- Pornografinin Gerçek Olmadığı Bilinmeli
- Pornografi, Bireyin ve Toplumun Dengesini Bozuyor
- Erken Yaşta Pornografi Maruziyeti Cinsel Suça Kadar Uzanan Sonuçlara Yol Açabilir
- Pornografi, Bireylerin ‘Normal’ Beden Algısını Bozabiliyor
- Pornografi Kullanımı Cinsel Yaşama Zarar Veriyor
- En Büyük Endişem, Pornografinin Cinsel Normları ve Senaryoları Değiştirmesi
- Ergenlerle İlgili Çalışmalar Gelecekte En Önemli Araştırma Alanları Olacak
- Oyun ve Pornografi: Dijital Dünyada Bağımlılığın Kesişen Yolları
- Pornografi Bağımlılığı, Tanıdık Özellikler Taşıyan Yeni Bir Bağımlılık Türü
- Sağlıklı Toplumun Temeli Halk Sağlığından Geçiyor
- Prof. Dr. Mustafa Taşdemir: “Bağımlılık, Sosyal Bulaşma Yoluyla Yayılıyor”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Dumansız Hava Sahası Bir Halk Sağlığı Politikasıdır”
- Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin: “Sağlık Okuryazarlığı Bağımlılıklara Karşı En Güçlü Koruyucu Zırhtır”
- YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Alptekin Tekedereli: “Sosyal Hizmet Uzmanları Bağımlılıkla Mücadelede Kritik Bir Rol Üstleniyor”
- Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber: “Çocukların Güçlenmesi İçin Zorlanmalarına Müsaade Etmeliyiz”
- Bağımlılıkların Türkiye Ekonomisine Yıllık Yükü: 78 Milyar Dolar
- Bağımlılıklarla Mücadele Hekimlerin Desteğiyle Daha da Güçlü
- Hukukun Gücüyle Bağımlılıklara Karşı: Yeşilay Hukukçuları
- Gıda Güvenliği ve Bağımlılık Riski Taşıyan Gıdalar
- Dijitalle Başa Çıkın!
- Dijital Medya ve Oyun Bağımlılığına Karşı Küresel Mücadele
- Dr. Daniel Spritzer: “Oyun Tasarımcısının Amacı Eğlence Olmalı, Bağımlılık Değil”
- Klinik Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu: “Oyun Bağımlılığıyla Mücadelede Kültürel Duyarlılık Hayati Önemde”
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Yeşilay’ın ‘Denge’ İlkesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı İçin Çok Kıymetli”
- Prof. Dr. Yavuz Samur: “Doğru Tasarlanmış Oyun Çocuğa Pek Çok Beceri Kazandırır”
- YEDAM’dan Oyun Bağımlılığına Bütüncül Yaklaşım
- Dijital Oyun Araştırmaları ve Bir Çözüm Arayışı “Çocuk Dostu” Bir Oyun Derecelendirme Sistemini Geliştirmek
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Alkolsüz bir toplum, nesillerin ve kültürün korunması için atılacak en büyük adımdır”
- Prof. Dr. Perihan Torun: “Alkol tüketimini düşürmek için etkin politikalar uygulanmalı”
- Doç. Dr. Umut Kırlı: “Kadınlarda alkol bağımlılığı erkeklere oranla daha hızlı gelişiyor”
- Alkol Bağımlılığında YEDAM Desteği
- Bağımlılık Danışmanı Simge Kırcan Erdoğan: “Tedavide geçirilen süre uzadıkça başarı oranı artıyor”
- Tatilde Alkol Kullanımı ile Birlikte Sorunlar da Artıyor
- “Uyuşturucu Tedarikçileri Akla Gelmedik Yöntemler Kullanıyor”
- “Madde Bağımlılığı Belirtileri Ergenliğin Doğal İniş Çıkışlarıyla Karıştırılabilir”
- “YEDAM’lar Madde Bağımlılığı Konusunda Ciddi Bir Boşluğu Dolduruyor”
- “Uyuşturucu Endüstrisi Kendisini Sürekli Güncelliyor”
- “Ek Tanı, Bütüncül ve Eş Zamanlı Tedavi Gerektirir”
- Dünyanın En Tehlikeli Uyuşturucusu Metamfetamin
- YEDAM’dan Madde Bağımlılığına Psikososyal Destek
- Uyuşturucuya Karşı Küresel Direniş
- Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Ailenin Tedaviye Katılımı İyileşmede Etkilidir”
- Psikiyatri Uzmanı Dr. Hakan Tokur: “Bağımlılık Tedavisi ‘Yaşamla Yeniden Bağ Kurma’ Sürecidir”
- Uzman Psikolog Kinyas Tekin: “İhmalkârlık Kadar Otoriterlik De Sakıncalı”
- YEDAM’dan Nüks Riskine Karşı Kalıcı Çözümler
- Bağımlılığa Ek Bir Yük: Stigma
- İyileşme Sürecinde Sosyal Hizmetlerin Rolü
- YEDAM Uzman Yardımcısı Niyazi Aydemir: “İyilik koçu tavsiye vermez, rehberlik eder”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Dijital Dünya ve Çocuk İlişkisi Çok Dikkatle Ele Alınması Gereken Bir Konu”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Teknolojiye Hâkim Olan Aileler Çocuklarını Dijital Bağımlılıklardan Korur”
- “Çocuklar İçin Güvenli Bir Dijital Ekosistem Oluşturmalıyız”
- Dijital Çağda Ebeveyn Olmayı Kolaylaştıran Rehber: Dijital Ebeveynlik
- Ekrana Alternatif 10 Bahar Aktivitesi
- Dijital Dünyada Nasıl Bir E-Beveyn Olmalı?
- Geçmişten Geleceğe Yeşilay
- Bir Asrı Aşan Mücadelede Yeşilay’a Gönül Verenler Anlatıyor
- Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Bir Milat: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay’dan Türkiye’ye Özgü, Dünyada Öncü Modeller
- Yeşilay Gönüllülerle, Gönüllüler Yeşilay’la Büyüyor
- Sağlıklı Nesiller İçin Sınırları Aşan Mücadele
- Arif Çifci: “Yeşilay, Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiye’nin tarihidir”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Tütün Kontrolü Nikotin Salgınına Karşı En Büyük Koz”
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Tütün Reklamları Yapay Zekâyla Takip Edilebilir”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Ergenin Hayatını Şekillendiren En Önemli Yapı Ailedir”
- Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği
- YEDAM’la Nefes Alanlar
- Bağımlılıklarla Mücadelede Esas Cephe Tütün Endüstrisinin Sinsi Taktikleri
- Dr. Hüseyin Küçükali ile Yapay Zekâ Desteğiyle Dumansız Bir Sosyal Medya Hakkında Konuştuk
- Tütün Endüstrisinin Çabaları DSÖ’nün de Merceğinde
- Asırlık Tecrübeden Topyekûn Mücadeleye: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: “Bağımsızlık Seferberliği İle Amacımız Bağımlılıklara Karşı Toplumsal Bir Uyanış ve Dayanışma Hareketi Oluşturmak”
- Daha Güçlü ve Daha Sağlıklı Bir Toplum İçin: “Bağımsızlık Seferberliği”
- Bağımsızlık Seferberliği’nin Olmazsa Olmazı: YEDAM
- Bağımlılık İle Mücadelenin Temeli: Bilinçlendirme Ve Farkındalık Çalışmaları
- Topluma ve Bireye Katkı Sağlayan Güç: Gönüllülük
- Danışanlıktan Koçluğa Bir Başarı Hikâyesi
- Spor Salonlarındaki Tehlike: Anabolik Steroidler
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Steroid Kullanan Her Dört Erkekten Birinde Steroid Bağımlılığı Var”
- Prof. Dr. Rüştü Güner: “Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir”
- Kusursuz Beden Algısı Steroid Kullanımını Tetikliyor
- Serkan Yimsel: “Anabolik Steroidleri Teşvik Ve Tedarik Edenler Cezalandırılmalı”
- Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu "Steroidler Sporun İtibarını Korumuyor, Aksine Tehdit Ediyor"
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Sanal Kumar Bağımlılığı Kendini Gizleyebilen Bir Hastalıktır”
- Gittikçe Artan Endişe: Ergenlikte Sanal Kumar
- YEDAM’dan Kumar Bağımlılığı Tedavisine Güncel Yaklaşımlar
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Sanal Kumar Bağımlılığına Yaklaşımı
- Sanal Kumarda “Oyun” Ve “Eğlence” Tuzağı
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Bağımlılık: Sanal Kumar
- Olimpiyat Özel Dosyası
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Egzersiz, beynin ödül sistemini değiştirir”
- Günlük Hayatta Nasıl Aktif Olabiliriz?
- Klinik Psikolog Melisa Varol: “Spor, bedensel ve psikolojik iyilik halimizi güçlendiren etkili bir araç”
- Çocuklar Hareket Ediyor!
- Düzenli Sporun Faydaları Nelerdir?
- Bağımlılıklarla Mücadeleye Spor Desteği: Yeşilay Spor Kulübü
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: “Çocuklar gereksiz teknolojiye maruz bırakılmamalı”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Aile ilişkileri kuşak farkı bilinciyle kurulmalı”
- Okullarda İlk Ders Zili Çalıyor
- Yaşam Becerileri Bağımlılıklardan Koruyor
- Değerlendir, Sürdür, Yaşat, İlham Ol…
- Yeşilay Kolu’ndan Benim Kulübüm Yeşilay Projesi’ne…
- Geleceğin Bireyleri Yeşilay’ın Çocuk Dergileri ve Oyunlarıyla Büyüyor
- Daha Doğal Bi̇r Yaşam İçi̇n 9 Öneri
- Doğallığın Işıltısı
- Gezegene İyi Gelen, Bize De İyi Geliyor
- Doğal Yaşama Dönüş Hareketleri
- Sakin Şehirlerde Kendi Ritminde Hayatı Yaşa
- Daha İyi Hissetmek İçin Haydi Doğaya
- Sadeleşmek Elimizde
- Geçmişi Anlamlandırmak Kişiyi Rahatlatır
- Bedensel Hafifleme İçin Bütüncül Bir Yaklaşım Gerekir
- Beynimiz Neden Yorulur?
- Yaşam Alanlarında Sadeliğin Zarafeti!
- Zihinsel Hafiflik ve Ruhsal Arınma İçin: Dijital Detoks Zamanı!
- Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu
- Sosyal Medya Bağımlılığı Tedavisinde İzlenen Yollar
- “Sosyal Medya Platformları Dengeli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanılmalı”
- "Çocuğun Dijital Ayak İzi, Geleceğini Etkileyebilir"
- “Gerçek Sosyal Hayat; Yüz Yüze, Derin ve Anlamlı İlişkiler Üzerine Kuruludur”
- Sosyal Medyanın Kontrolüne Girdik
- Yemiyor İçmiyor Çevrim İçi Oluyoruz
- Obezite Küresel Bir Pandemiye Dönüştü
- Uz. Dr. Ayça Kaya: “Buzdolabı ile Aranıza Mesafe Koyun”
- Diyetisyen Kübra Çıtlak: “Son 30 Yılda Çocuk ve Ergenlerde Obezite, Dünya Genelinde Arttı”
- Hormonlar Kilomuzu Nasıl Etkiliyor?
- Çocuk Beslenmesindeki Tehlike: Abur Cubur
- Psikolojik Nedenleri ve Sonuçlarıyla Obezite
- Obezitenin Yol Açtığı 10 Sağlık Sorunu
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Öfkenin olduğu yerde olumlu duygular barınamaz”
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Kronik yorgunluk sendromu, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir durumdur”
- Klinik Psikolog Gökhan Ergür: “Metropol yaşamı ve sosyal medya kaygı düzeyini artırıyor”
- İnsanın Dijital Çağ ile İmtihanı
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a 104 yıllık mücadele
- Yeşilay’ın ilk gençlik teşkilatının kuruluşu "Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti"
- Yeşilay gençliği seviyor, gençlik Yeşilay’ın varlığını hissediyor
- Yeşilay ülküsünün yılmaz neferleri: Yeşilay kadınları
- Ulusaldan evrensele Yeşilay mücadelesi
- Yeşilay’ın dünyada örnek alınan öncü modeli: YEDAM
- Elektronik Sigara Gerçeği! Çocuklar ve Gençler Yalanlarla Kandırılıyor
- “Çocukların ve Gençlerin Elektronik Sigaraya Erişimleri Hızlı Bir Şekilde Engellenmeli”
- “Elektronik Sigara, Dünyanın Baş Belasına Dönüşmüş Durumda”
- “Çok Uluslu Tütün Şirketleri, Nikotin Bağımlısı Bir Nesil Oluşturmak İstiyor”
- “Elektronik Sigaralar Mutlak Zararlı ve Bağımlılık Yapıcıdır”
- “Elektronik Sigaraya Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı”
- Alkol Bağımlılığı Bireyi ve Toplumu Tehdit Ediyor
- Alkolün Güvenli İçilebilecek Bir Miktarı Yoktur
- Sosyal Hizmet, Tedavinin En Önemli Yapı Taşlarından Bir Tanesi
- Kadınlar Bağımlılık Sürecinde Yalnız Kalıyor
- Alkolle Mücadelenin Yolu; Vergilendirme, Erişim Kısıtlamaları ve Pazarlama Yasaklarıdır
- Alkol Bağımlılığına Uluslararası Yaklaşımlar
- Savaş, Halk Sağlığını Onarılamaz Biçimde Etkiliyor
- “Medyada Yaratılan Algı; Haklıyı Haksız, Doğruyu Yanlış, Güzeli Çirkin Olarak Konumlandırabiliyor”
- “Savaşlar, Savaşanları Olduğu Gibi Savaşmayanları Da Olumsuz Etkiler”
- “Artık Savaşlar Sadece Sahada Değil, Dijital Dünyada Da Gerçekleşiyor”
- “Çocuklardaki ‘Güvenli Dünya’ Algısı Zarar Gördü”
- Toplumsal Kaygı Bozuklukları Bağımlılıklara Neden Olabilir Mi?
- Bağımlılık Herkesi Etkileyen Genel Bir Sorundur
- Kadınlar Bağımlılıkta Da Ayrımcılıkla Karşı Karşıya Kalıyor
- Bağımlılığın Ve Şiddetin Doğasında Ortak Ve İç İçe Faktörler Vardır
- “Anne Veya Eşin Bağımlılık Sorunu Olan Bireye Yönelik Tutum Ve Davranışları Tedavinin Seyrini Etkiliyor”
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı: 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Sağlıklı Nesiller İçin Sağlıklı Gebelik
- Yeşilay Kadınları Güçlenerek Büyüyor
- Dijital Çağda En Kırılgan Grup Çocuklar Ve Gençler
- “Dijital Bağımsızlık En Önemli Gündemimiz Olmalı”
- “Sağlıklı Teknoloji Kullanımında Teknoloji Amaç Değil, Araçtır”
- Çocuklarda Ekran Bağımlılığı
- Dijital Bağımlılıktan Uzak, Hayata Yakın Olun!
- “Notların Telafisi Vardır, Ancak Zedelenen Öz Güvenin Telafisi Meşakkatlidir”
- “Başarının Sırrı Çocuğu Tanımaktan Geçiyor”
- Ziller Minikler İçin Çalıyor… Okula Uyum Süreci İçin Öneriler
- Çocuğun Okul Başarısını Artırmanın 15 Etkili Yolu
- Çocuğunuza Zaman Yönetimini Nasıl Öğretebilirsiniz?
- “Günümüzde Ruh Sağlığını Korumak Daha Zor Ve Daha Önemli Hale Geldi”
- Bağımlılık Ve Ruh Sağlığı İlişkisi Karşılıklıdır
- “Çocuk Olumsuz Duyguları Makul Düzeyde Deneyimlemeli”
- Bağımlı Bireylere Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
- Koruyucu Ruh Sağlığıyla Tanışın
- “Tütün Kontrolü Toplumsal Gündemin Ana Konusu Yapılmalı”
- “Asıl Mücadele Tütün Endüstrisi İle Mücadeledir”
- “Zararsız Tütün Olması Mümkün Değildir”
- “Elektronik Sigaraların Ülkeler Tarafından Teşvik Edilmesi Sorumsuzluk Örneğidir”
- “Tütün Şirketleri, İnsanların Sigara İçmek İstemeyecekleri Bir Günün Geleceğini Biliyor”
- “Sağlıklı Etkileşim Ancak Empati İle Olur”
- “Empati Gelişimi Bebeklikte Başlar”
- “Empati Bir Duygudaşlık Göstergesidir”
- Toplumsal Duyarlılığın Vücut Bulmuş Hâli: Gönüllülük
- Yeşilay, TİSK Ve TÜMOSAN Depremzede Çocuklar İçin Güçlerini Birleştirdi
- Dayanışma Ruhu Kültürel Kodlarımızda Var
- “İyi İletişim Ve Doğru Bilgi Kaygıyı Azaltır”
- Afetlere Dirençli Şehirler Nasıl İnşa Edilmeli?
- Sıfır Maliyetle Kentsel Dönüşüm Mümkün
- “Bugünün Gençleri Üst Kuşaklardan Çok Daha İyiliksever Ve Dayanışmacı”
- Millî Birlik Ve Beraberlik Kodlarımızda Var: Millî Mücadele’den Kahramanmaraş Depremine Toplumsal Kenetlenme
- “Bir An Önce Normalleşmeliyiz”
- Dijital Medya Çocuğu Sosyal Hayattan Koparıyor
- “Hey Çocuk! Bırak Tabletini Sakince Kitabın Kapağını Aç! Kalbini Aç…”
- Mutlu Bir Çocukluk İçin Projeden Çok Daha Fazlası Gerekiyor
- Çocuk Gülerse Dünya Güler
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a
- Sivil Toplum Kuruluşları Ve Gönüllülüğün Gücü
- STK’lar Tek Yürek Oldu: Yüzyılın Felaketi Sonrası Gönüllü Dayanışması
- Bağımlılıklarla Karşı Gönüllü Mücadele
- Çocuklar İçin Gönüllülük Neden Gerekli?
- “Tedavi Edilmeyen Kaygı Bozuklukları Kronikleşme Eğilimindedir”
- İklim Değişikliğinin Ortaya Çıkardığı Kaygı Hâli: Eko-Anksiyete
- Yeni Krizlerin Getirdiği Belirsizlikler Küresel Kaygıyı Körüklüyor
- “Kaygılar Bağımlılığı Tetikleyebildiği Gibi Bağımlılıklar Da Kaygıyı Besleyebilir”
- “Çocukları Kaygıları Nedeniyle Utandırmayalım, Usandırmayalım, Cezalandırmayalım”
- Sosyal Medya Kullanımı Kaygıları Tetikliyor
- Sigara İle Mücadelede En İyi Politika, Çocuk Ve Gençleri Tütünsüz Ortamda Büyütmektir
- YEDAM’ın Kişiye Özel Programlarıyla Sigaraya “Dur” Deyin
- Örnek Vakalarla Tütün Bağımlılığı Tedavisi
- Tütün Bağımlılığı Vücudumuza Neler Yapıyor?
- Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?
- Dünyada Alkol Kullanımı Ve Önleyici Politikalar
- Alkol Bağımlılığını Önlemeye Dair Yasal Düzenlemeler
- Alkolün Bir Diğer Karanlık Yüzü: Şiddet Ve Alkol İlişkisi
- Ebeveynler Alkol Kullanan Gence Nasıl Yaklaşmalı?
- Sevdiklerimizi Alkol Bağımlılığından Nasıl Koruruz?
- Alkolsüz Hayat Neler Kazandırıyor
- Alkol Vücuda Neler Yapıyor?
- “İletişim Yoluyla Kendimizi Var Ediyoruz”
- “Bireyi Bağımlılığa Götüren Duygusal Yalnızlıktır”
- “İnsan İnsana Şifadır, Umuttur, Yoldur”
- Güvene Dayalı İletişim Bağımlılıklardan Koruyor
- Sanal İletişim Gerçek İletişimin Yerini Tutar Mı?
- “Dijital Oyun Bağımlılığı Ciddi Bir Sorun”
- “Teknolojiyi Doğru Kullanmayı Öğrenmeliyiz”
- Dijital Dünyada Eğitim Şart
- Dijital Dünyada Bizi Neler Bekliyor?
- Sanal Ortam Güvenliğinin Teminatı: Siberay
- Rakamlarla Dijital Dünya
- TÜİK Araştırma Sonuçlarına Göre Türkiye Dijitalleşiyor
- “Proje Çocuklar Kuklaya Dönüşüyor”
- “Mutlu Bir Aile İçin Her Şey Mükemmel Olmak Zorunda Değil”
- Değerler Eğitimi Bu Dünyanın Bir İhtiyacı
- TBM İle Her Yıl Milyonlarca Kişiye Ulaşıyoruz
- Okul Heyecanı Başlıyor
- “Tüketerek Mutlu Olma Çabası Büyük Bir Yanılgı”
- “İnsanın Manevi Alanı Boşluk Kabul Etmez”
- Mutluluk Beyinde Başlar
- Toplumsal Mutluluğun Şifreleri
- Sağlıklı Tabaklar, Mutlu Yüzler
- Mutluluğa Götüren 7 Adım
- Az Çoktur!
- “Sadeleştikçe Zihin Sağlığımızı Korumamız Da Kolaylaşır”
- Atıksız Bir Mutfak Mümkün
- Biraz Yavaşlamaya Ne Dersiniz?
- Sade Ve Özgür Bir Yaşamın Yolu: “Küçük Ev” Akımı
- Daha Huzurlu Bir Hayat İçin Sadeleş!
- Atık Kağıtları Sanat Eserine Dönüştürüyor
- Pedallar Sağlıklı Yaşam İçin Çevrildi
- Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu
- YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış
- Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü
- Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?
- Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor
- “Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek
- Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı
- Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır
- Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor
- Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı
- Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?
- Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı
- “Dünya Şiddetli Bir Merhametsizlik Hastalığına Tutulmuş Vaziyette”
- Tarih Boyunca Vardı Ve Hep Var Olacak: Sivil Toplum Kavramı Ve STK’lar
- Yeşilay’a Gönülden Bağlı Olanlar
- Merhamet Ve İyiliğin Gücü: Gönüllülük
- Gönüllülük Çalışmaları Dersiyle Teori Ve Pratik Bir Arada
- Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”
- Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?
- Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur
- Şimdi tam zamanı!
- “Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!
- Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık
- Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda
- Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor
- Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı
- Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun
- Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı
- Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı
- Alkol Kontrol Politikaları Toplumları Koruyor
- “Alkol Bağımlısı Kişilerin Çocuklarının Ruh Sağlığını Yakından Takip Edilmeli”
- Alkol Aile İçi Şiddette Risk Faktörü
- Alkol Bağımlılığını Anlamaya Yönelik Faaliyetler
- Alkol Bağırsak Sağlığını Bozuyor
- Alkol Bağımlılığıyla Asırlık Mücadele: YEŞİLAY
- “Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”
- İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar
- Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor
- Çocuğum Madde Kullanıyor mu?
- Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar
- Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor
- Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk
- Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından
- Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur
- Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü
- Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur
- “Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”
- Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?
- “Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”
- YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler
- Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu
- “Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”
- Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil
- “Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”
- Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!
- Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor
- Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde
- Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi
- Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur
- Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı
- “Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”
- “Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”
- Evde Hareketsiz Kalmayın!
- Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?
- Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz
- “Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”
- “Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”
- Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor
- “Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”
- "Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"
- Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?
- Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!
- Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor
- “Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”
- Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur
- “Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”
- Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı
- Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor
- Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular
- Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar
- Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele
- Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur
- “Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”
- “Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”
- “Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”
- “Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”
- "Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"
- “Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”
- “Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”
- Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü
- "Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"
- Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor
- "Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"
- “Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”
- Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı
- Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda
- "Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"
- “Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”
- Doğru Rol Model Olmak Önemli
- “Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”
- Mutluluk Ailede Başlar
- “Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”
- Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor
- “Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”
- Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nervoza
- Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği
- “Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”
- Ekolojik Yaşam Arayışları
- “Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”
- Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?
- Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor
- "Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"
- "Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"
- Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü
- Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği
- Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım
- "Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"
- “Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”
- Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?
- Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!
- Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı
- Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor
- Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor
- Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik
- Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?
- Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!
- Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi
- Alkol Vücuda Neler Yapar?
- “İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”
- Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu
- Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük
- "İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay
- Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay
- Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…
- Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir
- Vakıf ve Gönüllülük Üzerine
- "Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"
- Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?
- Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi
- "Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"
- 10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem
- "Şişenini Dibi"nden Görünenler
- İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!
- Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"
- Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"
- "Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor
- Hayat da Eğitim de Eve Sığar
- Korona Günlerinde Ev Hayatı
- Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”
- Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş
- El Hijyeni Virüsten Korur
- Evde Düzen İçin İpuçları
- Bahane Yok! Oyun Vakti
- Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?
- "Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"
- Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin
- Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli
- Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor
- Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey
- Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"
- DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var
- E-Spor Obeziteye Neden Oluyor
- Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?
- Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak
- Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var
- Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak
- Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele
- Elektronik Sigara Can Almaya Devam Ediyor Can Almaya Devam Ediyor
- Elektronik Sigara da Sigara Kadar Zararlı
- Doç. Dr. Toker Ergüder: Elektronik Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor
- İlaç, Şifa Mı Bağımlılık Mı?
- İlaç Bağımlılığı Tedavisi Kişiye Özeldir
- Reçetesiz ve Kontrolsüz Steroid Kullanımı Sağlığı Doğrudan Tehdit Ediyor
- İlaç Suiistimali Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
- Opioid Grubu İlaçların Kötüye Kullanımında Artış Var
- İlaçların Kötüye Kullanımı Toplumsal Refahı Tehdit Ediyor
- Bağımlılıkların Bıraktığı Tahribatı Doğru Beslenme Onarabilir
- Aç Olmadığımız Hâlde Neden Yemek Yiyoruz?
- Düzenli Aile Sofraları Bağımlılık Riskini Azaltır
- Yeşilay, Yeme Bozukluklarını Bir Halk Sağlığı Meselesi Olarak Ele Alıyor
- Egzersiz Bağımlılığı Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor
- Yeme Bağımlılığı ile Problemli İnternet Kullanımı Arasında Çok Yakın Bir İlişki Tespit Ettik
- Gıda Bağımlılığı’ Terimi Metaforik Bir İfade Değil, Nörobiyolojik Bir Gerçekliktir
- Beyin Ödül Sistemini Hedef Alan Gıdalar
- Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede YEDAM Desteği
- Sessiz Bir Salgın: Türkiye’de Sanal Kumarın Yayılma Dinamikleri
- Çocukları Sosyal Medyanın Karanlık Yüzünden Nasıl Koruyabiliriz?
- Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi
- Prof. Dr. Heather Wardle: “Bugün Kumar, Tarihin Hiçbir Döneminde Olmadığı Kadar Erişilebilir”
- Davranışsal Bağımlılıklara Karşı Yeşilay Ve Savunuculuk
- Dr. Tasnim Atatrah: “DSÖ Davranışsal Bağımlılıkları Yakından İzliyor”
- Prof. Dr. Marc Potenza: “Davranışsal Bağımlılıklar Da En Az Kimyasal Bağımlılıklar Kadar Ciddiye Alınmalı”
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Davranışsal Bağımlılıklar Önemli Bir Halk Sağlığı Problemi Hâline Gelmiş Durumda”
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: "İnsanın Sahip Olduğu En Önemli Teknoloji Beyni ve Bedenidir"
- Kış Depresyonunun Bağımlılıklara Etkisi
- Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli
- Bağımlılık Tedavisinin Önündeki Görünmez Duvar: Stigma
- Kişilik Bozuklukları ve Bağımlılık İlişkisi
- YEDAM’dan Bütüncül ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
- Bağımlılıkta Kırılgan Zemin: Psikolojik Sorunlar Neden Mi, Sonuç Mu?
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Ergenlik, Bağımlılık Açısından Kritik Bir Dönemdir”
Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Bağımlılık Kişiyi Bedensel ve Varoluşsal Bir Esarete Sürükler”
Bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik hastalıklar tedavi ve rehabilitasyon sürecini karmaşık hâle getiriyor. Bağımlı birey bağımlılık yapıcı madde veya davranıştan arınmaya çalışırken diğer yandan ruhsal yüklerle de baş etmeye çabalıyor. Psikiyatri Uzmanı ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Coşkunol bağımlılıkla birlikte görülen psikolojik sorunlar ve tedavi süreçleri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
Yıllara yayılan klinik deneyiminize baktığınızda, bağımlılıkla birlikte en sık karşılaştığınız psikolojik sorun hangisi oluyor? Sizi en çok zorlayan ya da en sık tekrar eden tablo nedir?
Bağımlılık kliniklerinde yıllara yayılan deneyimime baktığımda, en sık karşılaştığım ve en çok zorlayan tablo, teknik olarak bir tanıdan çok bir ruh halidir: değişime hazır olmamak, değişimden korkmak ve değişimi nasıl yapacağını bilememek. Bağımlılık yalnızca biyolojik bir alışkanlık ya da psikolojik bir belirti değildir; aynı zamanda kişinin varoluşunu kuşatan bir direnç biçimidir. İnsan, alıştığı düzenin içinde kalmayı güvenli bulur; bağımlılık bu düzenin merkezine yerleştiğinde, değişim ihtimali tehdit gibi algılanır. Bu nedenle tedavi sürecinde en sık tekrar eden engel, “maddeyi bırakmak” değil “değişimin mümkün olduğuna inanmak”tır.
Klinik gözlemlerimde bağımlı bireylerin çoğu, değişim fikriyle karşılaştığında yoğun bir kaygı yaşar. Çünkü değişim, bilinmeyene açılan bir kapıdır; bilinmeyen ise korku üretir. Bu korku, çoğu zaman “Ya başaramazsam” düşüncesiyle birleşir ve kişiyi pasifliğe sürükler. Diğer yandan, değişim için gerekli adımların nasıl atılacağını bilmemek süreci daha da karmaşık hâle getirir. Kişi, bağımlılık zincirlerini kırmak ister ama hangi yolu izleyeceğini, hangi desteğe başvuracağını, hangi içsel gücü harekete geçireceğini bilemez. Böylece değişim arzusu ile değişim korkusu arasında sıkışır.
Bu tablo, bağımlılıkla birlikte en sık karşılaştığım psikolojik engeldir. Depresyon, anksiyete, dürtü kontrol sorunları elbette eşlik eder; ancak hepsinin altında yatan ortak zemin, değişime dair bu varoluşsal tereddüttür. Klinik süreçte en çok zorlayan nokta da budur: bireyin değişime hazır hâle gelmesini sağlamak, korkuyu dönüştürmek ve ona adım adım yol gösterebilmek.
SESSİZ VE DERİN BİR YIKIM
Bağımlılık, insanın iç dünyasında nasıl bir tahribat bırakıyor? Duygular, düşünceler ve ilişkiler zamanla nasıl değişiyor; kişi kendini en çok nerede kaybetmeye başlıyor?
Bağımlılık, insanın iç dünyasında sessiz ama derin bir yıkım bırakır. Başlangıçta küçük bir kaçış gibi görünen şey, zamanla ruhun merkezine yerleşir ve duyguların doğal akışını bozar. Sevinç, merak, huzur gibi insana özgü canlı duygular silikleşir; yerlerini suçluluk, kaygı ve boşluk alır. Düşünceler giderek daralır, zihnin ufku bağımlılığın döngüsüne hapsolur. “Nasıl bulurum, nasıl sürdürürüm?” soruları, geleceğe dair hayalleri ve yaratıcı düşünceleri gölgeler. İlişkilerde güven aşınır, bağlar zayıflar; sevgi ve sadakat yerine bağımlılığın sürdürülmesine hizmet eden araçsal ilişkiler öne çıkar.
En ağır kayıp ise kimlik ve öz değer alanında yaşanır. Kişi kendini bağımlılıkla tanımlamaya başlar, özgür seçimler yerini zorunlu tekrar eden davranışlara bırakır. Böylece birey, kendi varoluşunu kurma gücünü kaybeder. Sartre’ın bahsettiği ‘insanın özgürlüğe mahkûmiyetini’ zincire vurur; Buber’in önemli bir kavramın olan ‘ben–sen’ diyaloğunu yitirerek ötekini bir ‘şey’e indirger. Bağımlılık, insanı yalnızca bedensel değil, varoluşsal bir esarete sürükler; duyguların rengini, düşüncelerin ufkunu ve ilişkilerin sıcaklığını yavaş yavaş silerek kişiyi kendi bağımlı gölgesine mahkûm eder.
“BAĞIMLILIĞA EŞLİK EDEN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR NÜKS RİSKİNİ ARTIRIR”
Bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik hastalıklar nüks riskini nasıl etkiliyor? İyileşme sürecinde hastaların en çok zorlandığı, en kırılgan hâle geldiği noktalar nereler?
Bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik hastalıklar, iyileşme sürecinde en kritik kırılganlık noktalarını belirler ve nüks riskini ciddi biçimde artırır. Depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve kişilik bozuklukları gibi bazı ruhsal bozukluklar bağımlılıkla birleştiğinde, kişi yalnızca maddeyi bırakmakla değil, aynı zamanda duygusal boşlukla baş etmekle de mücadele eder. Depresyon, motivasyonu düşürerek tedaviye uyumu zayıflatır; anksiyete, maddeyi bir rahatlama aracı hâline getirir; travmatik hatıralar tetiklendiğinde kişi yeniden kullanıma yönelir. Dürtüsel kişilik özellikleri ise bağımlılık döngüsünü sürekli besler.
İyileşme sürecinde en kırılgan anlar, yoksunluk döneminde ortaya çıkan yoğun fiziksel ve psikolojik semptomlardır. Bu dönemde kişi, madde olmadan duygularını düzenlemekte zorlanır ve boşluk hissiyle yüzleşir. Sosyal ilişkilerin yeniden kurulması da ayrı bir kırılganlık noktasıdır; güven kaybı ve yalnızlık, destek sistemini zayıflatır. Stresli yaşam olayları, okul veya iş sorunları, aile içi çatışmalar nüksü tetikleyen en güçlü dış etkenlerdir.
Tüm bu nedenlerle, bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik bozukluklar tedavi sürecini karmaşık hâle getirir; en çok zorlanılan nokta ise kişinin hem maddeyi bırakma hem de eşlik eden ruhsal yüklerle baş etme çabasını aynı anda sürdürmesidir. Bu nedenle tedavi, yalnızca bağımlılığı değil, eşlik eden psikiyatrik sorunları da bütüncül biçimde hedeflemelidir.
“BAĞIMLILIK, PSİKİYATRİK TANI KOYMAYI ZORLAŞTIRIR”
Bağımlılığı olan bir hastada psikiyatrik tanı koymak neden çoğu zaman zorlaşıyor? Tanı sürecinde en sık yapılan hatalar neler; klinikte nelere özellikle dikkat edilmesi gerekiyor?
Bağımlılığı olan bir danışanda psikiyatrik tanı koymak çoğu zaman güçleşir; çünkü bağımlılık hem bulgu ve belirtileri maskeleyen hem de taklit eden bir yapıya sahiptir. Madde kullanımının doğrudan etkileri ya da yoksunluk belirtileri; depresyon, anksiyete, gerçekliğin bozulması gibi belirtiler veya dürtüsel davranışlar gibi tabloları taklit edebilir. Bu durumda klinisyen, gerçek bir bozukluk mu yoksa maddeye bağlı geçici bir durum mu olduğunu ayırt etmekte zorlanır. Ayrıca bağımlılıkla birlikte başka bir psikiyatrik bozukluğun eşlik etmesi (çift tanı) belirtilerin birbirine karışmasına yol açar. Dalgalı seyir, hastanın durumunu sabit bir klinik tabloya oturtmayı daha da güçleştirir.
Tanı sürecinde en sık yapılan hatalar arasında; yoksunluk dönemindeki geçici belirtileri kalıcı tanı gibi değerlendirmek, madde etkisini göz ardı etmek ve yalnızca bağımlılığa odaklanarak eşlik eden ruhsal bozuklukları görmezden gelmek sayılabilir. Sosyal ve çevresel faktörleri dışlamak da tanıyı eksik bırakır.
Klinikte özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar ise, zamanlama ve uzunlamasına gözlemdir. Tanı koyarken maddenin etkisi ve yoksunluk dönemi mutlaka ayrıştırılmalı, tek bir görüşme yerine süreç içinde gözlem yapılmalıdır. Aile, okul ve sosyal çevreden alınan bilgiler tanıyı destekler. En önemlisi, bağımlılığı ve eşlik eden ruhsal bozuklukları birlikte değerlendiren bütüncül bir yaklaşım benimsemek gerekir. Bu dikkat, hem doğru tanıyı hem de etkili tedavi planını mümkün kılar.
“TEDAVİ BÜTÜNCÜL VE DENGELİ BİR ÇERÇEVEDE ELE ALINMALI”
Klinik pratikten baktığınızda, bağımlılıkla ilişkili psikiyatrik bozukluklarda uygulanan tedavi yöntemleri nasıl bir çerçevede ele alınmalı? İlaç tedavileriyle psikososyal yaklaşımlar nasıl bir denge içinde yürütülmeli?
Bağımlılıkla ilişkili psikiyatrik bozuklukların tedavisi, klinik pratikte tek boyutlu bir yaklaşım yerine bütüncül ve dengeli bir çerçevede ele alınmalıdır. Çünkü bağımlılık yalnızca biyolojik bir alışkanlık değil, aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal boyutları olan karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle ilaç tedavileri ile psikososyal yaklaşımlar birbirini tamamlayan iki temel sütun olarak düşünülmelidir.
İlaç tedavileri; özellikle eşlik eden depresyon, anksiyete, psikotik bozukluklar veya dürtü kontrol sorunlarında belirtilerin düzenlenmesi için kritik rol oynar. Antidepresanlar, antipsikotikler, duygu durum düzenleyicileri ve anksiyolitikler, kişinin tedaviye katılımını kolaylaştırır ve kriz dönemlerinde belli bir düzenin oluşmasını sağlar. Ancak ilaçlar tek başına bağımlılığın kök nedenlerini ortadan kaldırmaz; yalnızca zemini daha yönetilebilir hâle getirir.
Psikososyal yaklaşımlar ise tedavinin sürdürülebilirliğini sağlar. Bilişsel Davranışçı Terapi, motivasyonel görüşme, grup terapileri ve aile desteği, kişinin bağımlılıkla ilişkili düşünce kalıplarını dönüştürmesine, duygusal düzenleme becerilerini geliştirmesine ve sosyal bağlarını yeniden kurmasına yardımcı olur. Psikoeğitim, kişinin bağımlılığı anlamasını ve değişim sürecine aktif katılım göstermesini destekler.
Klinik denge, ilaçların belirtileri yatıştırdığı noktada psikososyal müdahalelerin devreye girmesiyle kurulur. İlaç tedavisi kişinin terapiye hazır hâle gelmesini sağlarken, psikososyal yaklaşımlar değişimi içselleştirmesine ve sürdürmesine olanak tanır. Bu denge bozulduğunda ya ilaçlara aşırı bağımlı bir pasiflik ya da psikososyal müdahalelerin semptom yükü nedeniyle etkisiz kalması riski doğar.
Sonuç olarak, bağımlılıkla ilişkili psikiyatrik bozuklukların tedavisinde en etkili yol, biyolojik ve psikososyal müdahalelerin eş zamanlı, birbirini destekleyen bir bütünlük içinde yürütülmesidir. Bu yaklaşım hem nüks riskini azaltır hem de kişinin özgürlüğünü ve otantik yaşamını yeniden kurmasına zemin hazırlar.
“AİLE EN GÜÇLÜ DESTEK KAYNAĞIDIR”
İyileşme sürecinde psikolojik iyilik hâlinin belirleyici olduğunu biliyoruz. Bu noktada ailenin, yakın çevrenin ve toplumun rolünü nasıl görüyorsunuz? Nerede destek oluyoruz, nerede farkında olmadan süreci zorlaştırıyoruz?
İyileşme sürecinde psikolojik iyilik hâli, yalnızca bireyin içsel çabalarıyla değil, aynı zamanda aile, yakın çevre ve toplumun tutumlarıyla da şekillenir. Aile, en güçlü destek kaynağıdır; sevgi, güven ve sabırla kurulan bağlar, kişinin değişim motivasyonunu besler. Yakın çevre, sosyal ilişkiler aracılığıyla aidiyet duygusunu yeniden inşa eder; toplum ise damgalamayı azaltarak bireyin kendini yeniden kabul görmüş hissetmesine zemin hazırlar. Bu destekler, iyileşmenin sürdürülebilirliğini belirleyen en kritik faktörlerdir.
Ancak farkında olmadan süreci zorlaştıran noktalar da vardır. Aile bazen aşırı kontrolcü ya da suçlayıcı bir tutum sergileyebilir; bu, bireyin öz güvenini zedeler. Yakın çevre, sabırsızlıkla “hızlı düzelme” beklentisi içine girebilir; bu da kişinin üzerindeki baskıyı artırır. Toplum ise çoğu zaman bağımlılığı ahlaki bir zayıflık gibi görerek damgalama eğilimi taşır; bu, bireyin kendini değersiz hissetmesine yol açar.
Dolayısıyla iyileşme sürecinde en çok ihtiyaç duyulan şey; koşulsuz kabul, sabır ve empatidir. Aile ve çevre, bireyin hatalarıyla değil, çabalarıyla ilişki kurduğunda; toplum ise damgalamayı bırakıp destekleyici bir yaklaşım benimsediğinde, psikolojik iyilik hâli güçlenir ve iyileşme daha sağlam bir zemine oturur. İyileşme, bireyin yalnızca kendi mücadelesi değil, aynı zamanda çevresinin de onunla birlikte yürüdüğü bir yolculuktur.
“YEŞİLAY, KÜRESEL ÖLÇEKTE BİR REFERANS NOKTASI”
Yeşilay Bilim Kurulu üyesi olarak, Yeşilay’ın önleme ve tedaviye dair bütüncül yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yaklaşımda bireylerin ve doğal olarak toplumun psikolojik iyilik hâli nasıl gözetiliyor?
Yeşilay’ın önlemeye ve tedaviye dair yaklaşımı, klinik pratikte sıkça vurguladığımız bütüncül modelin kurumsal bir örneği olarak değerlendirilebilir. Bu model, yalnızca bağımlılığın biyolojik yönüne değil; aynı zamanda psikolojik, sosyal ve kültürel boyutlarına da odaklanır. Önleme çalışmalarında çocuklar, gençler ve aileler için psikoeğitim programları geliştirilerek risk faktörleri erken dönemde ele alınır; tedavi sürecinde ise bireyin yalnızca maddeyi bırakması değil, aynı zamanda psikolojik iyilik hâlini yeniden kazanması öncelik haline gelir.
Yeşilay’ın en dikkat çekici yönlerinden biri, sürekli kendini geliştiren ve uluslararası düzeyde örnek alınan bir model oluşturmuş olmasıdır. Türkiye’deki deneyimlerinden hareketle, bağımlılıkla mücadelede bütüncül yaklaşımı farklı ülkelere taşımış; önleme, tedavi ve rehabilitasyonu bir arada ele alan yapısıyla küresel ölçekte referans noktası hâline gelmiştir. Bu model, bireyin ruhsal dayanıklılığını güçlendirmeyi, sosyal bağlarını onarmayı ve toplumsal damgalamayı azaltmayı hedefler.
Psikososyal destek, aile danışmanlığı ve grup terapileri bireyin kendini yeniden değerli hissetmesine katkı sağlarken; toplum düzeyinde yürütülen farkındalık kampanyaları bağımlılığın yalnızca bireysel bir sorun değil, ortak bir toplumsal mesele olduğunu hatırlatır. Böylece Yeşilay’ın yaklaşımı, hem bireyin hem toplumun psikolojik iyilik hâlini gözeten, kendini sürekli yenileyen ve başka ülkelere de örnek olan bir çerçeve sunar.
VAROLUŞ VE BAĞIMLILIK İLİŞKİSİ
Varoluşçu Yaklaşımlar ve Bağımlılık adlı kitabınız Yeşilay Yayınları’ndan çıktı ve okurla buluştu. Kitabınızda bağımlılığı, bireyin kendi varoluşuyla kurduğu ilişkinin kırıldığı bir eşik olarak ele alıyorsunuz. Bu kırılmadan sonra başlayan süreci, kişinin varoluşunu önemsemesi ile bağımlılık arasındaki ilişkiyi Yeşilay dergisi okurları için kısaca nasıl anlatırsınız?
Teşekkür ederim; Varoluşçu Yaklaşımlar ve Bağımlılık adlı kitabımın Yeşilay Yayınları’ndan çıkıp okurla buluşması benim için büyük bir mutluluk. Kitapta bağımlılığı, bireyin kendi varoluşuyla kurduğu ilişkinin kırıldığı bir eşik olarak ele alıyorum. Bu kırılma, insanın özgürlüğünü ve anlam arayışını daraltan bir noktadır; kişi, kendi yaşamını kurma gücünü yitirerek bağımlılığın döngüsüne teslim olur.
Bu süreçte birey, kısa süreli hazların cazibesine kapılırken kendi otantik varoluşunu unutur. Heidegger’in “varlığın unutuluşu” kavramı burada yol göstericidir. Bağımlılık, insanı gündelik tekrarların içine hapseder ve otantik yaşamdan uzaklaştırır. Öte yandan Camus’nün “absürd” düşüncesi, bağımlılığı yaşamın anlamsızlığı karşısında verilen yanlış bir yanıt olarak görmemize imkân tanır. İnsan, varoluşun ağırlığını taşımak yerine bağımlılığın sunduğu geçici rahatlamaya sığınır.
Ancak bu kırılma aynı zamanda bir imkân da taşır. Kişi bağımlılığın yarattığı boşlukla yüzleştiğinde, kendi varoluşunu yeniden önemsemeyi öğrenebilir. İyileşme süreci, yalnızca maddeyi bırakmak değil; özgürlüğü yeniden kurmak, anlamı yeniden keşfetmek ve yaşam öyküsünü yeniden yazmaktır.
Yeşilay’ın bütüncül yaklaşımı da bu noktada büyük önem taşır. Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca klinik bir süreç değil, aynı zamanda bireyin psikolojik iyilik hâlini, sosyal bağlarını ve toplumsal kabulünü yeniden kurma sürecidir. Kitapta vurguladığım gibi, bağımlılıktan çıkış insanın kendi varoluşunu yeniden önemsemesiyle mümkündür. Bu yolculuk, yaşamın içinde otantik olmaya yönelik çabalarla ve absürd karşısında direnişle birleşerek, bireyin özgürlüğünü ve anlamını yeniden kazanması için bir davettir.