Makaleler
dunyaca-unlu-uzmanlar-yesilay-onculugunde-bir-araya-geldi.jpg

Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ülke Ofisi iş birliğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlenen 3. UYEF-DSÖ Davranışsal Bağımlılıklar Toplantısı, dünyanın farklı bölgelerinden akademisyenler ve klinik uygulayıcılarla, ülke Yeşilayları temsilcileri ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu üyelerini bir araya getirdi. Toplantıda davranışsal bağımlılıklar konusu uluslararası ölçekte masaya yatırıldı, mücadele yolları ve stratejiler üzerine görüşler ifade edildi. Toplantıya katılan uzman isimler davranışsal bağımlıklar sorununun ana hatlarını paylaştı, Yeşilay’ın konuyla ilgili çalışmalarını değerlendirdi.

Prof. John Saunders: “Davranışsal bağımlılıklar bireye ciddi kayıplar yaşatır”

Avustralya’dan toplantıya katılan Prof. John Saunders, geliştirdiği değerlendirme araçları ve üstlendiği uluslararası görevlerle bağımlılık alanının efsanevi isimlerinden bir tanesi. Özellikle davranışsal bağımlılıklar söz konusu olduğunda, dünyada akla gelen ilk isimler arasında yer alan Prof. John Saunders, davranışsal bağımlılıkların; oyun, kumar, pornografi gibi davranışların zamanla kişinin hayatında baskın hâle gelmesiyle ortaya çıktığını belirtiyor. “Davranışsal bağımlılıklar, kimyasal bağımlılıklara kıyasla daha yeni bir olgu olarak görülse de insan beyninde yol açtığı etkiler bakımından bu bağımlılıklarla ciddi benzerlikler taşır” diyen Prof. Saunders sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu süreçte beynin davranışları kontrol eden merkezleri etkilenir; kişi, söz konusu davranışları sürdürmeye yönelik güçlü bir iç dürtü hisseder. Sonuç olarak aile ilişkileri, sosyal hayat, iş, okul ve eğitim giderek geri planda kalır; birey hayatında ciddi kayıplar yaşamaya başlar.”

“Yeşilay’ın davranışsal bağımlılıklar konusundaki çalışmalarından son derece etkilendim”

Davranışsal bağımlılıkların derece ciddi bir konu olduğuna dikkat çeken Prof. Saunders, “Bir insanın hayatını yönetir hâle gelebilir, hatta tamamen altüst edebilir. Üstelik kimyasal bağımlılıklara kıyasla daha geç fark edilebilir; bireyler bu durumu uzun süre gizleyebilir. Bu da hem tanı hem de tedavi süreçlerini daha karmaşık hâle getirir” diyor ve ekliyor: “İşte bu nedenle bugün İstanbul’dayız. Uluslararası Yeşilay Federasyonunun ev sahipliğinde bir araya geldik. Amacımız, bu bağımlılıkları yaşayan bireyler için her birinin ihtiyaçlarına uygun tedavi yollarını birlikte tartışmak ve geliştirmek.” Yeşilay’ın davranışsal bağımlılıklar alanında gerçekleştirdiği çalışmalara yönelik görüşlerini sorduğumuz Prof. John Saunders şunları söylüyor: “Şunu özellikle ifade etmeliyim ki, Yeşilay’ın bu alandaki çalışmalarından son derece etkilendim. Böylesine geniş ve uluslararası bir grubu İstanbul’da bir araya getirmesi çok kıymetli. Bugün yaklaşık 91 ülkedeki bağlantılarıyla Yeşilay, küresel ölçekte güçlü ve etkili bir iyilik ağı oluşturuyor.”

Dr. Sophia Acbab: “Davranışsal bağımlılıklar alanında kanıta dayalı, güçlü ulusal politikalar geliştirmesi çok önemli”

Davranışsal bağımlılıklar alanında uluslararası düzeyde etkili çalışmalarıyla tanınan bir uzman olan Cenevre Üniversitesinden Dr. Sophia Achab, Dünya Sağlık Örgütü ile yürüttüğü çalışmalar ve klinik deneyimi ile bu alandaki güncel yaklaşımların oluşmasında önemli bir yere sahip. Dr. Sophia Achab, davranışsal bağımlılıkların kimyasal bağımlılıklarla (tütün, alkol, uyuşturucu) birçok açıdan benzerlik gösterdiğini ifade ediyor ve ekliyor: “Bu nedenle ülkelerin bağımlılıkla mücadeleye yönelik ulusal stratejik planlarında, davranışsal bağımlılıkları da kimyasal bağımlılıklarla birlikte, bütüncül bir çerçevede ele almaları gerekiyor. Bunun önemi şu: Her iki bağımlılık türünde de altta yatan mekanizmalar büyük ölçüde ortak.”

Davranışsal bağımlılıkların zorluklarının daha fazla olduğuna dikkat çeken Dr. Sophia Achab, “Benim perspektifimden bakıldığında, davranışsal bağımlılıkların yarattığı zorluklar bazı açılardan daha da büyük. Çünkü bu tür davranışların toplumdaki yaygınlığı oldukça yüksek. Örneğin internetin işlevsiz ya da kontrolsüz kullanımı, toplumda birçok kimyasal bağımlılığa kıyasla daha yaygın biçimde görülüyor. Üstelik bu durum, çocukları ve gençleri, yani gelişim çağındaki bireyleri de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle ülkelerin ve toplumların bu meseleyi son derece ciddiyetle ele alması; kanıta dayalı, güçlü ulusal politikalar geliştirmesi büyük önem taşıyor. Yeşilay’ın bu alandaki çabaları da bu çerçevede son derece kıymetli” diyor.

“Yeşilay, bağımlılıkla mücadele alanında dünyadaki en önemli aktörlerin başında geliyor”

  1. UYEF-DSÖ Davranışsal Bağımlılıklar Toplantısında, Dünya Sağlık Örgütü ile Yeşilay’ın ortaklığıyla, Yeşilay çatısı altında, alanında yetkin pek çok uzmanın bir araya getirilmiş olmasının son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Dr. Achab, “Ayrıca Yeşilay’ın Türkiye’de davranışsal bağımlılıklar alanında karşılaştığı vaka sayıları dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Aylık yüzlerce başvurudan söz edilmesi, ihtiyacın boyutunu açıkça gösteriyor. Bu tablo aynı zamanda şunu da ortaya koyuyor: Gerekli altyapı ve kaynaklar sunulduğunda, desteğe ihtiyaç duyan bireyler bu hizmetlere başvuruyor ve tedavi arayışına giriyor. Bu yönüyle Yeşilay’ın yürüttüğü çalışmalar sayesinde Türkiye, diğer ülkeler için de önemli bir örnek oluşturuyor” diyor ve ekliyor: “Bağımlılıkla mücadele alanında ortaya koyduğu kurumsal kapasite, saha deneyimi ve uluslararası iş birlikleriyle Yeşilay, bugün dünyadaki en önemli aktörlerin başında geliyor.”

Dr. Daniel Spritzer: “Davranışsal bağımlılıklar, madde bağımlılıklarıyla pek çok ortak özellik taşıyor”

Brezilya Federal University of Rio Grande do Sul'dan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Daniel Spritzer, özellikle pornografi, online oyun gibi davranışsal bağımlılıklar alanındaki çalışmalarıyla bilinen bir araştırmacı. 3. UYEF-DSÖ Davranışsal Bağımlılıklar Toplantısı katılımcılarından olan Dr. Spritzer, davranışsal bağımlılıkların son yıllarda daha görünür hâle gelen ve giderek büyüyen bir sorun olduğunun altını çiziyor. Dr. Spritzer, “Bir davranışın kişinin kontrolünden çıkması, gündelik hayatındaki diğer alanların önüne geçmesi ve yol açtığı olumsuz sonuçlara rağmen sürmesiyle ortaya çıkıyor. Zamanla bu durum, kişinin işlevselliğini ciddi biçimde zayıflatabiliyor ve derin bir ruhsal sıkıntıya neden olabiliyor. Bugün artık biliyoruz ki davranışsal bağımlılıklar; beynin işleyişini etkilemesi, klinik görünümü, eşlik eden sorunlar ve tedaviye verilen yanıt açısından madde bağımlılıklarıyla pek çok ortak özellik taşıyor. Ancak bütün bu benzerliklere rağmen, davranışsal bağımlılıklar hâlâ hızla gelişen, sınırları genişleyen bir alan. Bu nedenle hem önleme çalışmalarında hem de toplumsal düzeyde verilecek karşılıkta güçlü, öncü yapılara ve kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” diyor.

“Yeşilay yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte de dikkat çeken bir rol üstleniyor”

“Yeşilay davranışsal bağımlılıklarla mücadelede yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte de dikkat çeken bir rol üstleniyor” diyen Dr. Spritzer sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu yaklaşım, Uluslararası Yeşilay Federasyonu çatısı altında farklı ülkelerin deneyimlerini ve bakış açılarını bir araya getiren yapıyla daha da güçleniyor. Çünkü davranışsal bağımlılıklarla etkili biçimde mücadele edebilmek, tek bir ülkenin ya da tek bir perspektifin sınırlarını aşan bir çaba gerektiriyor. Uluslararası Yeşilay Federasyonu, bu çok katmanlı alanın daha iyi anlaşılmasına, madde bağımlılıklarıyla olan ilişkilerinin doğru biçimde ele alınmasına ve yeni mücadele stratejilerinin geliştirilmesine önemli bir zemin sunuyor. Sahip olduğu birikim ve deneyimle Yeşilay, hem davranışsal hem de madde bağımlılıklarıyla mücadelede öne çıkan, yol açıcı aktörlerden biri olarak konumlanıyor.”