1040
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

Burçin ŞENEL

Pandemi süreci özellikle okul öncesi eğitime ve ilkokula başlayacak çocukların ailelerini tedirgin ediyor. Anne-babalar çocuklarını bu sürece hazırlarken kendi psikolojilerini de ayakta tutmak zorundalar. Psikoloji bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Tuba Yaylacı ile okula yeni başlayacak çocukların pandemi sürecindeki durumunu konuştuk, yapılması gerekenleri dinledik.

Aileler çocuklarının güvende olduğuna inanmak istiyor ancak onları yalnız bırakmak da zorundalar. En az çocuklar kadar onların da öneriye ihtiyaçları var. Bu süreci nasıl atlatmalılar?
Bizi ve çocuklarımızı nasıl bir okul deneyiminin beklediğine dair henüz net bir bilgimiz yok. Şu anki öngörülere dayanarak okulların eylül sonuna doğru sınırlandırmalar ve tedbirler çerçevesinde açılacağını söyleyebiliriz. Böylesi bir senaryoda ebeveynlerin pandemi ortamında çocukları kendi başlarına hayata bırakma korkusunun artacağını tahmin etmek zor değil. Kaygıların ve korkuların da tıpkı virüs gibi, son zamanlarda duyduğumuz o meşhur ifadeyle, “pik” yapacağını düşünüyoruz. Bir kere kararımızı verdikten sonra artık geriye dönüp bakmak doğru olmaz. Çocuğumuz okula gidecekse yapabileceğimiz en doğru şey, tedbirlerimizi almak, çocuğumuzla bu konuda doğru şekilde iletişimde kalmak ve sonra da sakin kalmaya çalışmak olacaktır. Panik yapmanın ne bize ne de çocuklarımıza faydası olacak, bilakis süreci verimsiz hale getirecektir.
 
“KİTAP, ÇİZGİ FİLM GİBİ EĞİTİCİ MATERYALLERDEN FAYDALANABİLİRİZ”
Çocuklar kendilerini nasıl güvende hissedecekler?
Çocukların kendilerini güvende hissetmeleri bu süreçteki başarımızın anahtarı olacak. Güvende hissetmeyen çocuk okul hayatında ne sosyal ortamda ne de akademik çalışmalarında merak duygusunu ve keşfetme motivasyonunu harekete geçirebilir. Bir çocuğun sağlıklı öğrenmesinin ilk şartı güvendir. Çocuklar biz yetişkinlerin pandemi sürecindeki tutumlarına, konuşmalarına, anlattığımız hikâyelere şahitlik ediyorlar ve kendi rotalarını buna göre belirliyorlar. Bizler onlar için mihenk taşıyız. Öncelikle kendimizi güvenli bir zemine yerleştirmek zorundayız. Sürekli felaket senaryolarından bahsedersek, doğruluğundan emin olmadığımız haberleri yayarsak, virüse dair korku ve panik duygularını tetikleyen içeriklere maruz kalırsak kendimizi de çocuklarımızı da bu güven zemininden uzaklaştırırız. İkinci olarak, çocukla doğrudan konuşmalarımızda da onlara güvende hissettirecek bir dil tutturmalıyız. Bu, çocuğun yaşı ile uyumlu bir dil olmalı. Bu süreçte ne yapılması gerektiğini büyüklerin düşündüğünü, bunun büyüklerin sorumluluğunda bir konu olduğunu ve çocukların bu konuda endişelenmesine gerek olmadığını söyleyebiliriz. “Seni korumak için gerekli adımları ben zaten düşünüyorum ve gerekenleri yapıyorum.” mesajını vermeliyiz. Okul özelinde alınacak tedbirleri, sosyal mesafe, hijyen, maske vb. yaşlarına uygun şekilde çocuklara anlatmalıyız. Bu noktada çocuğun yaşı ile uyumlu kitap, çizgi film vb. eğitici materyaller yayımlandı, bunlardan faydalanabiliriz.

“YETİŞKİNLER OLARAK SORUNLARI OMUZLAMALIYIZ”
Aileler bu dönemde çocuklarını okula gönderip göndermeme konusunda tereddüt yaşıyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tereddütler çocukların psikolojisine etki ediyor mu?
Ailelerin yaşadığı tereddüdün haklı sebepleri olabilir. Milli Eğitim Bakanlığı ve Bilim Kurulu düzeyinden başlayarak okul idaresinden, sınıf öğretmeni ve ebeveynlere kadar uzanan kararlardan bahsediyoruz. Örgün eğitimin başlayıp başlamayacağı, başlarsa nasıl başlayacağına dair pek çok soru işareti olabilir. Burada kritik olan şu, çocukları bu soru işaretlerine maruz bırakmamalıyız. Tereddütlerimizi, sorularımızı, yani karar sürecimizi yetişkinler olarak omuzlamalıyız. Karardan sonraki aşamayı çocuklara sunmalıyız: “Kararımız budur, şimdi şunu yapıyoruz.” şeklinde. Bu kararın sorumluluğu bize aittir. Bu sorumluluğu çocuğa yükleyemeyiz. Bu kararın arkasındaki soru işaretleriyle dertlenmek çocuğun başa çıkamayacağı bir yük demektir. Bu görev yetişkinlerindir. Kısacası, çocukları tereddütlerimize maruz bırakmamalıyız. Onlara tutunabilecekleri bir plan, bir yol haritası sunabilmeliyiz.
 
Çocuklara pandemi nasıl anlatılmalıdır?
Pandemi çocuklara pozitif bir dille, normalleştirilerek, bilimsel unsurlar ön plana çıkarılarak anlatılmalıdır. İçerik tamamıyla doğru bilgilerden oluşmalı ama bu bilgiler çocuğun yaşına göre basitleştirilerek, yalın ve kısa bir dille anlatılmalıdır. Örneğin virüsün neye benzediği, nasıl canlı hale geldiği, neleri sevdiği veya sevmediği anlatılabilir. Çocukların soru sormalarına izin verilmeli, bu konudaki duygu ve düşünceleri kabul edilerek yargılanmadan dinlenmelidir. Biraz mizah ve eğlence ile öğrenme süreci zenginleştirilebilir. Virüs ve pandemi, çocukların ne yapmaları gerektiğini net bir şekilde bildikleri kavramlar haline gelirse, hem yetişkinler hem çocuklar için pandemiyle başa çıkmak çok daha kolay olacaktır.
 
“OKULA BAŞLAMADAN ÖNCE PROVA YAPILABİLİR”           
Özellikle ilk kez okula gidecek çocuklar için ebeveynler çocuklarının psikolojik açıdan olumsuz etkilenmemeleri için ne tür güvenlik önlemleri almalı?
İçinden geçtiğimiz normalleşme sürecinde çocuk yavaş yavaş evden çıkıp parka, markete, sokağa çıkmışsa zaten tedbirleri bu ortamlarda uygulamayı, örneğin maske takmayı, elleri ağıza buruna sürmemeyi, sık sık yıkamayı deneyimlemeye başlayacak. Yani okula başlamaya dair pandemi dışı süreçlere ek olarak bu tedbirlerin geçerli olması okulla başlayan bir durum değil. Zaten bunları pratik etmeye başladık. Pozitif bir dille, küçük oyun senaryolarıyla, okulda nasıl tedbirler alacağımız evde konuşulup canlandırılabilir. Okula başlama öncesinde okul binasına ziyaretler yapılıp sınıf, koridor, bahçe, tuvalet, lavabo, su içme istasyonu gibi önemli noktalarda çocuğun nasıl güvenli hareket edebileceği, ihtiyaçlarını nasıl en doğru şekilde görebileceği prova edilebilir. Böyle bir pratiğin hem ebeveyn hem çocuk için işlevsel olacağını düşünüyorum. Sadece ebeveynlerin değil, öğretmenlerin de oryantasyon konusunda öncülük etmeleri ve normal-dışı süreçleri çocuklara adım adım anlatmaları faydalı olacaktır.

“SOSYAL HAYATA DÖNÜŞ BAZI ÇOCUKLAR İÇİN SANCILI OLABİLİR”
Bu dönemde içe kapanan çocuklara öğretmenlerin yaklaşımı nasıl olmalıdır?
Çocuklar oldukça uzun bir eve kapanma dönemi yaşadılar. Özellikle okul öncesi dönemdeki bir çocuk için dört-beş aylık bu zaman dilimi hayatının çok önemli bir kısmını oluşturuyor. Eve kapanmak aslında işin nispeten kolay kısmıydı. Bazı çocuklar için evden çıkıp sosyal hayata geri dönüş sancılı olabilir. Özellikle de henüz okul uyumu sürecini tamamlamamış, anneden ayrılma kaygısı yaşayan, ya da sosyal ortamda kendini henüz yeterince rahat hissetmeyen küçük yaştaki çocuklar için eve kapanma sonrası sosyalleşme kendi içinde bir uyum süreci gerektirecek. Bu noktada öğretmenlerin zorlayıcı davranmaması, sürecin kontrolünü çocuğa bırakması, nazikçe teşvik ederken utandırıcı ve yargılayıcı tutumlardan kaçınması çok önemli olacaktır. Sosyal ortamda kabul gördüğünü ve güvende olduğunu hissetmesi için bu çocukların zamana ihtiyacı olacak. Yaşanan süreci somutlaştıracak duyusal ve sanatsal faaliyetler, öyküler, şarkılar, karşılıklı paylaşımlar bu noktada faydalı olacaktır.

Pandemi süresi uzadıkça yetişkinlerde bir umutsuzluk ve yılgınlık hali baş gösterdi. Özellikle ebeveynler okul öncesi ve ilkokul çağlarındaki çocuklarına bu psikolojiyle yaklaştığında çocuklar ne derece etkileniyor?
İçerisinden geçtiğimiz bu olağanüstü duruma çocukların adapte olma düzeyi doğrudan ebeveynlerin adapte olma becerisi ile doğru orantılı olacaktır. Çocukların strese nasıl cevap verdiğine dair bugüne kadar elde ettiğimiz tüm bilgiler anne-babanın stresle başa çıkabilmesinin çocuğun iyi olma halinin en önemli belirleyicisi olduğunu göstermektedir. Okul öncesi dönemdeki ya da ilkokul çağındaki çocuğuna bu süreçte destek olmak isteyen ebeveynlerin atacağı ilk adım kendi psikolojik iyi olma halleri üzerinde durmak ve kendilerini bu süreçte sağlıklı ve strese dayanıklı hale getirmektir. Ebeveynin kendi umutsuzluk, yılmışlık, kaygı, korku, çökkünlük gibi duygularıyla başa çıkabilmesi için gerekirse profesyonel yardım alması gerekiyor ki bu duygu durum problemlerinin çocuğa yansıması olmasın.

DR. FATIMA TUBA YAYLACI KİMDİR?
Fatıma Tuba Yaylacı lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünde, yüksek lisans ve doktora eğitimini ise Minnesota Üniversitesi Gelişimsel Psikoloji programında tamamladı. Minnesota Üniversitesi bünyesinde iki yıl süren Tavistock Kliniği modeline dayalı Bebek ve Erken Çocukluk Ruh Sağlığı psikoterapi ve süpervizyon eğitimini aldı. Ayrıca, Washburn Çocuk Sağlığı Merkezi'nde psikoterapist olarak çocuk, ergen ve ailelerle çalıştı. 2016 yılından bu yana İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünde doktor öğretim üyesidir. İlgilendiği araştırma konuları gelişimsel psikopatoloji, çocuk istismarı ve ihmali, travma kaynaklı psikopatoloji, dissosiyatif bozukluklar, ebeveynlik, psikososyal değerlendirme ve müdahalelerde kültürel adaptasyon, davranış genetiği ve moleküler genetik açısından gelişimsel risktir.

Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019