- Pornografinin Gerçek Olmadığı Bilinmeli
- Pornografi, Bireyin ve Toplumun Dengesini Bozuyor
- Erken Yaşta Pornografi Maruziyeti Cinsel Suça Kadar Uzanan Sonuçlara Yol Açabilir
- Pornografi, Bireylerin ‘Normal’ Beden Algısını Bozabiliyor
- Pornografi Kullanımı Cinsel Yaşama Zarar Veriyor
- En Büyük Endişem, Pornografinin Cinsel Normları ve Senaryoları Değiştirmesi
- Ergenlerle İlgili Çalışmalar Gelecekte En Önemli Araştırma Alanları Olacak
- Oyun ve Pornografi: Dijital Dünyada Bağımlılığın Kesişen Yolları
- Pornografi Bağımlılığı, Tanıdık Özellikler Taşıyan Yeni Bir Bağımlılık Türü
- Sağlıklı Toplumun Temeli Halk Sağlığından Geçiyor
- Prof. Dr. Mustafa Taşdemir: “Bağımlılık, Sosyal Bulaşma Yoluyla Yayılıyor”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Dumansız Hava Sahası Bir Halk Sağlığı Politikasıdır”
- Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin: “Sağlık Okuryazarlığı Bağımlılıklara Karşı En Güçlü Koruyucu Zırhtır”
- YEDAM Sosyal Hizmet Uzmanı Alptekin Tekedereli: “Sosyal Hizmet Uzmanları Bağımlılıkla Mücadelede Kritik Bir Rol Üstleniyor”
- Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber: “Çocukların Güçlenmesi İçin Zorlanmalarına Müsaade Etmeliyiz”
- Bağımlılıkların Türkiye Ekonomisine Yıllık Yükü: 78 Milyar Dolar
- Bağımlılıklarla Mücadele Hekimlerin Desteğiyle Daha da Güçlü
- Hukukun Gücüyle Bağımlılıklara Karşı: Yeşilay Hukukçuları
- Gıda Güvenliği ve Bağımlılık Riski Taşıyan Gıdalar
- Dijitalle Başa Çıkın!
- Dijital Medya ve Oyun Bağımlılığına Karşı Küresel Mücadele
- Dr. Daniel Spritzer: “Oyun Tasarımcısının Amacı Eğlence Olmalı, Bağımlılık Değil”
- Klinik Psikolog Süreyya Kitapçıoğlu: “Oyun Bağımlılığıyla Mücadelede Kültürel Duyarlılık Hayati Önemde”
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Yeşilay’ın ‘Denge’ İlkesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı İçin Çok Kıymetli”
- Prof. Dr. Yavuz Samur: “Doğru Tasarlanmış Oyun Çocuğa Pek Çok Beceri Kazandırır”
- YEDAM’dan Oyun Bağımlılığına Bütüncül Yaklaşım
- Dijital Oyun Araştırmaları ve Bir Çözüm Arayışı “Çocuk Dostu” Bir Oyun Derecelendirme Sistemini Geliştirmek
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Alkolsüz bir toplum, nesillerin ve kültürün korunması için atılacak en büyük adımdır”
- Prof. Dr. Perihan Torun: “Alkol tüketimini düşürmek için etkin politikalar uygulanmalı”
- Doç. Dr. Umut Kırlı: “Kadınlarda alkol bağımlılığı erkeklere oranla daha hızlı gelişiyor”
- Alkol Bağımlılığında YEDAM Desteği
- Bağımlılık Danışmanı Simge Kırcan Erdoğan: “Tedavide geçirilen süre uzadıkça başarı oranı artıyor”
- Tatilde Alkol Kullanımı ile Birlikte Sorunlar da Artıyor
- “Uyuşturucu Tedarikçileri Akla Gelmedik Yöntemler Kullanıyor”
- “Madde Bağımlılığı Belirtileri Ergenliğin Doğal İniş Çıkışlarıyla Karıştırılabilir”
- “YEDAM’lar Madde Bağımlılığı Konusunda Ciddi Bir Boşluğu Dolduruyor”
- “Uyuşturucu Endüstrisi Kendisini Sürekli Güncelliyor”
- “Ek Tanı, Bütüncül ve Eş Zamanlı Tedavi Gerektirir”
- Dünyanın En Tehlikeli Uyuşturucusu Metamfetamin
- YEDAM’dan Madde Bağımlılığına Psikososyal Destek
- Uyuşturucuya Karşı Küresel Direniş
- Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Ailenin Tedaviye Katılımı İyileşmede Etkilidir”
- Psikiyatri Uzmanı Dr. Hakan Tokur: “Bağımlılık Tedavisi ‘Yaşamla Yeniden Bağ Kurma’ Sürecidir”
- Uzman Psikolog Kinyas Tekin: “İhmalkârlık Kadar Otoriterlik De Sakıncalı”
- YEDAM’dan Nüks Riskine Karşı Kalıcı Çözümler
- Bağımlılığa Ek Bir Yük: Stigma
- İyileşme Sürecinde Sosyal Hizmetlerin Rolü
- YEDAM Uzman Yardımcısı Niyazi Aydemir: “İyilik koçu tavsiye vermez, rehberlik eder”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan: “Dijital Dünya ve Çocuk İlişkisi Çok Dikkatle Ele Alınması Gereken Bir Konu”
- Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak: “Teknolojiye Hâkim Olan Aileler Çocuklarını Dijital Bağımlılıklardan Korur”
- “Çocuklar İçin Güvenli Bir Dijital Ekosistem Oluşturmalıyız”
- Dijital Çağda Ebeveyn Olmayı Kolaylaştıran Rehber: Dijital Ebeveynlik
- Ekrana Alternatif 10 Bahar Aktivitesi
- Dijital Dünyada Nasıl Bir E-Beveyn Olmalı?
- Geçmişten Geleceğe Yeşilay
- Bir Asrı Aşan Mücadelede Yeşilay’a Gönül Verenler Anlatıyor
- Bağımlılıkla Mücadelede Yeni Bir Milat: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay’dan Türkiye’ye Özgü, Dünyada Öncü Modeller
- Yeşilay Gönüllülerle, Gönüllüler Yeşilay’la Büyüyor
- Sağlıklı Nesiller İçin Sınırları Aşan Mücadele
- Arif Çifci: “Yeşilay, Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiye’nin tarihidir”
- Prof. Dr. Recep Erol Sezer: “Tütün Kontrolü Nikotin Salgınına Karşı En Büyük Koz”
- Prof. Dr. Toker Ergüder: “Tütün Reklamları Yapay Zekâyla Takip Edilebilir”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Ergenin Hayatını Şekillendiren En Önemli Yapı Ailedir”
- Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği
- YEDAM’la Nefes Alanlar
- Bağımlılıklarla Mücadelede Esas Cephe Tütün Endüstrisinin Sinsi Taktikleri
- Dr. Hüseyin Küçükali ile Yapay Zekâ Desteğiyle Dumansız Bir Sosyal Medya Hakkında Konuştuk
- Tütün Endüstrisinin Çabaları DSÖ’nün de Merceğinde
- Asırlık Tecrübeden Topyekûn Mücadeleye: Bağımsızlık Seferberliği
- Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: “Bağımsızlık Seferberliği İle Amacımız Bağımlılıklara Karşı Toplumsal Bir Uyanış ve Dayanışma Hareketi Oluşturmak”
- Daha Güçlü ve Daha Sağlıklı Bir Toplum İçin: “Bağımsızlık Seferberliği”
- Bağımsızlık Seferberliği’nin Olmazsa Olmazı: YEDAM
- Bağımlılık İle Mücadelenin Temeli: Bilinçlendirme Ve Farkındalık Çalışmaları
- Topluma ve Bireye Katkı Sağlayan Güç: Gönüllülük
- Danışanlıktan Koçluğa Bir Başarı Hikâyesi
- Spor Salonlarındaki Tehlike: Anabolik Steroidler
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Steroid Kullanan Her Dört Erkekten Birinde Steroid Bağımlılığı Var”
- Prof. Dr. Rüştü Güner: “Anabolik Steroidler, Tüm Organ Sistemlerine Zarar Verir”
- Kusursuz Beden Algısı Steroid Kullanımını Tetikliyor
- Serkan Yimsel: “Anabolik Steroidleri Teşvik Ve Tedarik Edenler Cezalandırılmalı”
- Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu "Steroidler Sporun İtibarını Korumuyor, Aksine Tehdit Ediyor"
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Sanal Kumar Bağımlılığı Kendini Gizleyebilen Bir Hastalıktır”
- Gittikçe Artan Endişe: Ergenlikte Sanal Kumar
- YEDAM’dan Kumar Bağımlılığı Tedavisine Güncel Yaklaşımlar
- Dünya Sağlık Örgütü’nün Sanal Kumar Bağımlılığına Yaklaşımı
- Sanal Kumarda “Oyun” Ve “Eğlence” Tuzağı
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Bağımlılık: Sanal Kumar
- Olimpiyat Özel Dosyası
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Egzersiz, beynin ödül sistemini değiştirir”
- Günlük Hayatta Nasıl Aktif Olabiliriz?
- Klinik Psikolog Melisa Varol: “Spor, bedensel ve psikolojik iyilik halimizi güçlendiren etkili bir araç”
- Çocuklar Hareket Ediyor!
- Düzenli Sporun Faydaları Nelerdir?
- Bağımlılıklarla Mücadeleye Spor Desteği: Yeşilay Spor Kulübü
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: “Çocuklar gereksiz teknolojiye maruz bırakılmamalı”
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Aile ilişkileri kuşak farkı bilinciyle kurulmalı”
- Okullarda İlk Ders Zili Çalıyor
- Yaşam Becerileri Bağımlılıklardan Koruyor
- Değerlendir, Sürdür, Yaşat, İlham Ol…
- Yeşilay Kolu’ndan Benim Kulübüm Yeşilay Projesi’ne…
- Geleceğin Bireyleri Yeşilay’ın Çocuk Dergileri ve Oyunlarıyla Büyüyor
- Daha Doğal Bi̇r Yaşam İçi̇n 9 Öneri
- Doğallığın Işıltısı
- Gezegene İyi Gelen, Bize De İyi Geliyor
- Doğal Yaşama Dönüş Hareketleri
- Sakin Şehirlerde Kendi Ritminde Hayatı Yaşa
- Daha İyi Hissetmek İçin Haydi Doğaya
- Sadeleşmek Elimizde
- Geçmişi Anlamlandırmak Kişiyi Rahatlatır
- Bedensel Hafifleme İçin Bütüncül Bir Yaklaşım Gerekir
- Beynimiz Neden Yorulur?
- Yaşam Alanlarında Sadeliğin Zarafeti!
- Zihinsel Hafiflik ve Ruhsal Arınma İçin: Dijital Detoks Zamanı!
- Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu
- Sosyal Medya Bağımlılığı Tedavisinde İzlenen Yollar
- “Sosyal Medya Platformları Dengeli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanılmalı”
- "Çocuğun Dijital Ayak İzi, Geleceğini Etkileyebilir"
- “Gerçek Sosyal Hayat; Yüz Yüze, Derin ve Anlamlı İlişkiler Üzerine Kuruludur”
- Sosyal Medyanın Kontrolüne Girdik
- Yemiyor İçmiyor Çevrim İçi Oluyoruz
- Obezite Küresel Bir Pandemiye Dönüştü
- Uz. Dr. Ayça Kaya: “Buzdolabı ile Aranıza Mesafe Koyun”
- Diyetisyen Kübra Çıtlak: “Son 30 Yılda Çocuk ve Ergenlerde Obezite, Dünya Genelinde Arttı”
- Hormonlar Kilomuzu Nasıl Etkiliyor?
- Çocuk Beslenmesindeki Tehlike: Abur Cubur
- Psikolojik Nedenleri ve Sonuçlarıyla Obezite
- Obezitenin Yol Açtığı 10 Sağlık Sorunu
- Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül: “Öfkenin olduğu yerde olumlu duygular barınamaz”
- Prof. Dr. Cüneyt Evren: “Kronik yorgunluk sendromu, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir durumdur”
- Klinik Psikolog Gökhan Ergür: “Metropol yaşamı ve sosyal medya kaygı düzeyini artırıyor”
- İnsanın Dijital Çağ ile İmtihanı
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a 104 yıllık mücadele
- Yeşilay’ın ilk gençlik teşkilatının kuruluşu "Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti"
- Yeşilay gençliği seviyor, gençlik Yeşilay’ın varlığını hissediyor
- Yeşilay ülküsünün yılmaz neferleri: Yeşilay kadınları
- Ulusaldan evrensele Yeşilay mücadelesi
- Yeşilay’ın dünyada örnek alınan öncü modeli: YEDAM
- Elektronik Sigara Gerçeği! Çocuklar ve Gençler Yalanlarla Kandırılıyor
- “Çocukların ve Gençlerin Elektronik Sigaraya Erişimleri Hızlı Bir Şekilde Engellenmeli”
- “Elektronik Sigara, Dünyanın Baş Belasına Dönüşmüş Durumda”
- “Çok Uluslu Tütün Şirketleri, Nikotin Bağımlısı Bir Nesil Oluşturmak İstiyor”
- “Elektronik Sigaralar Mutlak Zararlı ve Bağımlılık Yapıcıdır”
- “Elektronik Sigaraya Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı”
- Alkol Bağımlılığı Bireyi ve Toplumu Tehdit Ediyor
- Alkolün Güvenli İçilebilecek Bir Miktarı Yoktur
- Sosyal Hizmet, Tedavinin En Önemli Yapı Taşlarından Bir Tanesi
- Kadınlar Bağımlılık Sürecinde Yalnız Kalıyor
- Alkolle Mücadelenin Yolu; Vergilendirme, Erişim Kısıtlamaları ve Pazarlama Yasaklarıdır
- Alkol Bağımlılığına Uluslararası Yaklaşımlar
- Savaş, Halk Sağlığını Onarılamaz Biçimde Etkiliyor
- “Medyada Yaratılan Algı; Haklıyı Haksız, Doğruyu Yanlış, Güzeli Çirkin Olarak Konumlandırabiliyor”
- “Savaşlar, Savaşanları Olduğu Gibi Savaşmayanları Da Olumsuz Etkiler”
- “Artık Savaşlar Sadece Sahada Değil, Dijital Dünyada Da Gerçekleşiyor”
- “Çocuklardaki ‘Güvenli Dünya’ Algısı Zarar Gördü”
- Toplumsal Kaygı Bozuklukları Bağımlılıklara Neden Olabilir Mi?
- Bağımlılık Herkesi Etkileyen Genel Bir Sorundur
- Kadınlar Bağımlılıkta Da Ayrımcılıkla Karşı Karşıya Kalıyor
- Bağımlılığın Ve Şiddetin Doğasında Ortak Ve İç İçe Faktörler Vardır
- “Anne Veya Eşin Bağımlılık Sorunu Olan Bireye Yönelik Tutum Ve Davranışları Tedavinin Seyrini Etkiliyor”
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı: 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Sağlıklı Nesiller İçin Sağlıklı Gebelik
- Yeşilay Kadınları Güçlenerek Büyüyor
- Dijital Çağda En Kırılgan Grup Çocuklar Ve Gençler
- “Dijital Bağımsızlık En Önemli Gündemimiz Olmalı”
- “Sağlıklı Teknoloji Kullanımında Teknoloji Amaç Değil, Araçtır”
- Çocuklarda Ekran Bağımlılığı
- Dijital Bağımlılıktan Uzak, Hayata Yakın Olun!
- “Notların Telafisi Vardır, Ancak Zedelenen Öz Güvenin Telafisi Meşakkatlidir”
- “Başarının Sırrı Çocuğu Tanımaktan Geçiyor”
- Ziller Minikler İçin Çalıyor… Okula Uyum Süreci İçin Öneriler
- Çocuğun Okul Başarısını Artırmanın 15 Etkili Yolu
- Çocuğunuza Zaman Yönetimini Nasıl Öğretebilirsiniz?
- “Günümüzde Ruh Sağlığını Korumak Daha Zor Ve Daha Önemli Hale Geldi”
- Bağımlılık Ve Ruh Sağlığı İlişkisi Karşılıklıdır
- “Çocuk Olumsuz Duyguları Makul Düzeyde Deneyimlemeli”
- Bağımlı Bireylere Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalı?
- Koruyucu Ruh Sağlığıyla Tanışın
- “Tütün Kontrolü Toplumsal Gündemin Ana Konusu Yapılmalı”
- “Asıl Mücadele Tütün Endüstrisi İle Mücadeledir”
- “Zararsız Tütün Olması Mümkün Değildir”
- “Elektronik Sigaraların Ülkeler Tarafından Teşvik Edilmesi Sorumsuzluk Örneğidir”
- “Tütün Şirketleri, İnsanların Sigara İçmek İstemeyecekleri Bir Günün Geleceğini Biliyor”
- “Sağlıklı Etkileşim Ancak Empati İle Olur”
- “Empati Gelişimi Bebeklikte Başlar”
- “Empati Bir Duygudaşlık Göstergesidir”
- Toplumsal Duyarlılığın Vücut Bulmuş Hâli: Gönüllülük
- Yeşilay, TİSK Ve TÜMOSAN Depremzede Çocuklar İçin Güçlerini Birleştirdi
- Dayanışma Ruhu Kültürel Kodlarımızda Var
- “İyi İletişim Ve Doğru Bilgi Kaygıyı Azaltır”
- Afetlere Dirençli Şehirler Nasıl İnşa Edilmeli?
- Sıfır Maliyetle Kentsel Dönüşüm Mümkün
- “Bugünün Gençleri Üst Kuşaklardan Çok Daha İyiliksever Ve Dayanışmacı”
- Millî Birlik Ve Beraberlik Kodlarımızda Var: Millî Mücadele’den Kahramanmaraş Depremine Toplumsal Kenetlenme
- “Bir An Önce Normalleşmeliyiz”
- Dijital Medya Çocuğu Sosyal Hayattan Koparıyor
- “Hey Çocuk! Bırak Tabletini Sakince Kitabın Kapağını Aç! Kalbini Aç…”
- Mutlu Bir Çocukluk İçin Projeden Çok Daha Fazlası Gerekiyor
- Çocuk Gülerse Dünya Güler
- Hilal-i Ahdar’dan Yeşilay’a
- Sivil Toplum Kuruluşları Ve Gönüllülüğün Gücü
- STK’lar Tek Yürek Oldu: Yüzyılın Felaketi Sonrası Gönüllü Dayanışması
- Bağımlılıklarla Karşı Gönüllü Mücadele
- Çocuklar İçin Gönüllülük Neden Gerekli?
- “Tedavi Edilmeyen Kaygı Bozuklukları Kronikleşme Eğilimindedir”
- İklim Değişikliğinin Ortaya Çıkardığı Kaygı Hâli: Eko-Anksiyete
- Yeni Krizlerin Getirdiği Belirsizlikler Küresel Kaygıyı Körüklüyor
- “Kaygılar Bağımlılığı Tetikleyebildiği Gibi Bağımlılıklar Da Kaygıyı Besleyebilir”
- “Çocukları Kaygıları Nedeniyle Utandırmayalım, Usandırmayalım, Cezalandırmayalım”
- Sosyal Medya Kullanımı Kaygıları Tetikliyor
- Sigara İle Mücadelede En İyi Politika, Çocuk Ve Gençleri Tütünsüz Ortamda Büyütmektir
- YEDAM’ın Kişiye Özel Programlarıyla Sigaraya “Dur” Deyin
- Örnek Vakalarla Tütün Bağımlılığı Tedavisi
- Tütün Bağımlılığı Vücudumuza Neler Yapıyor?
- Sigarayı Bıraktığınızda Vücudunuzda Neler Oluyor?
- Dünyada Alkol Kullanımı Ve Önleyici Politikalar
- Alkol Bağımlılığını Önlemeye Dair Yasal Düzenlemeler
- Alkolün Bir Diğer Karanlık Yüzü: Şiddet Ve Alkol İlişkisi
- Ebeveynler Alkol Kullanan Gence Nasıl Yaklaşmalı?
- Sevdiklerimizi Alkol Bağımlılığından Nasıl Koruruz?
- Alkolsüz Hayat Neler Kazandırıyor
- Alkol Vücuda Neler Yapıyor?
- “İletişim Yoluyla Kendimizi Var Ediyoruz”
- “Bireyi Bağımlılığa Götüren Duygusal Yalnızlıktır”
- “İnsan İnsana Şifadır, Umuttur, Yoldur”
- Güvene Dayalı İletişim Bağımlılıklardan Koruyor
- Sanal İletişim Gerçek İletişimin Yerini Tutar Mı?
- “Dijital Oyun Bağımlılığı Ciddi Bir Sorun”
- “Teknolojiyi Doğru Kullanmayı Öğrenmeliyiz”
- Dijital Dünyada Eğitim Şart
- Dijital Dünyada Bizi Neler Bekliyor?
- Sanal Ortam Güvenliğinin Teminatı: Siberay
- Rakamlarla Dijital Dünya
- TÜİK Araştırma Sonuçlarına Göre Türkiye Dijitalleşiyor
- “Proje Çocuklar Kuklaya Dönüşüyor”
- “Mutlu Bir Aile İçin Her Şey Mükemmel Olmak Zorunda Değil”
- Değerler Eğitimi Bu Dünyanın Bir İhtiyacı
- TBM İle Her Yıl Milyonlarca Kişiye Ulaşıyoruz
- Okul Heyecanı Başlıyor
- “Tüketerek Mutlu Olma Çabası Büyük Bir Yanılgı”
- “İnsanın Manevi Alanı Boşluk Kabul Etmez”
- Mutluluk Beyinde Başlar
- Toplumsal Mutluluğun Şifreleri
- Sağlıklı Tabaklar, Mutlu Yüzler
- Mutluluğa Götüren 7 Adım
- Az Çoktur!
- “Sadeleştikçe Zihin Sağlığımızı Korumamız Da Kolaylaşır”
- Atıksız Bir Mutfak Mümkün
- Biraz Yavaşlamaya Ne Dersiniz?
- Sade Ve Özgür Bir Yaşamın Yolu: “Küçük Ev” Akımı
- Daha Huzurlu Bir Hayat İçin Sadeleş!
- Atık Kağıtları Sanat Eserine Dönüştürüyor
- Pedallar Sağlıklı Yaşam İçin Çevrildi
- Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu
- YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış
- Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü
- Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?
- Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor
- “Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek
- Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı
- Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır
- Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor
- Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı
- Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?
- Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı
- “Dünya Şiddetli Bir Merhametsizlik Hastalığına Tutulmuş Vaziyette”
- Tarih Boyunca Vardı Ve Hep Var Olacak: Sivil Toplum Kavramı Ve STK’lar
- Yeşilay’a Gönülden Bağlı Olanlar
- Merhamet Ve İyiliğin Gücü: Gönüllülük
- Gönüllülük Çalışmaları Dersiyle Teori Ve Pratik Bir Arada
- Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”
- Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?
- Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur
- Şimdi tam zamanı!
- “Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!
- Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık
- Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda
- Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor
- Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı
- Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun
- Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı
- Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı
- Alkol Kontrol Politikaları Toplumları Koruyor
- “Alkol Bağımlısı Kişilerin Çocuklarının Ruh Sağlığını Yakından Takip Edilmeli”
- Alkol Aile İçi Şiddette Risk Faktörü
- Alkol Bağımlılığını Anlamaya Yönelik Faaliyetler
- Alkol Bağırsak Sağlığını Bozuyor
- Alkol Bağımlılığıyla Asırlık Mücadele: YEŞİLAY
- “Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”
- İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar
- Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor
- Çocuğum Madde Kullanıyor mu?
- Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar
- Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor
- Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk
- Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından
- Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur
- Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü
- Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur
- “Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”
- Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?
- “Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”
- YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler
- Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu
- “Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”
- Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil
- “Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”
- Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!
- Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor
- Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde
- Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi
- Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur
- Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı
- “Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”
- “Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”
- Evde Hareketsiz Kalmayın!
- Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?
- Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz
- “Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”
- “Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”
- Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor
- “Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”
- "Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"
- Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?
- Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!
- Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor
- “Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”
- Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur
- “Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”
- Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı
- Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor
- Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular
- Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar
- Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele
- Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur
- “Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”
- “Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”
- “Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”
- “Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”
- "Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"
- “Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”
- “Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”
- Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü
- "Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"
- Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor
- "Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"
- “Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”
- Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı
- Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda
- "Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"
- “Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”
- Doğru Rol Model Olmak Önemli
- “Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”
- Mutluluk Ailede Başlar
- “Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”
- Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor
- “Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”
- Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nervoza
- Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği
- “Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”
- Ekolojik Yaşam Arayışları
- “Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”
- Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?
- Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor
- "Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"
- "Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"
- Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü
- Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği
- Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım
- "Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"
- “Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”
- Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?
- Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!
- Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı
- Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor
- Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor
- Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik
- Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?
- Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!
- Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi
- Alkol Vücuda Neler Yapar?
- “İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”
- Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu
- Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük
- "İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay
- Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay
- Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…
- Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir
- Vakıf ve Gönüllülük Üzerine
- "Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"
- Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?
- Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi
- "Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"
- 10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem
- "Şişenini Dibi"nden Görünenler
- İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!
- Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"
- Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"
- "Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor
- Hayat da Eğitim de Eve Sığar
- Korona Günlerinde Ev Hayatı
- Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”
- Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş
- El Hijyeni Virüsten Korur
- Evde Düzen İçin İpuçları
- Bahane Yok! Oyun Vakti
- Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?
- "Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"
- Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin
- Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli
- Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor
- Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey
- Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"
- DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var
- E-Spor Obeziteye Neden Oluyor
- Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?
- Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak
- Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var
- Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak
- Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele
- Elektronik Sigara Can Almaya Devam Ediyor Can Almaya Devam Ediyor
- Elektronik Sigara da Sigara Kadar Zararlı
- Doç. Dr. Toker Ergüder: Elektronik Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor
- İlaç, Şifa Mı Bağımlılık Mı?
- İlaç Bağımlılığı Tedavisi Kişiye Özeldir
- Reçetesiz ve Kontrolsüz Steroid Kullanımı Sağlığı Doğrudan Tehdit Ediyor
- İlaç Suiistimali Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
- Opioid Grubu İlaçların Kötüye Kullanımında Artış Var
- İlaçların Kötüye Kullanımı Toplumsal Refahı Tehdit Ediyor
- Bağımlılıkların Bıraktığı Tahribatı Doğru Beslenme Onarabilir
- Aç Olmadığımız Hâlde Neden Yemek Yiyoruz?
- Düzenli Aile Sofraları Bağımlılık Riskini Azaltır
- Yeşilay, Yeme Bozukluklarını Bir Halk Sağlığı Meselesi Olarak Ele Alıyor
- Egzersiz Bağımlılığı Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor
- Yeme Bağımlılığı ile Problemli İnternet Kullanımı Arasında Çok Yakın Bir İlişki Tespit Ettik
- Gıda Bağımlılığı’ Terimi Metaforik Bir İfade Değil, Nörobiyolojik Bir Gerçekliktir
- Beyin Ödül Sistemini Hedef Alan Gıdalar
- Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede YEDAM Desteği
- Sessiz Bir Salgın: Türkiye’de Sanal Kumarın Yayılma Dinamikleri
- Çocukları Sosyal Medyanın Karanlık Yüzünden Nasıl Koruyabiliriz?
- Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi
- Prof. Dr. Heather Wardle: “Bugün Kumar, Tarihin Hiçbir Döneminde Olmadığı Kadar Erişilebilir”
- Davranışsal Bağımlılıklara Karşı Yeşilay Ve Savunuculuk
- Dr. Tasnim Atatrah: “DSÖ Davranışsal Bağımlılıkları Yakından İzliyor”
- Prof. Dr. Marc Potenza: “Davranışsal Bağımlılıklar Da En Az Kimyasal Bağımlılıklar Kadar Ciddiye Alınmalı”
- Doç. Dr. Merih Altıntaş: “Davranışsal Bağımlılıklar Önemli Bir Halk Sağlığı Problemi Hâline Gelmiş Durumda”
- Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak: "İnsanın Sahip Olduğu En Önemli Teknoloji Beyni ve Bedenidir"
- Kış Depresyonunun Bağımlılıklara Etkisi
- Bağımlılıkta Mücadelede Psikososyal Destek Kavramı Ve YEDAM Modeli
- Bağımlılık Tedavisinin Önündeki Görünmez Duvar: Stigma
- Kişilik Bozuklukları ve Bağımlılık İlişkisi
- Bağımlılıkta Kırılgan Zemin: Psikolojik Sorunlar Neden Mi, Sonuç Mu?
- Uz. Dr. İlyas Kaya: “Ergenlik, Bağımlılık Açısından Kritik Bir Dönemdir”
- Prof. Dr. Hakan Coşkunol: “Bağımlılık Kişiyi Bedensel ve Varoluşsal Bir Esarete Sürükler”
YEDAM’dan Bütüncül ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
Alkol, madde ya da davranışsal bağımlılıklarla birlikte görülen depresyon, kaygı bozuklukları, travma ya da diğer psikiyatrik sorunlar tedaviyi daha zorlu bir hâle getirebiliyor. Bu tablo, bütüncül ve kişiye özgü tedavi modellerinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik sorunların birlikte ele alınmasının neden hayati olduğunu, güncel tedavi yaklaşımlarını ve klinik deneyimlerin ışığında karşılaşılan zorlukları YEDAM Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Özdenur Çakır’a sorduk.
“Bağımlıklar ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklar” başlığından ne anlamalıyız? Bağımlılıklar mı psikiyatrik bozukluğa yol açıyor, yoksa tersi mi? Bu ayrımı yapmak mümkün mü?
Bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklar, bağımlılık tanısı olan bireylerde depresyon, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, DEHB, travma sonrası stres bozukluğu, kişilik bozuklukları gibi bir ya da daha fazla psikiyatrik bozukluğun birlikte görülmesi anlamına geliyor. Klinik literatürde bu durum, “komorbidite” yani “eş tanı” olarak adlandırılıyor. ‘Bağımlılıklar mı psikiyatrik bozukluğa yol açıyor, yoksa tersi mi?’ sorusuna tek yönlü ve net bir cevap vermek çoğu zaman mümkün değildir. Klinik pratikte üç temel ilişki biçimiyle karşılaşırız: Bazı bireylerde psikiyatrik belirtiler bağımlılıktan önce ortaya çıkabiliyor. Kişi; depresif duygulanımı, yoğun kaygıyı, dikkat sorunlarını, travmatik anıları hafifletmek amacıyla alkolü, maddeyi ya da davranışı bir “self-medication yani kendini tedavi etme” aracı olarak kullanmaya başlayabilir. Bu kullanım zamanla bağımlılığa dönüşebilir. Bazı durumlarda, uzun süreli ve yoğun madde kullanımı, beyindeki nörokimyasal dengeleri bozarak depresyon, anksiyete bozuklukları, psikotik belirtiler, duygu durum dalgalanmaları gibi psikiyatrik tablolara yol açabilir. Burada psikiyatrik belirtiler, doğrudan ya da dolaylı olarak bağımlılığın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Çocukluk çağı travmaları, bağlanma sorunları, genetik yatkınlık, duygusal düzenleme güçlükleri, dürtüsellik hem bağımlılığa hem de psikiyatrik bozukluklara zemin hazırlayan ortak faktörlerdir. Bu durumda hangisinin önce başladığını ayırt etmek klinik olarak oldukça güç olabiliyor. Bu ayrımı yapmak kısmen mümkündür, ancak her zaman net değildir. Klinik değerlendirmede belirtilerin zamansal sıralaması, madde kullanımından önceki ruhsal işlevsellik, madde bırakıldığındaki psikiyatrik belirtilerin seyri, aile öyküsü gibi unsurlar dikkate alınır. Ancak pratikte asıl önemli olan “Hangisi önceydi?” sorusundan çok, her iki tablonun da birlikte ele alınmasıdır. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar bağımlılığın şiddetini artırır, tedaviye uyumu zorlaştırır ve nüks riskini yükseltir. Bu nedenle güncel yaklaşım, bağımlılığı ve psikiyatrik bozukluğu birbirinden ayırmadan, bütüncül ve eş zamanlı bir tedavi planı yürütmektir.
“TEMEL STRATEJİ, EŞ ZAMANLI TEDAVİDİR”
Bağımlılık ve psikiyatrik bozuklukların tedavi sürecinde temel strateji ne olmalıdır, birlikte mi yoksa aşamalı mı tedavi edilmelidir?
Bağımlılık ve psikiyatrik bozuklukların tedavi sürecinde temel strateji, eş zamanlı (entegre) tedavinin uygulanmasıdır. Güncel bilimsel yaklaşım ve klinik deneyim, bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik bozuklukların mümkün olduğunca birlikte ve entegre biçimde ele alınması gerektiğini göstermektedir. Yani temel strateji, önce biri, sonra diğeri anlayışından ziyade; her ikisini aynı tedavi planı içinde değerlendirmektir. Bu durumun temel nedenlerinden biri, birini tedavi etmeden diğerinde kalıcı iyileşmenin zor olmasıdır. Psikiyatrik belirtiler devam ederken bağımlılığın tedavi edilmesi güçtür; aynı şekilde aktif bağımlılık sürerken psikiyatrik tedavinin etkisi de sınırlı kalır. Tedavi edilmeyen depresyon, anksiyete ya da travma belirtileri, alkole/maddeye/bağımlı davranışa geri dönüşün en önemli tetikleyicilerindendir. Komorbidite tanıların eş zamanlı tedavisi nüks riskini azaltır. Birey sorunlarını ayrı ayrı değil, iç içe geçmiş bir deneyim olarak yaşar. Tedavinin bu gerçekliğe uygun olması gerekiyor. Bireyin yaşantısının bütüncül şekilde ele alınıyor olması da entegre tedavinin önceliklendirilmesini haklı çıkarıyor. Aşamalı yaklaşım, bazı klinik durumlarda geçici ve destekleyici bir strateji olarak tercih edilebilir, ancak bu bir tercihten çok zorunluluk durumudur. Örneğin; akut yoksunluk, psikotik tablo, yüksek intihar riski, yoğun bilişsel dezorganizasyon varsa, öncelikle stabilizasyon hedeflenir. Bu aşamada madde kullanımının kontrol altına alınması, güvenliğin sağlanması, psikotik ya da ağır duygu durum belirtilerinin yatıştırılması önceliklidir. Ancak bu, psikiyatrik bozukluğun “ertelendiği” değil, farklı yoğunlukta ele alındığı anlamına gelir. Klinik pratikte başlangıçta güvenlik ve stabilizasyon, ardından entegre psikoeğitim ve motivasyon çalışmaları, eş zamanlı psikoterapi ve psikiyatrik izlem, relapsı önleme ve psikiyatrik belirtilerin uzun vadeli takibi sürecinde psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve psikiyatristlerin bir arada çalışıyor olması, yani multidisipliner ekip çalışması, kritik öneme sahiptir.
YEDAM’DA İZLENEN TEDAVİ SÜRECİ
Çift tanı alan bu durumdaki danışanlarınızın tedavisinde, YEDAM’ın yaklaşımı ve izlenen yollar nelerdir? YEDAM ile gerçekleşecek süreç nasıl başlar, nasıl ilerler?
YEDAM’da bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklara sahip danışanlarımızın süreci, ayrılmaz ve birbirini etkileyen süreçler olarak ele alınır. Yaklaşımın merkezinde; bütüncül değerlendirme, multidisipliner çalışma ve süreklilik yer alır. YEDAM’lardan tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı alanında destek almak isteyen 12 yaş ve üzeri bireylere randevu planlamasını 115 numaralı danışma hattımız üzerinden gerçekleştiriyoruz. Bireylerin destek almak istemedikleri veya 12 yaşından küçük oldukları durumlarda, onlar adına aile bireyleri de görüşme randevusu planlayabiliyor. Hizmetlerimizin tamamı ücretsiz ve gizlilik esasına bağlı kalınarak yürütülüyor. İlk temastaki temel amacımız “Hemen bırakmalısın” demek değil, kişinin ne yaşadığını anlamak ve güven ilişkisi kurmak.
YEDAM’da gerçekleştirilen ilk görüşmede bağımlılığın özellikleri anlamaya çalışılır. Bunun için bazı sorular sorulur. “Ne zamandır kullanıyor, ne kullanıyor, ne sıklıkla kullanıyor, kullanım öyküsü nedir, bu durumun gizli kaldığı veya bilindiği kişiler kimlerdir?” soruları ile ilgili örüntüler anlaşılmaya çalışılır. Bağımlılık sürecine dair psikolojik faktörler de değerlendirilir. Kişi alkol/madde kullanımını olumsuz düşüncelerden kaçış olarak mı, yoksa heyecan arama davranışı sonucunda mı gerçekleştiriyor? Duygularının bağımlılığı üzerine etkisi veya bağımlılığının duyguları üzerine etkisi anlaşılmaya çalışılır. Kişinin bağımlılığına eşlik eden psikiyatrik tanıları varsa onlar üzerine görüşülür. Depresyon, anksiyete, dürtüsellik, DEHB, travma öyküleri sıklıkla bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik bulgular olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi tanıların varlığında süreci, eş tanı sürecini de dikkate alarak planlamak gerekir. Görüşme süreci, motivasyonel görüşmelerle de desteklenir. Danışanla süreç içerisinde çatışma yaratmayan, yargılayıcılıktan uzak ve ambivalansın kabul edildiği şekilde görüşmelerin sürdürülmesi gerekmektedir. Çünkü çoğu zaman kişiler bağımlılıklarını kontrol edebileceklerini, isterlerse bırakabilecelerini düşünürler. Bu gibi düşüncelerin gerçekçi olmadığı ile yüzleşmekten ziyade; zaman içerisinde kontrol edemeyecekleri bir beyin hastalığı olduğunu görmeleri çok daha etkileyici olacaktır. Motivasyonel görüşme ile amaç kişiyi bırakmaya zorlamak değil, danışanın değişim isteğini büyütmek ve kararı ona bırakmaktır.
Görüşme içeriğinde psikoeğitime de yer veriliyor. Bağımlılık hakkında bilgilendirme, bağımlılık yapıcı maddelerin beyin ödül sistemine etkisi, bağımlılık döngüsü, yanlış inançlar ve bunların davranışlara etkisi hakkında görüşülüyor. Burada amaç, kişideki “Ben zayıfım” algısı yerine, “Bu sistemin doğası bu” farkındalığını kazandırmaktır. Bilişsel ve davranışsal müdahaleler ile kişinin erişmek istediği noktaya ulaşmasına destek olunur. Bilişsel çarpıtmalar, yanlış inançlar fark edilir ve gerçekçi alternatifler üzerine görüşülür. Riskler, riskli durumlar ve ihtiyaçlar belirlenir. Riskli durumlarla ve tetikleyicilerle başa çıkmaya yönelik hedefler üzerine görüşülür ve kişi ile gerçekleştirilebilir hedefler belirlenerek, haftalık takip bu şekilde sağlanır. Hedeflerin ve sınırların cezalandırıcı değil, koruyucu olarak belirlenmesi oldukça önemlidir. YEDAM’da psikiyatrist bulunmamakla birlikte, çift tanısı olduğu düşünülen danışanlar AMATEM, devlet veya özel hastanelerin psikiyatri poliklinikleri gibi uygun sağlık kurumlarına aktif ve yapılandırılmış şekilde yönlendiriliyor. Bu süreçte danışan yalnız bırakılmıyor; randevu alma, başvuru motivasyonu ve sürecin takibi noktasında destekleniyor. Talep doğrultusunda, sosyal hizmet uzmanlarımız tarafından randevulara eşlik ediliyor. Bağımlılığa eşlik eden psikiyatrik durumlarda örneğin depresyon, anksiyete, yoğun dürtüsellik, uyku problemleri gibi konularda ilaç desteği ile birlikte YEDAM’daki görüşmeler eş zamanlı yürütülüyor. Bireylerin aileleri ile görüşülmesine onay verdikleri durumlarda aile bireyleri de sürece dâhil ediliyor. Aile görüşmelerinde amaç, ailesel iyileşmeyi destekleyen bir çevre oluşturmaktan geçiyor. Bağımlılık sürecinde, bağımlılık gelişen alkol veya maddeden uzak kalmak, kumar oynamamak kadar, nüksü önlemek ve riskli durumların farkında olmak da önemlidir. Bu nedenle danışanlarımız ile birlikte erken remisyon dönemlerindeki riskli durumlar, geçmiş nüks durumları, nüks durumu söz konusu olduğunda yapabilecekler görüşülüp; bunlara uygun planlar yapılıyor. Bireyler alkol ve maddeden, kumar oynama davranışından uzak kaldıkça, hedeflere uyum sağladıkça görüşme sıklığı uzatılıyor, kişi devam etmek istediği sürece görüşme sıklıkları uzatılsa da sonlandırılmıyor.
“TEDAVİ SÜRESİ DEĞİŞKENDİR”
Tedavi süreci ne kadar sürüyor, tam iyileşme mümkün mü?
Tedavi sürecinin tek ve net bir süresi yoktur. Bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklar kronik, yineleyici ve dalgalı seyir gösterebilen durumlardır. Bu nedenle tedavi süresi; bağımlılığın türüne ve süresine, eşlik eden psikiyatrik bozukluğun niteliğine ve şiddetine, danışanın motivasyonuna, sosyal destek düzeyine, eş tanıların sayısına göre önemli ölçüde değişir. YEDAM pratiğinde aktif danışmanlık süreci genellikle birkaç ay sürebileceği gibi, 6 ay- bir yıl ve üzeri bir zamana da yayılabilir. Bu süre, haftalık görüşmelerin kesintisiz devam ettiği “tek parça bir süreç” olarak düşünülmemelidir. Zaman içinde görüşme sıklığı azalabilir, izlem görüşmelerine geçilebilir, ihtiyaç hâlinde yeniden yoğunlaştırılabilir. Tam olarak iyileşmeye dair görüş, bağımlılığı nasıl tanımladığımıza bağlıdır. Bağımlılık alanında “tam iyileşme” genellikle maddenin/bağımlı davranışın kontrol edilebilir hâle gelmesi değil, kalıcı ve sürdürülebilir bir iyilik hâli olarak ele alınır. Birçok danışan için bu; uzun süreli madde kullanmama, riskli durumları tanıyabilme, nüksle baş etme becerilerinin gelişmesi anlamına gelir. Nüks yaşanması ise tedavinin başarısızlığı değil, iyileşme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilir. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklarda depresyon, anksiyete bozuklukları gibi bazı tablolar tam remisyona girebilir; bipolar bozukluk, DEHB gibi bazıları ise uzun süreli izlem ve tedavi gerektirebilir. Buradaki hedef; belirtilerin tamamen ortadan kalkmasından çok, işlevselliğin artması ve yaşam kalitesinin yükselmesidir. Çift tanılı danışanlarda başarı; danışanın kendi risklerini tanıması, erken uyarı işaretlerini fark etmesi, destek alma davranışını sürdürebilmesi ile ölçülür.
“ÇİFT TANILI DANIŞANLARDA DA İYİLEŞME MÜMKÜNDÜR”
“Bağımlıklar ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklar” konusunda klinik tecrübelerinizden yola çıkarak, okuyucular için umut veren bir örnek paylaşabilir misiniz? Ayrıca, bu alanda çalışan ruh sağlığı uzmanlarına ne gibi önerilerde bulunursunuz?
Danışan, 30’lu yaşlarının başında, uzun süredir alkol kullanım bozukluğu olan ve buna eşlik eden depresif belirtiler yaşayan bir erkekti. Başvuru sırasında “Ben zaten depresif biriyim, içmesem de değişmeyecek” inancı oldukça baskındı. Daha önce birkaç kez bırakma denemesi olmuş, her nükste kendine yönelik umutsuzluğu artmıştı. Süreçte şunlar dikkat çekiciydi. Depresif belirtilerin büyük kısmı, uzun süreli ve yoğun alkol kullanımının ardından belirginleşmişti. Alkol, onun için hem uykuya dalmanın hem de değersizlik duygusundan kaçmanın bir yolu olmuştu. Psikiyatri desteğiyle eş zamanlı olarak YEDAM’da yürütülen psikososyal çalışmalarda, önce motivasyonel görüşme ile “Neden bırakmalı?” değil, “Neden değişmek istiyor?” sorusu üzerinde duruldu, ardından duygu düzenleme ve tetikleyici farkındalığı çalışıldı, depresyon belirtileri “kişiliğinin değişmez bir parçası” olmaktan çıkarılıp çalışılabilir bir durum olarak ele alındı. Yaklaşık bir yıl içinde alkol kullanımı anlamlı biçimde azaldı ve ardından tamamen sonlandı, depresif belirtiler büyük ölçüde geriledi, danışan “İlk kez kendimi sadece bağımlı biri olarak tanımlamıyorum” diyebildi. Bu vaka şunu bize bir kez daha gösterdi ki, doğru eşlik ve sabırla, çift tanılı danışanlarda da iyileşme mümkündür.
Bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik bozukluklar kişinin “zayıflığı” değil, öğrenilmiş baş etme biçimleri ve biyopsikososyal etkenlerin birleşimidir. Uygun destekle belirtiler hafifleyebilir, işlevsellik artabilir, kişi yaşamında yeni bir denge kurabilir. Bu alanda çalışan ruh sağlığı uzmanlarının; “Hangisi önce?” sorusuna fazla takılmaması gerekir. Özellikle eş tanılı danışanlarda, çok sayıda başarısız bırakma girişimleri söz konusu olduğundan, danışanın hissettiği yoğun suçluluk ve çaresizlik karşısında uzmanın umut verici olması gerekir. Nüks başarısızlık olarak değerlendirilmemeli aksine, risk analizinin yeniden yapılabileceği bir öğrenme süreci olarak ele alınmalıdır. Psikiyatri, sosyal hizmet, aile desteği ile kurulan bağlar tedavinin etkinliğini katlayarak artırır. “Ben kendi alanımda çalışayım” yaklaşımı çift tanıda sınırlayıcıdır. Bu sebeple, multidisipliner yaklaşımı benimsemek oldukça önemlidir. Aynı zamanda uzmanların; tükenmişlik, çaresizlik, iyileşmenin zorluğu düşüncesine dair kendilerini korumaları gerekir. Süpervizyon, ekip/vaka paylaşımı ve sınır koyma davranışları ile uzmanların koruyucu önlemleri önemsemeleri önemlidir.
“NÜKS, İYİLEŞMENİN BİR PARÇASIDIR”
Bu durumdaki hastalarda nüks riskini artıran faktörler nelerdir? Nüksü önlemeye yönelik hangi koruyucu yaklaşımlar uygulanıyor?
Çift tanı (bağımlılık+psikiyatrik bozukluk) varlığında nüks riski, tek başına bağımlılığa göre daha yüksektir. Bunun nedeni, birden fazla risk alanının aynı anda devrede olmasıdır. Tedavi edilmemiş ya da yetersiz tedavi edilen psikiyatrik belirtiler, ilaç tedavisinin düzensiz olması, erken iyileşme dönemindeki güven artışı, bağımlılığı tetikleyen arkadaş çevresi ile görüşülmesi, kolay erişim, aile içi çatışmalar, yalnızlık ve sosyal izolasyon nüks riskini artırıcı faktörlerdir. Bir kullanım sonrası yoğun suçluluk, utanç, boşa gitti inancı kişiyi hızla eski kullanım döngüsüne sokabilir. Kişinin nüks ardından görüşmeye gelişi ardındaki umudu bizlere göstermeli ve durumun öğretici yönlerine odaklanılmalıdır. Yaşanılan nüksün ardından; kişi için riskli durumların, erken uyarı işaretlerinin fark edilmesi; tekrar karşılaşıldığında yapılabileceklerin belirlenmesi nüks sıklığının azalması için oldukça önemlidir. Nüks, sürecin sonu değil; erken fark edildiğinde iyileşmenin bir parçasıdır. Çift tanılı danışanlarda nüksü önlemenin en güçlü yolu; psikiyatrik belirtileri görünür kılmak, destek ağını canlı tutmak ve danışanın yardım isteme davranışını sürdürmesini sağlamaktır. Bu bütüncül yaklaşım hem nüks sıklığını hem de nüksün yıkıcı etkilerini belirgin biçimde azaltır.
“KEŞKE DAHA ÖNCE GELSEYDİM”
Kendisi ya da yakını için yardım almaktan çekinen birine ne söylemek istersiniz?
Destek istemek zayıflık değil, farkındalıktır. Bağımlılık ve eşlik eden psikiyatrik sorunlar, kişinin iradesizliği ya da karakter kusuru değildir. Çoğu insan yardım almaktan etiketlenme korkusu, kendi başıma halletmeliyim inancı, utanç ve suçluluk duyguları gibi nedenlerle çekinir. Ancak bu duygular, sorunun kendisinden değil; sorunlara yüklenen anlamlardan beslenir. Yardım almak, her şeyi bilmeyi ya da hazır olmayı gerektirmez. Kişi ne yaşadığını tam olarak adlandırmak zorunda değil. “Sadece konuşmak istiyorum” düşüncesi bile bir başlangıçtır. Çoğu zaman insanlar yardım kapısına çözümlerle değil sorularla gelirler ve bu son derece doğaldır.
Yakını için yardım arayanlara ise şunları söylemek isterim. Bir başkası adına destek istemek, onu ‘ihbar etmek’ ya da ‘zor durumda bırakmak’ değildir. Aksine bu, koruyucu ve sorumluluk alan bir tutumdur. Yardım aramak kontrol etmek değil, yalnız olmadığını hissettirmek anlamına gelir. Neredeyse kimse yardım aldığı için pişman olmaz; ama birçok kişi geciktiği için pişmanlık yaşar. Yardım istemek bir son değil, yeniden başlamak için atılan ilk adımdır. YEDAM’da çok duyduğumuz cümlelerden biri şudur: “Keşke daha önce gelseydim.” YEDAM özelinde tekrar söylemek isterim ki; YEDAM’da başvurular ücretsizdir, gizlilik esastır, kimse hazır olmadığı bir şeye zorlanmaz, ilk görüşme “Hemen bırakmalısın” baskısıyla yapılmaz. Amaç önce anlamak, sonra eşlik etmek ve güvenli bir ilişki kurmaktır.