Makaleler
saglikli-nesiller-ailede-baslar.jpg

Sağlıklı Nesiller Ailede Başlar, Gönüllülükle Güçlenir

PSİKOLOG ŞEVVAL UÇAR / YEŞİLAY GÖNÜLLÜ YÖNETİMİ MÜDÜRLÜĞÜ

Bir çocuk dünyayı tanımaya ailesiyle başlar. İlk davranış kalıpları, ilk değerler ve ilk alışkanlıklar aileyle oluşur. Çocukların doğru–yanlış algıları, stresle baş etme biçimleri yahut risklere karşı geliştirdiği tutumlar büyük ölçüde aile ortamında şekillenir. Bu gibi sebeplerle bağımlılıklarla mücadelede özellikle çocukların karşılaşabileceği riskleri bireysel tercihlerden ziyade içinde büyüdükleri sosyal çevre üzerinden ele almak gerekir. Bu çevrenin en temel halkasını ise aile oluşturur.

Bağımlılıkla mücadelede koruyucu çalışmalar için en güçlü ve en doğal alan aile ortamıdır. Çocukların sağlıklı yaşam becerilerini destekleyen, onları risk faktörlerinden koruyan ve doğru alışkanlıklar edinmesini sağlayan aileler yalnızca kendi çocuklarının geleceğini şekillendirmezler, bir toplumun geleceğine yön verirler.

Bağımlılıkla mücadele çoğu zaman tedavi süreçleri üzerinden ele alınsa da bu mücadelenin en temel taşını önleme çalışmaları oluşturur. Önleme hem birey hem toplum açısından daha etkili, daha sürdürülebilir ve tedaviye göre çoğu zaman daha düşük maliyetli bir yaklaşımdır. Tedavi çalışmalarının ulaşabileceği kişiye nazaran önleme çalışmalarının erişeceği gruplar da daha geniş bir halka oluşturur. Bir çocuğun bağımlılıklarla karşılaşmayacağı bir ortam oluşturması ya da bağımlılık risklerine karşı dirençli hâle gelmesi, sonradan yürütülen tedavi süreçlerinden çok daha kalıcı sonuçlar doğurur.

Önleme çalışmalarında; ailelerin çocuklara kazandırdığı değerler, günlük yaşam alışkanlıkları ve iletişim biçimi en belirleyici faktörlerin başında gelir. Çocuğun küçük yaşlardan itibaren zamanını nasıl değerlendireceğine dair beceri geliştirmesi, dijital araçları doğru kullanma alışkanlıkları, arkadaş çevresi ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma biçiminin şekillendiği yer genel olarak ailesidir. Bu nedenle aile içinde geliştirilen sağlıklı alışkanlık becerileri, bağımlılıklarla mücadelede en güçlü koruyucu faktörlerden biri olarak kabul edilir.

Sevgi, güven ve iletişim üzerine kurulu bir ilişkinin olduğu aile ortamı çocukları bağımlılıklardan koruyan aile ortamını ifade eder. Çocuğun ailede kendini değerli ve anlaşılmış hissetmesi, aile iklimi içerisinde duygularını rahatça ifade edebilmesi, riskli davranışlara yönelme ihtimalini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bunun yanı sıra ebeveynlerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi, çocuklarının sosyal çevrelerini ve dijital dünyayla ilişkilerini yakından takip etmesi koruyucu etki oluşturur.

Sorumluluk bilincinin erken yaşta kazandırılması, aile içinde sınırların net bir şekilde oluşturulması ve ebeveynlerin olumlu davranışlarıyla çocuklara rol model olması önemlidir. Çocuklar çoğu zaman söylenenlerden ziyade gördüklerini öğrenir. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının aile içinde günlük hayatın doğal akışı içerisinde yer alması, çocukların bağımlılıklara karşı daha güçlü bir psikolojik dayanıklılık geliştirmesini destekler.

Yeşilay, tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak bağımlılıklarla mücadelede önleme çalışmalarını merkeze alan yaklaşımıyla aileleri ve çocukları destekleyen programlar yürütüyor. Okullarda ve gençlik ortamlarında gerçekleştirilen eğitimler, toplum temelli farkındalık faaliyetleri ve rehberlik çalışmaları ile ailelerin bağımlılık riskleri konusunda bilinçlenmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda yürütülen Benim Kulübüm Yeşilay projesi ile ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin sağlıklı yaşam kültürü etrafında bir araya gelmesi desteklenirken, kulüp çalışmaları aracılığıyla çocukların bağımlılıklara karşı erken yaşta bilinç geliştirmeleri sağlanıyor.  Sadece, 2025 yılında Benim Kulübüm Yeşilay projesi ile 8.095 gönüllü ile 167.886 öğrenciye ulaşıldı. Ailelere yönelik hazırlanan Bağımlılıklardan Koruyan Aile Rehberi ve Dijital Ebeveynlik içerikleri ile ebeveynlerin özellikle teknolojiyle ilişkili bağımlılık riskleri konusunda daha bilinçli hareket etmelerine katkı sunuyor.

Bunun yanında Yaşam Becerileri Programı ile çocukların “hayır diyebilme” becerilerini geliştiren, öz saygılarını güçlendiren ve sağlıklı karar verme alışkanlıklarını destekleyen çalışmalar yürütülüyor. Bu program aracılığıyla 2021 yılından itibaren 373.913 öğrenciye eğitim verildi. Bu gibi çalışmaların toplumun geniş kesimlerine ulaşmasında en önemli güçlerden birini ise gönüllüler oluşturuyor.

Yeşilay gönüllüleri, toplumun farklı kesimlerine ulaşarak bağımlılıklarla mücadele konusunda farkındalık oluşturulmasına katkı sağlıyor. Okullarda gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmaları, gençlik etkinlikleri, mahalle buluşmaları ve toplumsal faaliyetlerde gönüllüler aktif rol alıyor.

Gönüllüler önleme çalışmalarının sahadaki temsilcileri olarak, eğitimlerde edindikleri bilgileri kendi çevreleriyle paylaşıyor ve bağımlılıkla mücadele konusunda toplumsal bilincin yaygınlaşmasında zincirin halkalarını genişletiyorlar. Bu yönüyle gönüllülük, bağımlılıklarla mücadelede doğru bilginin toplum içinde yayılmasını sağlayan güçlü bir sosyal etki ağı oluşturuyor.

Sahada görev alan gönüllüler, ailelerin çocuklarıyla kurduğu ilişkinin bağımlılık risklerini azaltmadaki önemini sıkça gözlemliyor. Bir gönüllü bu deneyimini “Okullarda yaptığımız etkinliklerde çocukların en çok aileleriyle birlikte yaptıkları şeylerden bahsettiğini görüyoruz. Birlikte spor yapmak, sohbet etmek ya da birlikte vakit geçirmek çocuklar için çok kıymetli. Bu bağ güçlendikçe riskli davranışların da azaldığını fark ediyoruz” sözleriyle aktarıyor. Bir başka gönüllü ise ailelerle yaptıkları bir etkinliği şöyle ifade ediyor: “Bir farkındalık etkinliğinde bir anne bize ‘Bugün eve gidince telefonları bir kenara bırakıp ailece yürüyüş yapacağız’ dedi. Küçük gibi görünen bu kararların aslında çocukların hayatında büyük bir fark oluşturduğunu düşünüyoruz.” Bu tür deneyimler, bağımlılıkla mücadelede ailelerin rolünün ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Yeşilay’da gönüllülük aynı zamanda aile içinde sağlıklı alışkanlıkların yaygınlaşmasını da destekliyor. Araştırmalar gönüllülük faaliyetlerine katılan bireylerin toplumsal bağlılık duygusunun ve sosyal sorumluluk bilincinin güçlendiğini, bunun aile ilişkilerine olumlu yansıdığını gösteriyor. Ailece gönüllülük faaliyetlerine katılmak; birlikte anlamlı zaman geçirmek, ortak değerler geliştirmek ve toplumsal fayda üretme deneyimini paylaşmak açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Bu süreçte gönüllüler yalnızca topluma katkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi ailelerinde de daha bilinçli bir yaşam kültürünün oluşmasına da katkı sağlıyor. Birlikte geçirilen kaliteli zaman, dijital denge, açık iletişim ve sağlıklı sosyal aktiviteler gibi alışkanlıklar gönüllülük deneyimiyle birlikte aile yaşamının doğal bir parçası hâline gelebiliyor.

Bağımlılıklardan uzak, sağlıklı ve güçlü nesiller yetiştirmek kurumların ötesinde toplumun tüm bireylerinin ortak sorumluluğunu oluşturuyor. Bu sorumluluğun en önemli halkası ise aileler. Sevgi, güven, iletişim ve bilinçli ebeveynlik üzerine kurulan bir aile ortamı çocuklar için güçlü bir koruyucu kalkan oluşturuyor.

Yeşilay, ülke genelinde yürüttüğü önleme çalışmaları, gönüllülük faaliyetleri ve eğitim programlarıyla her yıl binlerce aileye ve gence ulaşarak bağımlılıklara karşı güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmayı sürdürüyor. Gönüllülerin katkısıyla büyüyen bu dayanışma ağı sayesinde bağımlılıklarla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının sahiplendiği bir harekete dönüşüyor.

Çünkü sağlıklı nesiller; bilinçli ailelerin, güçlü toplumsal dayanışmanın ve gönüllülük ruhunun bir araya gelmesiyle yetişir.