Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı Bilgi
1056
Teknoloji Bağımlılığı

Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı

İnci NEŞELİ ÖZOĞLU

Sosyal medyada, televizyon kanallarında, dijital platformlarda sunulan ve dayatılan güzelliğin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Klinik Psikolog Gökhan Ergür; Günümüzde; temsil gerçeğe, kopya aslına, tasvir nesneye ve dış görünüş öze tercih edilmiş vaziyette. Bu döngüyü kırabilmek ve hakiki olana yaklaşabilmek için ihtiyacımız olan şey; üzerimizde bir mücevher gibi taşıdığımız ruhumuzu yeniden hatırlamak ve hatırlatmaktır.” diyor.

Dünya artık teknolojik olarak büyük bir değişimin eşiğinde. Klinik Psikolog Gökhan Ergür, son dönemde adını sıklıkla duymaya başladığımız metaverse evrenin kısa bir süre sonra büyük bir çoğunluğun içinde varlık göstereceği paralel bir dünyaya dönüşeceğini söylüyor. Teknolojinin, özellikle gençlerin zihninde, hayatın bir gerçekliği haline dönüşmüşken sosyal medyada bulunmamanın, onların gözünde yok olmakla eş değer olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Gökhan Ergür ile sosyal medyadaki güzellik algısı ve baskısı üzerine konuştuk.

İLK SORU ‘INSTAGRAM’IN VAR MI?’

Gökhan Ergür, önceleri birbirini tanımak isteyen kişilerin sohbetleri esnasında nereli olduklarını, nerede doğduklarını sorduğunu, şimdi ise sorulan ilk sorunun ‘Instagram’ın var mı?’ olduğunu söylüyor. “Çünkü soran kişi biliyor ki o kişinin hayatına dair her şeyi sosyal medya hesaplarında bulabiliyor.” diyen Ergür şöyle devam ediyor: “Evet, bu pratikte doğru olabilir fakat unutmamak gerekir ki; sosyal medya hesaplarımız bizim için ışıklı bir vitrindir ve vitrine sadece alıcıların dikkatini çeken, parıltılı ürünler koyulur. Başarısızlıklar, mutsuzluklar ve kusurlar hep tezgâh altında saklanır. Sadece gençler için değil, hepimiz için beğeni almak, takdir toplamak, övgüye mazhar olmak son derece önemli. Çünkü çağın içinde bir anlamsızlık oyuğu var ve bu oyuk, birçoğumuzun ruhuna sirayet etmiş vaziyette. Ruhlarımızın bu derin boşluğunu da ancak “mış gibi” yaşayarak edindiğimiz takdir yanılgısı ile doldurabiliyoruz. Yani insan artık var olmak için görünme ve beğenilme ihtiyacı hissediyor. Fakat kötü haber şu; beğenildiğimiz, takdir topladığımız ve var olduğumuz dijital dünya gerçek değil, fişi çekildiği anda yok olacak bir dünya.” 

SOSYAL ÇEVREYE DİJİTAL ÇEVRE DE EKLENDİ
Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramının temelinde gözlem ve başkalarının davranışlarını taklit etmeye dayalı dolaylı bir öğrenme olduğunu vurgulayan Gökhan Ergür; “Yani insan, sosyal bir ortam içerisinde etrafındakilere bakarak onları taklit eder ve öğrenmeyi gerçekleştirir. Bu durum, çocukların ve ergenlerin şahsiyetlerini, kimliklerini geliştirme süreçlerinde de büyük oranda böyle işler. Ergen; bağımsızlığını kazanmak, kimlik oluşturmak ve birey olmak için ebeveynlerinden yavaş yavaş uzaklaşır, sosyal çevresinde kendi ilgi ve merak alanlarına uygun kişilere yakınlaşır. Fakat bu sosyal çevreye artık dijital çevre de eklenmiş vaziyette. Vaktiyle; mahalle komşuları, akrabaları, okul ve kurs arkadaşlarından kurulu olan sosyal çevre bugün, teknolojinin etkisiyle tüm dünyayı kapsamış vaziyette. Söz gelimi Dudullu’da oturan bir gencin sosyal çevresini Kuala Lumpur’da oturan bir başka genç oluşturabiliyor artık. Birbirlerinin hayatlarından haberdar olup beraber oyun oynayabiliyor, film izleyebiliyor ve görüntülü görüşebiliyorlar. Bu durumu elbette ki bir problem olarak görmüyoruz aksine bu, büyük bir zenginlik. Fakat doğru bir biçimde kullanılabilirse.” diyor.

HERKES MUTLU, ZENGİN VE BAŞARILI
“Sosyal medya dediğimiz ortam, kimliklerimizin aydınlık ve başarılı yönü. Oysa her insanın içinde bir karanlık yön ve bazen boyunu aşan başarısızlıkları var. İşte buradaki tehlike de bu; gençler sadece ekrandan yansıyan başarının ve mutluluğun farkındalar.” diyen Gökhan Ergür, sosyal medyada insanların karşısına çıkan olguların genellikle; şöhret, para, lüks mekânlar, başarı, şatafat ve zafer olduğunu dile getiriyor. Ergür sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tüm gününü bilgisayar ve telefon başında geçiren bir genci hayal edin. Karşısına çıkan tek şey bu olgular olacaktır ve genç, dünyanın böyle bir yer olduğu yanılgısına varacak ve kendi hayat standartlarını gözden geçirecektir. Herkesin mutlu, zengin ve başarılı olduğunu düşünen genç, kendi hayatında bu standartları yakalayamayınca daha mutsuz bir hale bürünebiliyor ve çaresizlik duyguları içerisinde henüz hayatın başındayken havlu atıp dünyadan kendisini soyutlayabiliyor.”

YENİ ROL MODELLER İNTERNET FENOMENLERİ
“Rol modeller, kişinin yakın çevresinden olabildiği gibi, uzak ve şahsen tanınmayan insanlar arasından da seçilebilir.” diyen Klinik Psikolog Gökhan Ergür sözlerini şöyle sürdürüyor: “Vaktiyle efsanevi kişilikler, film yıldızları, futbolcular, şarkıcılar rol model olarak seçilirken bugün artık YouTube, Instagram, Twitch fenomenleri rol model olarak seçiliyor. Rol modeller, bireylerin karar verme davranışı, karakter oluşumu ve gelişimi üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkileri bulunan bir özellik taşırlar. Aile kurumu tarafından çocuktan beklenen davranış özellikleri; kişinin önce kendisine sonra ülkesine yararlı olması, iletişim becerisi, yaratıcılığı ve üreticiliğinin gelişmiş olması, toplumsal norm ve değerleri öğrenmiş bir birey olması yönünde. Okul kurumunun beklentisi ise, hem öğretmen ve yönetici hem de kitaplarda sunduğu rol modeller ile öğrencilerin belirli bilgi, beceri ve tutumlarla donanmış olmaları, bir meslek sahibi olmaları, öğrencilerde olumlu karakter özelliklerinin oluşması ve gelişiminin teşvik edilmesi, sosyalleşmelerinin sağlanması yönünde.”

HANGİ ROL MODEL?
Gökhan Ergür, yeni dünya düzeninde gençlerin önüne koyulan birçok rol modelin, toplumun normlarının dışında kalan, toplumsal değerlere savaş açan ve gençleri pasifize edip zihinlerini iğdiş eden kişilerden oluştuğunu dile getiriyor. Ergür; “Bu noktada yeni düzenin rol model olarak sunduğu modeller endüstriyel sistem tarafından ekonomik ve kültürel amaçlar doğrultusunda üretiliyor, tasarlanıyor ve pazarlanıyor. Bu anlamda amaç, yapı ve hedefler açısından medyanın sunduğu rol modeller, okul ve aile kurumlarının sunduğu rol modellerden önemli ölçüde farklılaşıyor. Medyanın sunduğu modellerin ise endüstriyel sistem tarafından ekonomik çıkar çerçevesinde yapılandırılması, kurgusal ve gerçek dışı olması, hayali ve sanal olması, eğlence ve tüketim kültürü ile yoğrulması, bilimsellik taşımaması, şiddet ve gayri ahlaki öğeler ile iç içe olması açısından önemli ölçüde farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz.” diyor.

“ERGENLİK BİR YENİDEN DOĞUMDUR”
Ergenliğin başlı başına fırtınalar ve zorlukların olduğu bir süreç olduğunu belirten Gökhan Ergür sözlerine şöyle devam ediyor: “Hatta diyebiliriz ki, ergenlik bir yeniden doğumdur ve yeniden inşadır. Bu sürecin duygusal, davranışsal, fizyolojik birçok sonucu vardır. Ergen bu süreçte bu değişikliklerle baş etmeye çalışır. Ergenin önem verdiği ve üzerine kafa yorduğu olayların başında da dış görüntüsü gelir. Ergen için bu kadar önemli olan dış görünüş ile ilgili gerçekçi olmayan beklentilerin oluşturulması, yeni idealler belirlenmesi oldukça büyük bir problemdir. Fiziksel olarak gelişen ve bu gelişimin her zaman orantılı bir biçimde olmadığını gören ergen, ayna karşısında büyük bir mutsuzluğa kapılır. Örnek aldığı ya da kendisine ideal olarak sunulan güzellik normlarına ve örneklere uzak olduğunu düşünen ergen zamanla kendi benliğine uzaklaşır. Depresyon, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları bu dönemde sık karşılaştığımız problemlerdir.”

Gökhan Ergür, kişinin kendi bedenine, fiziksel görünüşüne bir başkası gözünden bakmaya çalışması ve bu anlamda beklentileri karşılama çabasının yabancılaşmaya yol açabileceğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Sürekli olarak sizin belirlemediğiniz bir forma uymaya çabalıyorsunuz ve bu formu belirleyen kişi siz olmadığınız için de eksik ve yabancı hissediyorsunuz. Mevcut görüntünüzle ideal olarak belirtilen görüntü arasındaki mesafe ne kadar uzaksa, kişi o kadar çok yorulur ve yabancılaşır. Kendisine yabancılaşan kişi ise hayata uyum sağlayamaz, daimi olarak bir şeylerin eksikliği ve huzursuzluğu içerisinde savrulup durur. Bu noktada lütfen şunu aklımızda tutalım: Sosyal medyada gördüğümüz ve güzel olarak algıladığımız, algılamak zorunda kaldığımız form; çeşitli filtreler, fotoğraf uygulamaları ve cerrahi müdahaleler ile oluşturulmuş görüntülerdir.

O kişilerin doğuştan sahip olduğu özellikler değil.” Ergenlik döneminin aynı zamanda öz güvenin de şekillendiği ve güçlendiği bir dönem olduğunun altını çizen Gökhan Ergür, bu dönemde öz güvenin oldukça hassas ve kırılgan olduğunu söylüyor. Ergenin kendisiyle ilgili dışarıdan yapılan yorumlara, eleştirilere ve övgülere fazlasıyla açık olduğunu dile getiren Ergür; “Bu yorumları fazlasıyla düşünüp bir muhasebe yapar. Şu an halihazırda hayatlarımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz teknoloji evreninde dijital zorbalıktan en çok etkilenen yaş grubunun ergenler olması tesadüfi bir sonuç değil. Burada asıl olan; ergeni gerçek hayata döndürmek ve gerçek dünyada yaşaması için ona rehberlik etmektir. Çünkü öz güven ve öz saygı ancak ve ancak gerçek dünyada gerçek insanlar vasıtasıyla kazanılır.” diyor.

“TEK BİR GÜZELLİK YOKTUR”
Gökhan Ergür şöyle devam ediyor: “Ebeveynlerin çocuklarına öncelikle şunu anlatması gerekiyor: Tek bir güzel yoktur. Güzellik dediğimiz olgu belirli şartları içeren, ortak kabul gören, sınırlara hapsolmuş bir durum değildir. Yaratılmış her canlı, var olan her insan güzeldir, sevilmeye ve takdir edilmeye layıktır. Sosyal medyada, televizyon kanallarında, dijital platformlarda bize sunulan ve dayatılan güzellik büyük bir yanılgıdır ve bizlerin bu yanılgıya uymak gibi bir zorunluluğu yoktur. Dünyada her geçen gün gençlerin estetik operasyon geçirme oranı artıyor çünkü onlara dayatılan güzellik algısı her geçen gün daha da şiddetleniyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde aileler, mezuniyet hediyesi olarak çocuklarına estetik operasyonlar hediye ediyorlar. Bu, gençlere yapılabilecek en büyük kötülük.

Anlamın kaybolduğu yerde madde yüceltilir. Ailelerin bu durumu çocuklarına detaylıca anlatmaları ve örnek olarak öğretmeleri gerekiyor. Hayatta yatırım yapmamız gereken yerin güzelliğimiz değil sağlığımız ve ruhumuz olduğunu, güzellik diye dayatılan olgunun aslında geçici olduğunu, insana kıymet katan şeyin görüntüsü değil söylemleri ve eylemleri olduğunu her fırsatta, uygun bir dilde ifade etmeliyiz. Ve son olarak da güzelliğin pürüzsüzlük demek olmadığını, kusur olarak gördüğümüz şeylerin aslında bize kıymet katan, diğerlerinden ayıran bir yönümüz olduğunu da bilmelerini sağlamalıyız.”  

METROPOLLERDE İNSANLAR BİRBİRİNE BENZİYOR
Gökhan Ergür sözlerini şöyle tamamlıyor: “Yeni evrendeki insan modellerinde benlik ortadan kalktı ve yerine dizayn edilmiş karakterler geldi. Bu gösteri evreninde hepimiz ahlak timsali, doğrucu, yardımsever, güzel, yakışıklı, havalı ve zengin insanlara dönüştük. Fotoğraf filtreleriyle hepimiz pürüzsüz ciltlere, daha zayıf bedenlere sahip olduk ve güzellik algımız buna göre şekillendi. Şöyle bir çevrenize bakın; metropollerde insanlar birbirine ne kadar çok benziyor. Henüz 15 yaşındaki genç bir kız, cerrahi bir zorlama ile dayatılan sentetik ideal biçimleri kendisine ulaşılması gereken bir hedef olarak görüp bıçak altına yatmayı göze alabiliyor. Fakat şunu unutmamak gerekir ki; bu filtreler gerçek değil, bir kurgu ve bu kurgu yani filtreler içerik geliştiriciler tarafından değiştirilebilir, yeni bir ‘güzellik’ algısı inşa edilebilir.

Yeri gelmişken hatırlatalım; insana ve nesneye şahsiyet katan, değerli kılan ve ayıran şey kusurlarıdır. Tabiat gereği yaratılmış her şeyde görüntü itibarıyla bir pürüz vardır. Dümdüz ve pürüzsüz görünen bir camı çeşitli aletlerle yakından izlediğimizde gördüğümüz şey, kusurlar ve pürüzler olacaktır. Unutmamak gerekir ki; dünya kusurlarla ve modern dünyanın çirkinlik diye tabir ettiği güzelliklerle tamamlanır, anlam kazanır. Bunun aksi için mücadele etmek bizi ancak derin bir anlamsızlık çukuruna sürükler. Günümüzde; temsil gerçeğe, kopya aslına, tasvir nesneye ve dış görünüş öze tercih edilmiş vaziyette. Bu döngüyü kırabilmek ve hakiki olana yaklaşabilmek için ihtiyacımız olan şey; üzerimizde bir mücevher gibi taşıdığımız ruhumuzu yeniden hatırlamak ve hatırlatmaktır.”

KLİNİK PSİKOLOG GÖKHAN ERGÜR KİMDİR?
İstanbul Bilim Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi psikoloji bölümünü bitirdi. Yüksek lisans eğitimini ‘Şiddet içerikli bilgisayar oyunu oynayan ikinci kademe öğrencilerinin saldırganlık eğilimlerinin ve benlik saygı düzeylerinin incelenmesi’ başlıklı teziyle İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü klinik psikoloji alanında tamamladı. Doktora çalışmasına Yakın Doğu Üniversitesinde devam eden Gökhan Ergür, Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesinin etik kurulunda yer almasının yanı sıra burada psikoterapi hizmeti de sunuyor. Aylık edebiyat ve fikriyat dergisi İtibar‘ın yayın kurulunda bulunan Gökhan Ergür, üç aylık psikoloji dergisi Nefes’in Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de sürdürüyor.

Bağımlılık

Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu

1061Haziran2022
Bağımlılık

YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış

1061Haziran2022
Bağımlılık

Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor

1060Mayıs2022
Bağımlılık

“Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek

1060Mayıs2022
Teknoloji Bağımlılığı

Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır

1060Mayıs2022
Tütün Bağımlılığı

Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Şimdi tam zamanı!

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

“Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!

1057Şubat2022
Teknoloji Bağımlılığı

Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı

1056Ocak2022
Kumar Bağımlılığı

Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

“Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”

1053Ekim2021
Yaşam

İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar

1053Ekim2021
Yaşam

Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor

1053Ekim2021
Madde Bağımlılığı

Çocuğum Madde Kullanıyor mu?

1053Ekim2021
Yaşam

Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar

1053Ekim2021
Yaşam

Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor

1053Ekim2021
Sağlıklı Yaşam

Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk

1052Eylül2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından

1052Eylül2021
Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

Ekim
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019