1040
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

Belit ŞENOL

Kuşkusuz ki anne-babalar çocuklarının büyümesini, okullu olmasını dört gözle bekler ve bu durumdan büyük bir mutluluk ve heyecan duyarlar. Ancak o gün gelip çattığında ya da sonrasında çocuğunun okula gitmeyi reddediğini görmek de onlar için bir o kadar sarsıcıdır. Dr. Öğr. Üyesi Duygu Dinçer, okul fobisi ve okul fobisinin normalleşme döneminde nasıl bir seyir izleyebileceği konusundaki görüşlerini paylaştı, anne-babalara önerilerde bulundu.
  

Okul fobisi sık sık okula yönelik başka olumsuz tutum ve tepkilerle karıştırılabiliyor. İstanbul Aydın Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Duygu Dinçer bu tür karışıklıklardan kaçınmak için okul fobisinin ne olduğunu şöyle açıklıyor: “Okul fobisi kendisini rahatsız eden bir durumdan ötürü çocuğun okula gitmekten kaygı ve korku duymasıdır. Buna okul reddi de denebilir. Tabi bu reddedişi, okuldan kaytarma isteği ile karıştırmamak gerekiyor. Okuldan kaytaran öğrenci çoğu kez bunu ailesinden gizliyor ve zamanını evin ve okulun dışında bir yerde geçirmeyi tercih ediyor. Okul fobisinde ise öğrenci okula gitmeyi duygusal olarak reddediyor. Bunun yerine güvenli bir sığınak olarak gördüğü evde kalmak istiyor. Bir yandan da evde kaldığı, aile içinde kargaşa yarattığı, ebeveynlerini üzdüğünü düşündüğü için bu konuyla ilgili utanç ve suçluluk hissedebiliyor.”

OKUL FOBİSİ HER EĞİTİM KADEMESİNDE GÖRÜLEBİLİYOR
Okul fobisi denildiğinde akıllara ilk olarak ana sınıfına ya da birinci sınıfa başlayan çocukların ilk günü geliyor. Bu durum sanki yalnızca erken yaşlara özgüymüş gibi anlaşılabiliyor. Okul fobisinin belirli bir yaşa ya da sınıfa özgü olmadığını; çocuk açısından asıl sorunun okula gitmekten korku ve kaygı duymaya yol açan nahoş bir durumun varlığı olduğunu belirten Dr. Dinçer, “Yapılan araştırmalar her dört çocuktan birinin kreş yıllarından lise son sınıfa kadar okul hayatının herhangi bir evresinde bir süre okuldan kaçınma davranışı sergileyebildiğini ortaya koyuyor. Özellikle bir kademeden diğer bir kademeye geçiş sürecinde, örneğin 5-7 yaş, 11-12 yaş ve 14-16 yaş arasında bu daha sık görülebilir. Yani okul fobisi her yaşta ve her eğitim kademesinde ortaya çıkabilir.” diyor.

Çoğu kişi okul fobisinin genellikle çocuk ilk kez okula başladığında ve ebeveynlerinden, özellikle de annesinden ayrılma kaygısı yaşadığında ortaya çıktığını düşünüyor. Okul fobisinin sadece ebeveynden ayrı kalma kaygısına bağlı olarak ortaya çıkmadığını belirten Dr. Dinçer, “Okul fobisi bireysel özelliklere, ailede meydana gelen travmatik olaylara ve köklü yaşam değişikliklerine ya da okul ortamından kaynaklanan birçok farklı stresöre bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Örneğin çocukta bireysel bazda bir kaygı bozukluğu olabilir. Boşanma, aile üyelerinden birinin hastalık hali ya da kaybı, alkol ve madde kullanımı gibi travmatik ailevi olaylar okul fobisini tetikleyebiliyor. Öğrenci annesini korumak, babasının evde kalmasını sağlamak ya da kendisi evde yokken başka bir aile üyesini de kaybetme korkusunu bastırmak gibi nedenlerle okula gitmeyi duygusal olarak reddedebiliyor. Yeni bir kardeşin doğmuş olması ve anne-babasını onunla paylaşmama arzusu ya da kardeş kıskançlığı gibi köklü hayat değişiklikleri de okula gitmekten kaçınmaya yol açabiliyor. Yakın zamanda okul ve öğretmen değiştirmiş olmak, yeni okul kültürüne alışamamak, okul çalışmalarına ayak uyduramamak, okulda ya da okul servisinde zorbalığa maruz kalmak, öğretmenden korkmak, farklı bir anadile sahip olunduğu için iletişimde güçlük yaşamak da okul fobisi geliştirmeye neden olabiliyor. Bunların yanı sıra uzun bir yaz tatilinden sonra alıştığı arkadaş çevresinden uzak kalmak ve yeni arkadaşlıklar kurmakta zorlanmak da okul fobisi açısından tetikleyici bir unsur olabilir.”

OKUL FOBİSİNİN BELİRTİLERİ
Okul fobisinin fizyolojik, psikolojik ve davranışsal açıdan ne tür belirtiler gösterdiğini biliyor olmanın öğrencilere ve ailelere bu konuda yardım etmede önemli olduğunu belirten Dr. Dinçer şu belirtilere özellikle dikkat çekiyor: “Okula gitmeyi reddeden öğrenci karın ağrısı, baş dönmesi, titreme, kalp atışlarının hızlanması, terleme, baş ağrısı, sık tuvalet ihtiyacı, baygınlık, mide bulantısı, kusma gibi belirtiler sergileyebilir. Bu belirtilere öfke, depresyon ve saldırganlık da eşlik edebilir. Anne-baba okula gitmemesini onaylayınca, yani tehdit algıladığı durum yok olunca bu belirtiler de çabucak ortadan kaybolabilir. Kabul edilmemesi halinde ise öğrenci kendine çeşitli şekillerde zarar vermeye çalışabilir ya da hem evde kalmak hem de çalışan ebeveyni evde tutmak için yalvarmaya yönelebilir. Kimi zaman uyku sorunları, okulda yapılan faaliyetlere odaklanma güçlüğü de yaşayabilir. Okula servisle gidiyorsa kasti olarak servisi kaçırmaya çalışabilir. Okul fobisinden mustarip olan bir öğrenci bazen de hiçbir tartışmaya girmeden, protesto etmeden okula gidebilir ama orada sessizce acı çekebilir. Akranlarıyla ya da öğretmenleriyle sosyal temastan kaçınabilir.”

OKUL FOBİSİ ÇOCUK VE ÇEVRESİ ARASINDA ÇATIŞMA YARATABİLİR
Okul fobisinin etkileri ile başa çıkmak çoğu anne-baba için oldukça zorlayıcı; bu durum özellikle de çocukları şiddetli davranışsal ve duygusal tepkiler sergileyen anne-babalar için çok yıpratıcı olabiliyor. Dr. Dinçer, “Okul fobisi yalnızca çocuklar açısından değil ebeveynler açısından da zorlu bir duygusal süreç. Anne-babalar bir yandan çocukları için endişe duyarken diğer yandan kendilerini hayal kırıklığı, yılgınlık, kızgınlık ve kırgınlık gibi birçok farklı duygu içinde sıkışmış bir halde bulabilir. Bu duygulara bazen durumu nasıl yöneteceğini bilememenin getirdiği çaresizlik hissi de eşlik edebilir. Ayrıca okula gidip gitmeme meselesi anne-baba ve çocuk arasında şiddetli çatışmalara zemin hazırlayabilir. Bu tartışmalar her günün ilk öğünüymüş gibi istikrarlı bir şekilde tekrar edebilir; bir çeşit aile içi savaş ya da mücadele konusu haline gelebilir. Anne-baba ve çocuk arasındaki bu mücadele birbirini suçlamaya dönük sözlerin sarf edilmesiyle birlikte karı-koca çatışmasına da dönüşebilir; yani okulu fobisini etkili bir şekilde yönetememe eşler arası ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Böylesi durumlardan kaçınmak için durumu bir güç mücadelesi haline getirmeden çözüme kavuşturmak son derece önemli.”

OKUL FOBİSİNDE ÖĞRETMEN-EBEVEYN İŞ BİRLİĞİ GEREKLİ
Bir öğrenci okul fobisi semptomları sergiliyorsa anne-babanın öğretmenle iş birliği içinde hareket etmesi şüphesiz ki son derece önemli. Dr. Dinçer, “Okul fobisinin kısa ve uzun vadeli olarak sosyal, psikolojik ve akademik birçok olumsuz sonucu var. Örneğin kısa vadede çocuğun yüksek düzeyde kaygı ve stres, düşük akademik performans ya da arkadaş ilişkilerinden kaçınma davranışı göstermesine sebep olabiliyor. Uzun vadede ise gençlik ve yetişkinlik yıllarında topluluk içinde konuşurken kaygı duyma, bağımlı kişilik geliştirme ya da yetişkinlikte alkol, sigara ve madde bağımlılığına yatkın olma gibi sonuçlar yaratabiliyor. Bu nedenle öğrenci iki hafta veya daha fazla bir süredir evden çıkmadan önce okul reddi tepkileri gösteriyorsa anne-babaların çocuklarının hem sınıf içinde benzer tutum ve davranışlarının olup olmadığını öğrenmek hem de iş birliği içinde süreci yönetmek için sınıf öğretmeniyle söz konusu konuyu konuşması gerekir.” diyor. 

İLK PSİKOLOJİK DESTEK OKUL PSİKOLOJİK DANIŞMANINDAN
Çocuğu okul fobisiyle karşı karşıya kalan birçok anne-baba, durumu öncelikle kendi bildiği yollardan ya da öğretmeninden destek alarak çözmeye çabalıyor. Bu girişimler kimi zaman başarıyla sonuçlanıyor kimi zamansa umulan neticeyi sağlamıyor. Peki ne zaman bir uzmana başvurmalı? Dr. Duygu Dinçer bu soruyu şöyle cevaplıyor: “Okul fobisi söz konusu olduğunda anne-baba-çocuk, karı-koca, öğretmen-öğrenci ya da öğretmen-ebeveyn ilişkisi yıpranmadan bir an evvel okul psikolojik danışmanlarından profesyonel destek almak faydalı olur. Beklemeye gerek yok, okulun rehberlik servisine hemen başvurulabilir. Böylece okul psikolojik danışmanları önleyici rehberlik hizmetleri kapsamında evde ve okulda ciddi bir kriz oluşmadan anne-babalara bilgilendirme ve yönlendirme yapabilir. Okul psikolojik danışmanı çocuğun okul dışında bir psikolojik yardım almaya ihtiyaç duyduğunu da tespit edebilir ve onu bir başka ruh sağlığı uzmanına yönlendirebilir.”

KRİZ DÖNEMLERİNDE OKUL FOBİSİ ARTABİLİR
Covid-19 salgını ile birlikte dünya genelinde okul öncesi eğitim kurumlarından yükseköğretim kurumlarına kadar tüm okullar kapandı. Örgün öğretim gören çocuklar ve gençler ilk kez bu kadar uzun süre okuldan uzak kaldı. Bu durum salgın sürecinin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileriyle birleştiğinde akıllara gelen ilk sorulardan biri okullar açıldığında her yıl binlerce öğrencinin yaşadığı okul fobisinin bu yıl artış gösterip göstermeyeceği. Dr. Dinçer bu konuyla ilgili, “Küçük bir hastalık ya da tatil döneminin araya girmesi bile halihazırda okul fobisi yaşayan öğrencilerin okuldan kaçınma davranışını arttırabiliyor. Buna bir de Covid-19 salgını gibi küresel bir sağlık krizi nedeniyle beklenmedik bir biçimde okuldan uzun süreli uzak kalma durumu eklenince, okul reddi vakalarında elbette artış yaşanabilir. Özellikle halihazırda zaten okul reddi yaşayan çocuklar için durum daha da kötüleştirebilir. Çocukların kendi ailelerinde veya yakın çevrelerinde salgın nedeniyle sağlık sorunu yaşamış olan birileri varsa ya da kitle iletişim araçları yoluyla salgına dair olumsuz içeriklerle karşılaştılarsa çocuklarda ebeveynlerini kaybetme endişeleri şiddetlenmiş olabilir ve korunaklı bir alan olarak gördükleri evden çıkmama isteği görülebilir. Anne-babalarının işe gidip hasta olmalarından korkan birçok çocuk okula gitmeyi reddederek ebeveynlerini de evde tutmaya çalışabilir. Yani okuldan kaçınma anne-babayı bir şekilde evde tutma aracı olarak ortaya çıkabilir. Genellikle karın ağrısı vb. şikayetlere başvurarak okuldan kaçınmaya çalışan bazı çocuklar salgın sürecinde Covid-19 belirtilerine dair formal ya da informal yollardan bilgi edindiyse bu yeni semptomları sergilediği yönünde taklitçi tavırlar içine girebilir. Böylece çocuk hem anne-babanın dikkat ve ilgisini kendi üzerinde toplamak hem de evde onlarla birlikte vakit geçirmek için bu belirtilere başvurabilir. Bunların yanı sıra okula maskeyle gitmek ya da normalden farklı birtakım prosedürler uygulamak çocuklara ilk etapta korkutucu gelebilir, onlarda gerginlik yaratabilir. Bununla birlikte aklımızdan çıkarmamamız gereken en önemli husus, çocukların muazzam düzeydeki adaptasyon kabiliyetidir. Tıpkı yetişkinler gibi çocuklar da kriz durumlarında yeni normlara adapte olacak şekilde kendilerine has stratejiler geliştirebilir ve hayatın ritmine ayak uydurabilir.”  diyor.
 
ANNE-BABALAR ÇOCUKLARINA NASIL YARDIMCI OLABİLİR?
Çocuğunda okuldan kaçınma davranışları gözlemleyen anne-babaların neler yapabileceği konusunda Dr. Dinçer şu noktalara dikkat çekiyor:

  1. Çocuğunuzun size kendini açmasını sağlayın.  Sakin ve yatıştırıcı bir dil kullanarak onu okula gitmekten asıl alıkoyan sebebin ne olduğunu anlamaya çalışın. Unutmayın ki o keyfi bir nedenle değil, başa çıkmakta zorlandığı kaygı ve korku duyguları içinde olduğu için okula gitmeyi reddediyor.

  2. Çocuğunuzdaki okul fobisinin nedeninin size bir şey olacağı korkusu olduğunu keşfettinizse “Sen okuldayken bana bir şey olacak diye endişelendiğini biliyorum.”; okulda zorlandığı bir derse ya da performans kaygısına bağlı olarak okul fobisi geliştirdiğini fark ettinizse “Matematik/fen/… dersinde beyninin durmuş gibi hissettiğini biliyorum.” gibi ifadelerle ona duygularını ve içinde bulunduğu durumu anladığınızı hissettirin ve onu bu kaygı ve korku duyguları üzerine daha fazla konuşmaya teşvik edin. Ancak çocuğunuzla konuşurken “Bu çok saçma.”, “Saçmalıyorsun, niye yapamayasın!”, “Bunda korkacak ne var!”, “Çok aptalca bir korku bu.” gibi yargılayıcı, hafife alıcı ya da onun duygularını anlamaktan uzak görünen tepkiler vermekten kaçının. Sizinle konuştuğu sırada küçümseyici bir tavır takınmak, bağırmak ya da cezalandırıcı bir yaklaşım sergilemek yerine kendine olan güvenini tazeleyici bir üslup kullanın.

  3. Çocuğun kaygı ve korkusunun sizin ondan uzak kalmaktan duyduğunuz kaygı ve korkuya bağlı olarak gelişip gelişmediğini kontrol edin. Anne-babalar olarak bazen farkında olmadan kendi kaygı ve korkularımızı çocuğumuza transfer ederiz. Eğer kendinizde böyle bir durum tespit ederseniz çocuğunuzun kapasitesine güvenmeyi ve böylece aslında onun kendi kapasitesine güvenmesine yardımcı olmayı deneyin.

  4. Çocuğunuzla okuldan kaçınma davranışı üzerine konuşurken bunun okuldan kaynaklı bir soruna bağlı olarak ortaya çıktığını keşfettinizse (Örneğin öğretmenin sert ve yargılayıcı tutumu, dersi çocuğunuzun öğrenme stiline uygun hale getiremiyor olması ya da bir arkadaşı/arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalıyor oluşu vb.) hemen öğretmeniyle ve okul psikolojik danışmanıyla temasa geçin.

  5. Yaşanılan problemin çözüm yolunun çocuğunuzda saklı olabileceği ihtimalini gözden kaçırmayın. Yani bu olumsuz durumla başa çıkmak için ne yapılabileceğini, neye ihtiyaç duyduğunu doğrudan ona da sorabilirsiniz. “Çocuğumu kurtarmalıyım!” düşüncesiyle çözümün tek yolunun sizde başlayıp bittiğini düşünerek kendinize fazla yüklenmeyin. Bunun yerine çocuğunuzla “ortak” olduğunuzu düşünüp sorunu çözmek için birlikte hareket edin.

  6. Özellikle küçük bir çocuğunuz varsa sabah okula/işe gitmeden evvel birlikte geçirdiğiniz o zamanı nasıl değerlendirdiğinizi gözden geçirin. Eve tam bir kargaşa, panik, kaos ve öfkeli/yargılayıcı yüksek sesler mi hakim yoksa sakin ve keyifli bir atmosfer mi bir inceleyin. Eğer cevap birincisiyle iyileştirici önlemler alın. Hem kendiniz hem de çocuğunuz için stresle başa çıkmak için yeni yollar deneyin.

  7. Çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğiniz konusunda yakın çevrenizle (aileniz, arkadaşlarınız, komşularınız, iş arkadaşlarınız vb.) fikir alışverişinde bulunmaya ihtiyaç duyuyorsanız bunu çocuğunuzun bulunduğu bir ortamda yapmamanız önemli.

DR. DUYGU DİNÇER KİMDİR?
Dr. Duygu Dinçer, 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ana dal ve İngilizce Öğretmenliği yan dal programlarından mezun oldu. İlk yüksek lisansını Genelkurmay Başkanlığı Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsünde tamamladı. Ardından Hacettepe Üniversitesinde Sosyal Psikoloji alanında ikinci yüksek lisansına başladı. Eğitiminin ikinci döneminde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Psikoloji bölümüne araştırma görevlisi olarak atandı ve yüksek lisansını bu üniversitede tamamladı. Tez döneminde YÖK Yüksek Lisans Araştırma Bursu ile Leuven Üniversitesinde misafir araştırmacı olarak görev yaptı. Üçüncü yüksek lisansını ise İstanbul Üniversitesinde Kadın Çalışmaları alanında tamamladı. Doktora derecesini Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalından alan Dr. Dinçer, bu süreçte TÜBİTAK Doktora Sırası Araştırma Bursu ile misafir araştırmacı olarak California Üniversitesi, Berkeley’de görev yaptı. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi olan Dr. Dinçer’in ulusal ve uluslararası düzeyde birçok makale, kitap bölümü ve çeviri çalışması bulunmaktadır.

Sağlıklı Yaşam

Yaşam Becerileri Bireyi ve Toplumu Korur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Stresle Mücadelede Yaşam Becerileri Faktörü

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Aileyle Sağlıklı İletişim Sağlıklı Kararları Doğurur

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

“Hobiler Bizi Ruhsal Olarak Geliştirir”

1051Ağustos2021
Sağlıklı Yaşam

Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

1051Ağustos2021
Yaşam

“Sanat ve Kitap Bağımlısıyım”

1051Ağustos2021
Teknoloji Bağımlılığı

YEDAM'dan İnternet Bağımlılığına Özgün Çözümler

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Sarmalında Oyun Oynama Bozukluğu

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ebeveynler Doğru Rol Model Olmalı”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Oynama Bozukluğunun Tedavisinde Yasaklar Çözüm Değil

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Ulusal Kampanyalar Farkındalık Oluşturuyor”

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Sizi Değil, Siz Onu Kontrol Edin!

1050Temmuz2021
Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Hasta Ediyor

1050Temmuz2021
Sağlıklı Yaşam

Artan Obezite, TBMM’nin de Gündeminde

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Türkiye’nin Obeziteyle Mücadelesi

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Obezite, 21’inci Yüzyılın En Önemli Sağlık Sorunudur

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Kalmak Virüsten Korudu, Obeziteyi Artırdı

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Pandemi Döneminde Yeme Bozuklukları Arttı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

“Besin Örüntüsü Dengeli Olmalı”

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Evde Hareketsiz Kalmayın!

1049Haziran2021
Sağlıklı Yaşam

Ağır Yaşamların Yükü Hafifliyor Mu?

1049Haziran2021
Yaşam

Gidene Üzülmek Yerine Var Olanı Güçlendirmeliyiz

1049Haziran2021
Yaşam

“Babalar Dua Gibidir; Artık Görünmez Olsa Da Dokunur Evladına...”

1049Haziran2021
Bağımlılık

“Sanat ve Spor, Bağımlılıkla Mücadelenin Panzehirleridir”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Gençlerde Davranışsal Bağımlılıklar Artıyor

1048Mayıs2021
Bağımlılık

“Aile Bağları Ne Kadar Sağlamsa, Bağımlılık Riski O Kadar Azalır”

1048Mayıs2021
Bağımlılık

"Özgürlük ve Sorumluluk Birbirini Tamamlar"

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Anne-Babalar Dikkat! Uzun Süreli Ekran Maruziyeti Nelere Yol Açıyor?

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Yeşilay Gençlerin, Gençler Yeşilay’ın Yanında!

1048Mayıs2021
Bağımlılık

Geleceğin Olimpiyat Şampiyonları TOHM’da Yetişiyor

1048Mayıs2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlı Kişi, İnterneti Bir Kaçış Yöntemi Olarak Kullanıyor”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Anne Babaya Güvenli Bağlanma Bağımlılıktan Korur

1047Nisan2021
Bağımlılık

“Öz Saygısı Düşük Bireylerde Bağımlılık Riski Daha Fazladır”

1047Nisan2021
Bağımlılık

Pandemi Sürecinde Kaygı Bozukluğu Arttı

1047Nisan2021
Bağımlılık

Sosyal Kaygı İnternet Bağımlılığını Tetikliyor

1047Nisan2021
Yaşam

Buz Hokeyi Sayesinde “Tek Yürek” Oldular: Bağımlılıktan Kurtuldular

1047Nisan2021
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Çağın Hastalığı: Yeni Nesil Bağımlılıklar

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Yasa Dışı Kumar ve Bahisle Hukuksal Mücadele

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

Sevgi ve İlgi Bağımlılıklardan Korur

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Bağımlılık Tüm Aileyi Etkileyen Bir Hastalıktır”

1046Mart2021
Teknoloji Bağımlılığı

“Dijitalleşme Aile İçi İlişkilerin Kalitesini Düşürüyor”

1046Mart2021
Yaşam

“Pandemiden Ders Çıkararak Geleceğimizi Kurtarabiliriz”

1046Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Kampanyalar Sigara Endüstrisinin Gerçek Yüzünü Gösteriyor”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Tütün Fiyatları ve Vergiler Düşürülmemelidir"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

“Elektronik Sigara Kullanmak, Marka Değiştirerek Sigara Kullanımına Devam Etmek Gibidir”

1045Mart2021
Tütün Bağımlılığı

“Sigarayı Bırakmak Kanser Riskini Azaltır”

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Pandemide Sigara İçme Oranları Düştü

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

"Çocuğunuzun ‘Hayır’ Deme Becerisini Geliştirin"

1045Şubat2021
Tütün Bağımlılığı

Tütün Bağımlılığına Karşı YEDAM Desteği

1045Şubat2021
Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı COVID-19'u Tetikliyor

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Bağımlılık Tedavisi Ertelenmemeli, Güçlendirilmeli"

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

“Madde Bağımlılığının Gerçek Tedavisi Rehabilitasyondur”

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Zehir Tacirlerinin Pandemi Fırsatçılığı

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

Her İki Madde Bağımlısından Biri Depresyonda

1044Ocak2021
Madde Bağımlılığı

"Online Terapi, Kişileri Madde Kullanımından Uzak Tuttu"

1044Ocak2021
Sağlıklı Yaşam

“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Doğru Rol Model Olmak Önemli

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

“Spor ve Sanat Tedavi Edicidir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Mutluluk Ailede Başlar

1043Mutluluk Ailede Başlar2020
Sağlıklı Yaşam

“Depresyon, Gündelik Bir Keyifsizlik Hali Değildir”

1043Aralık2020
Sağlıklı Yaşam

Beslenme Anlayışı Ailede Şekilleniyor

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Organik Beslenmeye Mucizevi Bir Anlam Yüklenilmemeli”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Bir Tür Yeme Bozukluğu: Ortoreksiya Nevroza

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Tarladan Sofraya Uzanan Bir Zincir: Gıda Güvenliği

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

“Tarımsal Üretimi Tüketici Davranışları Belirleyecek”

1042Kasım2020
Sağlıklı Yaşam

Ekolojik Yaşam Arayışları

1042Kasım2020
Teknoloji Bağımlılığı

“Çocuklarımızı Korumakla Yükümlüyüz”

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Nelere Yol Açıyor?

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı Yetişkinleri de Buluyor

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Ticari Kaygılar Çocukları Korumanın Önüne Geçiyor"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Yasak Koyarak Çocuğunuzu Bağımlılıktan Koruyamazsınız"

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığının Karanlık Yüzü

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklara YEDAM Desteği

1041Ekim2020
Teknoloji Bağımlılığı

Bütün Aile Toplanalım, Ekranları Unutalım

1041Ekim2020
Eğitim

"Eğitimin Sürekliliği Sağlanmalı"

1040Eylül2020
Yaşam

“Çocuklarınıza Onları Önemsediğinizi Hissettirin”

1040Eylül2020
Eğitim

Bu Sefer Ziller Ebeveynler İçin Mi Çalıyor?

1040Eylül2020
Eğitim

Okul Fobisi Sizi Korkutmasın!

1040Eylül2020
Eğitim

Okula Yeni Başlayanların Pandemiyle İmtihanı

1040Eylül2020
Eğitim

Okullar Sağlık Tedbirleri İle Açılıyor

1040Eylül2020
Eğitim

Yeşilay Eğitim Faaliyetleri Hız Kesmiyor

1040Eylül2020
Alkol Bağımlılığı

Gençlerde Alkol Bağımlılığında Önemli Bir Basamak: Sosyal İçicilik

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir, Nasıl Başlar, Nasıl Tedavi Edilir?

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Nöroloji Alkolün Güvenli Sınırı Yok Diyor!

1039Ağustos2020
Bağımlılık

Pandemi Bağımlılıkları Tetikledi

1039Ağustos2020
Alkol Bağımlılığı

Alkol Vücuda Neler Yapıyor?

1039Ağustos2020
Yaşam

“İyiliğin Kanatlarına Tutunmaya Her Zamankinden Çok İhtiyacımız Var”

1038Temmuz2020
Yaşam

Pandemi Günlerinde Dayanışmanın Çarpan Etkisi: Vefa Sosyal Destek Grubu

1038Temmuz2020
Yaşam

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Gönüllülük

1038Temmuz2020
Yaşam

"İnsan"ın En Zor Anında 152 Yıldır Hep O Var: Türk Kızılay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bağımlılığa Karşı "Gönüllü" Mücadelenin Adı; Yeşilay

1038Temmuz2020
Yaşam

Bir Ömür Boyu Yeşilaylı Olanlar…

1038Temmuz2020
Yaşam

Gönüllü Olmak Hem Sizi Hem De Dünyayı Değiştirir

1038Temmuz2020
Yaşam

Vakıf ve Gönüllülük Üzerine

1038Temmuz2020
Teknoloji Bağımlılığı

"Teknoloji Kullanımı Stresi Artırıyor"

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Pandemi Günlerinde "Teknoloji" Dost Mu, Düşman Mı?

1037Haziran2020
Teknoloji Bağımlılığı

Koronavirüs Dijital Bağımlığı Tetikledi

1037Haziran2020
Yaşam

"Evden Çalışma Modeli B Planı Olarak Elimizde"

1037Haziran2020
Yaşam

10 Soruda Koronavirüs Sonrası Küresel Sistem

1037Haziran2020
Alkol Bağımlılığı

"Şişenini Dibi"nden Görünenler

1032Ocak2020
Alkol Bağımlılığı

İpler Senin Elinde Alkole Hayır De!

1032Ocak2020
Tütün Bağımlılığı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Sigarayı Bugün Bıraksanız Yarın Covid-19 Riskiniz Azalır"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Diyetisyen Derya Zünbülcan: "Esas Risk, Yanlış Beslenme"

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

"Koronafobi" Virüsten Daha Hızlı Yayılıyor

1036Mayıs2020
Eğitim

Hayat da Eğitim de Eve Sığar

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Korona Günlerinde Ev Hayatı

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam İçin Sporla “Evde Kal”

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Dezenfeksiyon Aracı: Güneş

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

El Hijyeni Virüsten Korur

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Evde Düzen İçin İpuçları

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Bahane Yok! Oyun Vakti

1036Mayıs2020
Sağlıklı Yaşam

Asıl Soru Şu; Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruruz?

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

"Dengeli Beslenme Sizi Mutlu Eder"

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Daha İyi Bir Yaşam İçin Sadeleşin

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Doğal Yaşamda Sürdürülebilirlik Önemli

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Aşılama Yalnızca Kişiyi Değil Toplumu da Koruyor

1035Nisan2020
Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin İyileştirme Gücü Hakkında Her Şey

1035Nisan2020
Teknoloji Bağımlılığı

Gençlikve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu: "E-sporun en büyük riski, dijital bağımlılıktır"

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

DSÖ’nün Gündeminde E-spor ve Oyun Bağımlılığı Var

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

E-Spor Obeziteye Neden Oluyor

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Dijital Oyun Nasıl E-spor Oldu?

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Prof. Dr. Tolga Arıcak: E-Spor Bağımlılık Riskini Artıracak

1031Aralık2019
Teknoloji Bağımlılığı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk: Dijital oyunların e-spor olarak anılmasına itirazımız var

1031Aralık2019
Tütün Bağımlılığı

Amaçları Daha Fazla İnsanı Bağımlı Yapmak

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara Can Almaya Devam Ediyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

E-Sigara da Sigara Kadar Zararlı

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Doç. Dr. Toker Ergüder: E-Sigara, En Az Sigara Kadar Bağımlılık Yapıyor

1030Kasım2019
Tütün Bağımlılığı

Elektronik Sigara ile Yasal Mücadele

1030Kasım2019