- Pornografinin Gerçek Olmadığı Bilinmeli
- Pornografi, Bireyin ve Toplumun Dengesini Bozuyor
- Erken Yaşta Pornografi Maruziyeti Cinsel Suça Kadar Uzanan Sonuçlara Yol Açabilir
- Pornografi, Bireylerin ‘Normal’ Beden Algısını Bozabiliyor
- Pornografi Kullanımı Cinsel Yaşama Zarar Veriyor
- En Büyük Endişem, Pornografinin Cinsel Normları ve Senaryoları Değiştirmesi
- Ergenlerle İlgili Çalışmalar Gelecekte En Önemli Araştırma Alanları Olacak
- Oyun ve Pornografi: Dijital Dünyada Bağımlılığın Kesişen Yolları
- Pornografi Bağımlılığı, Tanıdık Özellikler Taşıyan Yeni Bir Bağımlılık Türü
- Sağlıklı Toplumun Temeli Halk Sağlığından Geçiyor
- Prof. Dr. Mustafa Taşdemir: “Bağımlılık, Sosyal Bulaşma Yoluyla Yayılıyor”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Dumansız Hava Sahası Bir Halk Sağlığı Politikasıdır”
- Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin: “Sağlık Okuryazarlığı Bağımlılıklara Karşı En Güçlü Koruyucu Zırhtır”
- YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Alptekin Tekedereli: “Sosyal Hizmet Uzmanları Bağımlılıkla Mücadelede Kritik Bir Rol Üstleniyor”
- Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber: “Çocukların Güçlenmesi İçin Zorlanmalarına Müsaade Etmeliyiz”
- Bağımlılıkların Türkiye Ekonomisine Yıllık Yükü: 78 Milyar Dolar
- Bağımlılıklarla Mücadele Hekimlerin Desteğiyle Daha da Güçlü
- Hukukun Gücüyle Bağımlılıklara Karşı: Yeşilay Hukukçuları
- Gıda Güvenliği ve Bağımlılık Riski Taşıyan Gıdalar
- Dijitalle Başa Çıkın!
- Dijital Medya ve Oyun Bağımlılığına Karşı Küresel Mücadele
- Dr. Daniel Spritzer: “Oyun Tasarımcısının Amacı Eğlence Olmalı, Bağımlılık Değil”
- Klinik Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu: “Oyun Bağımlılığıyla Mücadelede Kültürel Duyarlılık Hayati Önemde”
- Prof. Dr. Yavuz Samur: “Doğru Tasarlanmış Oyun Çocuğa Pek Çok Beceri Kazandırır”
- YEDAM’dan Oyun Bağımlılığına Bütüncül Yaklaşım
- Dijital Oyun Araştırmaları ve Bir Çözüm Arayışı “Çocuk Dostu” Bir Oyun Derecelendirme Sistemini Geliştirmek
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Alkolsüz bir toplum, nesillerin ve kültürün korunması için atılacak en büyük adımdır”
- Prof. Dr. Perihan Torun: “Alkol tüketimini düşürmek için etkin politikalar uygulanmalı”
- Doç. Dr. Umut Kırlı: “Kadınlarda alkol bağımlılığı erkeklere oranla daha hızlı gelişiyor”
- Alkol Bağımlılığında YEDAM Desteği
- Bağımlılık Danışmanı Simge Kırcan Erdoğan: “Tedavide geçirilen süre uzadıkça başarı oranı artıyor”
- Tatilde Alkol Kullanımı ile Birlikte Sorunlar da Artıyor
- “Uyuşturucu Tedarikçileri Akla Gelmedik Yöntemler Kullanıyor”
- “Madde Bağımlılığı Belirtileri Ergenliğin Doğal İniş Çıkışlarıyla Karıştırılabilir”
- “YEDAM’lar Madde Bağımlılığı Konusunda Ciddi Bir Boşluğu Dolduruyor”
- “Uyuşturucu Endüstrisi Kendisini Sürekli Güncelliyor”
- “Ek Tanı, Bütüncül ve Eş Zamanlı Tedavi Gerektirir”
- Dünyanın En Tehlikeli Uyuşturucusu Metamfetamin
- YEDAM’dan Madde Bağımlılığına Psikososyal Destek
- Uyuşturucuya Karşı Küresel Direniş
- Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Ailenin Tedaviye Katılımı İyileşmede Etkilidir”
- Psikiyatri Uzmanı Dr. Hakan Tokur: “Bağımlılık Tedavisi ‘Yaşamla Yeniden Bağ Kurma’ Sürecidir”
- Uzman Psikolog Kinyas Tekin: “İhmalkârlık Kadar Otoriterlik De Sakıncalı”
- YEDAM’dan Nüks Riskine Karşı Kalıcı Çözümler
- Bağımlılığa Ek Bir Yük: Stigma
- İyileşme Sürecinde Sosyal Hizmetlerin Rolü
- YEDAM Uzman Yardımcısı Niyazi Aydemir: “İyilik koçu tavsiye vermez, rehberlik eder”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Dijital Dünya ve Çocuk İlişkisi Çok Dikkatle Ele Alınması Gereken Bir Konu”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Teknolojiye Hâkim Olan Aileler Çocuklarını Dijital Bağımlılıklardan Korur”
- “Çocuklar İçin Güvenli Bir Dijital Ekosistem Oluşturmalıyız”
- Dijital Çağda Ebeveyn Olmayı Kolaylaştıran Rehber: Dijital Ebeveynlik
- Ekrana Alternatif 10 Bahar Aktivitesi
- Dijital Dünyada Nasıl Bir E-Beveyn Olmalı?
- Geçmişten Geleceğe Yeşilay
- Bir Asrı Aşan Mücadelede Yeşilay’a Gönül Verenler Anlatıyor
- Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Bir Milat: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay’dan Türkiye’ye Özgü, Dünyada Öncü Modeller
- Yeşilay Gönüllülerle, Gönüllüler Yeşilay’la Büyüyor
- Sağlıklı Nesiller İçin Sınırları Aşan Mücadele
- Arif Çifci: “Yeşilay, Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiye’nin tarihidir”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Tütün Kontrolü Nikotin Salgınına Karşı En Büyük Koz”
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Tütün Reklamları Yapay Zekâyla Takip Edilebilir”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Ergenin Hayatını Şekillendiren En Önemli Yapı Ailedir”
- Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği
- YEDAM’la Nefes Alanlar
- Bağımlılıklarla Mücadelede Esas Cephe Tütün Endüstrisinin Sinsi Taktikleri
- Dr. Hüseyin Küçükali ile Yapay Zekâ Desteğiyle Dumansız Bir Sosyal Medya Hakkında Konuştuk
- Tütün Endüstrisinin Çabaları DSÖ’nün de Merceğinde
- Asırlık Tecrübeden Topyekûn Mücadeleye: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: “Bağımsızlık Seferberliği İle Amacımız Bağımlılıklara Karşı Toplumsal Bir Uyanış ve Dayanışma Hareketi Oluşturmak”
- Daha Güçlü ve Daha Sağlıklı Bir Toplum İçin: “Bağımsızlık Seferberliği”
- Bağımsızlık Seferberliği’nin Olmazsa Olmazı: YEDAM
- Bağımlılık İle Mücadelenin Temeli: Bilinçlendirme Ve Farkındalık Çalışmaları
- Topluma ve Bireye Katkı Sağlayan Güç: Gönüllülük
- Danışanlıktan Koçluğa Bir Başarı Hikâyesi
- Spor Salonlarındaki Tehlike: Anabolik Steroidler
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Steroid Kullanan Her Dört Erkekten Birinde Steroid Bağımlılığı Var”
- Prof. Dr. Rüştü Güner: “Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir”
- Kusursuz Beden Algısı Steroid Kullanımını Tetikliyor
- Serkan Yimsel: “Anabolik Steroidleri Teşvik Ve Tedarik Edenler Cezalandırılmalı”
- Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu "Steroidler Sporun İtibarını Korumuyor, Aksine Tehdit Ediyor"
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Sanal Kumar Bağımlılığı Kendini Gizleyebilen Bir Hastalıktır”
- Gittikçe Artan Endişe: Ergenlikte Sanal Kumar
- YEDAM’dan Kumar Bağımlılığı Tedavisine Güncel Yaklaşımlar
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Sanal Kumar Bağımlılığına Yaklaşımı
- Sanal Kumarda “Oyun” Ve “Eğlence” Tuzağı
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Bağımlılık: Sanal Kumar
- Olimpiyat Özel Dosyası
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Egzersiz, beynin ödül sistemini değiştirir”
- Günlük Hayatta Nasıl Aktif Olabiliriz?
- Klinik Psikolog Melisa Varol: “Spor, bedensel ve psikolojik iyilik halimizi güçlendiren etkili bir araç”
- Çocuklar Hareket Ediyor!
- Düzenli Sporun Faydaları Nelerdir?
- Bağımlılıklarla Mücadeleye Spor Desteği: Yeşilay Spor Kulübü
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: “Çocuklar gereksiz teknolojiye maruz bırakılmamalı”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Aile ilişkileri kuşak farkı bilinciyle kurulmalı”
- Okullarda İlk Ders Zili Çalıyor
- Yaşam Becerileri Bağımlılıklardan Koruyor
- Değerlendir, Sürdür, Yaşat, İlham Ol…
- Yeşilay Kolu’ndan Benim Kulübüm Yeşilay Projesi’ne…
- Geleceğin Bireyleri Yeşilay’ın Çocuk Dergileri ve Oyunlarıyla Büyüyor
- Daha Doğal Bi̇r Yaşam İçi̇n 9 Öneri
- Doğallığın Işıltısı
- Gezegene İyi Gelen, Bize De İyi Geliyor
- Doğal Yaşama Dönüş Hareketleri
- Sakin Şehirlerde Kendi Ritminde Hayatı Yaşa
- Daha İyi Hissetmek İçin Haydi Doğaya
- Sadeleşmek Elimizde
- Geçmişi Anlamlandırmak Kişiyi Rahatlatır
- Bedensel Hafifleme İçin Bütüncül Bir Yaklaşım Gerekir
- Beynimiz Neden Yorulur?
- Yaşam Alanlarında Sadeliğin Zarafeti!
- Zihinsel Hafiflik ve Ruhsal Arınma İçin: Dijital Detoks Zamanı!
- Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu
- Sosyal Medya Bağımlılığı Tedavisinde İzlenen Yollar
- “Sosyal Medya Platformları Dengeli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanılmalı”
- "Çocuğun Dijital Ayak İzi, Geleceğini Etkileyebilir"
- “Gerçek Sosyal Hayat; Yüz Yüze, Derin ve Anlamlı İlişkiler Üzerine Kuruludur”
- Sosyal Medyanın Kontrolüne Girdik
- Yemiyor İçmiyor Çevrim İçi Oluyoruz
- Obezite Küresel Bir Pandemiye Dönüştü
- Uz. Dr. Ayça Kaya: “Buzdolabı ile Aranıza Mesafe Koyun”
- Diyetisyen Kübra Çıtlak: “Son 30 Yılda Çocuk ve Ergenlerde Obezite, Dünya Genelinde Arttı”
- Hormonlar Kilomuzu Nasıl Etkiliyor?
- Çocuk Beslenmesindeki Tehlike: Abur Cubur
- Psikolojik Nedenleri ve Sonuçlarıyla Obezite
- Obezitenin Yol Açtığı 10 Sağlık Sorunu
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Öfkenin olduğu yerde olumlu duygular barınamaz”
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Kronik yorgunluk sendromu, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir durumdur”
- Klinik Psikolog Gökhan Ergür: “Metropol yaşamı ve sosyal medya kaygı düzeyini artırıyor”
- İnsanın Dijital Çağ ile İmtihanı
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a 104 yıllık mücadele
- Yeşilay’ın ilk gençlik teşkilatının kuruluşu "Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti"
- Yeşilay gençliği seviyor, gençlik Yeşilay’ın varlığını hissediyor
- Yeşilay ülküsünün yılmaz neferleri: Yeşilay kadınları
- Ulusaldan evrensele Yeşilay mücadelesi
- Yeşilay’ın dünyada örnek alınan öncü modeli: YEDAM
- Elektronik Sigara Gerçeği! Çocuklar ve Gençler Yalanlarla Kandırılıyor
- “Çocukların ve Gençlerin Elektronik Sigaraya Erişimleri Hızlı Bir Şekilde Engellenmeli”
- “Elektronik Sigara, Dünyanın Baş Belasına Dönüşmüş Durumda”
- “Çok Uluslu Tütün Şirketleri, Nikotin Bağımlısı Bir Nesil Oluşturmak İstiyor”
- “Elektronik Sigaralar Mutlak Zararlı ve Bağımlılık Yapıcıdır”
- “Elektronik Sigaraya Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı”
- Alkol Bağımlılığı Bireyi ve Toplumu Tehdit Ediyor
- Alkolün Güvenli İçilebilecek Bir Miktarı Yoktur
- Sosyal Hizmet, Tedavinin En Önemli Yapı Taşlarından Bir Tanesi
- Kadınlar Bağımlılık Sürecinde Yalnız Kalıyor
- Alkolle Mücadelenin Yolu; Vergilendirme, Erişim Kısıtlamaları ve Pazarlama Yasaklarıdır
- Alkol Bağımlılığına Uluslararası Yaklaşımlar
- Savaş, Halk Sağlığını Onarılamaz Biçimde Etkiliyor
- “Medyada Yaratılan Algı; Haklıyı Haksız, Doğruyu Yanlış, Güzeli Çirkin Olarak Konumlandırabiliyor”
- “Savaşlar, Savaşanları Olduğu Gibi Savaşmayanları Da Olumsuz Etkiler”
- “Artık Savaşlar Sadece Sahada Değil, Dijital Dünyada Da Gerçekleşiyor”
- “Çocuklardaki ‘Güvenli Dünya’ Algısı Zarar Gördü”
- Toplumsal Kaygı Bozuklukları Bağımlılıklara Neden Olabilir Mi?
- Bağımlılık Herkesi Etkileyen Genel Bir Sorundur
- Kadınlar Bağımlılıkta Da Ayrımcılıkla Karşı Karşıya Kalıyor
- Bağımlılığın Ve Şiddetin Doğasında Ortak Ve İç İçe Faktörler Vardır
- “Anne Veya Eşin Bağımlılık Sorunu Olan Bireye Yönelik Tutum Ve Davranışları Tedavinin Seyrini Etkiliyor”
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı: 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Sağlıklı Nesiller İçin Sağlıklı Gebelik
- Yeşilay Kadınları Güçlenerek Büyüyor
- Dijital Çağda En Kırılgan Grup Çocuklar Ve Gençler
- “Dijital Bağımsızlık En Önemli Gündemimiz Olmalı”
- “Sağlıklı Teknoloji Kullanımında Teknoloji Amaç Değil, Araçtır”
- Çocuklarda Ekran Bağımlılığı
- Dijital Bağımlılıktan Uzak, Hayata Yakın Olun!
- “Notların Telafisi Vardır, Ancak Zedelenen Öz Güvenin Telafisi Meşakkatlidir”
- “Başarının Sırrı Çocuğu Tanımaktan Geçiyor”
- Ziller Minikler İçin Çalıyor… Okula Uyum Süreci İçin Öneriler
- Çocuğun Okul Başarısını Artırmanın 15 Etkili Yolu
- Çocuğunuza Zaman Yönetimini Nasıl Öğretebilirsiniz?
- “Günümüzde Ruh Sağlığını Korumak Daha Zor Ve Daha Önemli Hale Geldi”
- Bağımlılık Ve Ruh Sağlığı İlişkisi Karşılıklıdır
- “Çocuk Olumsuz Duyguları Makul Düzeyde Deneyimlemeli”
- Bağımlı Bireylere Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
- Koruyucu Ruh Sağlığıyla Tanışın
- “Tütün Kontrolü Toplumsal Gündemin Ana Konusu Yapılmalı”
- “Asıl Mücadele Tütün Endüstrisi İle Mücadeledir”
- “Zararsız Tütün Olması Mümkün Değildir”
- “Elektronik Sigaraların Ülkeler Tarafından Teşvik Edilmesi Sorumsuzluk Örneğidir”
- “Tütün Şirketleri, İnsanların Sigara İçmek İstemeyecekleri Bir Günün Geleceğini Biliyor”
- “Sağlıklı Etkileşim Ancak Empati İle Olur”
- “Empati Gelişimi Bebeklikte Başlar”
- “Empati Bir Duygudaşlık Göstergesidir”
- Toplumsal Duyarlılığın Vücut Bulmuş Hâli: Gönüllülük
- Yeşilay, TİSK Ve TÜMOSAN Depremzede Çocuklar İçin Güçlerini Birleştirdi
- Dayanışma Ruhu Kültürel Kodlarımızda Var
- “İyi İletişim Ve Doğru Bilgi Kaygıyı Azaltır”
- Afetlere Dirençli Şehirler Nasıl İnşa Edilmeli?
- Sıfır Maliyetle Kentsel Dönüşüm Mümkün
- “Bugünün Gençleri Üst Kuşaklardan Çok Daha İyiliksever Ve Dayanışmacı”
- Millî Birlik Ve Beraberlik Kodlarımızda Var: Millî Mücadele’den Kahramanmaraş Depremine Toplumsal Kenetlenme
- “Bir An Önce Normalleşmeliyiz”
- Dijital Medya Çocuğu Sosyal Hayattan Koparıyor
- “Hey Çocuk! Bırak Tabletini Sakince Kitabın Kapağını Aç! Kalbini Aç…”
- Mutlu Bir Çocukluk İçin Projeden Çok Daha Fazlası Gerekiyor
- Çocuk Gülerse Dünya Güler
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a
- Sivil Toplum Kuruluşları Ve Gönüllülüğün Gücü
- STK’lar Tek Yürek Oldu: Yüzyılın Felaketi Sonrası Gönüllü Dayanışması
- Bağımlılıklarla Karşı Gönüllü Mücadele
- Çocuklar İçin Gönüllülük Neden Gerekli?
- “Tedavi Edilmeyen Kaygı Bozuklukları Kronikleşme Eğilimindedir”
- İklim Değişikliğinin Ortaya Çıkardığı Kaygı Hâli: Eko-Anksiyete
- Yeni Krizlerin Getirdiği Belirsizlikler Küresel Kaygıyı Körüklüyor
- “Kaygılar Bağımlılığı Tetikleyebildiği Gibi Bağımlılıklar Da Kaygıyı Besleyebilir”
- “Çocukları Kaygıları Nedeniyle Utandırmayalım, Usandırmayalım, Cezalandırmayalım”
- Sosyal Medya Kullanımı Kaygıları Tetikliyor
- Sigara İle Mücadelede En İyi Politika, Çocuk Ve Gençleri Tütünsüz Ortamda Büyütmektir
- YEDAM’ın Kişiye Özel Programlarıyla Sigaraya “Dur” Deyin
- Örnek Vakalarla Tütün Bağımlılığı Tedavisi
- Tütün Bağımlılığı Vücudumuza Neler Yapıyor?
- Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?
- Dünyada Alkol Kullanımı Ve Önleyici Politikalar
- Alkol Bağımlılığını Önlemeye Dair Yasal Düzenlemeler
- Alkolün Bir Diğer Karanlık Yüzü: Şiddet Ve Alkol İlişkisi
- Ebeveynler Alkol Kullanan Gence Nasıl Yaklaşmalı?
- Sevdiklerimizi Alkol Bağımlılığından Nasıl Koruruz?
- Alkolsüz Hayat Neler Kazandırıyor
- Alkol Vücuda Neler Yapıyor?
- “İletişim Yoluyla Kendimizi Var Ediyoruz”
- “Bireyi Bağımlılığa Götüren Duygusal Yalnızlıktır”
- “İnsan İnsana Şifadır, Umuttur, Yoldur”
- Güvene Dayalı İletişim Bağımlılıklardan Koruyor
- Sanal İletişim Gerçek İletişimin Yerini Tutar Mı?
- “Dijital Oyun Bağımlılığı Ciddi Bir Sorun”
- “Teknolojiyi Doğru Kullanmayı Öğrenmeliyiz”
- Dijital Dünyada Eğitim Şart
- Dijital Dünyada Bizi Neler Bekliyor?
- Sanal Ortam Güvenliğinin Teminatı: Siberay
- Rakamlarla Dijital Dünya
- TÜİK Araştırma Sonuçlarına Göre Türkiye Dijitalleşiyor
- “Proje Çocuklar Kuklaya Dönüşüyor”
- “Mutlu Bir Aile İçin Her Şey Mükemmel Olmak Zorunda Değil”
- Değerler Eğitimi Bu Dünyanın Bir İhtiyacı
- TBM İle Her Yıl Milyonlarca Kişiye Ulaşıyoruz
- Okul Heyecanı Başlıyor
- “Tüketerek Mutlu Olma Çabası Büyük Bir Yanılgı”
- “İnsanın Manevi Alanı Boşluk Kabul Etmez”
- Mutluluk Beyinde Başlar
- Toplumsal Mutluluğun Şifreleri
- Sağlıklı Tabaklar, Mutlu Yüzler
- Mutluluğa Götüren 7 Adım
- Az Çoktur!
- “Sadeleştikçe Zihin Sağlığımızı Korumamız Da Kolaylaşır”
- Atıksız Bir Mutfak Mümkün
- Biraz Yavaşlamaya Ne Dersiniz?
- Sade Ve Özgür Bir Yaşamın Yolu: “Küçük Ev” Akımı
- Daha Huzurlu Bir Hayat İçin Sadeleş!
- Atık Kağıtları Sanat Eserine Dönüştürüyor
- Pedallar Sağlıklı Yaşam İçin Çevrildi
- Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu
- YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış
- Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü
- Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?
- Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor
- “Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek
- Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı
- Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır
- Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor
- Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı
- Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?
- Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı
- “Dünya Şiddetli Bir Merhametsizlik Hastalığına Tutulmuş Vaziyette”
- Tarih Boyunca Vardı Ve Hep Var Olacak: Sivil Toplum Kavramı Ve STK’lar
- Yeşilay’a Gönülden Bağlı Olanlar
- Merhamet Ve İyiliğin Gücü: Gönüllülük
- Gönüllülük Çalışmaları Dersiyle Teori Ve Pratik Bir Arada
- Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”
- Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?
- Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur
- Şimdi tam zamanı!
- “Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!
- Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık
- Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda
- Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor
- Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı
- Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun
- Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı
- Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı
- Alkol Kontrol Politikaları Toplumları Koruyor
- “Alkol Bağımlısı Kişilerin Çocuklarının Ruh Sağlığını Yakından Takip Edilmeli”
- Alkol Aile İçi Şiddette Risk Faktörü
- Alkol Bağımlılığını Anlamaya Yönelik Faaliyetler
- Alkol Bağırsak Sağlığını Bozuyor
- Alkol Bağımlılığıyla Asırlık Mücadele: YEŞİLAY
- “Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”
- İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar
- Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor
- Çocuğum Madde Kullanıyor mu?
- Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar
- Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor
- Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk
- Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından
- Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur
- Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü
- Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur
- “Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”
- Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?
- “Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”
- YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler
- Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu
- “Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”
- Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil
- “Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”
- Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!
- Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor
- Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde
- Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi
- Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur
- Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı
- “Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”
- “Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”
- Evde Hareketsiz Kalmayın!
- Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?
- Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz
- “Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”
- “Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”
- Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor
- “Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”
- "Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"
- Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?
- Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!
- Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor
- “Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”
- Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur
- “Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”
- Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı
- Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor
- Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular
- Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar
- Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele
- Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur
- “Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”
- “Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”
- “Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”
- “Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”
- "Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"
- “Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”
- “Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”
- Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü
- "Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"
- Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor
- "Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"
- “Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”
- Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı
- Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda
- "Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"
- “Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”
- Doğru Rol Model Olmak Önemli
- “Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”
- Mutluluk Ailede Başlar
- “Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”
- Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor
- “Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”
- Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nervoza
- Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği
- “Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”
- Ekolojik Yaşam Arayışları
- “Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”
- Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?
- "Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"
- "Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"
- Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü
- Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği
- Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım
- "Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"
- “Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”
- Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?
- Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!
- Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı
- Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor
- Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor
- Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik
- Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?
- Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!
- Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi
- Alkol Vücuda Neler Yapar?
- “İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”
- Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu
- Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük
- "İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay
- Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay
- Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…
- Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir
- Vakıf ve Gönüllülük Üzerine
- "Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"
- Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?
- Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi
- "Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"
- 10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem
- "Şişenini Dibi"nden Görünenler
- İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!
- Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"
- Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"
- "Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor
- Hayat da Eğitim de Eve Sığar
- Korona Günlerinde Ev Hayatı
- Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”
- Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş
- El Hijyeni Virüsten Korur
- Evde Düzen İçin İpuçları
- Bahane Yok! Oyun Vakti
- Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?
- "Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"
- Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin
- Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli
- Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor
- Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey
- Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"
- DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var
- E-Spor Obeziteye Neden Oluyor
- Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?
- Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak
- Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var
- Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak
- Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele
- Elektronik Sigara Can Almaya Devam Ediyor
- Elektronik Sigara da Sigara Kadar Zararlı
- Doç. Dr. Toker Ergüder: Elektronik Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor
- İlaç, Şifa Mı Bağımlılık Mı?
- İlaç Bağımlılığı Tedavisi Kişiye Özeldir
- Reçetesiz ve Kontrolsüz Steroid Kullanımı Sağlığı Doğrudan Tehdit Ediyor
- İlaç Suiistimali Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
- Opioid Grubu İlaçların Kötüye Kullanımında Artış Var
- İlaçların Kötüye Kullanımı Toplumsal Refahı Tehdit Ediyor
- Bağımlılıkların Bıraktığı Tahribatı Doğru Beslenme Onarabilir
- Aç Olmadığımız Hâlde Neden Yemek Yiyoruz?
- Düzenli Aile Sofraları Bağımlılık Riskini Azaltır
- Yeşilay, Yeme Bozukluklarını Bir Halk Sağlığı Meselesi Olarak Ele Alıyor
- Egzersiz Bağımlılığı Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor
- Yeme Bağımlılığı ile Problemli İnternet Kullanımı Arasında Çok Yakın Bir İlişki Tespit Ettik
- Gıda Bağımlılığı’ Terimi Metaforik Bir İfade Değil, Nörobiyolojik Bir Gerçekliktir
- Beyin Ödül Sistemini Hedef Alan Gıdalar
- Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede YEDAM Desteği
- Sessiz Bir Salgın: Türkiye’de Sanal Kumarın Yayılma Dinamikleri
- Çocukları Sosyal Medyanın Karanlık Yüzünden Nasıl Koruyabiliriz?
- Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi
- Prof. Dr. Heather Wardle: “Bugün Kumar, Tarihin Hiçbir Döneminde Olmadığı Kadar Erişilebilir”
- Davranışsal Bağımlılıklara Karşı Yeşilay Ve Savunuculuk
- Dr. Tasnim Atatrah: “DSÖ Davranışsal Bağımlılıkları Yakından İzliyor”
- Prof. Dr. Marc Potenza: “Davranışsal Bağımlılıklar Da En Az Kimyasal Bağımlılıklar Kadar Ciddiye Alınmalı”
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Davranışsal Bağımlılıklar Önemli Bir Halk Sağlığı Problemi Hâline Gelmiş Durumda”
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: "İnsanın Sahip Olduğu En Önemli Teknoloji Beyni ve Bedenidir"
- Kış Depresyonunun Bağımlılıklara Etkisi
- Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli
- Bağımlılık Tedavisinin Önündeki Görünmez Duvar: Stigma
- Kişilik Bozuklukları ve Bağımlılık İlişkisi
- YEDAM’dan Bütüncül ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
- Bağımlılıkta Kırılgan Zemin: Psikolojik Sorunlar Neden Mi, Sonuç Mu?
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Bağımlılık Kişiyi Bedensel ve Varoluşsal Bir Esarete Sürükler”
- Hilal-İ Ahdar'ın Nuru: Yeşil Gözlü Yâre Bir Hatıra
- Yeşilay Olmasaydı Ne Olurdu?
- Geleceği Tasarlamak Bağımsızlık Yolculuğunun Mimarlığı
- Bağımlılıklarla Mücadelede Stratejik Bir Gereklilik: Yeşilay Şubeleri ve Yerel Yönetimler İş Birliği
- Türkiye Yeşilay Cemiyetinin Dünyadaki Öncü Rolü
- Dünden Bugüne Kumarla Mücadelede Yeşilay Dijital Kumar Çağında Küresel Stratejiler
- Dünden Bugüne Madde Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay Madde Bağımlılığında da Önleyici ve Öncü Mücadele
- Dünden Bugüne Tütün Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay 106 Yılın Emeği ve Kararlılığı
- Dünden Bugüne Alkolle Mücadelede Yeşilay Takvim Değişti, Mücadele Aynı
- Kuruluşundan Günümüze Kadar Yeşilay Cemiyetinin Çıkardığı Dergiler Yeşilay Tarihinin Eşlikçileri: Yeşilay Dergileri
- Yeşilay’ın Kurucularından Belgeler
- Yeşilay’ın Hafızası
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Toplumun Bütün Bireylerinin Bu Mücadelede Sorumluluk Alması Gerekiyor”
- Sağlıklı Nesiller Ailede Başlar, Gönüllülükle Güçlenir
- Kendini Gerçekleştirme Yolculuğunda Rehberlik
- Sağlıklı Nesiller İçin Bağımlılığı Önleme Çalışmaları
- Tedavi Ve Rehabilitasyon Süreci: İlmek İlmek Hayata Yeniden Bağlanmak
- Çocuk, Bağımlılık ve Damgalama
- Bağımlı Çocuğu Olan Aileler İçin Yol Haritası
- Hayır Diyebilmek Neden Önemli?
- Dijital Mahremiyet ve “Sharenting” Kavramı
- Doç. Dr. Ömer Kardaş: “Çocukluk çağı travmaları ve bağımlı ebeveyn, bağımlılık riskini artırıyor”
- Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Çocuklarda ruh sağlığı geleceğe yapılan en değerli yatırımdır”
- Ergenlik mi, Bağımlılık mı?
- Medyada Bağımlılığın Sessiz Yükselişi: Gençler İçin Normalleşen Riskler
- Bağımsız Gençlik ve Önleme Faaliyetleri
- Gençliğin Kırılgan Eşiği: Bağımlılıklar Ve Koruyucu Stratejiler
- Dünden Bugüne İnternet Bağımlılığı ile Mücadelede Yeşilay
- Tüm Boyutlarıyla Ergenlerde Bağımlılık
- Bağımsız Gençlik Kültürü Nasıl İnşa Edilir?
- Yeşilay Spor Kulübü Başkanı Hasan Siret Albayrak: “Spor, Gençlere Bağımsız Bir Kimlik Kazandırır”
- Samet Koca: “Yeşilay Gençleri Sadece Korumuyor, Güçlendiriyor”
- Madde Bağımlılığı Tedavisinde Bütüncül Bir Yaklaşım: Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri
- Ailede Madde Bağımlılığıyla Mücadele: Doğru Yaklaşım ve YEDAM Rehberliği
- Madde Bağımlılığında Sosyal Dışlanmadan Sosyal İçermeye: Sosyal Politikalar ve YEDAM Modeline Bakış
- Madde Kullanımını Bıraktıktan Sonra Neler Oluyor?
- Küreselde ve Yerelde Madde Kullanımı
- Madde Bağımlılığı İle Mücadelede Koruyucu ve Önleyici Yaklaşımlar
- Madde Bağımlılığına Giden Yol: Riskler ve Erken Belirtiler
- Görünmez Tehlike: Sentetik Maddeler ve Dijital Çağda Bağımlılığın Dönüşümü
- Doç. Dr. Ebru Aldemir: “Yardım İstemek İçin ‘Dibe Vurmayı’ Beklemek Gerekmez”
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Asıl Hedefimiz, Gençlerin Bu Döngüye Hiç Girmemesi”
- Alkol Kullanımının Toplumsal Haritası
- Eğlenirken Tüketilmek: Sosyal Kabul Baskısı ve Popüler Kültür Tuzakları
- Gençlerde Alkol Yönelimini Fark Etmek ve Doğru İletişim Kurmak
- Belleğin Sessizce Durduğu An: Alkol Kullanımı ve Blackout
- Çifte Tehdit: Kumar ve Dijital Bağımlılıkların Alkolle Tehlikeli Dansı
- “Ben Sadece Sosyal İçiciyim”: İnkâr Mekanizması ve Alkol Kullanım Bozukluğunun Erken İşaretleri
- Bir Aile Hastalığı Olarak Alkol Bağımlılığı ve Kodependans (Eş Bağımlılık)
- Alkol Yoksunluğunun En Tehlikeli İki Yüzü: Deliryum Tremens ve Korsakoff Sendromu
- İlk Kadehten Bağımlılığa… Beyinde ve Bedende Neler Oluyor?
- Pazarlamanın Gizli Yüzü: Dijital Çağda Örtülü Alkol Propagandası
- Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak: “Gerçek Entelektüel Derinlik Zihnin Uyuşmasında Değil, Zihinsel Berraklıktadır”
- Serinleten İllüzyon: Alkol Endüstrisinin “Yaz ve Eğlence” Kıskacı
- YEDAM Müdür Yardımcısı Mert Şerbetçi: “Bağımlılık Bir İrade Sorunu Değil, Beyin Hastalığıdır”
- Dumansız İllüzyon: Yeni Nesil Tütün Gerçekten Zararsız Mı?
- Kampüslerden Başlayan Dumansız Gelecek
- Yasal Sınırlamalar ve YEDAM’ın Ücretsiz Psikososyal Destek Hizmetleri
- Ceza mı, Denetim mi, Toplumsal Destek mi? 19 Temmuz 2009 Sigara Yasaklarının Başarı Faktörleri
- Sigara Sadece Cebimizi Yakmıyor
- Yeşilay’ın 2025 Türkiye Tütün Raporu Bize Ne Söylüyor?
- Duman Altından Dumansız Hava Sahasına: Türkiye’nin Tütünle Mücadelesi
- “Sigarayı Bırakmak Bir Karar Değil, Bir Süreçtir”
- “En İsabetli Tütün Kontrol Politikası, Çocukları Sigaradan Uzak Tutmaktır”
- “Yeşilay Olmadan Böyle Bir Mücadelenin Düşünülmesi Mümkün Değil”
- Okullarda En Sık Karşılaşılan Bağımlılık Türleri ve Mücadele Yolları
- Yeterli Olmanın Yükü: Baskıdan Kaçışa, Kaçıştan Bağımlılığa
- Okulda Bağımlılık: Öğrenciyi Etiketiyle Değil, İhtiyacıyla Görmek
- Bağımlılık Yaşayan Öğrencilerin Tedavi, Rehabilitasyon ve Okula Uyum Süreçleri
- Bağımlılıkla Mücadelenin Temeli: Okullarda Yeşilay Önleme Çalışmaları
- Okullarda Bağımlılıklarla Mücadele
- Doç. Dr. Mustafa Otrar: “Bağımlılıkla Mücadeleyi Eğitim Sürecinin Bir Parçası Olarak Ele Alıyoruz”
- Pornografi Duygulara ve İlişkilere Ne Yapıyor?
- Ekranlar Odaklanmamızı Nasıl Etkiliyor?
- Çocukluktan Ergenliğe Geçişte Dijital Oyunlar ve Saldırganlık
- Yapay Zekâ Bizden Neler Alıyor?
- Dijital Dünyada Duygusal Derinlik: Kısa Videoların Duygu Dünyamıza Etkisi
- Ekran Süresinin Ardındaki Gerçek İhtiyaçlarımızı Görmek
- Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu’ndan Çarpıcı Veriler: Sosyal Medya Bir Duygu Düzenleme Aracı Hâline Geldi
- “Sürekli Uyaranla Dolu Bir Dünyada Çocukların Sıkılmaya ve O Sıkıntıdan Kendi Oyununu Çıkarmaya da İhtiyacı Var”
- "Çocuğumuzu Dijital Dünya Değil, Biz Eğitmeliyiz"
- Akciğerlerimiz Katlediliyor: Ormansızlaşma ve Bağımlılıklar
- Dumanın Diğer Kurbanları: Pasif İçiciliğin Doğaya ve Hayvanlara Zararları
- Bir Şişenin Görünmeyen Bedeli
- Görünmeyen Bedel: Yapay Zekâ Ne Kadar Elektrik ve Su Harcıyor?
- Tüketirken Tükenmek: Kontrolsüz Tüketimin Doğaya Bedeli
- İklim Değişikliği ve Bağımlılık Riski: İklim Değişikliği Gençlerin Ruh Sağlığı Nasıl Etkiliyor?
- Atık Sulardaki Potansiyel Tehlike: Uyuşturucu Kalıntıları ve Kimyasal Atıklar
- Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki: “Yeşil Alanlar Bağımlılıkların Önlenmesinde Koruyucu Bir Rol Üstlenebilir”
- Doç. Dr. Evşen Güzel: “Atık Su Temelli Epidemiyoloji, Toplum Sağlığını İzlemenin Güçlü Bir Yöntemi”
- Bir Çevre Sorunu Olarak Bağımlılıklar
- Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz: “İnsanların Bağımlılıklardan Uzak Durabilecekleri Yaşam Çevrelerini Oluşturmak Gerekir”
- COP31: Sağlık, Çevre ve Bağımlılık Aynı Geleceğin Parçası
Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor
Oyun oynamanın pandemi döneminde artan stresle başa çıkmak için kullanılabildiğini ancak bu durumun bazı yatkın bireyler için riskler oluşturabileceğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Evren, oyun oynama bozukluğu ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Doç. Dr. Evren, oyun oynama bozukluğunun arkasında yatan nedenler, risk faktörleri, tanı sistemleri, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar ve olumsuz sonuçları ile ilgili aydınlatıcı bilgiler verdi.
Oyun oynama bozukluğunu tanımlamanızı istersek neler söylersiniz?
Oyun oynama bozukluğu gelişen kişilerin hayatlarında oyun oynama öncelik kazanır. Oyun oynamaya günde 8 ila 12 saat gibi aşırı zaman harcama kişinin bu davranıştan olumsuz etkilenilmesinin en önemli sebeplerinden biridir. Tabii tek başına uzun süreler oyun oynamanın oyun oynama bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceğini de burada belirtmek lazım. Sonuçta mesleği profesyonel oyunculuk olan kişilerin günün önemli kısmında pratik yaparak çalışmaları gerekmektedir. Yine de yoğun oyun oynama bozukluğa giden bir süreçtir ve olumsuz sonuçları sıklıkla beraberinde getirir. Örneğin, yaptığımız bir çalışma e-spor oyuncularının sorunlu kullanım açısından daha fazla risk altında olduğunu göstermiştir. Bu araştırmada, çalışmaya dahil ettiğimiz popülasyonun tamamında oyun oynama bozukluğu oranını % 0.96 olarak saptarken, e-spor oyuncuları arasında bu oranı % 2.57 olarak bulduk. Büyük bir ihtimalle aşırı oyun oynama kişilerin fırsatları kaçırmasına, günlük rutinleri aksatmasına hatta onların yerine geçmesine ve sosyal işlevselliğinde bozulmaya neden olacaktır. Uyumak, yemek yeme ve kişisel hijyen gibi temel etkinliklerde azalma söz konusu olur. Gerçek dünyada insanlarla konuşmak, aileyle ya da arkadaşlarla yüz yüze görüşmek yerine oyun oynama tercih edilir. Sorumluklar da yeterince alınmamaya başlar hatta tamamen bırakılabilir. Bu kişiler oyun oynamıyorken bile zihinlerinde oyun ile ilgili düşünceler ile meşguldürler. Bir önceki oyunda neler yaptıklarını gözden geçirme, bir sonraki oyun oynama fırsatının nasıl yaratılacağı ve oyunda yükselme sağlamak için strateji geliştirme gibi konuları düşünürler. Oyun dışındaki alanlardan keyif alınmaması ve başarının olmaması da kişileri oyun oynamaya iter. Kişiler oyun oynama fırsatını az buldukları ya da hiç bulamadıkları zaman sıkıntı, mutsuzluk ve tedirginlik gibi olumsuz duygular yaşayabilirler.
Oyun oynama bozukluğu olan bireylerde diğer psikiyatrik bozuklukların da görülme ihtimali artar mı?
Yapılan çalışmalar oyun oynama bozukluğu olanlarda diğer psikiyatrik bozuklukları da çok yüksek oranlarda saptamıştır. Yapılan derleme çalışmasında oyun oynama bozukluğu ile anksiyetenin bir arada bulunma oranı % 92 olarak saptanırken, bu oran depresyonla % 89, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda % 85, sosyal fobi ve obsesif kompulsif bozukluk belirtileriyle % 75 olarak bulunmuştur. Ancak bu ilişkinin yönü net değildir. Oyun oynama bozukluğu olan bireyler olumsuz duygularla baş etmek için uyumsuz bir baş etme yöntemi olarak çevrimiçi oyunları kullanabilirler. Yani bir psikiyatrik tanının olması oyun oynama bozukluğu riskini arttırır. Bir yandan da depresyon ve fobi gibi psikiyatrik bozuklukların riskten ziyade oyun oynama bozukluğunun olumsuz bir sonucu olarak ortaya çıktığı da gösterilmiştir. Sonuç olarak depresyon duygusundan kaçmak için oyun oynarken, sosyal izolasyon ve yalnızlık gibi sorunlu oyun oynamanın olumsuz sonuçları depresif duyguların daha da artmasına neden olabilmektedir. Ayrıca oyun oynama bozukluğu sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı ve kumar bağımlılığı gibi diğer davranışsal bağımlılıklarla ve alkol, nikotin, kafein ve esrar gibi madde bağımlılıklarıyla sıklıkla bir arada bulunmaktadır. Ek psikiyatrik bozukluğun varlığı kişilerin yardım arayışı ihtimalini arttırmakta, ancak ne yazık ki bu olgular tedaviye daha kötü cevap vermektedirler.
Oyun oynama bozukluğunun ortaya çıkma riskini arttıran diğer etkenler nelerdir? Kimler oyun bağımlılığına daha yatkındır?
Daha önce yapılan çalışmalar oyun oynama bozukluğunun erkeklerde kadınlara göre daha fazla görüldüğünü bildirmektedir. Bu cinsiyet farkı video oyunu oynama sıklığı, çevrimiçi oyun oynama bozukluğunun şiddeti, oyun oynama bozukluğunun yaygınlık oranının yüksekliği, platform ve oyun türü tercihi, oyun oynama için motivasyonlar ve loot box yani ganimet sandığı kullanımı açısından söz konusudur. Bu cinsiyet farkının bir nedeni oyunların çoğunlukla erkekler tarafından geliştirilmesi ve yine erkeklere daha fazla çekici olacak şekilde hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Kadınlara çekici gelebilecek örneğin sosyal oyunlar da bulunmaktadır ama bunlar çok daha az zaman almakta ve oyun oynama bozukluğu gelişimi açısından daha az risk barındırmaktadır. Genç yaşlardaki kullanıcılar tüm bağımlılık türlerinde olduğu gibi daha yüksek risk altındadırlar. Bozukluk geliştirme riski yaş ilerledikçe azalır. Oyun türü tercihi de yaşla beraber farklılık göstermektedir. Yaşlılarda bulmaca tarzı oyunlar daha fazla tercih edilirken MMORPG (Devasa Çok Oyunculu Çevrimiçi Rol Yapma Oyunu) tarzı oyunlar çok az tercih edilmektedir.
Yapılan çalışmalar kişilik özelliklerinin de oyun oynama bozukluğunun ortaya çıkması için risk faktörü olabileceğini göstermiştir. Bunlar dürtüsellik, nörotiklik, heyecan arayışı, düşük uyumluluk ve tecrübeye açık olma, saldırganlık, kurallara karşı gelme, sürekli anksiyete ve narsisizmdir. Diğer risk doğuran özellikler yalnızlık, düşük özgüven ve yaşamdan tatminin düşük olmasıdır. Yüksek dışa dönüklük ve uyumluluk, düşük dürtüsellik, duygu düzenleme yetisinin varlığı, yüksek sosyal yeterlilik ve özgüven ise koruyucu faktörler olarak değerlendirilmektedir.
Oyun türleri ve onları oynama için motivasyonlar da oyun oynama bozukluğunun gelişimi açısından önemlidir. Oyunlardaki gerçekçilik dozu arttıkça oyunlar daha çekici ve ilham verici hale gelmektedir. Farklı oyun türlerinin farklı ihtiyaçları karşıladığı da söylenebilir. Oyun geliştiricilerinin amacı, mümkün olduğunca çok farklı psikolojik ihtiyacı karşılamak, geniş heterojen oyun topluluğunu sürekli oynamaya motive etmektir.
Oyun oynayanlar neden oyun oynarlar? Herkes için aynı nedenler geçerli midir?
Çevrimiçi oyunların sorunlu hale gelmesi ve devam etmesinde çevrimiçi oyun oynama motivasyonlarının önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmalarda, hem ergenleri hem de genç yetişkinleri harekete geçiren en önemli sebeplerden birinin sosyalleşme olduğu dile getirilmiştir. Ergenler çevrimiçi oyunlardaki başarılarıyla akranları arasında sosyal prestij aramaktadır. Çevrimiçi oyunların oyunculara, kendi kendilerini keşfetme, yeni hedefler belirleme, cinsiyet değiştirme ve sanal kimlikler oluşturma imkanı sunan anonim ortamlar olması sebebiyle genç yetişkinlerin psikolojik motivasyonlar tarafından da oyuna çekilmeleri olasıdır. İnsanları çevrimiçi oyunlara neyin bağımlı hale getirdiği sorulduğunda, hem ergenler hem de genç yetişkinler başarıya ihtiyaç duyduklarını bildirip, bağımlılığa yol açan motivasyonun daha fazla kazanma arzusu olduğunu algıladıklarını belirtmişlerdir. İnsan öldürmek de dahil şiddet içeren video oyunları oynamak, özellikle genç yetişkinlerde, öfke ile başa çıkmak için güvenli bir yöntem olabilmekle beraber oyun oynama bozukluğuna da katkıda bulunmaktadır. Oyun oynama motivasyonlarının değerlendirilmesi önemlidir. Sosyal, kaçma, başa çıkma, fantezi, beceri geliştirme, eğlence ve rekabet şeklindeki yedi oyun oynama motivasyonunu değerlendiren ve Demetrovics ve arkadaşlarının 2011 yılında geliştirdiği, tarafımızdan Türkçeye çevrilen Çevrimiçi Oyun Oynama Motivasyonları Anketi (Motives for Online Gaming Questionnaire; MOGQ) farklı oyun türlerini tercih eden tüm çevrimiçi oyuncuları değerlendirmeyi mümkün kılmıştır. Oyun oynama motivasyonlarının incelenmesi, davranışın ne zaman sorunlu hale geldiğini ve hangi tedavi programının uygun olacağını anlamak için yararlı olacaktır.
Oyun oynama bozukluğunun olumsuz sonuçları nelerdir?
Her ne kadar oyun oynamanın potansiyel olumsuz sonuçlarıyla ilgili yayınlar giderek artsa da, bunun sadece oyun oynayanların küçük bir bölümü için geçerli olduğunu hatırlamak lazım. Oyun oynayanların çoğu, yaklaşık beşte dördü kadarı, oyunların onlar için ruhsal uyarıcı, düşünme yeteneklerini geliştirici, rahatlatıcı ve stresten uzaklaştırıcı olarak olumlu etkilendiklerinin olduğunu bildirmektedir. Olumsuz sonuçlara gelirsek, oyun oynama bozukluğu olanlarda saldırganlık ve şiddet eğilimi gözlenmektedir. Üstelik bunlar tedavi sürecini de olumsuz etkileyen durumlardır. Yine bu olgularda yüksek düzeyde depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, yalnızlık, düşük kendini kontrol, özgüven, yaşam kalitesi ve iş ya da okulda başarısızlık bildirilmektedir. Fiziksel olarak da uyku bozuklukları, görme ile ilgili sorunlar, kas-kemik sistemi ile ilgili bozukluklar, az hareket ve uygunsuz beslenme nedeniyle vücut kitle indeksinin yüksek olması ve epileptik nöbetler sayılabilir.
Oyun oynama bozukluğunun kumar oynama bozukluğu ile ilişkisi var mı?
Bu sorunun cevabı evet gibi görünüyor. İlginç olan oyun oynama bozukluğu henüz tanı sistemlerine girmeden evvel tanı sisteminde yer alan patolojik kumar oynama bozukluğu ile aynı ölçütler kullanılarak değerlendirilmeye çalışılıyordu. E-sporun gelişmesi ile birlikte çevrimiçi iddia türü kumar oynama sistemleri de gelişmeye başladı. Bu iddialar hangi takım kazanacak ya da ilk bölümü kim kazanacak gibi çok çeşitli olabilmektedir. İddia gerçek para bile olabileceği gibi oyun içinde kullanılan item’lar üzerinden de olabilir. Oyun içi özelliklerden biri olan ganimet sandığı hem oyun oynama bozukluğu hem de kumar oynama bozukluğu ile ilişkilendirilmektedir. Bu sandıkların içinde oyun ile ilgili olan ama ne olduğu bilinmeyen item’lar bulunmakta ve oyuncular iddiada bulunmaktadır. Bu özellik Çin ve Belçika gibi bazı ülkelerde yasaklanmıştır; birçok ülkede ise bu konu ile ilgili tartışma sürmektedir. Bu konuya yasaklama getirmekten ziyade oyunları geliştiren firmalarla görüşülerek ortak bir çözüm aramak gerekir diye düşünüyorum.
Oyun oynama bozukluğunun genç yetişkin ve yetişkin kişinin özel hayatına, iş yaşamına, aile ve evlilik ilişkileri ile sosyal hayatına etkileri nelerdir?
Video oyunu oynamanın mesleki ve/veya akademik performansı ve kişilerarası ilişkileri olumsuz etkilemesinin başlıca nedenlerinden biri oyun oynamaya aşırı zaman harcanmasıdır. Oyun oynama bozukluğu tanısı almış kişilerde tolerans yani internet oyunları ile uğraşmak için gittikçe artan miktarlarda zaman harcama ve oyun oynama üzerinde kontrol kaybı gelişmiştir. Oyun oynamakla geçirilen bu zaman ilk önce normal rutin işleyişi bozar ve uyku, yemek, kişisel hijyen gibi temel faaliyetlerin aksamasına neden olur. Bunun dışında insanlarla konuşmak, yüz yüze buluşmak, aile ile geçirilen zaman gibi gerçek dünyanın sosyal etkileşimleri yok denecek kadar azalır. Okul, iş, çocukların veya evcil hayvanların bakımı gibi önemli sorumlulukların ihmal edilmesine neden olur. Oyun oynamanın akademik başarı üzerine olumsuz etkisi vardır. Özellikle çalışılması gereken günlerde oyun oynamaya ayrılan büyük miktarda zamanla açıklanan bu bulgu uyku yoksunluğu ve dolayısıyla konsantrasyon eksikliği ile açıklanabilir.
Oyun dışı alanlarda olumlu pekiştiricilerin ve başarı hissinin her geçen gün azalması kişiyi tekrar oyun faaliyetlerine yöneltir. Kısa bir süre içinde okul başarısında düşme, işte ve üretkenlikte azalma, partnerle veya aileyle tartışmalar gibi bir dizi olumsuz sonuçlar katlanarak artar. Sinirlilik, gerginlik, üzüntü ve sıkıntı gibi olumsuz duygulanımlar kişinin oyun oynamadığı zamanlara eşlik eder. Oyun oynama bozukluğu gelişmiş kişilerin öncelikleri önemli ölçüde değişmiştir. Oyunla ilgili olmayan bilgilere, etkinliklere ve kişilere olan ilgi ve katılım oldukça azalmıştır. Etkilenen kişinin oyun oynama zamanını düzenlemekle ilgili motivasyonu giderek azalır ve bu zamanı düzenleyemez hale gelir. Bu şekilde etkilenmiş kişiler başkalarına karşı daha az sabırlı ve toleranslı hale gelir ve başkalarını video oyunu oynamanın önündeki engeller olarak görmeye başlar. Sonuç olarak, kullanıcı gerçek dünyayı ve bu dünyadaki rollerini ihmal eder. Oyunlara aşırı düşkünlük bir eş olarak da sorumlulukların alınmamasına neden olarak evlilikleri sarsmakta ve ilişkideki sorunlar boşanmaya kadar gidebilmektedir. Aynı zamanda bireyin hayatındaki akademik başarı eksikliği de oyun oynama bozukluğuna yol açabilecek bir faktördür. Benzer şekilde oyun oynama bozukluğunun sosyal ilişkileri bozmak gibi olumsuz bir sonucu olduğu gibi, sosyal yeterliliği düşük olan kişilerce video oyunu oynamanın tercih edildiği de bilinmektedir. Oyun oynama bozukluğu, normal rutinle büyük çatışma ve engelleme ile sonuçlanan oyun oynama davranışı olarak tanımlanırken, düzenli olarak gerçek dünya başarısı yaşamamış, önceden var olan bir yaşam doyumu eksikliği ve çeşitli rutin eksikliği olan ve telafi etmek için oyun oynayan bireyler oyun oynama bozukluğu gelişmesi noktasında daha fazla risk altında olabilir.
Pandemi döneminde artan evde kalma süreleri oyun bağımlılığı sorununu tetikledi mi?
Bu çok önemli ve yerinde bir soru. Süreç ile ilgili belirsizlik, ölüm haberleri, kısıtlamalar, ekonomik sorunlar ve yaşanan endişe kişilerin gergin, kaygılı ya da depresif olmasına neden olabilir. Oyun, salgının neden olduğu psikolojik stresle başa çıkmak için kullanılabildiğinden, psikiyatristler pandemi sırasında oyun oynamanın ne kadar artabileceğinin farkında olmalıdır. Okula ya da işe gitme ve diğer aktivitelere katılma rutinlerinin ortadan kalkması kişilerin evlerinde izole olmalarına neden olabilir. Bu çevresel kontrol mekanizmalarının da ortadan kalkmasını sağlar. Covid-19’un yayılmasını önlemek için fiziksel izolasyon ve karantina gerekmesi, çevrimiçi oyunlara katılımın büyük ölçüde artmasına neden oldu. Bununla uyumlu olarak salgının ortasında oyun oynama ile ilgili yapılan çalışmalardan elde edilen veriler, oyun oynamanın Amerika Birleşik Devletleri'nde arttığı ve oyun indirme hacminin Avrupa'da rekor seviyeye ulaştığını göstermektedir. Karantina süresi boyunca, 25-35 yaşları arasındaki çevrimiçi oyun kullanıcı katılımında ve kadın kullanıcılarda marjinal bir artış da olmuştur. Sosyalleşmeyi ve stresi azaltmak için oyun oynamayı teşvik eden ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da desteklenen #PlayApartTogether gibi girişimlerde bulunulmuştur ve bunlar olumlu sonuçlar sağlayabilir. Oyun oynamak genellikle alkol ve madde kullanımı veya aşırı yemek gibi stres ve olumsuz duygularla baş etmek için kullanılan diğer birçok potansiyel davranıştan daha az zararlıdır. Ancak oyun oynamak çoğunluk için sağlıklı bir başa çıkma stratejisi olsa da, bazı yatkın bireyler için de riskler oluşturabilir. Uzun süren sosyal izolasyon ve teknoloji temelli faaliyet dönemleri, sağlıksız yaşam tarzı kalıplarını sağlamlaştırma tehlikesi doğurur ve kriz geçtiğinde yeniden uyum sağlamada zorluklara yol açabilir. Bu nedenle psikiyatristler, özellikle oyun oynama bozukluğu riski taşıyan kişiler için güvenli sosyal etkileşim alternatifleri oluşturmalıdır. Sosyal etkileşimi içeren açık hava etkinlikleri ve topluluk etkinlikleri yasaklanmışsa, masa oyunları veya ev egzersizi gibi ev içi etkinlikler tasarlanmalı ve sağlanmalıdır. Bunun dışında yapılabilecek şeyler; fiziksel aktiviteyi arttırmak, uyku düzeninin sağlanması, iyi beslenme ve yeme alışkanlıklarının edinilmesi, zevk alınan sosyal aktivitelerde bulunmak ve ilişkileri sürdürmek, aile ve arkadaşlarla bağlantı kurmak, eğer birileriyle yaşanıyorsa yalnız kalmaya ve kendine zaman ayırmak, kişisel hedeflere ulaşmak için zaman ve enerjiyi organize etmek, gevşeme ve diğer stres azaltma tekniklerini öğrenmek ve kullanmak. Tabii eğer yaşanılan stres ya da oyun oynama ile ilgili sorunlarla baş edilemiyorsa profesyonel yardım arayışında bulunmak gerekir.
Oyun oynama bozukluğunun tedavisinde izlenen yollar nelerdir?
Oyun oynama bozukluğu tanı sistemlerinde kendine henüz yeni yer edinmesiyle beraber tedavisi ile ilgili yapılan çalışmalar da giderek hız kazanmıştır. Öncelikle tedavi belirlenirken, kişinin oyun oynama bozukluğu belirti profili, risk ile koruyucu faktörleri ve oyun oynamayla ilgili motivasyonları dahil olmak üzere ona özgü ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer birlikte başka bir psikiyatrik tanı saptanırsa bu durumun psikososyal ve/veya ilaç ile tedavisi de mutlaka sağlanmalıdır. Motivasyonel görüşme ile oyun oynamanın olumlu ve olumsuz yönleri araştırılıp, danışanın kendisine bakışı ve davranışları arasında bir tutarsızlık duygusu geliştirilmeye çalışılabilir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri oyun oynama bozukluğunun tedavisinde en önemli yeri tutmaktadır. Bazı ilaçların da tedavide etkili olabileceği gösterilmiştir. Ayrıca ilaç tedavisinin grup ve bireysel bilişsel davranışçı terapi yöntemleriyle beraber uygulanmasının tedavi etkinliğini arttırdığı da bilinmektedir.
Doç. Dr. Cüneyt Evren, oyun oynama bozukluğu tanı sistemlerini şöyle sıralıyor:
Amerikan Psikiyatri Birliğinin 2013 yılında “internet oyun oynama bozukluğu” ismiyle yer alan tanı sistemi 9 ölçütten oluşmaktadır ve tanının konması için son 12 ay içinde bu 9 ölçütten 5’inin karşılanıyor olması gerekmektedir.
Bu tanı ölçütlerinden ilki, internet oyunları hakkında zihinsel uğraştır. Sadece oynarken değil, diğer etkinlikler ile meşgul olduğu gün boyunca mevcut olan, kişiyi tamamen ele geçiren, oyun ile ilişkili düşüncelerdir.
İkinci ölçüt, çekilme belirtilerinin varlığıdır. Bunlar kişinin internette oyun oynama şansına sahip olmadığı veya oynamayı durdurmaya çalıştığı zaman ortaya çıkan çabuk kızma, kaygı, mutsuzluk, anksiyete, huysuzluk, depresyon, mantıksız düşünceler gibi belirtilerdir.
Üçüncüsü, tolerans gelişmesidir. Bu ölçüt kişinin gittikçe daha fazla süreyi oyun oynayarak geçirdiğini, daha heyecanlı oyunlar oynamaya ihtiyaç duyduğunu ifade eder.
Dördüncü ölçüt, oyun oynamayı durdurmak veya kontrol etmek için başarısız girişimlerin bulunmasıdır. Bu ölçüt oyun oynamayı azaltmak isteğini ve depreşme yani tekrar oyun oynama eğilimini gösterir.
Beşincisi, internet oyunu oynama sonucunda internet oyunları hariç daha önce yaptığı ve keyif aldığı etkinliklere karşı ilgi kaybı ve bu etkinlikleri azaltmadır.
Altıncısı aşırı oyun oynamanın neden olduğu psikososyal problemlere rağmen internet oyunlarının aşırı kullanımının devam etmesidir. Davranış üzerinde kontrol kaybına işaret eden bu madde özellikle klinisyenler için epizodik olarak oyun oynayan veya sorunlu oyuncu ile bozukluk gelişen oyuncu arasındaki sınırı belirlemekte faydalı bir ölçüt olarak görülmektedir.
Yedinci ölçüt aile üyelerinin, terapistlerin veya diğerlerinden oyun oynama miktarını gizleme veya açıkça yalan söylemedir.
Sekizinci ölçüt, olumsuz duygu durumu hafifletmek veya bu duygu durumdan kaçmak için oyunların kullanımıdır. Bu olumsuz duygular çaresizlik, suçluluk ve kaygı olabilir.
Dokuzuncu ve son ölçüt, internet oyunlarına yoğun katılım nedeniyle önemli bir ilişkinin, işin, eğitimin veya kariyer imkanlarının tehlikeye atılması veya kaybıdır.
Bu tanı ölçütlerini kapsayan, çeşitli araştırmacıların geliştirdiği kişilerin kendi kendilerini değerlendirdiği ölçekler bulunmaktadır. Bunların arasında kanımca Türkçeye tarafımızdan çevrilen Pontes ve arkadaşlarının 2015 yılında geliştirdiği dokuz maddeli İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği – Kısa Formu (Nine-item Internet Gaming Disorder Scale–Short-Form; IGDS9-SF) ön plana çıkmaktadır.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (DSÖ) TANI SİSTEMİ
Konuyla ilgili yapılan çalışmalar sonucunda Dünya Sağlık Örgütü de 2018 yılında kendi tanı sisteminin son versiyonuna “oyun oynama bozukluğu” olarak girmesini sağlamıştır. Bu tanının konulması için, bir hasta üç belirti sergilemelidir. Bunlardan ilki, oyun üzerinde kontrol yetersizliğidir. İkincisi, diğer yaşam alanlarına ve günlük faaliyetlere verilen önceliğe kıyasla oyuna verilen önceliğin artarak yaşamdaki en öncelikli etkinlik haline gelmesidir. Üçüncüsü ise zararlı sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam etme veya oyun oynamanın artmasıdır. Bu üç belirtiye ek olarak ayrıca oyun oynama davranış örüntüsü kişisel, aile, sosyal, eğitimsel, mesleki veya diğer önemli faaliyet alanlarında önemli bozulmalara neden olacak şiddette olmalıdır. Tanı konulabilmesi için oyun oynama davranışı ve diğer özellikler en az 12 aylık bir süre boyunca belirgin olmalıdır.
DOÇ. DR. CÜNEYT EVREN KİMDİR?
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesini 1991’de bitirdi. Psikiyatri uzmanlık eğitimini Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 1996 yılında tamamladı. Aynı yıl hastanenin Alkol Madde Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezinde (AMATEM) başasistan olarak çalışmaya başladı, 2006 yılında doçent, 2012 yılında ise eğitim görevlisi oldu. Sağlık Bakanlığı Madde Bağımlılığı Tedavisi Bilim Kurulu Üyeliğini 2009-2014 tarihleri arasında yürüten Doç. Dr. Evren, Türkiye Psikiyatri Derneğinde 2011-2014 tarihleri arasında Psikiyatride Araştırma Çalışma Birimi Koordinatörlüğünü, 2014-2018 tarihleri arasında ise Alkol Madde Kullanım Bozukluğu Çalışma Birimi Koordinatörlüğünü üstlenmiştir. Yine Türkiye Psikiyatri Derneğinde 2011-2016 tarihleri arasında Bilimsel Toplantı Düzenleme Kurulu Üyeliğini, 2016-2018 tarihleri arasında ise Kongre Düzenleme Kurulu Başkanlığını yürütmüştür. Önemli bir kısmı alkol madde bağımlılığı ve davranışsal bağımlılıklar alanlarında olmak üzere 300 civarında ulusal ve uluslararası bilimsel yayını, kitap editörlükleri ve bölümleri bulunmaktadır. Halen AMATEM’in sorumluluğunu, Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi Editörlüğünü, Bakırköy Araştırma ve İleri Eğitim Merkezi (BARİLEM) Başkanlığını, Scientific World Journal bölüm editörlüğünü ve Yeşilay Bilim Komisyonu Üyeliğini yürütmektedir.