Makaleler
Gençlerde-alkol.jpg

Gençlerde Alkol Yönelimini Fark Etmek ve Doğru İletişim Kurmak

Aileler çocuklarının alkol kullandığını fark ettiklerinde genellikle büyük bir hayal kırıklığı, inkâr veya öfke yaşarlar. Ancak çözüm, suçluluk duygusuna kapılmak yerine ailenin elindeki koruyucu dinamikleri devreye sokmaktan ve aile içi iletişim ağını güçlendirmekten geçiyor.

PSİKOLOG SALİM DUHAN KÖSEOĞLU / DENİZLİ YEDAM

Anne babalık, çocukları hem büyütmek hem korumak için çıkılmış bir yolculuk... Bu süreçte çocuklar özellikle ergenlik dönemine girdiklerinde, aileler için beklenmedik ve zorlayıcı süreçler başlayabiliyor.Tam da bu hassas dönemde, alkol yöneliminin sadece bireye özgü bir rahatsızlık değil, aksine tüm sistemi etkileyen bir aile hastalığı olduğunu unutmamak gerekiyor.

GÖRÜNMEZ SİNYALLER

Çocukları ve ergenleri alkol kullanımına iten ailesel risk faktörlerinin başında; aile içi çatışmalar, ebeveynlerin çocuklarına karşı yakınlık eksikliği özellikle de sevgi ve destekteki yetersizlik, zayıf iletişim ve etkisiz baş etme mekanizmaları geliyor. Ebeveynlerinden sevgi, şefkat ve destek gibi olumlu yaklaşımlar göremeyen; aksine duygusal soğukluğa ve ihmale maruz kalan çocuklar, alkol bağımlılığı açısından daha büyük bir risk altındadır.

Ergenlik dönemi, nörobiyolojik olarak beynin ödül merkezinin çok aktif olduğu, buna karşın karar verme, odaklanma, dürtü kontrolü, planlama ve sosyal davranışların düzenlenmesi gibi yüksek düzey bilişsel işlevlerden sorumlu prefrontal korteks gelişiminin henüz tamamlanmadığı bir evredir. Bu durumu, motoru çok güçlü ama fren sistemi henüz tam oturmamış bir spor arabaya benzetebiliriz. Bu hassas süreçte gençlerin dünyasındaki en büyük risklerden biri de akran baskısı ve akranları tarafından kabul görme arzusudur.

Gençlerde alkol yöneliminin ilk habercileri genellikle sosyal yaşam ve davranış ritmindeki keskin değişimlerdir. Gencin yıllardır görüştüğü arkadaş çevresini aniden terk ederek ailesinden gizlediği yeni bir gruba dâhil olması, bu sürecin en somut işaretlerinden biridir. Bu sosyal kopuşa paralel olarak; sıradan sorulara bile yıkıcı öfke patlamalarıyla karşılık vermek, eski hobilerine karşı ilginin tamamen kaybolması ve çok kısa sürede yaşanan uç duygu durum dalgalanmaları dikkat çekicidir. Akademik alanda ders notlarının ani düşüşü ve okul devamsızlıklarının artması, kişisel öz bakımın ihmal edilmesi ve açıklanamayan para ihtiyaçlarındaki artış gibi sinyaller, ebeveynler için dikkatle takip edilmesi gereken birer uyarı niteliği taşır.

DEMOKRATİK EBEVEYNLİK VE ŞEFKATLİ SINIRLAR

Alkol bağımlılığı riskini azaltmada ebeveynlik stillerinin rolü büyüktür. Reddedici ya da aşırı baskıcı aile ortamlarının aksine, demokratik ebeveynlik tarzı çocukları riskli davranışlardan korur. Bu modelde ebeveynler, çocuklarına sevgi ve sıcaklıkla yaklaşırken aynı zamanda net kurallar koyar ve bu kuralların mantıklı gerekçelerini açıklar. Çocuğa güvenmeyip sürekli baskı kuran "dedektiflik" çabaları genci korumaz; aksine onu daha iyi yalan söylemeye ve aileden uzaklaşmaya iter.

Çocuğu asıl koruyan faktör; yargılanma korkusu yaşamadan gününü, duygularını ve hislerini kendi isteğiyle paylaşabildiği güvenli ve şefkatli ev ortamıdır. Kabul, ilgi ve sıcaklıkla örülen şefkatli sınırlar, çocukların alkol yönelimi gibi problem davranışlardan uzak durması konusunda en güçlü dayanak noktasıdır. Ailece birlikte geçirilen ortak zaman dilimleri ve özellikle aile yemekleri, çocukların yargılanma kaygısı taşımadan ebeveynleriyle bağ kurabileceği en verimli anlardır. Sağlıklı bir aile içi iletişim, yalnızca kelimelerin yüzeysel anlamlarını çözmek değil; algı ve empati yeteneğini kullanarak çocuğun satır aralarındaki duygularını da hissedebilmektir.

Çocuklarda alkol kullanımını önlemek amacıyla onlarla alkolden neden uzak durmaları gerektiği konuşulurken asla korkutma taktiklerine başvurulmamalıdır. Örnekler abartılmadan, alkol kullanımının getireceği doğrudan ve somut sonuçlar üzerinde durulmalıdır. Ebeveynlerin çocuklarıyla konuşması son derece önemli olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. Çocuğun alkole ve çevresel uyaranlara karşı koyabilmesi için ev ortamında pratik ve somut adımlar da atılmalıdır. Bu noktada ebeveynlerin sergileyeceği aktif ve destekleyici tutumlar, çocukların erken yaşta alkol kullanımının engellenmesi konusunda ailelere çok büyük bir koruyucu güç sağlar.

KRİZ YÖNETİMİ VE DEĞİŞİM SÜRECİ

Ebeveynler, çocuklarının alkol kullandığı gerçeğiyle doğrudan karşı karşıya kaldıklarında rasyonel bir kriz yönetimine ihtiyaç duyarlar. Çocuk eve alkolün etkisinde geldiğinde öfkeyle üzerine gitmek büyük bir hatadır; çünkü çocuk o an sağlıklı bir muhakeme yapamaz ve inatlaşmaya son derece açık olur. Bu nedenle ciddi konuşmaları bir sonraki güne, yani gencin sağlıklı düşünebildiği ve sakin olduğu bir zamana ertelemek en doğru seçenektir.

Unutulmamalıdır ki değişim her zaman kolay ve hızlı gerçekleşmez. Böyle zorlu bir süreçte bile bir aile olarak yapılabilecek çok şey vardır. Fazla baskı kurmamak bu dönemde atılacak en kritik adımlardan biridir; çünkü aşırı baskının çocuğu davranışlarında inat etmeye yönlendirebileceği unutulmamalıdır. Gencin, alkol kullanımına bağlı olarak yaşayacağı olumsuz deneyimlerin sonuçlarına katlanmasına ve sorumluluğunu üstlenmesine olanak tanımak da değişimi kolaylaştıran yollardandır. Yaşanılan zor durumlar ve bu durumların getirdiği doğal sonuçlar, değişimin neden gerekli olduğunu çocuklara doğal bir süreçle anlatır.

Bu süreçte başvurulabilecek diğer bir yöntem ise "zarar azaltma" yaklaşımıdır. Alkol alınan günleri kısıtlamak veya verilen harçlığı kontrol altında tutmak gibi sınırlandırıcı adımlar, alkol alımını sınırlamada yardımcı olabilir. Lakin bu değişimin birden değil, kademeli olarak yapılması gerekir. Sürecin hiçbir aşamasında gence sürekli söylenmek veya nasihat etmek bir işe yaramayacaktır; bunun yerine bu durumun sizi ne kadar mutsuz ettiğini ve endişelendirdiğini ona samimi bir şekilde hissettirmek çok daha dönüştürücü ve kalıcı bir etki yaratacaktır.

ŞEFKAT, SINIRLAR VE GÜVEN

Bağımlılık, aile sistemindeki çatlaklardan beslenen bir sorun olsa da çözümü de yine o sistemin şefkatinde saklıdır. Güçlü bir aile içi iletişim zemininde, şefkatli sınırlarla ve demokratik bir yaklaşımla büyüyen gençler, dış dünyadaki riskli limanlara sığınma ihtiyacı duymazlar. Çocuklara ve gençlere sürekli rehberlik etmek, somut adımlarla her an yanlarında olduğunuzu hissettirmek, sağlıklı yarınların en büyük teminatıdır.