Makaleler
madde-bagimliliginda-da-onleyici-ve-oncu-mucadele.jpg

Dünden Bugüne Madde Bağımlılığıyla Mücadelede Yeşilay Madde Bağımlılığında Da Önleyici ve Öncü Mücadele

Madde bağımlılığıyla mücadele alanında geçmişten bugüne önemli adımlar atan Yeşilay, hem önleyici çalışmaları hem de danışmanlık hizmetleriyle toplumun yanında yer almaya devam ediyor. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, bağımlı kişinin maddeyi hayatından çıkarması ve yaşamını yeniden düzenlemesi konusunda destekleyici bir rol üstleniyor.

Madde bağımlılığı bugün maalesef birçok ailenin hayatına sessizce giren bir gerçek. Bazen bir arkadaş ortamında “bir kere denemekle” başlıyor, bazen merakla, bazen de kimsenin fark etmediği bir boşlukla… Sorun zamanla büyüyor; ilişkileri zedeliyor, güveni sarsıyor, hayatın ritmini değiştiriyor. Madde bağımlılığıyla mücadele, yalnızca bugünün sorunu değil, geçmişten bugüne taşınan toplumsal bir mesele. Türkiye’de bu alandaki en köklü sivil hareketlerden bir tanesi olan Yeşilay, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgal döneminde toplumun direncini zayıflatmak amacıyla alkol ve uyuşturucu maddelerin yaygınlaştırıldığı bir süreçte doğdu. Bu gidişata karşı toplumu korumak amacıyla Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920’de İstanbul’da “Hilal-i Ahdar” adıyla kuruldu. Kuruluşun adı zaman içinde değişerek; 1929’da “Yeşil Hilal”, 1936’da ise “Yeşilay” oldu. Yeşilay, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsü” alarak toplumsal sorumluluğunu resmî olarak da pekiştirdi.

Yeşilay, bağımlılıkla mücadeleyi tek bir alanla sınırlı görmeyerek alkolün ardından sigara, uyuşturucu madde, kumar ve teknoloji bağımlılığını da çalışma alanlarına ekledi. Bugün Yeşilay, özellikle madde bağımlılığıyla mücadelede hem önleyici çalışmaları hem de danışmanlık hizmetleriyle toplumun yanında yer almaya devam ediyor.

MADDE BAĞIMLILIĞI BİR KİŞİYİ DEĞİL, BİR HAYATI ELE GEÇİRİYOR
Madde bağımlılığı çoğu zaman “bir kişinin problemi” gibi düşünülüyor. Oysa bağımlılık, kısa sürede kişinin tüm hayatına yayılıyor. Evdeki hava değişiyor. Aile içindeki roller bozuluyor. Güven sarsılıyor. İletişim kopuyor. Okul, iş, sosyal çevre ve gelecek planları zarar görüyor. Aileler bu süreçte çoğu zaman aynı cümleleri kuruyor: “Nerede yanlış yaptık?”, “Ne yapacağız?”, “Kimse duymasın.” Bu cümleler yalnızca kaygıyı değil, çaresizliği de anlatıyor. Bir yanda kontrol etme isteği, bir yanda öfke, korku ve tükenmişlik… Bu süreçte en riskli nokta ise kişinin giderek yalnızlaşması. Bu nedenle mücadelenin yalnızca bireye odaklanan dar bir çerçevede ele alınması yeterli olmuyor; aileyi, çevreyi ve destek sistemlerini de içine alan güçlü bir yaklaşım gerekiyor.

BAĞIMLI KİŞİYİ ETİKETLEMEK SORUNU BÜYÜTÜYOR
Bağımlılık alanındaki en büyük engellerden biri, bağımlılığı yaşayan kişiye yapıştırılan etiketler. “İradesiz”, “kötü alışkanlık sahibi”, “düzeltilemez” gibi ifadeler, sorunu çözmek yerine büyütüyor. Etiketlenen kişi yardım istemekten uzaklaşıyor; aileler ise utanıyor, sorunu saklama ve erteleme yoluna gidiyor. Oysa bağımlılık yalnızca “madde kullanımını” değil; kişinin kontrolünü kaybetmesi, yaşam düzeninin bozulması ve ilişkilerin zayıflamasıyla ilerleyen bir süreci içeriyor. Bu süreçte en kritik eşik ise kişinin yardım isteyip istememesi. Yeşilay bağımlılıklar konusunda; suçlayan değil çözüm arayan, dışlayan değil kapsayan, umudu zayıflatan değil güçlendiren bir dil kurmak üzere mücadele veriyor.

MÜCADELENİN EN GÜÇLÜ BASAMAĞI: ÖNLEME
Madde bağımlılığıyla mücadelede en etkili aşamayı, sorun başladıktan sonra değil; başlamadan önce atılan adım oluşturuyor. Bu nedenle önleme çalışmaları, Yeşilay’ın dünden bugüne taşıdığı mücadelenin en güçlü basamaklarından birini ifade ediyor.

Özellikle ergenlik dönemi, maddeyle tanışma açısından riskin arttığı bir dönem. Akran etkisi, merak, “bir kere denemek” düşüncesi ve yanlış bilgilendirme bu riski artırabiliyor. Bu noktada yalnızca “Hayır de” demek de yeterli değil. Gencin sınır koyabilmesi, baskıyla baş edebilmesi, kendini ifade edebilmesi, sağlıklı ilişkiler kurabilmesi ve doğru karar verebilmesi gerekiyor. Çünkü maddeyle mücadele aslında, gencin hayatla kurduğu bağı güçlendirmesine dayanıyor.

MADDE BAĞIMLILIĞIYLA MÜCADELEDE SAHADAKİ GÜÇ
Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadelede attığı en güçlü adımlardan biri, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) kurulması. YEDAM, madde bağımlılığı yaşayan bireylerin ve yakınlarının ücretsiz destek alabileceği, gizlilik esasına dayalı ve kolay ulaşılabilir bir danışmanlık hizmeti sunuyor.

YEDAM’da yürütülen süreç, madde bağımlılığını yalnızca “maddeyi bırakma” hedefiyle sınırlamıyor, çünkü maddeyi bırakmak çoğu zaman yalnızca bir başlangıç anlamına geliyor. Sonrasında ise kişinin yaşamında yeniden düzen kurması, günlük hayatını toparlaması, ilişkilerini onarması ve geleceğe dair yeni bir yol çizmesi gerekiyor.

Aileyle yürütülen görüşmeler de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü aileler çoğu zaman ne yapacağını bilemiyor; bazen aşırı kontrol eden, bazen öfkelenen, bazen de tamamen geri çekilen bir yol izliyor. Aileyle yapılan çalışmalar hem aileyi güçlendiriyor hem de kişinin değişim sürecini daha sürdürülebilir hâle getiriyor.

Yeşilay’ın önleme yaklaşımı ise, gençleri yalnızca bilgilendirmekle kalmıyor; onları güçlendirmeyi de hedefliyor. Bu noktada Bursa, Kayseri ve Diyarbakır’da bulunan Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri, önleme ve iyileştirme çalışmalarının tamamlayıcı bir ayağını oluşturuyor. Çünkü bağımlılık riski taşıyan bireylerde yalnızca “yasak/uyarı” dili yeterli olmuyor; kişinin psikososyal dayanıklılığını artıran, sağlıklı baş etme becerilerini güçlendiren ve yaşamı yeniden yapılandırmasını destekleyen mekanizmalara da ihtiyaç duyuluyor. Rehabilitasyon yaklaşımı, bireyin yalnızca maddeyi bırakmasını değil; yaşam becerilerini yeniden inşa etmesini, sosyal işlevselliğini güçlendirmesini ve hayatla yeniden bağ kurmasını hedefliyor.

DEĞİŞEN RİSKLER, GÜÇLENEN MÜCADELE
Günümüzde maalesef maddelerin türü çeşitlenmiş, erişim yolları kolaylaşmış ve risk alanları artmış durumda. Ayrıca madde kullanımını normalleştiren yanlış söylemler ve yanlış bilgiler, özellikle gençler üzerinde ciddi bir baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle madde bağımlılığıyla mücadelede sadece bireye yüklenen bir sorumluluk anlayışı yeterli olmuyor. Okulların, ailelerin, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve medyanın birlikte hareket etmesi gerekiyor. Yeşilay’ın dünden bugüne taşıdığı misyon tam da bunu ifade ediyor: Toplumu koruyan bir bilinç oluşturmak, çözüm yollarını büyütmek ve insanı yalnız bırakmamak.

UMUT, EN GÜÇLÜ BAŞLANGIÇTIR
Madde bağımlılığı zor bir süreç; ancak değişim mümkün. Bu alandaki en güçlü dönüşüm, kişinin yalnız olmadığını fark ettiği anda başlıyor. Yeşilay’ın dünden bugüne taşıdığı temel mesaj da tam olarak bunu anlatıyor: Madde bağımlılığıyla mücadele, insanı kaybetmemek için verilen bir mücadeledir.

Bugün Yeşilay; köklü tarihi, kamu yararına çalışan statüsü, toplumdaki güveni ve YEDAM modeliyle madde bağımlılığıyla mücadelede hem koruyucu hem de iyileştirici bir rol üstleniyor. Çünkü çıkış her zaman var ve o çıkışın adı Yeşilay.