1036
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

Yusuf DURAN

Pandemi nedeniyle yaklaşık bir aydır evlerimize kapandık. Başlarda süreç evde ertelediğimiz işlerimizi tamamlamak ve aile bireyleri ile daha fazla bir arada olabilmek adına keyifli idi. Ancak süre uzadıkça, hem artan hastalıklar ve ölüm haberleri, hem de belirsizlik kaygılarımızı artırdı. Doğaldır ki bu durum aile içi ilişkilere de yansıdı. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül’den karantina sürecinin aile ilişkilerini nasıl etkilediğine dair değerlendirmelerini aldık. 
 
Sosyal izolasyon uygulamaları nedeniyle “evde kal”mak zorunda olduğumuz, kimi zaman sıkıntılı ve kaygılı olabilen bir dönemden geçiyoruz. İpek böceğinin kozasına çekilmesi misali evlerimize kapandık. Yeni ve umut dolu geleceğe kanat çırpan bir kelebek olabilmek için sabırla bekliyoruz.  Okulların tatil edildiği, evden çalışmanın yaygınlaştığı ve insanların sosyalleştiği tüm alanların kapatıldığı bir ortam içinde insanların evlerine çekildiği bir zaman aralığı yaşıyoruz. Yaşanan karantina süreci koronavirüs tehdidine karşı duyulan kaygıyla birlikte, sürekli bir koşturmacayla günlerini tüketen 7’den 70’e herkesin yaşam alışkanlıklarında ve aile ilişkilerinde ciddi bir değişime neden oldu. Evde belirli zaman aralıklarında vakit geçirmeye alışkın eşler birbirleri ve çocukları ile 24 saat bir arada olmak durumunda kaldılar. Bu süreçte kendini izole eden bireylerin rol değişimlerini, karantina sürecinin aile ilişkilerini nasıl etkilediğini, yaşanan sıkıntıları ve çözüm yollarını Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül ile değerlendirdik.
 
Karantina ile birden eve kapanan insanın davranışında ne gibi değişiklikler yaşandı?
Pandemi nedeniyle yaklaşık bir aydır eve kapandık. İlk başlarda biraz şaşkınlık, hafif kaygı ile birlikte evde olmak bazılarımızın uzun süredir yapmaya fırsat bulamadığı bir durum olduğu için ve biraz da eksik işlerimizi tamamlamak ve aile bireyleri ile daha fazla bir arada olabilmek adına keyifli idi. Ancak süreç uzadıkça, hem artan hastalıklar ve ölüm haberleri, hem sürecin belirsizliği kaygılarımızı artırdı. Bir arada bu kadar uzun süre yaşamaya alışkın olmamanın ve günlük rutinlerimizin getirdiği düzen değişikliği ile sürtüşmelerimiz başladı. Bununla birlikte, çocuklar için okul ve arkadaş buluşmaları, bizler için iş ve sosyal yaşantılarımız gibi ortamlardan mahrumiyet ile insan ruhunun ihtiyacı olan rahatlama olanaklarımız ortadan kalktığı için birbirimize tahammülümüz azaldı. İş ve mahremiyet alanlarımız birbirine karıştı. Dinlenme zamanlarımız azaldığı, uyku düzenimiz bozulduğu için mutsuzluğumuz arttı. Çocuklarımızın evde eğitimle ilgili uyum süreçlerindeki zorluklar ve bu konuda bize düşen sorumluluk, onlarla yeni bir sürtüşme alanı oluşturdu. Yeme düzenimiz değişti, karbonhidrat tüketimimiz arttı, spor imkanlarımız azaldı. Bu da huzursuzluğumuzun başka bir nedeni oldu. Toparlayacak olursak, evde kalmak ile birlikte endişe, mutsuzluk, öfke ve tahammülsüzlük gibi duygularımız arttı. Baş etme becerimiz ve ruhsal dayanıklılığımız ise azaldı. Daha tahammülsüz ve sinirli hale geldik.  
 
“ÖFKE ANINDA YALNIZ KALIN”
Korona günlerinde evde ilişkiyi sağlıklı tutmanın yolları nelerdir?
Dediğim gibi ilk günlerde bu daha kolaydı, hatta güzel bir fırsattı. Ancak sürecin uzaması ile işler biraz zorlaştı. Öncelikle ruh halimizin değişken olabileceğini ve bazı günler daha umutlu ve mutlu olup bu süreci yönetebileceğimizi, bazı günler ise çökkünlük ve umutsuzluk yaşayıp çaresiz hissedebileceğimizi unutmamamız gerek. Bu nedenle sürtüşmelerimizin arttığı ve öfkeli olduğumuz durumlarda evin genel ortamından “Bana bir yarım saat müsaade…” deyip uzaklaşmak ve küçük de olsa yalnız kalabileceğimiz bir alanda kendi halimize kalıp sakinleşmek önemli. Kendimizi biraz keyifsiz hissettiğimizde, eskiden bizi mutlu eden ev içinde yapılabilecek şeyleri yapmak ve dostlarınızla görüntülü konuşmak işe yarayabilir. Sonuçta kendimize neyin iyi geldiğini en iyi bizler biliriz. Site içinde oturuyor iseniz ve imkanınız varsa her gün düzenli yürüyüş yapmak serotonin miktarınızı artırır ve bu da kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bunun aksine karbonhidrat ile seratonini yükseltme davranışımız ise bizi anlık rahatlatsa da süreçte öz güvenimizi azaltır ve mutsuz oluruz. Kilo artışı da başka bir olumsuz sonucu olur. Yürüyüş imkanınız hiç yok ise, video üzerinden izleyerek veya kendi başınıza spor yapmak düzenli olmak şartı ile size iyi gelecektir. Ev içerisinde üzerinde ortak paylaşım yapabileceğiniz dizi saatleri, mümkünse kitap okuma saatleri aile bireylerini birbirlerine yaklaştırır. Puzzle yapmak, kutu oyunları, ev uygun ise küçük çocuklarla saklambaç da yine ortak keyif alacağınız durumlar adına işe yarayabilir. Belki bunlardan önce, herkesin evde olduğu ve evdeki iş yükünün arttığı bu günlerde ev işlerini paylaşmak en iyi ortak etkinlik olarak düşünülmelidir. Yemek yapmak, temizlik gibi ev işleri bir zorunluluktur ve genelde belli kişilerin görevi olarak kabul ederiz. Oysa, ev ortak alanımızdır ve hepimizin görevidir. Paylaşım yaparak ev işi yapmak inanın bana hepinize çok iyi gelecektir. Çocuklar adına sorumluluğun yanı sıra onlara “işe yarama duygusu” hissettirecektir ki bu onları çok büyütür. Ayrıca el becerisi, sosyal kurallar, ilişkiler adına da çok öğretici olur.
 
YENİ BİR İLİŞKİ MODELİ
Karantina sürelerini uzaması çiftlerin ilişkilerini nasıl etkiledi?
Bir arada bu kadar uzun kalmaya alışkın olmayan çiftler, farklı bir ilişki modeli içerisine girmiş oldular. İlişki içerisinde zorlandıklarında rahatlama olanağı sağlayan yüz yüze arkadaş ilişkileri ve diğer sosyal yaşantıları kayboldu. Birbirlerinin olumsuz davranışlarına, mutsuzluklarına, öfkelerine daha fazla tanık olmaya başladılar. Yaşanan olumsuzluk her ikisini de etkilediğinden birinin diğerini teselli etmesi olasılığı azaldı. Kişisel farklılıklarımız nedeniyle güçlüklerle baş edebilme gücümüz farklı olduğundan sürecin çiftlere etkisi de farklı oldu ve birbirimizde bunlara tanık olmaya başladık. Olumlu ya da olumsuz yeni özelliklerimizi fark etmeye başladık. Tüm bunlar, sahip olduğumuz ilişkiyi mutlaka etkileyecektir. Evlilik ne kadar yeni ise, tüm bu bahsettiğim nedenlerden ötürü ilişkinin olumsuz etkilenme riski artabilir. Ekonomik güçlükler ve yakınlarımızla ilgili hastalığın olumsuz sonuçlarını da yaşadıysak durum daha da sarpa sarabilir. Bazı çiftler ise tersine birbirlerine kenetlenip daha güçlü bir ilişki ile bu zor günleri atlatabilirler.
 
Bu süreçte çatışma yaşayan çiftler neler yapmalı?
Öncelikle kısa süreli molalarla birbirlerinden uzaklaşmalılar. Hele de kavga anında kırıcı olmaya başladıklarını fark ettikleri anda, acilen birbirlerinden uzaklaşmalı ve tek başlarına kalmalıdırlar. Kızgın ve öfkeli iken sonradan telafi edemeyeceğimiz hatalar yapabiliriz. Öfkeli iken düşünemeyiz, sorunları kavrayamaz ve çözüm üretemeyiz. Ancak sakinleştiklerinde mutlaka oturup konuşmak ve çatışmayı çözmek adına fikir üretip iş birliği yapmak önemlidir.  En önemlisi de sorunla ilgili kendilerinde gerekli değişimi yapabilmeleridir.  Kavgada hep karşı taraf suçlanır ama bu bir ilişkidir ve asla tek tarafın değişimi ile çözümlenemez. Evde kaldığınız bu günlerde öz bakımımızı da ihmal etmemiz gerekir. Sonuçta hem kendimiz hem de karşımızdaki adına bu çok önemlidir. Kendine bakım yapan ve gelişimini sürdüren kişi ilişkisine de önemli yatırım yapmış olur.  
 
AİLE BOYU ETKİNLİKLER…
Bu dönemde yapılabilecek aile içi etkinlikler nelerdir?
Bu her aile için değişen bir durumdur. Aile içi bireylerin yaşları, gelişim özellikleri, cinsiyetleri ve kişilik yapılarına göre de etkinlikler değişecektir. Bunların ne olduğunu ailece birlikte planlamaları adına oturup sohbet etmek, onlara iyi gelecek etkinlikleri birlikte belirlemek bence önemlidir. Hep beraber spor yapmak, kitap okuyup sonra tartışmak, ortak dizi saatinde dizi izlemek, kritiğini yapmak, birlikte bilgisayar oyunu oynamak, kutu oyunları vs. akla gelebilir. Ama benim naçizane önerim ev işlerini ortaklaşa yapmak en öncelikli olandır.
 
TEKNOLOJİ SIKINTILARI UNUTTURUYOR
Sosyal izolasyonla artış trendi gösteren teknolojik bağımlılığın aile içi etkileşimde yol açtığı olumsuzluklar nelerdir?
Yeni kuşak, teknoloji ile salgın öncesinde de oldukça ilgili idi. İki arkadaş yan yana mesajlaşarak iletişim kuran çocuklar görüp şaşırdığım olmuştur. Eskiden okulda olmak onları günün belli bir kısmında frenliyordu. Şimdi ise okul eve geldi. Dersler sıkıcı ama oyun oynamak zevki. Online ya da video derslerde yalnız başına odadalar ve kendilerini bu noktada kontrol etmeleri daha zor. Bir diğer yandan zevk alınan şeylere zaman ayırmak, çocuk ve gençlerin tüm dünyayı etkileyen, çözümü zor ve belirsiz bu durum karşısında kendilerini ruhsal açıdan onarmak ve sağlıklı tutmak adına bir baş etme yolu. Onlara hayatın devam ettiği ve keyif alınan şeyler de olduğunu hissettiren bir durum. Olumsuzluklardan kaçınmaları ve düşünmemeleri için bir araç. Bu süreci, çocuklarımıza oyunlarla ilgili sürekli “Oynama, bırak onu elinden, ders çalış.” söylemlerinden ziyade, onların dünyalarına girmeye bir fırsat olarak değerlendirmek, oyun oynamanın süre ve sınırları ile ilgili onlarla iş birliği kurmamızın yolunu açmak adına önemli olabilir. Sürekli söylenen, eleştiren, kuralları ve yapması gerekenleri hatırlatan bir tutum çözümden öte krizi arttırır. Elbet sınır olmalı. Elbet kural olmalı. Okul saatinde “hiç” deyip sonrası eskiye göre “bir tık” esnemek işe yarayacaktır. Okullu çocuğu olan aileler adına, bu süreçte eğitimsiz kaldılar diye kaygılanıp baskı yapmak ve tartışma oluşmasına neden olmaktan da kaçınılmalıdır. Hiçbir çocuk 2-3 hafta okula gidemedi, ders yapmadı diye eğitimsiz kalmaz. Onların rahatlamalarına olanak verelim. Küçük çocuklu ailelerin de çocuklarına yemek yedirirken ekran açmamalarını hatırlatmam gerek. Elbet bu pandemi bitecek, biraz farklılıklarla eski yaşantımıza döneceğiz, çocukların alışkanlıkları biraz değişse de tekrar yeni gündeme bizden daha hızlı ve sağlıklı uyum sağlayacaklardır.
 
Bu soruyu “bağımlılık” noktasında yanıtlayacak olursam, bazı çocuklar risk grubundadır. Bu çocuk ve gençler için teknolojik bağımlılık aile içi ilişkileri bozar, iletişimi azaltır. Fizik ve ruh sağlığını son derece olumsuz etkiler. Teknoloji hepimizi kullandığı ve kullanmak zorunda olduğu bir gelişim alanı. Hepimiz ekran karşısında giderek daha fazla süre harcıyoruz. Ama içerik, süre, yer ve zaman konusu burada ayırıcı olandır. Bu çocuklar için bu süreç sorunu arttırıcı olabilir. Uzman desteği gerekebilir.
 
YENİ ŞARTLARA UYUM ÖNEMLİ
Karantina ile bir anda birçok çift evden çalışma sistemine döndü, ortak alanlar paylaşılmaya başlandı. Çocuklu ailelerde çocukların bakımı büyük oranda ebeveynlere kaldı. Ev içinde çalışan, eş, öğrenci ve ebeveyn rolleri aynı anda yaşanmaya başlandı. Bu yeni durumu değerlendirir misiniz?
Bu sorunun cevabına biraz değindim sanırım ama toparlamak adına bir iki cümle söylemem gerekirse, insanların hayatında önemli değişiklikler oldu. Ama bunların hepsi yaşadığımıza uyum sürecinin bir sonucu, bu da ruhsal dayanıklılığımızın bir göstergesi aslında. “Şimdi ve burada elimdeki veri bu, koşullarım böyle, peki ben ne yapabilirim?” sorusuna ne kadar hızlı ve düzgün cevap verebildi isek, bu oranda da rahatlar ve yeniden yapılanıp koşullara uyum sağlarız. Aksi durumda ise, üzülür, yine üzülür, kaygılanır, çaresizlikten ne yapacağımızı bilemeyiz. Koşullar değiştiğinde de bu süreç aynen geçerli olacak ve eski hayatımıza bazı değişikliklerle dönebileceğiz. Ekonomik kayıplarımız, hastalıklar ve olası ölümler bizi etkileyecek ama biz yeniden yapılanacağız.
 
EKONOMİK SIKINTILAR
Yine yaşanan olumsuz süreçte iş kayıplarıyla baş gösteren ekonomik sıkıntıların aile yaşantısına etkilerinden bahseder misiniz?
Aile ekonomisinin etkilenmesi, zaten zorlu olan bu salgının sonuçlarını daha da güçleştiriyor. Sonuçta evinin geçimini sağlayamayan erişkinlerin kaygı ve üzüntüsü, öfkesi tüm aile bireylerine yansır. Çocuklarının, eşinin, ailesinin geleceğini kurmakla ilgili umutsuzluk ve endişe çok da kolay baş edilecek bir durum değildir. Bu nokta da sorunun tüm dünyayı etkilediğini, büyük ve güçlü ülkelerin bile bu krizi yönetmekte zorlanıp ciddi kayıplar yaşadığını kendimize hatırlatmak endişemizi azaltıp bizi bir nebze sakinleştirebilir. Bunun yanı sıra ülkemizde alınan ve alınması gereken ekonomik tedbirlerin etkin olması bizleri rahatlatacaktır. Salgının ekonomik sonuçlarından hepimiz ekilendik. Ama sağ ve sağlıklı kalabilmemiz mümkün olduğunda altında kalkabileceğiz inşallah.
 
ÇOCUKLARA DOĞRU BİLGİ VERİN
Korona kaygısını daha yoğun yaşayan çocuklarla ebeveyn iletişimi ve etkileşimi nasıl olmalı?
Bu çok önemli bir soru. Çocuklar biz büyükleri kopyalar. Bu nedenle öncelikle bizim kendi kaygımızı kontrol edip, sorunlarla nasıl baş edebildiğimiz konusunda onlara model olmamız önemlidir. Belirsizlik de kaygıyı çok artırır. Onlara mümkün olduğunca dürüst ve doğru bilgiyi, yaş ve gelişim basamaklarına uygun anlayabileceği düzeyde vermek onları rahatlatır. Sosyal medya ve televizyondaki olumsuz görüntü ve söylemlerden uzak tutmak da önemlidir. Onların keyif aldığı etkinlikleri beraber yapmak adına birlikte geçirilen süreyi biraz uzatmak, onların yanında olduğunuzu ve elinizden geldiğince onları koruyacağınızı söylemek, bilim insanlarının çözüm bulacağı ve güzel günlerin geleceğini belirten umutlu ifadeler kullanmak onların temel güvenlerini arttırır. Uyku ve yeme düzenlerini korumak, rutinlerini devam ettirmelerine olanak sağlamak gerekir.   
 
BELİRSİZLİK OLUMSUZ ETKİLİYOR
Ev içindeki bireylerin hastalığa yakalanması aile ilişkilerini olumsuz etkiliyor mu?
Kesinlikle. Burada “hastalanmak” kavramı “tedavisi bilinmeyen” ve “ölüm” kavramları ile ilişkili olduğu için ruhsal açıdan elbet çok daha fazla etkileniyoruz. Hastalanmak değil, belirsizlik ve çözümsüzlük kişileri etkiliyor. Çok önemli bir konu da “sigara içmek”. Çocuklar sigaranın bu salgında hastalanma ve ölüm riskini arttırdığının çok farkındalar. Sigara içen ve içmeye devam eden ebeveynler, çocuklarına “Ben kendimi de seni de umursamıyorum.” izlenimi veriyorlar. Elbet sigarayı bırakır bırakmaz olumsuz etkilenme olasılığı azalmayacak ama bu yapıcı davranışın kendimiz ve sevdiklerimiz adına önemli olduğunu ve bu davranışın olumlu ruhsal sonucu ile bağışıklık sistemimizi güçlendireceğini düşünüyorum. Sigara içmek ciddi bir bağımlılık, aynı zamanda bu kişiler için sağlıksız bir baş etme yolu ama durup bir düşünmek ve kendimiz ve sevdiklerimiz için çok önemli bir değişim yapmak  adına bir fırsat aynı zamanda. 
 
“BİRLİK DUYGUSU RUHU BESLER”
Sizce karantina süreci aile, akrabalık ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi ve aile bağlarının kuvvetlenmesine olumlu katkıda bulunur mu?
Gerçekten de insan kaybedince değerini anlar. Yakın ilişki kurmayı, sarılıp kucaklaşmayı, karşılıklı sohbeti çok özlüyoruz. Dün “Ramazan geliyor, acaba iftar buluşmalarımız olacak mı?” diye iç geçirdim ve yaşarken çok da fark etmediğimiz bu güzel anları özlemle hatırladım. Evde kalmak zorunda olduğumuz bu günlerde sevdiklerimizi daha çok arayalım, mümkünse görüntülü konuşalım. Hasret giderelim. Bu davranış, onlara da bizlere de iyi gelecektir. Birlik duygusu, hatırlanmak ve önemsenmek insan ruhunu besler. Hızla bulaşan bu salgın ortamında, ölümle ilgili yüzleşmelerimizin bu kadar yoğun olduğu bu günlerde, geçmişteki kırgınlıklarımızı, küslüklerimizi, çatışmalı ilişkilerimizi tekrar gözden geçirip, bu ilişkilerin onarılması adına bir şeyler yapmak için salgını olumlu bir fırsat olarak görmek gerekir.
 
DOÇ. DR. ŞAZİYE SENEM BAŞGÜL KİMDİR?
1994 tarihinde Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinden derece ile mezun olan Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, 2007’de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinden Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ünvanını almıştır. Sonrasında Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları ve Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapmıştır.  2012 yılından bu yana Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 2015 yılında “doçent” unvanı almıştır. Ayrıca 2009 yılında Güneş Çocuk ve 2019’da Güneş Çocuk Akademi’yi kurmuştur.  Yerli ve yabancı çok sayıda yayını ve kongre sunumları vardır. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağılığı Derneği Özel Gereksinimli Çocuklar Komisyonu Kurucu Başkanı, Down Türkiye Derneği danışman doktoru ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesidir. Doç. Dr. Başgül, evli ve biri kız diğeri erkek 16 yaşında ikiz çocuk annesidir.

Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019