Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı Bilgi
1060
Bağımlılık

Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?

Tuba MARAŞOĞLU

Çağımızın en büyük tehditlerinden biri olan bağımlılık maalesef ki hem birey hem de toplum üzerinde büyük yıkımlara yol açan sosyal bir sorun olmaya devam ediyor. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri Müdürü Klinik Psikolog Melike Şimşek, bağımlı profillerini şekiilendiren unsurlar, farklı kültürlerdeki yaklaşımlar ve bize özgü geliştirilen YEDAM Modeli hakkındaki sorularımızı yanıtladı.  

Genel bir bağımlı profili çizmek mümkün müdür? Mümkünse bu profilin temel özellikleri hakkında neler söylerseniz?
Bağımlılıkla ilgili risk altında olan belli gruplar olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, ailesinde bağımlılık problemi olanlar herhangi bir bağımlılık geliştirmeye, ailesinde bağımlılık problemi olmayanlara göre daha yatkındır. Karakter özellikleri açısından heyecan arama ve yenilik arama davranışı yüksek olanlar da bağımlılığa daha yatkındır. Bu kişiler için heyecan duygusu çok önemlidir; yeni ve heyecanlı olan bir şeyin peşinden sonuçlarını düşünmeden gidebilirler. O nedenle, bu kişiler için bağımlılık yapıcı bir madde veya davranış, peşinden gidilecek çekici bir şeydir. Sonunda ne gibi bir sorunla karşılaşacaklarını o an düşünemezler. Bu gruba dürtüsel davranışa sahip kişileri de dahil edebiliriz. Dürtüsel davranış biraz aklına eseni yapmak, sonucunu düşünmeden davranmak, davranıştan önceki düşünce aşamasına pek zaman ayırmamakla kendini gösterir. Bu karakter özellikleri nedeniyle bu kişiler de, bağımlılık yapıcı maddelere ya da davranışlara karşı risk altındadır. Hayatta başımıza gelen sorunlarla ve stresli olaylarla baş etme biçimlerimiz de bağımlılıklar açısından önemlidir. Sorunlar karşısında çözüm arayışı yerine gidip bir sigara yakmak, uyuşturucu maddelere ya da alkol kullanımına yönelmek veya internette saatler geçirerek problemi yok saymak strese karşı zayıf olduğumuzu gösterir. Strese karşı dayanıklılığı düşük olan kişilerin bağımlılık geliştirme riski daha fazladır.

AİLELER ROL MODEL OLUYOR

Bağımlı profillerini şekillendiren başlıca unsurlar neler? Bağımlılıklar kültür, inanç veya toplumsal bilinç düzeyine göre farklılık gösteriyor mu?
Bağımlı profillerini genetik, bireysel, ailevi, çevresel ve kültürel unsurlar şekillendirmektedir. Kişinin genetik yatkınlığı özellikle alkol bağımlılığı gibi spesifik bağımlılık türlerinde öne çıkmaktadır. Risk ve heyecan arama davranışının yüksek olması, strese dayanıklılığının düşük olması, hayır deme ve sorun çözme becerilerinin gelişmemiş olması, dürtüsel kişilik yapısı kişisel unsurlara örnek verilebilir. Bunun yanında ailevi unsurlar da bağımlılık üzerinde etkilidir. Özellikle, anne, baba ya da ailedeki rol model sayılabilecek kişilerde bağımlılık problemi olması, bu kişilerle büyüyen çocuklar için önemli bir risk teşkil eder. Çocuk, daha küçük yaşlarda alkol, sigara, uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddeleri normalleştirir; yetişkinlikte bunları kullanmaya daha yatkın hale gelir. Ailedeki iletişim sorunları, kimsenin birbirinin hayatıyla ilgilenmemesi, çok baskı altında ya da sınırsız ve disiplinsizce büyütülmüş çocuklar da yine ergenlikte ve yetişkinlikte bağımlılık geliştirme açısından risk altındadır. Bağımlılık yapıcı maddelere erişimin kolay olması, içinde bulunulan toplumun bu maddelere karşı bakış açısı da bağımlılığı şekillendiren unsurlardan sayılabilir.
Bağımlılığın toplumlara göre farklılık göstermesi pek çok sebebe bağlı olarak değişebilir. Bugün gelişmiş kabul ettiğimiz pek çok toplumda, bağımlılık yapıcı özelliğinin yüksek olduğu maddelerin yaygın olarak kullanılabildiğini görebiliyoruz. Bu da bize gelişmişlik düzeyine rağmen bağımlılığın bir sorun olabileceğini gösteriyor. Bu noktada vatandaşların konuyla ilgili bilinç düzeyi önem kazanıyor. Çocukları küçük yaşlardan itibaren bağımlılık yapıcı maddelere karşı korumak, bu maddeleri denemenin her zaman için bir risk olabileceğinin farkında olmak, onlara sağlıklı rol modeller olmak ve sorunlarla başa çıkma yollarını geliştirmek, bilinç düzeyinin yüksek olmasıyla yakından ilişkilidir.  Bağımlılıkla kültürün de yakından bir ilişkisi vardır. Bazı kültürler esrar gibi bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılması konusunda katı kurallara sahip değildir. Hatta bu konuyla ilgili bir danışanımızın annesinin, oğlu eroin kullanmaya başladığında “Ne güzel esrar kullanıyordu, nereden çıktı bu eroin!” şeklinde kurmuş olduğu cümle, bazı maddelerin kültürel olarak normalleştirilebildiğini gösteriyor. Yine danışanlarımızdan duyduğumuz hikâyeler, bazı kültürlerde küçük yaşlarda erkek çocukların esrar kullanılmasının teşvik edildiğini, bunun bir büyüme göstergesi olarak kabul edildiğini bizlere gösteriyor. Hepimiz, tıpkı suyun içinde bulunduğu kabın şeklini alması gibi içinde bulunduğumuz kültürün şeklini alıyoruz. O nedenle belki gelenek olarak kabul edilmiş, normalleştirilmiş ama kişinin hayatında bağımlılık gibi ciddi bir hastalığa yol açabilecek alışkanlıkları tekrar gözden geçirmek gerekiyor. Tam tersi örnekler de mevcut. Sağlıklı yaşam biçimlerini aşılayan, inanç sistemleri sağlam zemine oturmuş kültürlerde bağımlılık davranışının kolay kolay gelişmediğini görüyoruz. Bu noktada inanç önemli bir koruyucu faktör haline geliyor. Artık Batı dünyası dahil olmak üzere birçok ülkede, inanç temelli yaklaşımlarım tedavi sistemlerine girdiğini görmekteyiz. Yani inanç, hem bağımlılığı önlemede hem de bağımlılığa müdahale etmede son derece önemli bir unsur.

KADINLARDA TEDAVİ DAHA ZORLAYICI

Bağımlılığın erkeklerde daha fazla görüldüğüne dair bazı araştırma sonuçları var. Size göre cinsiyet faktörünün bağımlılıklar konusundaki etkisi nedir? 
Araştırmalar, bağımlılık sorununun erkeklerde kadınlara göre daha çok geliştiğini gösteriyor. Ancak bu tablodan, kadınların bağımlı olma riskinin düşük olduğu sonucu çıkarılmamalı. Bağımlılık problemi yaşayan kadınların sayısı yıllar geçtikçe artış gösteriyor. Bunu, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’ne (YEDAM) gelen başvurulardan da izlemekteyiz. Cinsiyet faktörü kadının bakım veren rolünü üstlenmesi üzerinde etkili olduğu için, bu noktada kadın olmak koruyucu bir faktör haline gelebiliyor. Fakat bağımlılık geliştikten sonra kadınlar, erkeklere göre çok daha fazla etkileniyor. Araştırmalar, alkol madde kullanım bozukluğu olan kadınların fiziksel ve ruhsal sorun yaşama oranının erkeklere göre 2,5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Ayrıca, kadınlar bağımlılık yapıcı maddeleri erkeklere göre daha zor bırakıyor. Kadınlarda motivasyon sağlamak daha zor oluyor. Kadınların erkeklere göre dezavantaj yaşadığı bir başka alan ise sosyal destek. Bağımlılık problemi ortaya çıktığında erkek, ailesi tarafından kabul görüyor, tedavi için onlardan destek alabiliyor; ancak söz konusu kadın olduğunda maalesef kadınlar bu problemi tek başına göğüslenmek zorunda kalıyor; çünkü yalnız bırakılıyorlar. Araştırmalar, alkol madde kullanım bozukluğu olan erkeklerin, kadınlara göre ailesi tarafından destek görme oranının tam dört kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Yani bağımlılık kadınlarda daha az rastlanan bir problem olsa da, rastlandıktan sonra kadını erkeğe göre çok daha olumsuz etkiliyor.

Bağımlı yaş aralığının çok genç yaşlara kadar inmesine engel olmak noktasında neler yapılabilir?
Yaş grubuna uygun önleme çalışmaları yapmak çok önemli. Önleme çalışmalarına başta aile ve okul olmak üzere toplumun tamamı katılmalıdır. Ailelerin küçük yaşlardan itibaren bağımlılık yapıcı maddelerin ve davranışların özendirilmemesi konusunda dikkatli olması gerekir. Buna internet kullanımı ve internette oyun oynamak da dahil. Kendi işini rahat yapabilmek ya da ağlayan çocuğu susturmak için uzun saatler bilgisayar, tablet kullanmak ya da televizyon izlemek davranışını geliştirmeyi teşvik etmemeleri gerekir. Aileler ve öğretmenler çocuğun gelişim süreçlerini yakından takip etmeli, yaşına uygun gelişim göstermiyorsa bu durumları dikkate almalıdır. Okul yönetimlerinin de, küçük sınıflardan başlayarak uygun konularda önleme çalışmalarını düzenli şekilde uygulaması gerekir. Bu konuda Yeşilay’ın tüm eğitim sistemine büyük bir katkısı olarak Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı (TBM) ve Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı (OBM) okul yönetimlerinin de birincil ve ikincil önleme konusunda elini güçlendiren programlardır. Bu programların işin ehli olan kişiler tarafından düzenli olarak uygulanması çocukları ve genç yetişkinleri korumamız için etkili olacaktır. Bağımlılık yapan maddelerin ve davranışların medyadaki görünümü de bir toplumdaki bağımlılık sorununu etkileyen nedenlerdendir. Gerek ana akım gerekse sosyal medyada bu maddelerin ve davranışların özendirilmemesi, bunu kullanan kişilerin karizmatik olarak lanse edilmemesi gerekir. Özellikle, belli yaş grupları popüler kişileri örnek alarak büyürken, bu kişilerin bağımlılığı olumlayan davranışları gençleri olumsuz etkileyecektir.

Aile ilişkileri bağımlılıkları nasıl etkiler? Aile kavramının daha önemli olduğu, öne çıktığı toplumlarda bağımlılıkların daha az olduğunu söyleyebilir miyiz? Aile bağımlılıklara karşı kalkan görevi üstlenir mi?
Aile ilişkileri birçok psikolojik sorunda olduğu gibi, bağımlılık üzerinde de etkilidir. Hatta bağımlılığın, aile ilişkilerinden en çok etkilenen psikolojik problemlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenledir ki, evrensel bir söylem olarak “Bağımlılık bir aile hastalığıdır” söylemi ortaya çıkmıştır. Aileler hem bağımlılık sürecinden etkilenir, hem de olumlu ya da olumsuz şekilde bu süreci etkiler. Bizim toplumumuz, aile ilişkilerinin çocuklar belli bir yaşa gelse bile devam ettiği, ailenin elini çocuğun üzerinden büyüse bile çekmediği bir toplum. Bu durum, bağımlılık gibi bir problem söz konusu olduğunda, tedavi için oldukça destekleyici oluyor. Aileler çocuklarını bu problem karşısında yalnız bırakmıyor, yanlarında oluyorlar. Bireysel kültürlerde olduğu gibi evsiz, sokakta yaşayan bağımlılara ülkemizde çok da fazla rastlanmıyor. Ancak bu ilişkilere rağmen, ailenin zaman zaman bağımlılık gibi görmezden gelinmesi zor bir problemi göz ardı ettiğini görebiliyoruz. Örneğin bazen bir anne görüşmeye geliyor görüşmeye, aynı evde yaşadığı çocuğu için “Dört yıldır kullanıyormuş, biz yeni fark ettik.” diyebiliyor. İşte o an, dört yıldır bu ailenin ortak hiçbir şey yapmadığını, belki de birbirlerinin gözlerinin içine bakarak bir kez olsun sohbet etmediğini, iletişim kurmadığını anlıyorsunuz. Aynı evin içinde, birden fazla hayatın bireysel olarak sürdürüldüğü sonucunu çıkarıyorsunuz. O nedenle, ailelerin çocukların hayatlarıyla yakından ilgilenmeleri bağımlılığa karşı koruyucu bir kalkan gibidir. Kimle görüştükleri, nerelere gittikleri, boş zamanlarını nasıl geçirdikleri ailelerin bilmeleri gereken detaylardır. Aileler bazen bunu yapmayı çocukları kurallara boğmak, üstlerine çok fazla gitmek olarak anlayabiliyor; fakat, bu şekilde anlamak ve davranmak da bir sınır aşımıdır, bu da çocuklarla bağları zedeler. Disiplinle serbestlik arasında belki de kontrollü serbestlik olarak adlandırabileceğimiz bir denge kurmak gerekir. Ayrıca, ortak bir yaşam alanı olan evin belli kurallarının da olması gerekir.

Önceki yıllarda bağımlılıklar,  daha çok yüksek ve düşük sosyo ekonomik düzeydeki gruplara ait bireylerde daha fazla görülürken, son zamanlarda orta sosyoekonomik sınıfta da artış olduğunu duyuyoruz. Bu durum nasıl açıklanabilir? Sosyoekonomik düzey bağımlılıklarda nasıl bir risk faktörü oluşturuyor, açıklayabilir misiniz?
Bağımlılığın medyadaki görünümü, geçmiş yıllarda genellikle madde kullanan ve suça karışan sokak çocukları üzerinden olurdu. Son yıllarda bu popülasyonun tercih ettiği maddelerin de değişmesiyle birlikte bu görünüme çok fazla rastlamaz olduk. Daha sonra uyuşturucu madde baskınlarında yakalanan ünlülerle karşılaşıp şaşırdık. Sanki şan, şöhret ve para sahibi olan biri bağımlı olmaz diye düşünüyorduk. Aslında, bağımlılık sosyoekonomik duruma bakmaksızın, herkesi pençesine alabilecek bir hastalık. Aradaki en önemli fark, belki farklı sınıflardaki kişilerin farklı madde kullanıyor olmasıdır. Özellikle maddi durumu iyi, sosyal çevresi geniş olan kişiler farklı heyecanları tatmak için, bağımlılık yapıcı madde kullanımını eğlence hayatlarının bir parçası haline getirebiliyorlar. Arkadaş çevreleri kullanımı olan kişilerden oluşuyorsa, bu çevrelerde kabul görmek için sadece maddiyat yetmeyebiliyor, alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini düşünüp, alkol madde kullanımına başlayabiliyorlar. Bağımlılığın sebeplerinden biri de travmalardır. Bazen kişi, yaşadığı travmatik deneyimin acı veren etkisinden kurtulmak için alkol veya madde kullanımına yönelebilir, bu durum da yine sosyoekonomik durum gözetmeyecektir. Ayrıca, daha önce sıraladığımız genetik faktörler, kişisel özellikler, aile ilişkileri gibi risk faktörleri yine sosyoekonomik düzey fark etmeksizin herkesi etkileyen risk faktörleridir.

Bağımlılık için risk faktörü oluşturan psikiyatrik hastalıklar nelerdir?
Bağımlılığa genellikle, hep bir psikiyatrik hastalık eşlik eder. Bu durumda hem bağımlılığı hem de bu psikiyatrik hastalığı çalışmanız gerekir. Hatta, bu hastalık ön plandaysa mutlaka bir psikiyatrist kişiyi değerlendirir; gerekirse ilaç tedavisine başlar. Bu hastalıkların başında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozukluğu, depresyon, travma ve borderline (sınırda) kişilik bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu gibi kişilik bozuklukları gelir. Özellikle küçük yaşlarda başlayan ama fark edilmeyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite, ilerleyen yaşlarda bağımlılık yapıcı madde kullanımına neden olabilir. Depresyon ve kaygı bozukluğu, kişinin bağımlılık yapıcı maddelerle anlık iyi hissederek kendi kendine iyileşmek için bulduğu çözüm yolları haline gelebilir. Bağımlılık söz konusu olduğunda genellikle başvuran kişilerin travmatik bir deneyime sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle kadınlarda bu oran yüzde 50’lerin üstüne çıkıyor. Tedavi edilmemiş travma, kişiyi bağımlılık yapan maddelerin kullanımına götürebiliyor. Borderline (sınırda) kişilik bozukluğu ve antisosyal kişilik bozukluklarında da gerek duyguların düzenlenme ihtiyacı, gerekse heyecan arama davranışı gibi durumların sonucunda bağımlılık yapan maddelerin kullanımına yönelme söz konusu olabiliyor. Bu hastalıklar tedavi edilmedikçe bağımlılığın tekrarlama riski de artar. O nedenle bağımlılıkla birlikte mutlaka bu sorunlar üzerinde de çalışmak gerekir.

115 DANIŞMA HATTI’NDAN ÜCRETSİZ DESTEK

Bağımlı ve bağımlı aileleri danışmanlığı üzerinden YEDAM modelinin içeriğini ve detaylarını paylaşabilir misiniz?
YEDAM Modeli, Yeşilay’ın bağımlılığa müdahale alanında geliştirdiği bir modeldir. Ülkemizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sayısı 105’e ulaşmış Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nde psikologlar, klinik psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve halkla ilişkiler sorumlularının yer aldığı bir psiko-sosyal destek modelidir. Bu modelin ilk ayağının 115 numaralı Danışma Hattı olduğunu söyleyebiliriz. Danışma Hattı, bir çağrı merkezinden farklı olarak telefonları psikologların cevapladığı, bağımlılık alanında uzmanlaşmış bir ekipten oluşmaktadır. Kişiler, kimlik bilgilerini gizli tutarak bağımlılık hakkında dilediği soruları sormak için arayabilir. Hattımız gece yarısına kadar hizmet vermektedir ve ücretsizdir. Yüz yüze psikolojik destek almak isteyenlere de YEDAM’larda klinik psikologlar tarafından ruhsal destek hizmeti sunulur. Bu hizmet kapsamında alkol, uyuşturucu madde, tütün, kumar ve internet bağımlılığı alanlarında bağımlılık danışmanlığı hizmeti verilir. Bu hizmet, psikolojik sorunlara verilen ruhsal desteği, alkol madde kullanım isteğiyle başa çıkmayı öğretmeyi, davranışsal bağımlılıklarla ilgili dürtü kontrolünü sağlamayı, gerekirse tıbbi destek yönlendirilmesini, bağımlılık tekrarlayan bir hastalık olduğu için tekrar kullanmayı önleme konusunda çalışmayı içerir. Bağımlılık tedavisi multidisipliner bir alandır; yani kişiye sadece tıbbi ya da psikolojik destek vermez yetmez; mutlaka sosyal destek de sunulması gerekir. YEDAM Modeli kapsamında, sosyal hizmet uzmanları, kişi görüşmelere başladığı andan itibaren sosyal ihtiyaçlarını tespit eder; gerekli ekonomik, barınma, akademik vb. desteğin sağlanması için ilgili kurumlarla iş birliği yapar. Adeta kişiyle ihtiyacı olan kurumlar arasında bir köprü vazifesi görür. Riskli çevreden uzaklaşması için, yaşamı düzenleme konusunda çalışmalar yapılır. Boş zamanlarını değerlendirmek, bulunduğu riskli ortamlardan uzak tutmak ve mesleki beceri kazandırmak için YEDAM’larda atölye adı verilen kurslar düzenlenir. Bireysel olarak sunulan hizmetlerin yanı sıra bağımlılık türüne göre organize edilen, deneyim ve bilgi paylaşımının yapıldığı, bağımlılıkla ilgili bilgilendirmelerin yer aldığı grup terapi seansları da düzenlenmektedir. Bağımlılıktan mustarip olan kişilere aileler de dahildir; onlar da sürecin önemli bir parçasıdır. Klinik psikologlar, aile bireylerinden en az birini mutlaka görüşme sürecine dahil etmeyi amaçlar. Bu kişilerle ayrıca aile görüşmeleri yapılır. Aile bireylerinden birinde, bağımlı olan kişinin bağımlılık problemini olumsuz etkileyen bir ruhsal sorun tespit edildiyse, bu aile üyesine ayrıca ruhsal destek hizmeti verilir.
YEDAM Modeli’nin öne çıkan taraflarından biri ailelere sunulan “kişi dışı görüşme” adını verdiğimiz hizmet türüdür. Bu hizmet türünde bağımlılık problemi yaşayan kişi, bizzat başvurmasa bile yakınları konuyla ilgili destek almak üzere YEDAM’lara başvurabilir. Aile içindeki iletişim sorunları çözüldüğünde, aileler doğru sınır ve kural koyabildiğinde bağımlılık problemi olan kişinin de bir süre sonra tedavi için başvurduğunu görmekteyiz. Bunların yanı sıra, ailelerin bağımlılıkla ve bağımlılıkla ilişkili konular hakkında bilgilendirildiği, deneyim paylaşımı yapıldığı grup terapi oturumları düzenlenmektedir. Danışma Hattı’nda olduğu gibi yüz yüze sunulan bütün hizmetler de ücretsizdir. YEDAM Modeli birçok yerel ve evrensel model incelendikten sonra Türk kültürüne özgü geliştirilmiş kapsamlı bir bağımlılık danışmanlık modelidir. İnsanları yargılamadan kabullenen tarafıyla, bilimsellikten ödün vermeyen yöntemleriyle ve sürekli gelişim içinde olmasıyla bağımlılık konusunda ülkemizdeki en kapsamlı hizmeti veren model olduğunu söyleyebiliriz. Detaylı bilgi almak isteyenler 115 numaralı Danışma Hattımızı arayabilir.

MELİKE ŞİMŞEK KİMDİR?
2010 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü, ardından Queen Mary University of London Ruh Sağlığı ve Psikolojik Terapiler Bölümü’nü bitirdi. Prof. Dr. Üstün Dökmen’in “Küçük Şeyler” isimli televizyon programında asistanlıkla başlayan çalışma hayatı, nörobilim çalışmalarını pazar araştırmalarıyla birleştirdiği projelerle global bir danışmanlık şirketinde devam etti. Kadınlara ücretsiz psikolojik destek sunulan projelerde psikolog olarak yer aldı. Devlete bağlı merkezlerde bağımlı ve davranış bozukluğu olan çocuk ve ergen gruplarla çalıştı. Halen bağımlılık alanında çalışmakta, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunumlar yapmaktadır. Çapa Tıp Fakültesi İngilizce ve Türkçe 1. ve 2. sınıf öğrencilerine psikoloji ve sağlık iletişimi dersleri vermektedir. Hakemli dergilerde yayınlanmış makaleleri ve kitap bölümleri vardır. Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi’nde Motivasyonel Görüşme Teknikleri Eğitici Eğitimi almış, merkezi Amerika’da olan MINT üyesi olup Türkiye’deki üç uluslararası sertifikalı Motivasyonel Görüşme Teknikleri Eğiticisinden birisidir. Bağımlılara ücretsiz psikolojik ve sosyal destek veren Yeşilay Danışmanlık Merkezleri Müdürlüğü görevini yürütmektedir.

Bağımlılık

Yeşilay’dan “Bağımsız Gençlik” Manifestosu

1061Haziran2022
Bağımlılık

YEDAM Sempozyumu'ndan Bağımlılıklara Bilimsel Bakış

1061Haziran2022
Bağımlılık

Sağlıksız Aile Tutumları Bağımlılık İçin Risk Faktörü

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlı Profilleri Nasıl Şekilleniyor?

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlı Ebeveyn Çocuğun Tüm Yaşamını Etkiliyor

1060Mayıs2022
Bağımlılık

“Hayır” Diyebilen Bir Çocuk Yetiştirmek

1060Mayıs2022
Teknoloji Bağımlılığı

Ailenin Dijitalleşme ile İmtihanı

1060Mayıs2022
Bağımlılık

Bağımlılık Aileden Etkilenen ve Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır

1060Mayıs2022
Tütün Bağımlılığı

Elektronik sigara nikotin pandemisini gelecek nesillere taşıyor

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Tütünle Mücadelenin Bir Ayağı da E-Sigara ile Mücadele Olmalı

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Dünya Elektronik Sigara ile Nasıl Mücadele Ediyor?

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara En Az Sigara Kadar Zararlı

1059Nisan2022
Tütün Bağımlılığı

Vazgeçilen her sigara sağlıklı bir hayatın kapısını aralar”

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Çocuklarımızı sigaradan nasıl koruruz?

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Sigara stresi azaltmaz, sigarasızlık stres oluşturur

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

Şimdi tam zamanı!

1057Şubat2022
Tütün Bağımlılığı

“Bırakabilirsin” mobil uygulamasıyla sigaradan kurtulun!

1057Şubat2022
Teknoloji Bağımlılığı

Fizikselden Sanala Yeni Bir Şiddet Türü: Siber Zorbalık

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Ergenler Sosyal Medya Bağımlılığında Risk Grubunda

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Geleneksel Değerler Çocukları Koruyor

1056Ocak2022
Teknoloji Bağımlılığı

Sosyal Medyada Dayatılan Güzellik Büyük Bir Yanılgı

1056Ocak2022
Kumar Bağımlılığı

Çocuklarınız İçin Ulaşılabilir Ebeveynler Olun

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

Pandemi Sonrasında Toplumları Bekleyen Tehlike: Çevrim İçi Kumar Bağımlılığı

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

Aileler Tedavi Sürecine Aktif Olarak Dahil Olmalı

1055Aralık2021
Kumar Bağımlılığı

“Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”

1053Ekim2021
Yaşam

İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar

1053Ekim2021
Yaşam

Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor

1053Ekim2021
Madde Bağımlılığı

Çocuğum Madde Kullanıyor mu?

1053Ekim2021
Yaşam

Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar

1053Ekim2021
Yaşam

Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor

1053Ekim2021
Sağlıklı Yaşam

Antikten Moderne 28 Asırlık Yolculuk

1052Eylül2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin En Başarılı Olimpiyat Tecrübesi TOKYO 2020’nin Ardından

1052Eylül2021
Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

Ekim
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019