1031
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

İnci NEŞELİ ÖZOĞLU

Türkiye’de 30 milyon genç bilgisayar oyunu oynuyor. Bunların 7-8 milyonu ise e-sporcu. Son dönemlerde hızla yaygınlaşan e-sporun gençler için barındırdığı riskin olumlu yanlarına göre olumsuz yanlarının daha fazla olduğunu dile getiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Arıcak, “Kişi nasıl sigarayı ağzına koyduğunda bağımlı olma riski taşıyorsa, e-spor oynamaya başladığında da bağımlılık riski taşıyor demektir. E-spor bağımlılık riskini artıracak.” diyor.

Elektronik spor (e-spor) son dönemlerde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oldukça popüler hale geldi. Dev şirketler, büyük spor kulüpleri e-spora yatırım yapıyor. Tıpkı futbolda olduğu gibi takımlar kuruluyor, ligler oluşturuluyor ve transferler gerçekleştiriliyor. E-sporu spor olarak kabul eden de var etmeyen de. Spor olduğunu savunan camia, bunu sporun tanımı, kuralları, federasyonu, takımların var olması gibi standartlara bağlıyor. Bir grup araştırmacı ve akademisyen ise e-sporu spor olarak kabul etmiyor. Sporda fiziksel aktivite olması gerektiğini söylüyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tolga Arıcak da, e-sporun özellikle fiziksel yönüne baktığını belirterek, “Bu aktivite kişinin sadece zihinsel değil aynı zamanda bedensel faaliyetlerini ne kadar içeriyor? Buna da bakmak gerek. E-spor, fiziksel aktivite içermemesi nedeniyle spor değildir, demiyorum ama içinde belirli riskleri barındıran bir aktivite.” diyor. Prof. Dr. Arıcak ile teknoloji bağımlılığı ve e-spor ilişkisini konuştuk.

VÜCUDUN BÜYÜK KISMI HAREKETSİZ

Prof. Dr. Tolga Arıcak, e-spor yapan gençlerin günün önemli bir kısmını bilgisayar başında, oyun oynayarak geçirdiğini belirtiyor. Prof. Dr. Arıcak şunları söylüyor: “Oturdukları yerden ellerini, kollarını ve başlarını hareket ettiriyorlar ama bunun haricinde vücudun büyük kısmı hareketsiz durumda. Tabii bunun getirdiği kilo alma, obezite gibi riskler var. Ayrıca sürekli mouse tutulduğundan ellerde ve bileklerde sinir sıkışması görülebiliyor. Göz bozuklukları, göz kuruluğunun yanı sıra boyun düzleşmesi ve boyun fıtığı gibi sağlık problemleriyle karşılaşılabiliyor. İnsanlar tüm bu sorunlar yaşanmasın, vücudu sağlıklı olsun diye de spor yapıyor çoğu zaman. Aslında bu kısmı ile e-spor kelimesindeki spor kısmının yanıltıcı olduğunu söyleyebiliriz. E-spor bazı spor bilimciler tarafından spor olarak tanımlansa da felsefesi ve sonuçları itibarıyla sporun sağladığı faydayı yaratmıyor. İsminin spor olması başka bir şey, fiziksel aktiviteli sporların sağladığı olumlu sonuçları yaratması başka bir şey. Vücut sağlığı açısından olumlu sonuçlar değil riskler barındırıyor.”

E-SPOR, DSÖ KRİTERLERİNE GÖRE İNTERNET VE OYUN BAĞIMLILIĞINA GİDEN YOLU KOLAYLAŞTIRIYOR

Prof. Dr. Arıcak, e-sporun bilinen internet oyun bağımlılığının zararlarını içerip içermediğiyle ilgili şunları söylüyor: “Öncelikle, bir kişiye oyun bağımlısı diyebilmemiz için Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği üç kriteri karşılaması gerekiyor. Bunlardan ilki; kişinin hayatında öncelikli hal alması. Ailesinden, okulundan, işinden kısacası her şeyden önce gelmesi. İkincisi ise, kişide kontrol kaybı gelişmesi. Kişi artık durdurmak istese de oyun oynamayı durduramıyor, tıpkı sigara ve alkol bağımlılığı gibi; ‘Tamam, ben oynamayacağım, okuluma gideceğim.’ diye karar alıyor ama ertesi gün kalkıyor, tekrar oynamaya devam ediyor. Oyun bağımlılığının üçüncü koşulu ise fiziksel, ekonomik, sosyal, psikolojik tüm olumsuz sonuçlarına rağmen oynamaya devam etmek. Bu üç kriter karşılanıyorsa biz artık o kişiye ‘oyun bağımlısı’ diyoruz. E-sporda da bu üç kriteri karşılayan özellikler tanımlanmaya başlanmışsa, bağımlılığın yarattığı zararlara paralel sıkıntılar beklenmesi kaçınılmaz.”

SADECE 2 BİNİ LİSANSLI OYUNCU

Türkiye’de 7-8 milyon e-sporcu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tolga Arıcak, bunun sadece 2 bininin lisanslı olduğunu söylüyor. Lisanslı sporcu olmanın çok basit olduğunun altını çizen Prof. Dr. Arıcak, “T.C. kimlik numarası beyanı, sağlık raporu, doldurulmuş tescil fişi, 2 adet vesikalık fotoğrafa sahip olmak yeterli. Bu evraklarla, internet üzerinden Gençlik ve Spor Bakanlığı'na başvuruda bulunuyorsunuz. Bunlara bakılıyor ve bakanlık size lisans veriyor. Ve siz ‘Artık e-sporcuyum.’ diyorsunuz. İlle de bir takımda, kulüpte olmanız gerekmiyor, bireysel de olabiliyor. Düşünün; 15 yaşındaki oğlunuz/ kızınız ‘Ben e-sporcu olacağım.’ diyerek bu lisansı çıkartıyor, oturup gününün 8-9 saatini internet başında oyun oynayarak geçiriyor, okula bile gitmiyor. Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol de imzalandı, e-sporun okullarda ders olarak okutulması için. Maalesef şu anda çok ciddi bir risk altında gençlerimiz. Devlet eliyle gençler bir anlamda özendiriliyor, yönlendiriliyor.” diyor.

TOPLUMUN YÜZDE 36’SI OYUN OYNUYOR

Bakanlıkların, işin Türkiye’yi temsil ve uluslararası camiada tanınma yönüyle e-spora destek verdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Arıcak şöyle devam ediyor: “Amaç; uluslararası camiada var olmak. E-sporun artık ligleri, şampiyonlar ligi var. Gençler ciddi para kazanıyor. Şampiyonlar liginde oynayan bir oyuncu ayda minimum 15-20 bin lira kazanıyor. 50 bin lira kazanan da var. Bu, aileleri özendirebiliyor. Türkiye’de 30 milyon genç bilgisayar oyunu oynuyor ki bu da nüfusun yüzde 36’sı demek. 7-8 milyon olan e-sporcu sayısının hızla artacağını tahmin ediyoruz. Bu çocuklar gerçek anlamda ‘E-sporcu olmak istiyorum.’ dediklerinde, günlerinin 8-9 saatini bilgisayar başında geçirmek zorundalar. Bağımlı olmasalar bile başarılı olmak için bunu yapacaklar. Okula gitmeyecekler ve ders başarıları, akademik başarıları düşecek. Birçoğu ergenlik döneminde. Yani tam gelişim çağındayken çocuğunuzun 8-9 saat koltukta oturduğunu düşünün. Bunun neresinin sağlıklı olduğunu savunabilirsiniz? Bu yüzden de e-sporun devlet eliyle de özendiriliyor olması çok üzücü.”

OYUN BAĞIMLILIĞINA GÖTÜRÜYOR

E-sporun aslında gölgelenmiş ve maskeli bir biçimde bazı gençleri internet oyun bağımlılığına götürdüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Tolga Arıcak, “Hepsini değil. Böyle bir iddiada bulunursak yanlış olur. Çünkü bağımlılık bir hastalık ve biz 30 milyon genç içinden, e-spor nedeniyle risk taşıyanların bağımlı olma ihtimalini artırmış olacağız. E-spor bağımlılık riskini artıracak. ‘Her e-spor oynayan kişi bağımlı olacak.’ diye bir şey söz konusu değil. Biz e-sporun herkeste bağımlılık yapacağını iddia etmiyoruz. Her alkol, sigara içen de bağımlı değil. Ama, “Ben sigara içmeye başlasam da bağımlı olmam.” diyemezsiniz. Kimseye de şunu söylemezsiniz; “Sigara iç, bağımlı olmazsın.” Aynı şey e-spor için de geçerli. “E-spor oyna, bağımlı olmazsın.” diyemeyiz. Kişi nasıl sigarayı ağzına koyduğunda bağımlı olma riski taşıyorsa, e-spor oynamaya başladığında da bağımlı olma riski taşıyor demektir.” diyor.

E-SPOR ŞİDDET İÇERİYOR

E-sporun dijital oyunlardan çok büyük bir farkı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Arıcak, dijital oyunların aslında e-sporda kullanılan oyunlar olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Arıcak şöyle devam ediyor: “Mesela LoL, CS:Go, Zula… Bunlar aslında çocukların evde oynadığı bilgisayar oyunları. Bu oyunların ligi oluşmuş durumda. Büyük kısmı da şiddet içeriyor. İşin hareketsiz kalma gibi fiziksel yönü bir tarafa, diğer riski de şu; çocuğunuz günde minimum 8-9 saat şiddet içerikli bir oyun oynuyor. Sürekli öldürüyor, parçalıyor ve bu bir video oyunu! Bir bilgisayar oyununun e-spor oyunu olabilmesi için en önemli koşul şu; adil olmalı, yani herkes aynı koşullar altında yarışabilmeli. Bazen parayla bir şey satın alarak oyunda avantajlı bir duruma geçebiliyorsunuz. E-spor oyunlarında bu yok. Yani siz kendi paranızla değil sadece becerinizle, hızınızla, stratejinizle avantajlı duruma geçebiliyorsunuz. Oyunda herkes eşit yarışıyor.”

1 MİLYON KİŞİ AYNI ANDA İZLİYOR

E-spora en çok genç kesimin ilgi gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Arıcak, oyun oynamaya başlama yaşının ise 9-10 olduğunu söylüyor. E-sporcu olmak için 13-30 yaş arasında olunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Arıcak şöyle diyor: “Profesyonel ligde ise 17 yaşından itibaren oynanabiliyor. Hatta yurt dışında 15 yaşındaki bir genç de lisanslı e-sporcu olabiliyor. Youtube’da e-spor karşılaşmaları canlı olarak, büyük bir ilgiyle izleniyor. Fenerbahçe-Beşiktaş’ın oynadığı e-spor oyununu aynı anda 60 bin kişi seyredebiliyor. Ama yurt dışında ya da büyük liglerde oynanan oyunları aynı anda 1 milyon kişi izliyor. Ve dünya şampiyonasında ödül 20 milyon doları buluyor.”

PAZAR, 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE

Bilgisayar oyunu oynama bağımlılığının, kumar bağımlılığına giden yolda kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tolga Arıcak, “Normal bilgisayar oyunlarında parayla malzeme alınabiliyor. Çocuk bilgisayar oyunlarına para yatırmaya başladıkça online şans getiren oyunlara da para yatırma risk ve olasılığı artıyor.” diyor. E-sporun ülke ekonomisine katkı da sağladığını dile getiren Arıcak şöyle devam ediyor: “Gençlerin oynadığı bilgisayar oyunlarının Türkiye’deki yıllık pazarı 500 milyon dolar. E-spor işin içine girdiğinde dünya genelinde 1 milyar doların üstünde bir pazar söz konusu. Dünyada ligde 20 milyon dolar ödül alabiliyorsunuz. Bu ödülü Türk takımının kazanması halinde bu para Türkiye’ye gelecek. Artı Türk oyuncu yurt dışındaki bir takıma transfer olursa onlar için ödenen bonservis ücretleri var. Giderek büyüyen bir pazar. Tüm bunların ötesindeki değer ise ülkenin tanınırlığı ve bilinirliğinin artması. İki ay önce İngiltere’nin iki takımı İstanbul’da oyun oynadı. Bir sürü insan geldi, İstanbul da Türkiye de tanındı. Dünya şampiyonasında bir Türk takımı oynadığında 1 milyon izleyicinin Türkiye ve İstanbul ismini görmesi ülkemize bir reklam değeri katacaktır. Tanıtım, turizm amacıyla da kullanılabilecek ve dolaylı olarak ekonomiye katkı sağlayabilecek bir katma değeri var bu tür oyunların.”

RİSKLERİ OLUMLU YANLARA GÖRE DAHA FAZLA

Prof. Dr. Tolga Arıcak, eğitim psikolojisi uzmanı olarak e-spora olumlu ve olumsuz yanlarıyla baktığında, gençler için oluşturduğu, barındırdığı riskin, olumlu yanlarına göre daha fazla olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Arıcak, “Devlet eliyle de bunun özendirilmesinin, teşvik edilmesinin bu riskleri artıracağını düşünüyorum. Ciddi bir genç nüfusumuz var ve e-sporun bağımlılık yapma riski çok yüksek. Bu riskler göz önüne alınarak çalışmalar yapılmalı. E-spor özendirilmemeli, ders olarak okutulmamalı. Zararlı olduğunu düşündüğümüz, en azından şüpheli olan bir şeyi okullara sokup ders olarak okutursak, milyonlarca genç öğrencimizi riske atmış oluruz. ‘Tamam; e-spor dünyada popüler, biz de yapalım.’ denecek bir şey değil. Bakanlık bu konuda ön ayak olmamalı. Böyle bir şey yapılmasını istiyorsa da; lisanslı futbolcu olma koşullarını zorlaştırmalı. Bununla ilgili ön eleme ve denetimler yapılmalı. Nasıl ki her futbolcu, basketbolcu birinci ligde profesyonel olamazsa, aynı şekilde e-sporda da olamamalı. Gençlere boşu boşuna umut verip insanların psikolojik anlamda telef olmasına yol açılmamalı. Bunun faturasını ülke olarak yine biz ödeyeceğiz. İnsan kaynağımızı heba edip riskli bir yola sokmuş olacağız.” diyor.

LİSANS ALMA ŞARTLARI AĞIRLAŞTIRILMALI

Prof. Dr. Tolga Arıcak sözlerini şöyle tamamlıyor: “Örneğin; Gençlik ve Spor Bakanlığı diyecek ki; “Biz her yıl 50 kişilik e-spor takımı oluşturacağız ve bunun için belirli kriterler koyacağız. Öncelikle liseden mezun olunmalı, bu da 18 yaşı işaret eder. Mevcut durumda 13 yaşında lisans alınabiliyor. Ayrıca e-spor okullarda olmamalı. Akademik olarak belli bir başarı aranmalı. Çünkü bu oyunlar akademik başarıyı da düşürüyor. O zaman genç diyecek ki; ‘Ben okulda da başarılı olmak zorundayım.’ ‘E-sporcu olmak istiyorsan okula gitme, otur evde oyun oyna.’ durumu olmamalı. Çocuklar, Atatürk’ün; ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.’ sözündeki gibi olmalı. Temel Türkçe, Matematik becerileri yoksa e-sporcu olmamalı. Çocukları okuldan uzaklaşmaya özendirmeyelim. Bu tür önlemler alındığı takdirde tabii ki Türkiye’de de e-spor yerini alsın. Ama 7-8 milyon genci bu yola sokup, ‘Bunlar içinden 50-100 tanesini alacağız, kalanlar ne olursa olsun’ denirse, maddimanevi yıkım olur. Akademik yönden gelişmemiş, işsiz gençler boşlukta kalıp ‘Biz ne olacağız? Ne yapacağız?’ demesinler. Bu o gençlerin bağımlı olma riskini de artırır.”

E-SPORUN ARTILARI

  • Ülke ekonomisine katkı sağlıyor.
  • Ülke tanıtımına katkı sağlıyor.
  • Kişilere para kazandırıyor.

E-SPORUN EKSİLERİ

  • Teknoloji, oyun ve kumar bağımlılığını tetikliyor.
  • Kişilerin akademik başarısını düşürüyor.
  • Göz hastalıklarına, duruş bozukluklarına neden oluyor.
  • Hareketsiz yaşama yönlendiriyor.
  • Gençleri şiddete yönlendiriyor.
  • Zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyor, duygu durum bozukluklarına neden oluyor.

PROF. DR. TOLGA ARICAK KİMDİR?

Prof. Dr. Tolga Arıcak 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi’nde tamamladı. 1994-1999 yılları arasında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler programında araştırma görevlisi olan Arıcak, 1999 yılında aynı programda yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. 2006-2007 yılları arasında Indiana Üniversitesi Bloomington Psikolojik Danışma ve Eğitim Psikolojisi Bölümü’nde konuk araştırmacı, 2007-2008 yılları arasında ise Tulane Üniversitesi New Orleans Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Amerika Birleşik Devletleri’nde lisans ve lisansüstü düzeyde iki dönem halinde dersler verdi. 2008 yılında tekrar Trakya Üniversitesi’ne dönen Arıcak, 2010 yılında Eğitim Psikolojisi alanında doçent oldu. 2013-2014 akademik yılında Harvard Üniversitesi Berkman Center for Internet and Society Gençlik ve Medya Laboratuvarı’nda araştırmacı olarak çalışan Arıcak, halen Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019