1043
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

Yusuf DURAN

Çağımızın hastalığı depresyonun neden olduğu olumsuz atmosferden korunmak ve başa çıkabilmek için sanat ve spor önemli birer terapi aracı olarak karşımıza çıkıyor. Spor faaliyetleri ile stresini azaltan birey, bedensel ve ruhsal açıdan güçlenirken konsantrasyon seviyesi de artıyor. Sanat faaliyetleri ile ise anlama, algılama, düşünme gibi yetenekleri ve duygusal kabiliyetleri harekete geçiriyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vedat Işıkhan, depresyondan korunma ve tedavi aşamalarında sporun ve sanatın rolüne dair sorularımızı yanıtladı.
 
Depresyon son 30 yılda dünya genelinde vaka görülme artış ve sıklığı bakımdan artan ruhsal bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkıyor. Toplumsal bazda değerlendirildiğinde her yaş grubunda görülen depresyon özellikle ergenlik dönemindekileri ve gençleri diğer gruplardan daha fazla tehdit ediyor. Gençlerde sıklıkla görülen ergenlik sıkıntılarına ek olarak çağın getirdiği hareketsiz yaşam, internet ve madde bağımlığı problemleri, günümüzde ve gelecek yıllarda toplum sağlığı açısından büyük bir risk barındırıyor. 

Depresyondan korunma ve tedavi aşamalarında spor ve sanatın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sporun iyileştirici ve sosyalleştirici yönlerinin, sanatsal faaliyetlerin ise yaratıcılığın ve hayal gücünü ifade etmedeki katkılarının insana ve topluma kendini geliştirme fırsatı sunduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Işıkhan’a göre sanat ve spor depresyondan kurtulmada önemli bir terapi aracı vazifesi görüyor.

Kısaca depresyon nedir, tanımlar mısınız?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2017 yılında depresyonda olan kişi sayısının dünya genelinde 322 milyon, Türkiye'de ise 3 milyonun üzerinde olduğunu açıklamıştır. Bu veri bizlere dünya nüfusunun küçümsenmeyecek bir oranının çeşitli düzeylerde depresyon belirtisine sahip olduğunu göstermektedir. Depresyon, özellikle son 30 yıldır büyük bir artış kaydeden hatta psikiyatrinin temel uğraş konusu durumuna gelmiş bir kavramdır. Yetişkin popülasyonunun yaklaşık yüzde 20’si, yaşamlarının bir döneminde depresif bir hastalık geçirmeye adaydır.

Depresyon, birçok yazar ve kuramcı tarafından farklı şekillerde tanımlanmıştır. En çok kabul gören yaklaşım depresyonunun ruhsal bir durum, ruhsal bir sendrom ve bir ruh hastalığı olmasıdır. Depresyon ruhsal anlamda bir çöküşü ifade etmektedir. Özetle depresyonu; “Derin üzüntülü bir duygu durum içerisinde; düşünce, konuşma ve hareketlerde yavaşlama ve durgunluk, değersizlik, küçüklük, isteksizlik, karamsarlık, duygu ve düşüncelerde ve fizyolojik işlevlerde yavaşlama gibi belirtileri içeren bir sendrom.” olarak tanımlamamız mümkündür. Günlük dilde depresyonu anlatan birçok kelime bulunur. Üzgün, sıkıntılı, endişeli, kederli, mutsuz, hüzünlü, dalgın, ilgisiz gibi… Bu duygu durumlarını hepimiz günlük yaşamımızda az ya da çok yaşıyoruz. Ancak bunların yoğunluğu ve sıklığı bizim için önemlidir.

SPOR VE SANATIN GÜCÜ YÜZYILLARDIR KULLANILIYOR

Depresyondan korunmada ve depresyon tedavisinde spor ve sanatın katkılarını açıklar mısınız?
Spor ve sanatın, iletişim, tedavi ve rahatlama amaçlı olarak kullanılması yeni keşfedilmemiştir. Yüzyıllardır, spor ve sanatın insanlar tarafından yalnızca eğlence amaçlı değil, başka amaçlar için de kullanıldığını bilmekteyiz. İnsanlar çağlar boyu dans ritüelleriyle, güzel sanatların birçok boyutundan yararlanarak acılarını, sevinçlerini, korkularını ve farklı duygularını anlatmışlardır.

Yakın tarihimizden de örnekler verebiliriz. Avrupa’da engizisyon mahkemelerinde dezavantajlı gruplar arasında yer alan engellilerin, ruh hastalarının içlerine şeytan ya da cin girdiği düşünülerek diri diri yakıldığını biliyoruz. Aynı tarih sürecinde, atalarımızın, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ruh hastalarının ve engellilerin tedavisinde hamamlarda müziğin, suyun, sanatın bir araç olarak nasıl etkili bir yöntem olarak kullandığına tanık olmaktayız. Özellikle sorun yaşayan kişi ya da grupların tedavilerinde sanatın, sporun iyileştirici ve sosyalleştirici rolünün önemli olduğunu unutmayalım.
Spor ve sanat tedavi edicidir, spor ve sanat etkinliğinde bulunmak yaşamı iyileştirir ve zenginleştirir. Spor ve sanat yoluyla iletişim kurulabilir. Bireysel sorunların çözümünden toplumsal düzeyde yaşanılan sorunların çözümüne kadar bu iki yöntemin çok önemli fonksiyonları olduğunu belirtmeliyiz.

“SANAT KENDİNİ GELİŞTİRME FIRSATI SUNAR”

Sağlıklı bir bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişim için spor ve sanat aktiviteleri bireye fiziksel, duygusal ve sosyal olarak ne gibi katkılar sağlıyor?
Sanat, en basit biçimde yaratıcılığın ya da hayal gücünün ifadesidir. Sanat bireye dünyayı nasıl gördüğü, estetiği ve inceliği öğretir. Yaratıcılık insanların kendini gerçekleştirme sürecinin göstergesi olarak duygusal sağlığın en yüksek derecesini ifade etmektedir. Sanat ve sporun bireyin fiziksel, duygusal ve sosyal yönden gelişimine önemli katkılar yaptığını söyleyebiliriz. Sanat insana ve topluma kendini geliştirme fırsatı da sunmaktadır.

Sanat yapmanın boş zamanları yaratıcı biçimde değerlendirme ve kendine güveni artırma gibi olumlu sonuçları bulunmaktadır. Müzik dinleyen kişi rahatlar, ruhunu dinlendirir ve keyifli zaman geçirir. Sanat kişilerin anlama, algılama, düşünme gibi yeteneklerini ve duygusal açıdan kabiliyetlerini harekete geçirir.

Spor yapmak, vücudu dinç tuttuğu ve alınan oksijenden maksimum yarar sağlanmasına yardımcı olduğu için bireyin ruh hâlinin pozitif yönde etkilenmesine katkıda bulunur. Özellikle sabah yapılan sporlar, gün içerisinde yorgunluk hissi değil aksine canlılık verir. Böylece daha önce bitirmekte zorlandığınız ve sizi strese sokan işler, çok daha hızlı çözüme ulaşabilir. Spor ve masaj depresyonla mücadelede önemli bir panzehirdir. Spor yapanların stresi az, konsantrasyonları yüksek olur, uyku kaliteleri oldukça yüksektir, bedensel sağlık ile birlikte benlik saygısı ve özgüveni gelişir; bu kişilerin iş ve çalışma hayatında başarılı olduklarını da söyleyebiliriz.
 
Spor ve sanatın bireyin kendisini ifade etmedeki rolleri nelerdir?
Sanat terapisi sanat yoluyla insana yardım etme sanatıdır. Sanatın iyileştirici gücünden yararlanan bu mesleğin ve tedavi aracının adı sanat terapisidir. Terapi süreci, insanların en başta kendilerinin değişebileceklerine yönelik bilinçlendirme yöntemlerinin tümünü içerir. Terapötik süreç, insanları doğrusal düşünceden ve gündelik yaşamdan uzaklaştıran “içe yönelim”i gerekli kılar. Niteliklerimizi keşfetmemizi ve kaybettiğimiz parçalarımızı yeniden bulmamızı sağlar.

Sanat ve spor önemli birer terapi aracıdır. Özellikle depresyon sürecini yaşayan bireylerin kendilerini ifade etmelerinde önemli araçlardır. Sanat ve sporla uğraşan bireylerin yaratıcı ifade sürecine, bireyin kendini ve başkalarını daha iyi anlamasına yardımcı olan yaşantıları deneyimlemesini sağlar. Bireyin sorunlarıyla başa çıkmasında yeni stratejiler geliştirmelerine yardımcı olur. Son olarak kendi kültür ve geçmişlerinin güçlü yönlerini ifade etmelerini kolaylaştırır.
 
Bireysel olarak yapılan sporlar, sanat uğraşları ile takım sporlarının ve toplu sanat etkinliklerinin ruhsal gelişime katkısı bakımından etkileri farklı mıdır?
Böyle bir farklılıktan söz edebiliriz. Bireysel olarak gerçekleştirilen spor ve sanat dallarının bireyin kendini gerçekleştirmesine, öz saygısının artmasına, sanat ve sportif açıdan kendisini geliştirmesine ve benliğin gerçekleşmesinde ayrı bir öneme sahip olduğu söylenebilir. Ancak genelde grup halinde gerçekleştirilen özellikle dezavantajlı gruplarla gerçekleştirilen sanat ve sportif faaliyetlerin farklı amaçları olduğunu da belirtmemiz gerekir. Grup halinde yapılan sanat ve spor etkinliğinin bireylere kazandırması beklenen bazı özellikler arasında şunlar bulunuyor:

  • Sosyal öğrenmelerin çoğu gruplarda gerçekleşir, bu yüzden grupça yapılan spor ve sanat çalışmaları sosyal becerileri geliştirmek için iyi bir ortam sağlar.

  • Benzer ihtiyaçları olan bireyler birbirine destek olabilir ve karşılıklı olarak problemlerini çözmede yardım edebilir.

  • Gruplar, ait olma duygusu sağlayabilir.

  • Yapılandırılmış bir grup, üyelerine bazı sorunlara başka pencerelerden bakma imkanı sunabilir.

  • Gruplar gücü ve sorumluluğu paylaşmada daha demokratik olabilir.

Bunun yanında sanat ve sportif amaçla gerçekleştirilen grup çalışmalarının bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Bunlar; grup üyeleri arasında gizlilik ilkesi ihlal edilebilir, grup üyelerinin her birine daha az bireysel dikkat verilebilir ve gerçekleştirilen uğraş süreci sonunda gruplar damgalanabilir.

“SANAT VE SPORUN TERAPİ GÜCÜNDEN YARARLANMALIYIZ”

Hızlı teknolojik gelişimlere bağlı olarak ortaya çıkan ekran maruziyeti ve çarpık kentleşmenin sonucu olarak oyun ve spor alanlarının kısıtlılığının eve hapsettiği çocuk ve gençleri spor ve sanat aktivitelerine yöneltmek için birey, toplum ve devlet nezdinde ne gibi çalışmalar yapılmalı?
Çok önemli bir konuya değindiniz. Ne yazık ki çocuk ve gençlerimizin büyük bir kısmı bu riskle karşı karşıyadır. Bağımlılık (internet ve madde), hareketsizlik, bilgisayar başında geçirilen zamanın uzun olması, dengesiz ve düzensiz beslenme hatta beslenememe, dikkat ve tüm enerjinin bu süreçte harcanması (diğer sosyal ve sportif faaliyetlere, uykuya, aileyle iletişime az zaman ayrılması) çocuk ve gençlerin yaşadığı önemli sıkıntılar arasındadır. Gençlerimizi sanatsal ve sportif faaliyetlere yöneltebilmek için başta Gençlik ve Spor Bakanlığımız olmak üzere tüm bakanlıkların ilgi alanına giren konularda gençlerin motivasyonlarını artıracak projelere ağırlık vermesi gerekir. Yerel yönetimlerin de öncelikli sorumluluğu bulunmaktadır. Gençlik merkezleri aracılığıyla mutlaka gençlere özellikle boşlukta bulunan, depresyon yaşayan ve bağımlılık sürecini yaşayan risk altındaki gençlerimize ulaşmaları gerekir. Ne yazık ki gençlere ulaşmada ve onların sorunlarını çözmede birtakım sorunlarla karşılaşıyoruz. Genç ve ergenlerle aynı dili konuşmak, aile bağlarını güçlendirmek amacıyla sanat ve sporun gücünden yararlanabilmeliyiz. Gençleri spor ve sanatla tanıştırmak, onların yaratıcı yeteneklerini ortaya çıkarmak, geliştirmek, desteklemek amacıyla birçok proje hayata geçirilebilir. Sanat ve sporun terapi gücünden yararlanmalıyız.
Belediyeler, çocuk ve gençlerimizin sokağın ve başıboşluğun neden olabileceği alkol, tütün(sigara) ve teknoloji bağımlılığı sorunları azaltmak amacıyla spor ve sanat merkezlerinin sayısını ve işlevlerini artırabilmelidir. Bu merkezler, gençlerin sadece boş zamanlarını geçirdikleri yerler olarak değil, etkili, verimli ve geleceğin liderlerinin yetişebileceği merkezlere dönüşebilmelidir.
 
Depresyon hangi nüfus gruplarında daha fazla görülmektedir? Bunlara yönelik neler yapılabilir?
Aslında toplumsal yaşam bütün olarak düşünüldüğünde her nüfus grubunda depresyon görülebilir. Ancak özellikle ergenlerin ve gençlerin depresyona grime ve bu olumsuz durumla mücadele etme süreçlerinde diğer gruplara göre daha riskli olduklarını belirtmeliyiz. Çocuklarımızın kişisel gelişimlerini sağlıklı bir şekilde oluşturabilmelerinde özellikle ergenlik döneminde ailelere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Yaşamın her aşamasında desteklediğimiz çocuklarımızla buhran dönemi olarak adlandırdığımız bu dönemde yakın ilişkiler kurmalı, onlara arkadaşça yaklaşarak duygu durumlarını öğrenmeliyiz. Sürekli olarak yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Belli bir dönemdeki ilgisizliğimiz ve duyarsızlığımız onları depresyon gibi ruhsal hastalıklara, tütün(sigara), alkol ve uyuşturucu gibi bataklıklara sürükleyebilir.

Ergenlik dönemi, gelişimsel açıdan akran etkisinin çok yoğun yaşandığı bir dönem olduğundan, grup terapisi önemli yararları olan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Destekleyici bir atmosfer içinde grup üyeleri geçmiş deneyimlerini keşfedecek ve bundan kaynaklı şu anda yaşadıkları sorunlarla baş etmeyi öğrenecektir.

ERGENLİKTE SANAT TERAPİSİNİN ETKİLERİ

Depresyon yaşayan gençlerin ne tür sanatsal ve sportif çalışmalar yapılabileceğini örnekler vererek açıklar mısınız?
Sanat terapisi çocuklarla çalışmada önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Depresyonda olan çocukların duygu durumları genel olarak; içine kapanık, konuşmaktan çekinen, mutsuz görüntü sunan, iletişim kurmak istemeyen, etrafında kişileri mutsuzluğunun kaynağı olarak gören, depresif, her şeyden çabucak sıkılan, nadir de olsa şiddet eğilimi gösteren vb. şeklinde olabilir. Sanat terapisinde tüm bu olumsuz özelliklerin olumlu özelliklerle yer değiştirmesini amaçlayan çeşitli yöntemler kullanılmaktadır.

Literatüre göz atıldığında ergenlerle yapılmış bazı sanat terapisi örneklerini görmekteyiz. Örneğin; sanat terapisi, sanatın tüm türlerinden faydalanmaktadır. Dramayı kullanan drama terapisi, müzikle terapi yapan müzik terapisi, dans ve hareketten faydalanan dans terapisi, resmi ve çizimi kullanan ve sıklıkla uygulanan resim terapisi, anlatı terapisi, kil terapisi ve fotoğraf terapisi gibi pek çok türünün bireylerin yaşadığı sorunlara göre farklı bir şekilde kullanılabilmektedir.

Bu çalışmalar, sanat terapisinin ergenlerin çevrelerine olan tutumunu, benlik saygısını, kişiler arası ilişkisini ve işlevselliğini geliştirmelerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Ayrıca sanat terapisinin depresyon düzeyini, yıkıcı davranışları, azalttığı, intihar girişiminde bulunan ergenler için etkili bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Sanat, ergenler için yaratıcılığı harekete geçiren ve kendi kontrolleri altında olduğu için tehdit edici olamayan bir iletişim ortamı sunar.

Çocuk ve gençlerimizi yetenekleri doğrultusunda uygun olan sanat veya spor dalına yönlendirmemiz gerekir. Gelişim döneminde bulunan gençleri sadece futbol, basketbol ya da voleybol gibi spor dallarına değil, gençlerin yeteneklerinin gelişmesine katkı edecek estetik, zarafet, etkili iletişim ve liderliği geliştiren sanat ve spor dallarına yönlendirmemiz gerekir. Çocukları maddeden uzaklaştırmayı hedefleyen her türlü çabanın terapistler, sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar tarafından projeye dönüştürülmesi gerektiğini de vurgulamak isterim. İnternet yerine aileye bağlanmamız yaşayacağımız sorunların yapı ve niteliğini olumlu yönde etkileyecektir.

PROF. DR. VEDAT IŞIKHAN KİMDİR?

1966 yılında Mardin’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulundan 1990 yılında lisans, H.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden 1993 yılında Bilim Uzmanlığı (MSW) derecesini ve yine aynı enstitüden 1998 yılında doktora (PhD) derecesini aldı. 2003 yılında doçent ve 2009 yılında profesör unvanlarını aldı. Prof. Dr. Işıkhan’ın uzmanlık alanları; sosyal politika, sosyal hizmet, sosyal yardımlar, sosyal refah, sosyal sorunlar, endüstriyel ve tıbbi sosyal hizmet, iş stresi, tükenmişlik (burnout), verimlilik, stres yönetimi, kanserde psikososyal bakımdır. 11’i SSCI’de ve yurt dışındaki çeşitli kongrelerde sunulmuş çok sayıda çalışması bulunmaktadır. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 3 yıl Sosyal Hizmet Bölüm Başkanlığı ve aynı fakültenin Dekan Yardımcılığı idari görevlerini yerine getirmiştir. Sağlık Bakanlığı Ulusal Kanser Danışma Kurulu Üyesi olarak görevine devam etmektedir. 2012 yılında başlatılan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından desteklenen Aile ve Sosyal Destek Programı (ASDEP)’in Ulusal Koordinatörü olarak 8 ay boyunca görev yapmıştır. International Council of Stress Management Professionals (ICSMP) (Uluslararası Stres Yönetimi Uzmanları Konseyi) tarafından kendisine stres yönetimi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde yaptığı önemli yayınlar, araştırmalar ve uygulamalar nedeniyle 2016 yılı Uluslararası Stres Yönetimi Uzmanları Konseyi Ödülü verilmiştir. 20 Mart 2020 tarihinde Yeşilay’ın Bilim Kurulu Üyeliğine seçilen Prof. Dr. Işıkhan, halen Hacettepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Sosyal Hizmet Bölümünde Öğretim Üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce, Arapça ve orta düzeyde Fransızca bilmektedir. 8 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyeliğine atanmıştır.

Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019