Makaleler
kuresel-yerel-madde.jpg

Küreselde ve Yerelde Madde Kullanımı

PSİKOLOG GİZEM AÇAR / BİTLİS YEDAM

DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE DURUM

Yapılan araştırmalarda dünyada en yaygın kullanılan ve bağımlılığa yol açan maddelerinin başında, yasal olmayan veya kontrole tabi olanlara bakıldığında esrar, kokain ve metamfetamin geliyor. Dünyada ve Türkiye’de yasal olarak her gün tüketilen nikotin ve alkol de en çok kullanılan maddeler arasında yer alıyor.

Dünyada yasal olmayan veya kontrole tabi olan maddeler arasında en sık kullanılan madde ise esrar. Türkiye'ye bakıldığında ise yasal olmayan maddeler arasında esrar, metamfetamin ve sentetik maddelerde hızlı bir yayılım söz konusu. Son yıllarda özellikle genç yaş grubunda yaygınlaşan sentetik kannabinoidler adı altında “Bonzai” ve “A-M” maddesi hızla yayılıyor. A-M maddesi sokak isimleri olarak; “uc, peçete, A4” olarak kişilerin karşısına çıkıyor. Çocuk yaş gruplarında yaygınlaşan çakmak gazı kullanımı ve tinerle, yapıştırıcı gibi uçucu madde kullanımı da artış gösteriyor.

Hekimlerin sağlık sorunlarının tedavisi için yazdığı bazı reçeteli ilaçlar da tedavi dışı kötüye kullanım nedeniyle son yıllarda bağımlılık yapan maddeler arasında yer alıyor. Bunların en yaygın olanları ise özellikle ağrı kesiciler, sakinleştiriciler ve uyku ilaçları olarak sıralanabilir.

MADDE KULLANMA EĞİLİMİ NEDEN ARTIYOR?

Bağımlılık bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek toplumsal ve ekonomik bir halk sağlığı sorununa dönüşmüş durumda. Küresel uyuşturucu raporlarına göre esrar dünyada en fazla kullanılan madde olmayı sürdürürken, zaman içerisinde eğilimin sentetik uyarıcılara doğru kaydığı görülüyor. Fentanil kaynaklı can kayıplarındaki artış ise hayli dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda.

Türkiye’de esrar kullanımının devam etmesi ile birlikte son yıllarda özellikle “metamfetamin” ve sentetik maddelerin kullanımında artış gözlemleniyor. Madde kullanım eğilimindeki profilin değişim nedenleri ise, yapılan araştırmalara göre, özellikle erken başlama yaşı, kolay erişim dönemi ve çoklu madde kullanımdaki artış dikkat olarak sıralanıyor.

Maddeyle tanışma oranlarına baktığımızda özellikle ergenlik döneminde ciddi bir riskin söz konusu olduğunu görüyoruz. Dijitalleşmenin ilerlemesi ile farklı maddeleri tanıma ve kolay madde temini riski oldukça artmış durumda. Bu aynı zamanda denetim sorunlarını da beraberinde getiriyor. İstenilen hazzın daha fazla olmasını sağlamak amacıyla birden fazla türden maddelerin kullanımına yönelik eğilim de artış görülüyor. Bu aynı zamanda tedaviyi güçleştiren bir etken olarak da karşımıza çıkıyor.

Ekonomik zorluklar, bireysel psikolojik sorunlar, aile içi çatışmalar, duygusal sorunlar gibi faktörler madde kullanımına eğilimin artmasının önemli etkenleri arasında yer alıyor. Psikolojik olarak dayanıklılığı düşük olan kişilerde madde kullanım riski fazlalaşıyor. Bazı olumsuz durumlar ile baş etmek için kolay bir yol olarak “Bir kereden bir şey olmaz” denilerek kişi madde ile tanışıyor ve sonrasında zarar gördüğünü bildiği hâlde psikolojik ve fizyolojik yoksunluk nedeniyle kullanıma devam ediyor.

Unutulmamalıdır ki günümüzde herkes bağımlı olma riski taşıyor. Kişiye, tehlikeli ortamlardan ve madde kullanımı olan kişilerden uzak durması, olumsuz durumlar sonrası yaşadığı duygu ve düşüncelerle baş etmeyi bilmesi gibi birçok açıdan korunmayı öğretmek önem taşıyor.

METAMFETAMİN KULLANIM ALANI EN HIZLI ARTAN MADDE

Yeşilay ve UNODC (Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi) verileri ile atık su analizi sonuçları incelendiğinde; metamfetaminin kullanım alanı en hızlı artan maddelerin başında geldiği görülüyor. Oluşturduğu ciddi sağlık riskleri ve kullanım oranlarındaki dramatik artış nedeniyle metamfetamin yayılımı, günümüzde kritik bir seviyeye ulaşmış durumda. Yeşilay’ın 2025 uyuşturucu raporuna bakıldığında metamfetamin kullanımında bir önceki yıla kıyasla %54,4 oranında bir artış yaşandığı görülüyor. Metamfetamin maddesinin ülkemizde farklı biçimlerde işlenerek piyasaya sürülmesi, ülkemizi madde üretiminde pazar zincirinin bir parçası hâline getirmiş durumda. Kokain de son yıllarda kullanımı artan maddeler arasında yer alıyor.

Genç popülasyona bakıldığında, esrarın laboratuvar ortamında uğradığı değişim sonucu üretilen ve bağımlılık potansiyeli daha faza olan “Skunk” maddesinin kullanımındaki yükseliş de dikkat çekiyor; bununla birlikte hekimlerin reçete ettiği ilaçların kötüye kullanımı da artış gösteren alanlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumun nedenleri incelendiğinde, sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı kesimlerde kullanımın daha sık olduğu, bu sebeple “sentetik eczanın” kritik madde kullanımında yaygınlaştığı görülüyor. Ekonomik sorunların artması ve ucuz yollu madde bulma isteği ilaç kötüye kullanımını tetiklerken; piyasada tablet, şurup ve kapsül gibi ilaç formunda bulunan bu maddeler, merdiven altı üretimler ile belirsiz dozlar ve birçok maddenin kombinasyonu sonucunda tablo oldukça riskli bir hâl almış durumda. Türkiye genelinde son yıllarda sentetik kannabinoidler adı altında “Bonzai” ve “A-M” maddeleri hızla yayılmakta olup, bu maddeler madde kullanımına bağlı ölümlerde yüksek risk taşıyor.

ERGENLİK DÖNEMİ RİSK TEŞKİL EDİYOR

Kimyasal sentez yoluyla elde edilen sentetik maddeler son dönemde artış gösteriyor. Bu sentetik maddeler kişinin sağlığı üzerinde kalıcı olumsuz etkilere de neden oluyor. Arkadaş ortamı hızlı yayılımın önemli bir tetikleyicisi olarak karşımıza çıkarken özellikle 14-18 yaş aralığında bulunan ergenlik dönemindeki bireylerin duygu değişimlerinin daha sık olması ve duygu yönetiminde yaşanan zorluklar nedeniyle, bu bireylerde madde deneme ve kullanma isteği daha fazla görülüyor. Ailelerin bağımlılık konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması da bağımlı kişiyi tekrar madde kullanımına itebiliyor.

Unutmayalım ki bağımlılık psikolojik, biyolojik ve sosyal bileşenleri içeren bir beyin hastalığıdır. Tam da bu kısımda destekleyici bir aileye ve tedaviye ihtiyaç vardır. Tedavi basamakları ilerledikçe kişi hayatını yeniden inşa etmeye başlar. Her temiz gün sayısı hayata katılan yeni umut pencerelerine dönüşür; kişi pencerelerden ışık aldıkça bağımsız bir hayatın, bedenine ve ruhuna olan faydalarını daha iyi fark eder. Tedavinin en önemli kazancı ise kişinin, hayatının kontrolünü bağımlılığa bırakmadan, kendisini korumayı öğrenerek kontrolü kendi eline almasıdır.