanatçılar ve kanaat önderleri aracılığıyla kamuoyuna destek mesajları verildi; ikinci aşamada tütün kullanımının sağlık üzerindeki zararlarına yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıldı; üçüncü aşamada sigaraya bağlı hastalıklarla mücadele eden gerçek kişilerin deneyimleri kamuoyuyla paylaşıldı; son aşamada ise dumansız hava sahası uygulamasının elde ettiği başarılar ve olumlu sonuçlar vurgulandı. Bu iletişim stratejisi, toplumun sigara yasağına uyumunu artırdı ve uygulamanın sürdürülebilirliğine önemli katkı sağladı. Türkiye “Dumansız Hava Sahası” girişimiyle, 2008-2012 yılları arasında Dünya Sağlık Örgütünün tütün kontrolü için geliştirdiği MPOWER stratejilerini başarıyla uygulayan ülkeler arasında yer aldı. Bununla birlikte Yeşilay ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen Yeşil Dedektör uygulaması, kapalı alanlarda sigara yasağı ihlallerinin vatandaşlar tarafından kolaylıkla bildirilebilmesini sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Uygulama, 31 Mayıs 2016 Dünya Tütünsüz Günü'nde kamuoyuna tanıtıldı ve vatandaşların ihlalleri doğrudan yetkili mercilere iletebildiği önemli bir sivil katılım mekanizması olarak tütün kontrolü politikalarına katkı sundu. Böylece dumansız hava sahası uygulamalarında denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumun sürece aktif katılımının teşvik edilmesi hedeflendi.

Aradan yıllar geçti ve dumansız hava sahası uygulamalarında hem halk sağlığı hem de toplum sağlığı açısından önemli kazanımlar elde edildi. Pasif tütün dumanına maruziyetin azalması, kalp ve solunum yolu hastalıklarında görülen olumlu gelişmeler, kapalı alan hava kalitesinin iyileşmesi ve özellikle çocuklar ile çalışanların daha sağlıklı ortamlarda bulunabilmesi bu kazanımların başında geliyor. Aynı zamanda tütün kullanımının sosyal kabulünün azalması, gençlerin sigaraya başlamasını önleyici önemli çevresel faktörlerden biri olarak değerlendirilmeli.

Tüm bunlarla birlikte tütünle mücadelenin hiçbir alanda hız kesmediğini de eklemek gerek. Nitekim bu yılın başında dile getirilen yeni düzenleme taslağı topyekûn mücadelenin devam edeceğine dair büyük bir gösterge oldu. Taslak düzenlemelere göre, tütün kontrolü mevzuatını ihlal edenlere uygulanacak idari para cezalarının mevcut tutarlarının 100 katına kadar artırılması öngörülmekte. Ayrıca sigara satışının yalnızca elektronik doğrulama sistemleri aracılığıyla yapılması ve böylece sigara satışında nakit ödeme uygulamasının sona erdirilmesi hedefler arasında.

Taslakta yer alan dikkat çekici düzenlemelerden biri de uzun vadeli tütün kontrolü vizyonu. Buna göre, 1 Ocak 2040 tarihinden itibaren tütün ürünlerinin satışı ve tüketime sunulmasının tamamen sonlandırılması hedefleniyor. Bu yaklaşım, tütünsüz bir toplum hedefi doğrultusunda geliştirilen en iddialı politika önerilerinden biri olarak gözüküyor.

Öte yandan, sigara tüketiminin belirli alanlarla sınırlandırılması amacıyla sağlık kuruluşları, yükseköğretim kurumları, kamu kurumları, özel hukuk kişilerine ait eğlence ve ikram hizmeti sunan tesisler ile plajlarda tütün ürünlerinin tüketimine mahsus özel alanlar oluşturulması öngörülüyor. Bu alanlara 18 yaşından küçüklerin girişine izin verilmeyecek; çocuk oyun alanları ile spor faaliyetlerinin gerçekleştirildiği alanlarda ise tütün ürünlerinin tüketimi tamamen yasaklanacak.

Taslak düzenlemelerin, tütün kontrolü tedbirlerinin elektronik sigaralar ve diğer elektronik nikotin ürünlerini kapsaması da oldukça önemli. Çünkü endüstri yeni ürünlerle kendine yeni kurbanlar ararken klasik sigara formatına alternatif pek çok yol bulabiliyor. İki yıl içerisinde hayata geçirilmesi hedeflenen uygulamalar arasında sigara satışında nakit ödemenin kaldırılması da 2040 hedefi kapsamında ciddi bir adım olacak.

Türkiye, bugüne dek yaptığı ve yakın gelecekte yapmayı hedeflediği tütün mücadelesiyle kararlılıkla ilerliyor. Bu sürecin bize gösterdiği en kritik hususlardan biri şu: Devlet-toplum iş birliğiyle yapılan hiçbir çaba boşa gitmiyor. Halk sağlığını koruyan güçlü politikalar, ilk ortaya atıldıklarında çoğu zaman zor, hatta imkânsız gibi gözüküyor ancak bilimsel kanıtlar, kararlı siyasi irade ve toplumsal destek bir araya geldiğinde, dünün alışkanlıkları bugünün kabul edilemez davranışlarına dönüşebiliyor. Duman filmlere, sağlık gelecek nesillere kalıyor.