Web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanıyoruz.
Detaylı Bilgi
1051
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

Berk ERCAN MÜHÜRDAROĞLU

Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Türkiye’nin yetiştirdiği en yetkin sanat tarihi araştırmacıları arasında yer alıyor. 1950’lerde başladığı çalışmalarını, ilk günden bugüne aynı titizlik ve heyecanla sürdürüyor. Bırakın kitabı, makale yazmak için bile yeterli kaynağın bulunmadığı konular, onun ilhama açık zihninde emsalsiz eserlere dönüşüyor. Prof. Dr. Nurhan Atasoy ile geçmişe ve yaşama dair keyifli bir söyleşi yaptık.

Sizi geçmiş yıllara götürmek istiyorum. Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Kalabalık bir ailenin içinde akrabalarımızla birlikte çok çocuklu bir evde büyüdüm. Fevkalade güzel bir çocukluk dönemi geçirdim.

1930’ların zorluk ve yokluk günlerinde Nurhan Atasoy’u şekillendiren o ortamı bize biraz anlatabilir misiniz?
Üzerimde en fazla etkisi olan kişi büyükbabam Ali Rıza Atasoy oldu. Yetişmemde çok emeği vardır. Müthiş bir araştırmacıydı. Tokat Reşadiyeli bir tıp profesörüydü. Tarihe çok meraklıydı. Allah gani gani rahmet eylesin, müthiş bir vatanseverdi. Kurtuluş Savaşı’nda genç bir doktor olarak çok hizmet vermişti.

Bize biraz ailenizden bahsedebilir misiniz? Büyükbabam Reşadiye’nin Kızılcaören Köyü’nden bir köylü çocuğu. Ailesi İstanbul’a gelmiş ve çocuklarını burada okutmuş. Büyükbabam, savaş esnasında çok yaygın olan zührevi hastalıkların kökünü kazıyan adamdır. Birinci Dünya Savaşı’na ve Kurtuluş Savaşı’na katılmış; madalyaları var. Osmanlı kültürünü çok severdi. Osmanlı Arşivi’ne gidip orada çalışmalar yapardı. Onun üzerimde çok etkisi vardır. Babam, Osmanlı döneminde, büyükbabam Şam’a gittiğinde, orada doğmuş. Bir seferinde İngiltere vizesi için form doldurmamı istemişlerdi. Babanın doğduğu yeri de sordular. Ben de “Damascus, Ottoman Empire” yazdım. Övünerek yazdım bunu…Ben Reşadiye’de doğdum. Büyükbabam memleketine fevkalade düşkün bir insandı. İstanbul’da yetişmiş, Paris’te zührevi hastalıklar ve kulak burun boğaz alanlarında ihtisas yapmış fakat memleketini hiç unutmamıştı. Hep Anadolu’yu kalkındırma heyecanı içindeydi. Babam İstanbul’da okumuş. Mezun olduktan sonra büyükbabam, “Reşadiye’nin eczanesi yok.” diyerek babamı oraya yollamış. Ben orada doğmuşum.

Büyükbabanızın Osmanlı Arşivleri ile yaptığı çalışmaları anlatabilir misiniz?
Sadrazam Hasan Paşa, büyükannem tarafından dedemiz. O da Kızılcaören Köyü’nden yetişmedir. Yeniçeri olarak İstanbul’a geliyor. I. Mahmud zamanında, 1700’lerde kendini gösteriyor ve Yeniçeri Ağası oluyor. Sadrazam’la çok iyi bir ilişkisi varmış. Sadrazam ona çok değerli bir pırlanta yüzük armağan etmiş. Sonra Diyarbakır Valisi olmuş. Ve nihayet sadrazamlığa yükselmiş. O devirde bütün sadrazamların sonu belli. Hepsi canından olmuş ama benim dedem eceliyle ölüyor. Ona dokunmuyorlar. Büyükbabam onun tarihini yazdı. Arşivden gelince oturur bize de anlatırdı. Okula gittiğimiz yıllarda yazdıklarının tashihini yapmaya başladık. Mecburen okuyorduk ama hiç hoşumuza gitmiyordu. Büyükbabam çalışmalarından ziyade bizi kişiliğiyle çok etkiledi. Bayramlarda ne kadar çöpçü, bekçi varsa hepsini mutlaka eve çağırır ikramda bulunurdu. Onlarla oturur, nasıl geçindiklerini sorar, dertlerini dinlerdi. Bu tavrı zaman bile çok etkilerdi beni. Çocuk Esirgeme Kurumunda, Kızılay’da meccani, parasız olarak çalışırdı. Büyükannem kızardı, “Ben ay sonunu getiremiyorum, sen ne kadar parasız iş varsa onun peşinde koşuyorsun!” diye…

1940’ların İstanbul’unda büyüdünüz. Nasıl bir şehir hatırlıyorsunuz?
1934 doğumluyum. Benim çocukluğum yokluk yıllarına denk geldi. Her şey karneyle alınıyordu; çok yokluk vardı. Savaştan çıkmış bir ülkeydi. Çok idareli yaşardık. İstanbul’da çok az zengin vardı. Bunların çok çok azı aileden zengindi, diğerleri savaş zenginiydi. Okumuş sınıfın tek geliri maaşıydı ve onlar da fevkalade idareli yaşamak zorundaydılar. Bizim ailede esas para kazanan büyükbabamdı.

Eve kimler gelip gidiyordu? Büyükbabanızın arkadaşları kimlerdi?
İlk aklıma gelenler Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü ve Dr. Mim Kemal Öke. Devrin en meşhur doktorları gelir giderdi. Kurtuluş Savaşı esnasında doktorlar hangi sahada ihtiyaç varsa o sahada çalışmışlar. ‘Benim ihtisasım bu!’ deyip kenara çekilmemişler. Onun için her çeşit hastalıktan anlarlardı. O devirde, röntgen ışınlarının vücuda zararları henüz bilinmiyor. Mim Kemal operatör ama röntgen de çekiyor.Öyle çok radyasyona maruz kalmış ki, üç parmağını kesmek zorunda kalmışlar. Kardeşim Orhan küçüktü daha, onu kucağında oturtur, parmaklarını saydırırdı. Bir türlü 10’u tutturamadığı için kızardı kardeşim. Mim Kemal Bey çok eğlenirdi.

Eğitime değer verilen bir ailede büyüdünüz öyle değil mi?
Evet! Amcamın çocuklarıyla beraber altı çocuktuk. O altı çocuktan kim, ne öğrenmek istiyorsa hepsinin önü açılırdı. Sultanahmet’te büyükbabamın yaptırdığı aile apartmanında oturuyorduk. 1950’li yılların başlarında daha üniversite öğrencisiyim. Her şeye çok meraklıydım ve çok kitap alıyordum. İlk aldığım kitaplar küçük boyutlu sanat kitaplarıydı. Bu kitapları kendi kazandığım parayla almak istedim. Evden bana, “Para kazan!” diyen yoktu.

Neden para kazanmaya ihtiyaç duydunuz?
Bilemiyorum ki, ihtiyacım da yoktu Allah’a şükür. Çok zengin değildik ama cömert ve çocuklarına düşkün bir babam vardı. Kazandığım ufak tefek parayla kitap almaya başladım. İlk mesleki kitaplarım onlardı. Sonra sahaflara dadandım. Cebimde ne kadar para varsa hepsini bırakıp çıkıyordum Sahaflar Çarşısı’ndan. İslam Ansiklopedisi almıştım, hatırlıyorum. Allah’ım! Ne kadar ağırdı. Taşıdıkça ağırlaşıyor. Kollarım kopuyor. Bir gün Raif Yelkenci’ye gittim. Bilerek değil tabii. Kitaplara bakıyorum. Raif Bey bana hiç yüz vermedi. Tipimi uygun görmedi herhalde. Orada “Dîvânu Lugâti't-Türk” kitabını buldum. Düştüm içine. Param da zar zor yetişecek. Kıvrandığımı gördü. Bir şeyler sordu, benimle sohbet etmeye başladı. “Bu takımı, herkese vermezdim. Ama sen çok meraklısın.” dedi. Satacağı kitabın alıcısını beğenmesi gerekiyormuş.

İnanamadım. Alacağı parayla değil, satacağı insanın onu nasıl kullanacağıyla ilgileniyor. “Yine gel!” dedi bana. Sonra tarihçi ve Türkolog arkadaşlarımdan Raif Yelkenci’nin çok önemli biri olduğunu öğrendim. O kitabı birçok makalemde kullandım.

O Dîvânu Lugâti't-Türk hâlâ kütüphanenizde duruyor mu?
Hayır. Tarihçi asistanlarım var, onlara verdim. Kitaplığımı üç dört kere azalttım. Her taşınışta bir kısmı gitti. Çoğunu İstanbul Araştırmaları Enstitüsüne verdim. En büyük kısmını da kızım (Prof. Dr. Gül İrepoğlu) aldı tabii. Bazen kendi kendime, “Artık yeter yahu. Dur!” diyorum. 87 yıl az bir zaman değil. Ama mümkün değil tabii.

Büyükbabanız doktor, babanız eczacı, ablanız hukukçu. Siz neden sanat tarihini tercih ettiniz?Dahasını söyleyeyim, eğitim hayatım boyunca en kötü dersim tarihti. Dokuzuncu sınıfta tarihten ikmale kaldım. İkmalde de geçemeyince sınıfta kaldım. Bunu öğrencilerime de anlatıyorum. Tarihle aramın kötü olmasının asıl sebebi ezber! Tek bir şeyi ezberleyemedim. İmkânı yok, kesseler ezberleyemiyorum. Lisede, son sınıfta bir tarih hocamız vardı. Daha çok kültür tarihi veriyordu ve başka türlü anlatıyordu. Beni tarihe o ısındırdı.

O zamana kadar bir hedefiniz var mıydı? Hangi alanda eğitim almak istiyordunuz?
Pedagojiyi düşünmüştüm. Sonra Türk motiflerine merak saldım. Ablam üniversitede sanat tarihi bölümü olduğundan haberdar olmuş. “Senin merakın var.” dedi. Bir gün evden çıktım; ne anneme, ne babama, ne ablama, hiç kimseye danışmadan ve nereye gittiğimi söylemeden doğru edebiyat fakültesine gittim. Arka tarafta bir kayıt bürosu vardı. Sanat Tarihi’ne kaydoldum döndüm geldim ve “Üniversiteye yazıldım Sanat Tarihi okuyacağım.” dedim.

Sanat Tarihi eğitiminden beklentiniz neydi? Mezun olunca ne yapacaktınız?
Merak ediyordum. Türk Sanatı nasıl bir şeydir öğrenmek istiyordum. Uzun vadeli bir planım yoktu. Son sınıfın son aylarına kadar asistan olmak bile aklımda yoktu. Hocalarımın aklına çok gelmişim.

Anılarınızı yazıyor musunuz?
Evet yazıyorum ve kendimi çok tuhaf hissediyorum. Bir yandan da çok rahatsız olduğum şeyler oluyor. “Bunları kim merakla okur acaba?” diyorum. İlk Avrupa seyahatimi, orada gördüklerimi yazdım. Hafızamda kalanları yazıyorum.  Araştırmacı olarak yurt dışındaki deneyimlerimi yazamayacağım gibi görünüyor. Çok enteresan şeyler yaşadım. Ama nasıl anlatırım bilmiyorum. Çadırları çalışırken çok zorlandım mesela.

Neden zorlandınız?
Pratik bakımdan zordu. Çadırlar çok büyük, en küçük parçası 300 kiloydu. Önce gidip müze ya da koleksiyondan sorumlu kişileri görmek istediğiniz örnekleri açmaya ikna edeceksiniz. Bunu sağlamak çok zor. Bazen yardım ediyorlar, bazen etmiyorlar. Onları tek başına açmam, ölçmem, çizmem, çekmem… Müthiş bir emek. Her şeyi tek başıma yaptım.

Çalışmalarınız için nerelerden ve nasıl kaynak buluyordunuz?
Garip gelecek belki ama bana öyle geliyor ki Allah “Bu kuluma yardım edeyim.” diyor. Çünkü bu kaynakları nasıl bulabildiğime şimdi çok şaşırıyorum ve hatırlamıyorum. İnanılmaz bir şey. Çadırların bulunduğu yerler eski kaleler. Avrupa’daki eski kaleleri ben nereden bilirim? Kim söyler bana? Gittiğim bir yerde laf açılıyor. “Bilmem nerede” diyorlar. Oraya gidiyorum. Orada başka bir yer söylüyorlar. Öyle öyle tamamladım o çalışmayı. Nasıl ulaşıyordum oralara? Nasıl gidiyordum? Araba kiralamak gibi bir imkânım da yok. Her bir kitabımın araştırma safhalarında günlük tutsaydım her biri ayrı bir kitap olurdu.

Çalışma konularınıza nasıl karar veriyordunuz?
Bir konuyu çalışırken öyle çok şey görüyordum ki birkaç tane daha konu çıkıyordu. Kütüphanede çalışmanın avantajı budur. Her şeye dikkatle bakıyordum. Mesela donanma kitabı için minyatürlere bakıyorum şimdi. Ama sadece o konuyu aramıyor gözlerim. Enteresan bulduğum şeyleri not ediyorum. Daha sonra ya bir çalışmamda kullanıyorum yahut da tek başına yeni bir çalışmanın konusu oluyor. Her zaman çalışılmayı bekleyen bir sürü konu olmuştur. Tesadüfen bir tanesi öne çıkar ve kitap olur.

Çadırlar, ipekler, oyalar, Padişah gömlekleri… Bunlar kitap yaptığınız konulardan sadece birkaç tanesi. Bu kadar detaylı çalışmalar için nerelerden veri buluyorsunuz?
Daha önce hiç çalışılmamış konular çalıştım; bunların çoğuyla ilgili kaynak yoktu. Araştıra araştıra kendim ürettim bilgiyi. Olmadık şeyleri karşılaştırdım. Selçuklu kıyafetlerini de öyle hazırlamıştım. Daha sonra o konudan başka yerlere atladım. Dîvânu Lugâti't-Türk’ü birçok eserimde kaynak olarak kullandım.

Şu anda masanızda hangi konu var?
Sanat Tarihi’nin Işığında Osmanlı Donanması. Donanma kitabı yazıyoruz.

Anılarınız hangi aşamada?
Çok yazdım ama daha çok var… Her şey kısmet.

Günümüzdeki Osmanlı algısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Osmanlı’yı tanıyalım, bilelim, çok sevelim ama dedemiz gibi sevelim. Dedemizin zamanında yaşamıyoruz. Bugün Osmanlı’dan doğmuş bir Cumhuriyet var. Onun getirdiği bütün nimetlerden faydalanalım. Ben de dedem gibi çok seviyorum Osmanlı’yı. Atatürk’ü anlamak için galiba bizim gibi Atatürk devrinin arkasında bıraktığı sıkıntılı dönemi yaşamış olmak gerekiyor. O sıkıntılı dönemden onun izinde giden büyükbabam gibi insanların fedakarlığıyla çıktık.

Büyükbabanızın Hasan Paşa araştırması kitaba dönüştü mü?
Amcam çalıştı ve o notlarla kitap çıkardı. Amcam da büyükbabamın suyunda gitti. Ben, benden sonra Gül var. Gül’den sonra birisi çıkacak mı bakalım.

Kütüphanenize duygusal bir bağınız var mı?
Olmaz mı! Birkaç sefer dağıttım ama çok ağlayarak verdim her seferinde. İnanılmaz zor oldu ayrılmak. Başka kütüphanelere vermek teskin etti beni. Bir de kızıma verdim ama o insafsızca alıyor. Doğrusu ona bile zor veriyorum. Sanat ansiklopedisini ve Develioğlu’nun sözlüğünü istedi. “Ben de kullanıyorum yahu!” dedim. Ama üzüldüm de biraz, vereceğim galiba.

Akademik açıdan çok önemli işlere imza attınız. Pek çok talebe yetiştirdiniz. Geri dönüp baktığınızda mutluyum diyor musunuz?
Çok… Ben doğrusu umduğumdan ve layık olduğumdan çok takdir gördüm. O kadar değerli bir insan değilim. Çok ödül verildi bana. Benim için çok güzel şeyler söylendi. Çok güzel arkadaşlıklarım, dostluklarım oldu. Hiç çocuk doğurmamış olduğum halde yeğenlerim kendi çocuklarımdan daha fazla çocuğum oldular. Çok sevildim. Daha ne isterim… Bağımlıklar konusundaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Ben sanat bağımlısıyım. Kitaba bağımlıyım.

Yaşam

“Gençliğin En Büyük Sorunu Büyüyememek”

1053Ekim2021
Yaşam

İyi Arkadaş Çevresi Bağımlılıklardan Uzak Tutar

1053Ekim2021
Yaşam

Davranışsal Bağımlılıklar En Çok Genç ve Ergenleri Etkiliyor

1053Ekim2021
Madde Bağımlılığı

Çocuğum Madde Kullanıyor mu?

1053Ekim2021
Yaşam

Gençlerin Gözünden Bağımlılıklar

1053Ekim2021
Yaşam

Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması, Edebiyat ve Sanatla Farkındalık Oluşturuyor

1053Ekim2021
Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019