Makaleler
kampuslerde-baslayan-dumasiz-gelecek.jpg

Kampüslerden Başlayan Dumansız Gelecek

Dumansız Kampüs Programı üniversitelerin kapalı alanlarında ve bu alanların eklentilerinde tütün ürünü kullanımının önlenmesi kriterine dayanıyor. Farkındalık, eğitim çalışmaları ve sigaraya bırakmak isteyenlere yönelik destek mekanizmalarını da içeren program ile üniversitelerde sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor.

Üniversite yılları; bireylerin yalnızca akademik hayatlarını değil yaşam tarzlarını ve gelecekteki sağlık davranışlarını da şekillendirdiği önemli bir dönemdir. Yeni başlangıçların, yeni çevrelerin ve yeni alışkanlıkların oluştuğu bu süreçte edinilen davranışlar, yaşamın ilerleyen dönemlerinde de etkisini sürdürebiliyor. Bu nedenle gençlerin sağlıklı tercihler geliştirebileceği, bilinçli kararlar alabileceği destekleyici yaşam alanlarının oluşturulması büyük önem taşıyor. Tütün kullanımı da gençlerin karşılaşabileceği önemli sağlık risklerinden biri olarak bu dönemde dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

TÜİK’in 2022 verilerine göre yetişkin nüfusta tütün kullanma oranı %32,1 düzeyinde. Üniversite öğrencilerinin de içinde bulunduğu genç yetişkin yaş grubunda ise bu oran yaklaşık %22,4. Bu veriler, üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını; aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenebileceği, koruyucu sağlık yaklaşımlarının yaygınlaştırılabileceği önemli yaşam alanları olduğunu ortaya koyuyor.

Tütün kullanımının etkileri yalnızca kullanan bireylerle sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonu ise tütün ürünü kullanmadığı hâlde tütün dumanına maruz kalan bireylerde görülüyor. Pasif maruziyet için güvenli bir eşik değer bulunmaması, ortak yaşam alanlarında koruyucu uygulamaların önemini artırıyor.

Üniversite kampüsleri; öğrencilerin, akademik ve idari personelin, ziyaretçilerin ve farklı paydaşların bir arada bulunduğu geniş yaşam alanlarını kapsıyor. Gençlerin günlerinin önemli bir bölümünü geçirdiği bu alanlarda sağlıklı bir çevrenin oluşturulması, bireysel sağlığın korunmasının yanı sıra toplum sağlığının güçlendirilmesine de katkı sağlıyor. Bu nedenle kampüslerde tütün kullanımının ve pasif maruziyetin önlenmesinin yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, toplumsal sağlığı destekleyen kurumsal bir yaklaşım olarak ele alınması gerekiyor.

Bu anlayışla Sağlık Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle Dumansız Kampüs Programı hayata geçirildi. Program; üniversitelerde tütün kullanımını ve pasif maruziyeti önlemeyi, tütün ürünlerini bırakmak isteyen öğrenci ve çalışanlara destek sunmayı ve tütünsüz yaşam kültürünü üniversitelerin kurum kültürünün kalıcı bir parçası hâline getirmeyi amaçlıyor.

Dumansız Kampüs yaklaşımı, tütün kullanan bireyleri bırakma sürecinde destekleyen, sağlıklı seçimleri güçlendiren ve farkındalığı artıran bir anlayış üzerine kurulu. Çünkü kalıcı bir değişim, yalnızca kurallarla değil bilgi, destek ve ortak sorumluluk bilinciyle mümkün oluyor. Bu kapsamda hazırlanan ve 4 Temmuz 2026 tarihinde lansmanı yapılan Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi, üniversitelere bu dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine ilişkin kapsamlı bir yol haritası sunuyor.

Rehber kapsamında üniversitelerin kapalı alanlarında ve bu alanların eklentilerinde tütün ürünü kullanımının önlenmesi temel kriterler arasında yer alıyor. Kampüs içerisinde açık alanlarda tütün kullanımına izin verilmesi durumunda ise bu alanların sınırlı sayıda oluşturulması, bina girişlerinden en az 20 metre uzaklıkta ve yoğun kullanılan bölgelerden ayrı konumlandırılması, pasif maruziyete yol açmayacak şekilde düzenlenmesi bekleniyor.

Dumansız Kampüs uygulamaları yalnızca fiziksel düzenlemelerle sınırlı değil. Üniversite sınırları içerisinde tütün ürünlerinin satışına izin verilmemesi, tütün ürünlerine yönelik reklam, tanıtım ve görünürlük faaliyetlerinin engellenmesi, üniversite araçlarında tütün kullanımının önlenmesi ve kampüs genelinde bilgilendirme çalışmalarının yürütülmesi de programın önemli adımları arasında bulunuyor.

Program, tütün kullanımını bırakmak isteyen öğrenci ve çalışanlara yönelik destek mekanizmalarını da kapsıyor. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden 7/24 ücretsiz danışmanlık alınabilirken, Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin 115 YEDAM Danışma Hattı ve illerdeki YEDAM merkezleri aracılığıyla psikososyal destek sunuluyor. “Bırakabilirsin” mobil uygulaması ise tütün kullanımını bırakma sürecinde bireylere rehberlik ediyor. Yasaklanmış alanlarda tütün ürünü kullanımına şahit olan kişiler ise ALO 184 SABİM hattı veya “Yeşil Dedektör” mobil uygulaması aracılığıyla bildirimde bulunabiliyor.

Dumansız Kampüs, aynı zamanda farkındalık ve eğitim çalışmalarını da merkeze alıyor. Üniversitelerin öğrenci ve çalışanlarına yönelik düzenli eğitimler gerçekleştirmesi, tütün kullanımının zararları konusunda bilinç oluşturması, bırakmak isteyen bireylere destek mekanizmaları sunması ve uygulamaları düzenli olarak takip etmesi programın temel unsurları arasında yer alıyor. Bu çalışmalar; 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü, 1-7 Mart Yeşilay Haftası, 19-24 Mayıs Sağlıklı Genç Haftası ve 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü gibi özel gün ve haftalarla da destekleniyor.

Bu süreçte öğrencilerin katılımı da büyük önem taşıyor. Rehber kapsamında üniversitelerde, mümkünse her fakültede bir Genç Yeşilay Kulübü oluşturulması ve öğrencilerin bağımlılıkla mücadele çalışmalarında aktif rol alması hedefleniyor. Öğrencilerin katkısıyla gelişen bu yapı sayesinde kampüslerde sağlıklı yaşam kültürü daha geniş bir etki alanına ulaşıyor.

Programın sürdürülebilirliği için üniversitelerde Dumansız Kampüs temsilcilerinin ve koordinasyon kurullarının oluşturulması, eylem planlarının hazırlanması, düzenli değerlendirmelerin yapılması ve çalışmaların izlenmesi önem taşıyor. Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi’nin 81 İl Valiliğine, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’ne gönderilmesiyle birlikte süreç, üniversitelerin kendi yapılarına uygun uygulamalar geliştirmesiyle ilerliyor.

Kapalı mekânlarda başlayan dumansız Türkiye yolculuğu, bugün üniversite kampüslerinde yeni bir aşamaya taşınıyor. Üniversitelerde oluşturulacak dumansız ortamlar, yalnızca bugünün öğrencilerini değil geleceğin yetişkin nüfusunu da olumlu yönde etkileyecek uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor.

Sağlıklı bir gelecek, bugünün yaşam alanlarında atılan adımlarla şekillenir. Kampüslerden başlayan dumansız gelecek; daha bilinçli topluluklar, daha sağlıklı nesiller ve tütünsüz bir yaşam kültürü için önemli bir adımı oluşturuyor. Üniversiteler, bu dönüşümün yalnızca uygulayıcısı değil aynı zamanda topluma yön veren öncü kurumları olarak mücadeledeki yerini alıyor.